Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2026/4600 E. 2026/8805 K. – İcbar Suretiyle

Konu: İcbar Suretiyle İrtikap

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2026/4600
Karar No
2026/8805
Karar Tarihi
Konu
İcbar Suretiyle İrtikap

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/324 Esas, 2025/463 Karar SUÇ : İcbar suretiyle irtikap HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesince sanık hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan verilen 12.02.2019 tarihli beraat hükmünün Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince bozularak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesinden sonra anılan karara direnme yetkisi olmayıp, kanunen uyma zorunluluğu bulunan mahkemece bozma kararı doğrultusunda 09.03.20 23... .11.2024 tarihli mahkumiyet hükümlerinin kurulduğu, somut olayda hükmün gerekçe içermemesi ve hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması hallerinden birinin bulunmamasına ve Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-(e-f) maddelerinde düzenlenen durumların söz konusu olmamasına rağmen kararın hukuka aykırı olarak bozulup İlk Derece Mahkemesine gönderildiği, bu kararın 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesince verilmesi gereken karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, bu şekilde verilen hükmün ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü halinde tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağı, bu itibarla mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda kurulan yeni hükmün 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyizen incelenmesinin Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucu olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanığın icbar suretiyle irtikap suçundan beraatine dair Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2019 tarihli ve 2018/157 Esas, 2019/45 sayılı Kararının katılanlar vekili ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 18.11.2022 tarihli ve 2020/266 Esas, 2022/1528 sayılı Kararı ile suçun bulduğu gerekçesi ile 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesi uyarınca hükmün bozulması sonrasında İlk Derece Mahkemesince 09.03.2023 tarihli ve 2022/378 Esas, 2023/33 sayılı Karar ile sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verildiği, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf talepleri üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 24.10.2023 tarihli ve 2023/1037 Esas, 2023/1283 sayılı Kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmolunmaması, evrakların kalem mevzuatına uygun olarak dosyaya takılmaması ve katılan kurumların karar başlığından suçtan zarar gören olarak gösterilmesi gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 14.11.2024 tarihli ve 2023/505 Esas, 2024/393 sayılı Karar ile sanığın icbar suretiyle irtikap suçundan 5237 sayılı Kanun’un 250/1, 250/4, 62/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-5 madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstinaf Sanık müdafiilerinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvuruları üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 13.03.2025 tarihli ve 2025/324 Esas, 2025/463 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-a maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın katılan ile görüşmeden beş gün önce gerekli belgeyi düzenlediğine, sanığın terhis belgesi ile ilgili yükümlülüğünün bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık lehine olan delillerin değerlendirilmediğine, tanıkların savunmayı destekler nitelikte anlatımlarda bulunduklarına, sanığın atılı suçu işlemediğinin sabit olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında üst hadden ceza verilmesi gerektiğine, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir: ''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.'' Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur. Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 18.11.20 22... .10.2023 tarihli bozma kararları, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 09.03.20 23... .11.2024 tarihli hükümler ve 14.11.2024 tarihli hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 13.03.2025 tarihli kararlar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve katılan ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 12.02.2019 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2026/4600, K. 2026/8805, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2026-4600-e-2026-8805-k-4d74caf1bbaa