Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/3927 E. 2026/5341 K. – Kasten Yaralama

Konu: Kasten Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2026/3927
Karar No
2026/5341
Karar Tarihi
Konu
Kasten Yaralama

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2025/12820 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.10.2025 tarihli ve 2025/108299 Soruşturma, 2025/71561 Karar numaralı evrakı ile şüpheli hakkında şikâyetçiye yönelik kasten yaralama suçundan, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan karara yönelik şikâyetçi vekili tarafından yapılan itirazın reddine dair merci İzmir 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 26.11.2025 tarihli ve 2025/12820 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin olmakla 26.11.2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.06.2026 tarihli ve 2026/3240 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2026 tarihli ve KYB - 2026/89692 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2026 tarihli ve KYB - 2026/89692 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Somut olayda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca müştekinin şikâyeti ile ilgili olarak yürütülen soruşturma neticesinde aynı suçla ilgili şüpheli hakkında Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinden aynı olaya ilişkin mükerrer soruşturma yapılamayacağı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının bahse konu 2025/8058 soruşturma sayılı dosyası üzerinden sesli, yazılı ve görüntülü bir ileti ile hakaret, dolandırıcılık, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetme, özel hayatın gizliliğini ihlal etme, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama eylemlerine ilişkin soruşturma yürütüldüğü ve neticesinde 09.05.2025 tarihli ve 2025/8058 soruşturma, 2025/5165 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, müştekiye yönelik 15.03.2025 tarihli basit yaralama eylemi yönünden soruşturma yapılmadığının anlaşılması karşısında, mükerrer soruşturmadan söz edilemeyeceği, bahse konu soruşturma dosyasının celbi ile şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme yapılmak suretiyle kovuşturma yer olmadığına karar verildiği gözetilerek, itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un, Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi başlıklı 160. maddesinde yer alan; "(1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. (2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür."

Kamu davasını açma görevi başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan; "1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir. (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler."

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar başlıklı 172/1. maddesinde yer alan; "(1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir." ve Cumhuriyet savcısının kararına itiraz başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili bölümlerinde yer alan; "(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.

(3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. " şeklindeki düzenlemeler uyarınca Cumhuriyet savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikâyet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm kanunî yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaşıldığında iddianame düzenleyerek kamu davası açılması, aksi hâlde ise 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmektedir.

2. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyasının değerlendirilmesinde; Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli hakkında kasten yaralama suçundan “..mükerrer soruşturma bulunduğu”ndan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan karara itirazın da merci tarafından reddedildiği anlaşılmıştır.

Oysa, şikayetçinin şüpheli hakkındaki ilk şikayetine konu olayda Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/8058 Soruşturma sayılı evrakına konu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında sesli, yazılı ve görüntülü bir ileti ile hakaret, dolandırıcılık, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetme, özel hayatın gizliliğini ihlal etme, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama eylemlerine ilişkin karar verildiği anlaşılmakla, anılan soruşturma dosyası getirtilip incelenmesinden sonra şüpheli hakkında kasten yaralama suçundan kamu davası açılmasının değerlendirilmesi gerektiği hâlde kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın bu nedenle kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İzmir 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 26.11.2025 tarihli ve 2025/12820 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2026/3927, K. 2026/5341, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2026-3927-e-2026-5341-k-04ea9747fcb5