Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/3143 E. 2026/9102 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/3143
- Karar No
- 2026/9102
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/169 E., 2023/141 K. SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama KARARLAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanığın, hakaret ve kasten yaralama suçlarından mahkumiyetine ilişkin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2026 tarihli ve 2026/19692 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; "1-Dosya kapsamına göre, Yapılan yargılama sonunda 25/01/2023 tarihli karar duruşmasında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/2 ve 86/3-e maddeleri uygulanarak silahla kasten yaralama suçundan 3 ay 22 gün hapis cezasına hükmedildiği halde, gerekçeli kararda 86/2. maddesi uygulanmak suretiyle kasten basit yaralama suçundan 2 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmasında, 2-Hakaret suçlarında özel tahrik hükümleri içeren 5237 sayılı Kanun'un 129/1. maddesi: “Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” hükmüne nazaran, Hakaret suçundan mahkûm edilen sanık hakkında, mahkemece sanığın işlediği eylemi haksız hareketin etkisi altında işlediğinin kabul edildiği cihetle, haksız tahrik uygulamasında, hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesi yerine, aynı Kanun'un genel tahrike dair 29. maddesinin uygulanmak suretiyle fazla ceza tayininde, 3-Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 51/1-b. maddesi gereğince "suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluşup oluşmadığı" hususu değerlendirilmeden, "daha önce kasıtlı suçtan 3 aydan fazla mahkumiyeti bulunduğu" şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde, 4-Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-e ve 125/1 maddeleri uyarınca silahla kasten yaralama ve hakaret suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil eden silahla kasten yaralama suçu yerine kasten basit yaralama suçundan mahkûmiyetine hükmedildiği anlaşıldığından, bu hâli ile uzlaşmaya tabi hakaret ve kasten yaralama suçları yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin aynı Kanun'un 254. maddesi uyarınca mahkemesince yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Bir numaralı isteme yönelik incelemede; Sanığın kasten yaralama suçundan 25.01.2023 tarihli duruşmada kısa kararda 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 3-a maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verildiğinin belirtilmesine karşın; gerekçeli kararın hüküm kısmında aynı Kanun'un 86/3-a maddesi uygulanmayarak 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesine aykırı şekilde, gerekçeli karar ve kısa karar arasında açık çelişki oluşturulduğu, bu durumun aynı Kanun’un 289/1-g maddesine göre hukuka kesin aykırılık halini oluşturması nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur. 2. İki numaralı isteme yönelik incelemede; Hakaret suçlarında özel tahrik hükümleri içeren 5237 sayılı Kanun'un 129/1. maddesi: “Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” hükmünü içermektedir. Genel bir tahrik hükmü olan aynı Kanun'un 29. maddesi ise: “Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla ve müebbet hapis cezası yerine on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.” şeklinde düzenlenmiştir. İnceleme konusu somut olayda, mahkemece hakaret suçundan mahkûm edilen sanığın, eylemini haksız tahrik altında işlediğinin kabulüyle, 5237 sayılı Kanun'un 29/1. maddesi uyarınca cezasından 1/4 oranında indirim yapıldığı ve sanığın neticeten 2 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırıldığının anlaşılması karşısında; haksız tahrik uygulamasında, hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesi yerine, aynı Kanun'un genel tahrike dair 29. maddesinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Üç numaralı isteme yönelik incelemede; Hakaret ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerde; daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 51/1-b maddesi gereğince "suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluşup oluşmadığı" hususu değerlendirilmeden, "daha önce kasıtlı suçtan 3 aydan fazla mahkumiyeti bulunduğu" şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Dört numaralı isteme yönelik incelemede; Mahkemece sanığın silahla kasten yaralama suçunu işlediği kabul edildiğinden bu suçun uzlaştırmaya tabi olmaması nedeniyle bu husustaki kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemiştir. III. KARAR 1. Dört numaralı kanun yararına bozma istemi ile ilgili Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki şartları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki bir, iki ve üç numaralı istemler yerinde görüldüğünden kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 3. Sanık hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarına ilişkin Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.01.2023 tarihli ve 2022/169 esas, 2023/141 sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle aleyhe sonuç doğurmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, 4.5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.