Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2026/2067 E. 2026/8769 K. – Zimmet

Konu: Zimmet

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2026/2067
Karar No
2026/8769
Karar Tarihi
Konu
Zimmet

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/266 Esas, 2018/260 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi EK KARAR : Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen asıl Karar ile temyiz isteminin reddine dair ek Kararın temyizi üzerine yapılan ön incelemede; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 02.10.2020 tarihli ve 2018/266 Esas, 2018/260 sayılı ek Kararının sanığa tebliğ edilmediği, öğrenme üzerine ek Kararı temyiz eden sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu, diğer taraftan 15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesine eklenen 5. fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2. maddesinin uygulanmayacağı hükmünün getirildiği ayrıca 7343 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 1136 sayılı Kanun'a eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24. madde ile de anılan Kanun'un 59/5. maddesinin, bu tarihten itibaren 15 gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanmasına olanak sağlandığı, bu itibarla sanık müdafiinin Bölge Adliye Mahkemesince verilen asıl Karara yönelik incelemeye konu 03.09.2020 tarihli temyiz isteminin de 1136 sayılı Kanun'un geçici 24. maddesindeki 15 günlük süre içinde yapılmış talep olduğunun Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucu olarak kabulü gerektiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince verilen 02.10.2020 tarihli temyiz isteminin reddine ilişkin ek Kararın kaldırılmasına ve esasın incelenmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 07.03.2018 tarihli istinaf başvurusunun esastan reddine dair Kararın 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2017 tarihli ve 2016/204 Esas, 2017/217 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 248/2-2.cümle ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 07.03.2018 tarihli ve 2018/266 Esas, 2018/260 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 02.10.2020 tarihli ve 2018/266 Esas, 2018/260 sayılı ek Kararı ile kararın temyizi kabil nitelikte olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Müştekinin icra dosyasından tahsil edilen paranın tamamını talep ettiğine, avukatlık ücreti ödemeyi kabul etmediğine, sanığın yapmış olduğu harç ve masraflar ile vekalet ücretini mahsup ettikten sonra kalan kısmı müştekiye ödediğine, müştekiden ödeme yapıldığına dair belge aldığına ancak bulamadığı için ibraz edemediğine, bu hususta tanık olarak ... 'ın dinlenmesi gerektiğine, bilirkişi incelenmesi yaptırılmadığına, eksik inceleme ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiğine, hükmün bu nedenler ve resen nazara alınacak hususlar yönüyle bozulması istemine ilişkindir.

Sanığın Temyiz İstemi Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine dair ek kararın müdafiine ve tarafına usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğine, kararı haricen öğrendiğine, müştekinin alacağının tamamını tahsil ettiğine ve şikayetçi olmadığına, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde düzenlenen suç kapsamında kaldığına, uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, bu nedenlerle ek kararın kaldırılması istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere sanık ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paranın teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253/1. maddesinin (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinin ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilememesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR 1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 02.10.2020 tarihli ve 2018/266 Esas, 2018/260 sayılı ek Kararının Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle KALDIRILMASINA, 2.Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereği Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2026/2067, K. 2026/8769, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2026-2067-e-2026-8769-k-408ba528c3bf