Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/3586 E. 2026/8662 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3586
- Karar No
- 2026/8662
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1941 E., 2023/1832 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ''sanığın gerek soruşturma aşamasında gerek kovuşturma aşamasında samimi beyanlar verdiğine, pişmanlığını dile getirdiğine, bu hususun yerel mahkemece dikkate alınmadığına, yerel mahkeme kararının kaldırılarak sanık hakkında öncelikle lehe olan yasa hükümlerinin uygulanmasına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının usul, yasa ve yerleşik Yargıtay kararlarına aykırı olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141, 5271 Sayılı CMK’nın 34/1 ve 230. maddeleri gereğince mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde açık ve gerekçeli olması gerektiğine, ancak Sayın Mahkemece 28.05.2021 tarihinde verilen kararda herhangi bir inceleme yapılmadan,sanığın beyanlarını dikkate almadan müvekkili hakkında hüküm kurulduğuna, sanığın müştekinin maddi zararını gidermek istediğine ancak; müştekinin maddi zararımın giderilmesi talebinin de olmadığına, mahkûmiyet kararının eksik inceleme sonucu verildiğine, yeterli araştırma yapılmadığına''; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise " sanığın atılı suçlamayı kabul etmediğine, motosiklet tamircisi olduğuna, bahse konu motosikleti diğer sanık ...'in tamir için getirdiğine, motosikleti çalmadığına, diğer sanık motosikleti çaldığını söylemediğine, bir alacağını tahsil amacıyla motosikleti aldığına, müştekinin maddi zararını gidermek istediğine ancak müştekinin maddi zararımın giderilmesi talebinin de olmadığına, ilk derece mahkeme kararının hangi gerekçe ile onandığı konusunda gerekli açıklama yapılmadığına, sanık ...'nın suçu işlediğine yönelik her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delil bulunamadığına, mahkûmiyet kararının eksik inceleme sonucu verildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanıklar hakkında kurulan hüküm fıkralarında sanık ...'e verilen cezadan, duruşmadaki iyi hali ve sabıkasız geçmişi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanık ...'nın cezasının TCK'nın 143/1. maddesi gereğince cezası 1/2 artırılarak 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına şeklinde belirtilerek sanıklar hakkında verilen hapis cezaları sonucunda, tek bir sefer yazılması gerekirken, hükümler iki ayrı kez "..neticeten 6 yıl 3 ay hapis ve 7 yıl 6 ay hapis cezaları ile cezalandırılmalarına" denilerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde kararlar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykrı olarak BOZULMASINA,ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan sanık ... hakkında kurulan hüküm fıkrasından ''...sanığın neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına..." ve sanık ... hakkında kurulan hüküm fıkrasından ise ''... neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına..." ibareleri çıkarılmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uyun olan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 21. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.