Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/1912 E. 2026/4095 K. – Neticesi Sebebiyl
Konu: Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1912
- Karar No
- 2026/4095
- Karar Tarihi
- Konu
- Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2876 E., 2025/2592 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması
Mağdur vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi kararının mağdur vekilince yasal süresi içerisinde temyiz edilmesinden sonra, mağdurun 03.04.2026 tarihli dilekçesiyle şikayetinden vazgeçtiği belirlenmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği verilen hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2025 tarihli ve 2024/518 Esas, 2025/240 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 36. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 53, 58. maddeleri uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.12.2025 tarihli ve 2025/2876 Esas, 2025/2592 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kurulan hükme yönelik mağdur vekili, sanık ve müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile; sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 53, 58. maddeleri uyarınca 8 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sübuta, eksik incelemeye, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve şüpheden sanık yararlanır ilkesine ilişkindir.
III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edilmediği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Suç tarihinde sanığın, evlilik dışı olarak birlikte yaşadığı mağduru bıçakla karın bölgesinden hayati tehlikeyi oluşturacak biçimde yaradığı anlaşılan olayda; suçta kullanılan kesici delici aletin nitelik ve elverişliliği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte nazara alındığında, failin kastının öldürmeye yönelik olduğu sabit ise de, sanığın eylemden sonraki davranışları ve mağduru tedavi için hastaneye bizzat götürerek kendi çabalarıyla kastettiği öldürme neticesinin gerçekleşmesini önlediği ve bu haliyle 5237 sayılı Kanun'un 36. maddesindeki gönüllü vazgeçme koşullarının gerçekleştiği nazara alınmadan, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek sanığın olayda salt yaralama kastıyla hareket ettiği belirtilerek doğrudan nitelikli kasten yaralama suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Mağdurun yaralanmasının niteliği ve oluşan zararın ağırlığına göre temel cezanın suç tarihi itibariyle 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası gerektiren 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesine göre alt ve üst sınırlar arasında makulün bir miktar üzerinde belirlenmesi yerine, yazılı şekilde üst sınırdan 3 yıl hapis cezası olarak tayini suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR A. Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Mağdurun 03.04.2026 tarihli dilekçesiyle, şikayetinden vazgeçtiğini bildirdiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı, aynı Kanun’un 260/1. maddesi uyarınca sanık hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, mağdur vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.12.2025 tarihli ve 2025/2876 Esas, 2025/2592 Karar sayılı kararının ceza miktarı ve suç vasfı yönlerinden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.