Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/1996 E. 2026/4073 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1996
Karar No
2026/4073
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1139 E., 2024/1744 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması, bozma

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında ''6136 sayılı Kanun'a muhalefet'' suçundan hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ve bu suça yönelik temyizlerin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kasten öldürme suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. ve 286/2-a maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1.maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2024 tarihli ve 2023/290 Esas, 2024/116 Karar sayılı kararı ile; sanıklar ... ve ... hakkında, maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1 ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.12.2024 tarihli ve 2024/1139 Esas, 2024/1744 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan resen de istinaf yoluna tabi olan hükümlere yönelik katılanlar vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a-son maddesi uyarınca ''vekalet ücreti'' yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; suçun unsurlarının oluşmadığına, haksız tahrik ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine, kastın yokluğuna ilişkindir. 2.Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; kastın yokluğuna, iştirak iradesinin olmadığına, hata hükümleri ile haksız tahrik ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine, suç vasfına ilişkindir.

III. GEREKÇE 1.Mahkemenin sanık ...'un maktule yönelik eyleminin fail sıfatıyla iştirak ettiğine ilişkin değerlendirilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki sanık hakkında kasten öldürme suçuna yardım suçundan cezalandırılması içeren görüşe iştirak olunmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından kasten iştirak halinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, eyleme uyan suç vasfının doğru belirlendiği, maktulden sanıklara yönelen ve haksız tahrik teşkil eden söz veya davranışın bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, uygulanacak başkaca lehe hükmün bulunmadığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR A.Sanıklar Hakkında ''6136 Sayılı Kanun'a Muhalefet'' Suçundan Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanıklar Hakkında ''Kasten Öldürme'' Suçundan Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.12.2024 tarihli ve 2024/1139 Esas, 2024/1744 sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirdikleri süre dikkate alınarak sanıklar müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurulabilir. (Ek cümle:12/5/2022-7406/1 md.) Ancak failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışları, takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmaz. Takdiri indirim nedenleri kararda gerekçeleriyle gösterilir." şeklinde düzenlenmiştir. Dava dosyamızın inceleme konusu olan sanıklarından ... suç tarihi itibariyle 37 yaşında, sanık ... ise 22 yaşında olup, sanıkların diğer insanlarla ve toplumla ilişkileri, eğitimleri, meslekleri ve alışkanlıkları ve sabıkasız olmaları itibarıyla dosyaya yansıyan herhangi bir olumsuz durumları bulunmamaktadır.

Dosyadaki olay araştırma tespit ve yakalama tutanağından da anlaşılacağı üzere 14.12.2022 günü saat 06.05 sıralarında sanık ...'ın adresine polis tarafından gidildiğinde polise kapıyı açtıktan sonra sanık ...'ın ve bahse konu silahların nerede olduğu sorulduğunda polislere samimi ikrarda bulunarak görevlilere suçta kullanılan ruhsatsız tabancayı teslim etmiş olması ve sanık ...'dan ...'ın kaldığı oteli tarif etmesi üzerine ...'ın kaldığı otelden teslim alınmış olması yani her iki sanığın da olay sonrası kaldıkları adreslerde bulunmaları, başka bir anlatımla polisten kaçmamaları, sanık ...'un gerek polisteki 14.12.2022 tarihli ifadesinde, gerekse Cumhuriyet savcısı huzurundaki ifadelerinde ve gerekse tüm duruşmalarda suçta kullanılan tabancayı ...'a vermiş olmasından dolayı pişman olduğunu dile getirmesi, Sanık ...'ın da yargılama safhasında çok pişman olduğunu ifade etmesi, yine son sözünde çok pişman olduğunu, keşke böyle bir olay yaşanmasaydı, keşke o şişe benim kafamda kırılsaydı da ben ölseydim, kimseye bu acıyı da yaşatmasaydım demiş olması sanıkların fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlıklarını gösteren davranışlarının samimi olduğunu da göstermektedir. Yine dosyamız sanıklarının soruşturma ve kovuşturma makamlarına karşı olumsuz herhangi bir söz ve davranışı da tarif edilmemiştir. Sanıkların fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları itibarıyla TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına engel olacak söz ve davranışları bulunmamaktadır.

Cezanın faillerin üzerindeki etkilerine ilişkin sanığın kişiliği itibarıyla dosyaya yansıyan hiçbir olumsuz durum bulunmamaktadır. TCK'nın 62. maddesinin sanık lehine uygulandığı takdirde bunun sanıklar üzerinde olumsuz olası etkilerine dair gerek sanığın kişiliği ve gerekse olayda, aleyhe hiçbir delil ve emare bulunmamaktadır.

Mahkemece "Suçun niteliği ve olayın gerçekleşme biçimine göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 62/1. maddesi uyarınca cezalarından indirim yapılmasına yer olmadığına "karar verilmesi yasal olmadığı gibi, suçun niteliği ve olayın gerçekleşme biçiminin TCK'nın 61. maddesindeki cezanın belirlenmesinde kullanabilecek ölçütlerden olması nedeniyle TCK nın 62. maddesinin uygulanmama nedeni olarak gösterilemeyeceği, dolayısıyla TCK'nın 62. maddesinin talepte bulunan sanıklar hakkında uygulanması gerektiği için ilk derece mahkemesinin kararının TCK’nın 62/1. maddesinin uygulanması gerektiğinden bozulması düşüncesiyle onama yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/1996, K. 2026/4073, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2025-1996-e-2026-4073-k-e445e50c80ea