Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/9994 E. 2026/8803 K. – Tefecilik
Konu: Tefecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/9994
- Karar No
- 2026/8803
- Karar Tarihi
- Konu
- Tefecilik
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1886 Esas, 2023/4252 Karar SUÇ : Tefecilik HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Ardahan Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2023 tarihli ve 2020/138 Esas, 2023/107 sayılı Kararı ile sanığın tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1 ve 43. maddeleri uyarınca 5 yıl 3 ay hapis ve 35.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. madde ve fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiştir. B. İstinaf Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 07.11.2023 tarihli ve 2023/1886 Esas, 2023/4252 sayılı Kararı ile sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdur ve tanıkların talimat mahkemesince dinlendiğine ancak mahkemece dinlenmesi gerektiğine, bu şekilde savunma haklarının kısıtlandığına, vergi inceleme raporunun sanığa veya müdafiine tebliğ edilmediğine, faiz ile borç aldığı iddia edilen kişilerin mağdur değil sanık sıfatı ile dinlenmeleri gerektiğine, dinlenen kişilerin çoğunun faiz ile borç almadığını beyan ettiğine, alt sınırdan uzaklaşılmasının, zincirleme suç hükümleri uygulanırken üst hadden uygulama yapılmasının ve takdiri indirim uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, istinaf taleplerinin gerekçesiz bir şekilde reddedildiğine ilişkindir. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Lehlerine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık savunması, katılan ve suçtan zarar görenlerin beyanları, eylem sayısı nazara alındığında mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak; Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde yer alan nedenle katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği, yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasından önce gelmek üzere; “Katılan Hazine kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca 17.400 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ardahan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2026 tarihinde karar verildi.