Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/1968 E. 2026/6928 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1968
Karar No
2026/6928
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3564 E., 2023/3592 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 63/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahsuba ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın olası kastla öldürme suçundan cezalandırılması gerekirken, sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilerek, suçun nitelendirmesinde yanılgıya düşüldüğüne, sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumuna, eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiğine, temel cezanın işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olmadığına, sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delilin bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın idaresindeki yarı römork takılı çekiciyle, gündüz vakti, yerleşim yeri dışında, bölünmüş asfalt kaplama devlet yolunda seyrederken, ışık kontrollü dönel kavşağa geldiğinde, kendisine hitap eden kırmızı ışığa rağmen, mevcut hızıyla kavşağa giriş yaptığı sırada, aracının sağ ön kısımlarıyla, gidiş yönüne göre sağdan sola doğru geçmekte olan sürücü ... idaresindeki otomobilin sol ön kısımlarına çarpmasıyla, otomobil sürücüsünün ölümü, otomobildeki yolculardan bir kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir, bir kişinin yaşamını tehlikeye sokacak, bir kişinin duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak, bir kişinin hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, bir kişinin ise yaşamını tehlikeye sokacak ve hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmalarıyla sonuçlanan olayda, sanığın asli ve tam kusurlu olduğu; mahal sınırlarının üstünde hızla seyrettiği ve kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçtiği göz önünde bulundurulduğunda, bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, bir kişinin ölümü ile birlikte beş kişinin yaralanmasından dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Bilinçli taksir halini oluşturan iki ihlali bulunduğu kabul edilerek sanık hakkında en üst hadden bilinçli taksir oranı uygulanmışsa da, sanığın hız aşımının mahal hız sınırının bir katın üzerinde olduğunun her türlü şüpheden uzak şekilde tespit edilemediği gözetildiğinde mahal hız sınırlarının üstünde seyretmek davranışının ihlal olarak kabul edilmesi hukuka aykırı görülmüşse de yük taşımak için mevzuata uygun yetki belgesi ve psiko-teknik açıdan sağlıklı olduğunu gösteren sağlık raporu bulunmayan sanığın istiap haddinden fazla miktarda yüklü kamyonla seyrederken, kırmızı ışık ihlali yaparak kazaya sebebiyet verdiği olayda, bilinçli taksir oranında isabetsizlik bulunmadığından bilinçli taksir artırımı yerinde bulunmuştur.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Elmalı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.07.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/1968, K. 2026/6928, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-1968-e-2026-6928-k-dc43b65589b6