Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/2069 E. 2026/4530 K. – Kasten Yaralama

Konu: Kasten Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2069
Karar No
2026/4530
Karar Tarihi
Konu
Kasten Yaralama

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4557 E., 2024/3245 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2024 tarihli ve 2024/738 Esas, 2024/984 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/2-b, 62, 53. maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 18.12.2024 tarihli ve 2024/4557 Esas, 2024/3245 Karar sayılı kararı ile, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ceza miktarına, suçun bilinçli taksirle işlenmiş olduğuna dair suç vasfına ilişkindir.

III. GEREKÇE 1. Dosya kapsamı itibarıyla sanık ile mağdurun akraba ve çocukluk arkadaşı oldukları, olay günü bahçe sulama ve suyun kesilmesi meselesi nedeniyle aynı yerde bulundukları, mağdurun sanığa “Almanya’ya gittin geldin, doymadın mı, bu su işleriyle ne uğraşıyorsun” mahiyetinde sözler söylediği, sanığın moralinin bozuk olduğunu belirterek mağdura yaklaşmamasını söylediği, buna rağmen mağdurun sanığın arkasından giderek taraflar arasındaki tartışmanın devam ettiği, sonrasında sanığın aracından aldığı tüfeğin patlaması neticesinde mağdurun sağ kolundan hayati tehlike geçirecek, organ işlev kaybı ve ağır (6.) kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, hükme esas alınan adli raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya tekemmül ettirilerek karar verildiğinden eksik incelemenin bulunmadığı, sanığın eylemine uyan suç vasfının tespitinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Olayın gerçekleştiği aşamada tanık ...'in taraflara yaklaşık 20 metre mesafede bulunduğunu, karanlık nedeniyle tüfeğin alınması, doğrultulması ve patlama anını görmediğini, bu aşamadaki konuşmaları da duymadığını beyan etmesi karşısında, taraflar arasında başlayan tartışmada ilk haksız hareketin kimden sâdır olduğu her türlü şüpheden uzak biçimde tespit edilememiştir. Bu hâliyle, olay öncesinde taraflar arasında yaşanan sözlü tartışmanın varlığı, mağdurun sanığın arkasından gitmesi, sanığın mağdurun alkollü şekilde kendisine hakaret ve sataşmada bulunduğuna ilişkin aşamalardaki savunmasının dosya kapsamındaki delillerle kesin olarak ispatlanamaması ve tanığın olayın esaslı

kısmına doğrudan vakıf olmaması birlikte değerlendirildiğinde, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık lehine 5237 sayılı Kanun’un 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indiriminin asgari oranda uygulanması gerekirken, yazılı şekilde fazla ceza tayini;

4. Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun'un 87/2-b maddesi gereğince belirlenen 9 yıl 27 ay hapis cezası üzerinden, aynı Kanun'un 62. maddesinin uygulanması ile (1/6) oranında indirilmesi sonucunda sonuç cezanın 8 yıl 16... gün yerine 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası olarak hatalı hesaplanması suretiyle fazla ceza tayini; hususları hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi haksız tahrik ve ceza miktarı yönünden yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 18.12.2024 tarihli ve 2024/4557 Esas, 2024/3245 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/2069, K. 2026/4530, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2025-2069-e-2026-4530-k-0f18201f7200