Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/5555 E. 2026/5360 K. – Nitelikli Kasten
Konu: Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5555
- Karar No
- 2026/5360
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1572 E. 2025/1226 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2025 tarihli ve 2024/440 Esas, 2025/90 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-d, 35/2 ve 53. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 09.05.2025 tarihli ve 2025/1572 Esas, 2025/1226 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, kasten yaralama olduğundan bahisle suç vasfına, kasta, haksız tahrik, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılmasına ve takdiri indirime ilişkindir.
III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, hükme esas alınan raporların yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, mağdurdan sanığa yönelen haksız bir eylem bulunmadığından haksız tahrik indirim maddesinin uygulanmamasının isabetli olduğu, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık ile mağdurun aynı babadan farklı anneden kardeş oldukları, olay günü sanığın yolda karşılaştığı mağdurun öz kardeşi tanık ...'den telefonunu istediği, telefon vermeme meselesi yüzünden çıkan tartışmayı gören mağdurun olay yerine geldiği tarafları ayırdığı, sanığın mağdura yanında bulunan ve suçta kullandığı bıçak ile 2 darbe vurduğu, ... Hastanesi tarafından hazırlanan raporda; mağdurun sağ kolda cilt altı ana damar yaralanmasına neden olan 1 adet ve batında batına ve toraksa nafiz iç organ yaralanmasına neden olan (diyafragma, dalak) 1 adet olmak üzere toplam iki adet kesici delici alet yaralamasının ayrı ayrı ve birlikte yaşamsal tehlike oluşturduğu olayda; mağdurdaki yaralanmaların niteliği dolayısıyla meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre teşebbüs nedeniyle 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası ön gören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında alt ve üst sınır arasında makul bir ceza tayini yerine yazılı şekilde hüküm kurularak fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 09.05.2025 tarihli ve 2025/1572 Esas, 2025/1226 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-(a) maddesi uyarınca Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.09.2026 tarihinde karar verildi.