Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/2609 E. 2026/4472 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/2609
Karar No
2026/4472
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/406 E., 2024/400 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.11.2023 tarihli ve 2022/307 Esas ve 2023/410 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d, 62... . maddeleri uyarınca ayrı ayrı 10... ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 09.02.2024 tarihli ve 2024/406 Esas, 2024/400 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ...'ın Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, yağma suçunun kasıtla işlenebileceğine, sanığın olay yerinde olmasının tesadüf olduğuna, temyize konu olaya ilişkin Yargıtay ilamının yeni delil sayılamayacağına, yapılan ikinci yargılamanın hukuka aykırı olduğuna, resen gözetilecek sebeplerle birlikte, usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, usulen böyle bir yargılama yapılmasının mümkün olmadığına, Yargıtay ilamının yeni delil olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, dosya kapsamında sanığın suçu işlediğine dair hiçbir somut delil bulunmadığına, suça konu senedin sanığın hür iradesi ile polise teslim edildiğine, katılanın, sanığa olan borcu nedeniyle kendi isteği ile senedi verdiğine, aksini ispat eden herhangi bir somut delilin dosyada bulunmadığına, hükmün kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Kararın haksız ve hukuka aykırı olduğuna, temyize konu davanın, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra, yeni delil elde edilmeden kanuna aykırı şekilde açıldığına, hukuki güvenlik ilkesinin ihlal edildiğine, Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiş bir hüküm mevcut iken aynı eylemler üzerinden yeniden yargılama yapılmasının kişi hak ve hürriyetlerini ihlal ettiğine, davanın reddedilmesi gerektiğine, yağma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın üzerine isnat edilen suç ve senet ile ilgisinin bulunmadığına, yalnızca müştekinin beyanlarına dayanılarak sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasının açıkça hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğuna, suçu kesinlikle kabul etmemekle birlikte, müştekinin, sanığa ve babasına zarar vermek saikiyle gerçeğe aykırı ve çelişkili beyanlarda bulunduğuna, dinlenen her tanığın müştekinin sanığa borcu olduğunu beyan etmesine karşın, mahkemece bu hususun gözetilmediğine, suçun işlendiğine ilişkin hiçbir tanık ya da kesin delil bulunmadığına, kuşkudan sanık yararlanır ve masumiyet karinesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi takdirde, 5237 sayılı Kanunun 150. maddesinin uygulanması gerektiğine, sanığın yardım eden sıfatı ile cezalandırılması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, iddianamede düzenlenmeyen nitelikli halden ek savunma hakkı tanınmadan uygulama yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, nitelikli hallere ilişkin somut delil bulunmadığına, resen gözetilecek sebeplerle birlikte, usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Müşteki tarafından, sanıklar hakkında yağma suçu nedeniyle yapılan şikayet üzerine, Başsavcılığın, 2013/621 48... /43085 sayılı dosyalar üzerinden soruşturma yürütülerek, "Müşteki iddiası ve daha önce şüpheliler hakkında yapılan soruşturma dosyası, Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesi 2012/260 Esas sayılı dosyası ve şüpheliler hakkında düzenlenen iddianame dikkate alındığında, müştekinin iddiası kapsamındaki eylemlerinin iddianamenin anlatım bölümünde yer aldığı, mahkemenin Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesi uyarınca "iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında" kovuşturma yapacağı, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/2. maddesinde ise "mahkemenin fiilin nitelendirmesinde iddia ve savunmalara bağlı olmadığının" hükme bağlandığı, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226/1. maddesinde de suçun hukuki niteliğinin değişmesi halinde de ek savunma verilerek değişen vasıftan ceza verilebilmesinin öngörüldüğü, bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar sevk maddesinde yağma suçuna ilişkin yasa maddeleri gösterilmemiş ise de, eylemin anlatıldığı ve Türk Ceza Kanun'un 150. maddesi kapsamında değerlendirildiği, bu itibarla aynı olay ve fiil hakkında yeniden kamu davasının açılmasının olanaklı bulunmadığı, diğer taraftan Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin kararının temyizinin mümkün olduğu, yapılacak temyiz incelemesinde müştekinin iddiaları ve vasıf değişikliğinin kabul edilmesi halinde dosyanın yağma suçundan Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilerek gönderilmesi yönünde bozulabileceği," gerekçeleri ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar verildiğinin anlaşıldığı, Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli ve 2012/260 Esas, 2014/481 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet hükümleri kurulduğu ve Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 24.02.2022 tarihli ve 2019/6326 Esas, 2022/3399 Karar sayılı kararı ile hükümlerin onanmasına karar verildiği, Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, sanıkların müştekiyi zorla kaçırıp telefonunu zorla alarak 50.000 TL bedelli senet almaları eylemi nedeniyle, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması neticesinde başlatılan soruşturma kapsamında, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, soruşturma yapılabilmesi için, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 24.02.2022 tarihli onama ilamının yeni delil niteliğinde olduğu kabul edilerek, Başsavcılığın 2014/43085 Soruşturma, 2014/24857 Karar numaralı ve 2013/62148 Soruşturma, 2013/40605 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların kaldırılması talebi üzerine, Antalya 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.04.2022 tarihli ve 2022/1949 D.iş sayılı ve Antalya 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 14.06.2022 tarihli ve 2022/1447 D.iş sayılı kararları ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların kaldırılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara yönelik, kanun yararına bozma yoluyla, hükmün incelenerek, hatanın giderilmesi gerektiği gözetilmeden, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 24.02.2022 tarihli onama ilamının, sanıklar hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet hükümlerine yönelik olmasına karşın, yanlış yorumla, onama ilamının 5271 sayılı Kanun'un 172. maddesi kapsamında yeni delil kabul edilmesi suretiyle, sanıklar hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların kaldırılmasına karar verilerek, sanıklar hakkında yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanunun 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,20.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2024/2609, K. 2026/4472, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2024-2609-e-2026-4472-k-8424dad70002