Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/5075 E. 2026/6929 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5075
- Karar No
- 2026/6929
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/4016 E., 2019/186 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; sanıklar müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve mahsuba ilişkin hükümlere yönelik sanıklar müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, temel cezanın işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olmadığına, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin yasal ve yeterli gerekçeye dayanılmaksızın sanık lehine uygulandığına, sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri; temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğine, koşulları oluşmasına rağmen kişiselleştirme kurumlarının uygulanmamasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;
...'in, uzaktan akrabası ...'in verdiği iftar yemeğine katılmak üzere akrabasının evine doğru aracı ile seyretmekteyken, 4 yıldır alacak-borç ilişkisi nedeniyle husumetli olduğu amcasının çocukları sanıklar ... ve ...'i gördüğünde, aracının camını açarak, sanıklara küfür etmek suretiyle kendilerinden parasını vermelerini istediği, akabinde de aynı iftar yemeğine davetli sanıklar ile ...'in evi yakınında tartışmanın taraflar arasında arbedeye dönüştüğü, ...'in, sanık ... ile yumruklaştığı, sanık ...'in ise sopa ile kendisinin sırtına vurduğu, son olarak tanıkların araya girerek kavgayı ayırmasını müteakip ...'in yere düştüğü, hırıltılı bir şekilde solunuma başladığı, orada bulunanların 112 Acil Müdahaleye haber verdikleri, gelen ambulans ile hastaneye kaldırılmasına karşın tüm tıbbi müdahalelere yanıt vermeyerek öldüğü olayda,
Adli Tıp Kurumu 1.Adli Tıp İhtisas Kurulunun 04.01.2017 tarihli raporunda,
''...olayın meydana geliş şekli ve otopside tespit edilen bulgular birlikte değerlendirildiğinde; kronik kalp damar hastalığı bulunan kişinin ölümünün maruz kaldığı olayının efor ve stresinin tetiklediği ani kardiyak ölüm sonucu meydana gelmiş olduğu, olayla ölüm arasında tıbben illiyet bağı bulunduğu, ancak ceza hukuku açısından illiyet bağı bulunup bulunmadığının adli tahkikatla tarafınızca değerlendirilmesinin uygun olduğu, ... Adli dosyada kayıtlı bilgilerde kişinin darp edildiği, olay yerinde aniden fenalaşarak öldüğü bildirildiği, ölü muayene ve otopsisinde kişinin vücudunda travmatik değişim tespit edilmediği ancak yumuşak dokulara nafiz basit travmalarda ve, travma sonrası hemen ölümün meydana geldiği durumlarda derin yumuşak dokularda travma bulgusu olabileceği, ancak otopside kişilerin vücutlarında travma bulgusu tespit edilemyebileceği tıbben bilindiğinden kişinin kasten yaralamaya maruz kaldığının kabulü halinde 5237 sayılı TCK'nun 86-87. Maddesi kapsamanda yapılan değerlendirmeye göre; A-Kişinin yaşamanı tehlikeye sokan bir durum olmadığı, B-Kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu oy birliğiyle mütalaa olunur...''
İbarelerine yer verilmiştir.
Sanıkların ölene karşı ika ettikleri eylemleri neticesinde ölenin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede yaralanmış olması gözetildiğinde olayın 5237 sayılı TCK'nın 87/4. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği; ancak sanıkların yaralama eylemi ile ölüm neticesi arasında illiyet bağı bulunduğu tespit edildiği gözetilerek bir kişinin ölümünden dolayı sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından orantılılık ilkesine aykırı biçimde temel cezanın 6 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanıklara fazla ceza tayin edilmesinin ve koşulları oluşmasına rağmen sanıklar hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükümleri kaldırılarak, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan yeniden hükümler kurulmuş ve sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanıklar müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.07.2026 tarihinde karar verildi.