Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2024/3321 E. 2026/4355 K. – Kasten Yaralama
Konu: Kasten Yaralama Neticesinde Ölüme Neden Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3321
- Karar No
- 2026/4355
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Yaralama Neticesinde Ölüme Neden Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2314 E., 2024/209 K. SUÇ : Kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2022 tarihli ve 2022/130 Esas, 2022/287 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ... hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 87/4-2. cümle, 29, 62, 53. maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
2. Sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 02.02.2024 tarihli ve 2022/2314 Esas, 2024/209 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili ve sanık ... müdafinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme sonucunda aynı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla sanıklar hakkında maktule yönelik kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 87/4-2. cümle, 29, 62, 53. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, suç vasfına, fazla ceza tayinine, 2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, sübuta, fazla ceza tayinine, suça iştirak etmediğine, 3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, sübuta, fazla ceza tayinine, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, iştirakinin bulunmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE 1. Tüm dosya kapsamına göre; maktulün her türlü ikna çabalarına rağmen 112 görevlilerinin müdahalesini kabul etmeyip hastaneye gitmediği, ölüm tarihi ve olay tarihi arasında geçen 10 gün boyunca evde alkol almaya devam ettiği, maktulün eşi tanık ...'nın beyanına göre bu süre zarfında yalnızca ölümünden önceki gün 1 kez dışarı çıktığının anlaşılması karşısında 112 ekiplerinin müdahalesi ve devamında hastanede tedavi olması halinde ölüm olayının gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin ... Kurumu ilgili ihtisas dairesinden sorularak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi; 2. Kabule göre de; Sanıklar ... ve ...'ın olayın faili sanık ... ile maktule yönelik eylemde bulunmak hususunda önceden fikir ve irade birliği içinde olay mahalline gittikleri ve fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurarak katıldıklarını, öldürme suçunun kanuni tanımında yer alan fiili sanık ... ile birlikte gerçekleştirdiklerine ilişkin her türlü kuşkudan uzak, kesin bir belirleme yapılmasa da; sanıkların babaları olan diğer sanık ... ile birlikte aralarında husumet bulunan maktulün yanına hep birlikte sanık ...'in aracıyla gittikleri, babalarının yanında bulunarak ve olay yerine götürerek suçun icrasını kolaylaştırdıkları, bu itibarla kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçuna yardım eden olarak cezalandırılmaları gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde asli fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi hususları hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçede açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri eksik soruşturma yönünden yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 02.02.2024 tarihli ve 2022/2314 Esas, 2024/209 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, sayın Başkan vekili ...'in karara yönelik temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması gerektiğine yönelen karşı oyu, sayın Üye ...'in sanıklar ... ve ... hakkında haksız tahrik koşullarının bulunmadığına ve sayın Üye ...'ın bu iki sanık yönünden suç unsurlarının oluşmadığına yönelen karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Maktul ...'in kasten yaralanma sonucu ölümü ile sonuçlanan olayda sanık ...'in diğer iki sanık ... ve ...'ın babaları olup maktul ... ile küfürleştiği, bu sırada oğulları olan diğer iki sanığın olay yerinde olmadığı, oğullarına haber veren ...'in oğulları gelince onlarla beraber maktulün yanına gittiği ve oğullarının yanında maktule vurarak onu darp ettiği bu oluş da babaları ile maktul ... karşılıklı küfürleşirken orada olmayan sanıklar ... ve ... hakkında TCK 29. maddesi gereği haksız tahrik indiriminden faydalanmalarını gerektirecek seviyede hiddet ve şiddetli eleme maruz kalmadıklarından kendilerine verilen cezadan haksız tahrik indirimi yapılmasının uygun olmadığı kanaati ile Dairemiz çoğunluğunun haksız tahrik indirimi yapılması yönündeki kararına muhalifim.
KARŞI OY
İncelenen davada konusu yapılan hukuki uyuşmazlık konusu sanıklar ... ve ... haklarındaki mahkumiyet hükmünün doğru olup olmadığı yolundadır. Olay tarihi öncesinde yukarıda adı geçen sanıkların babası ... ile maktul arasında bir alacak verecek meselesinden dolayı uyuşmazlık olup eylemin gerçekleştiği gece ilk önce ... ve ...
...'in evinin önünde tartışmışlar, küfürleşmişler ve bunun üzerine ... hem polisi aramış hem de oğulları olan diğer sanıkları aramıştır. Polis olay yerine geldiğinde zaten maktulün olay yerinden ayrılmış olduğu ve asayişe aykırı bir durumun olmadığını tespit ederek oradan ayrılmıştır. Bir süre sonra sanık bu defa maktulü aramış ve araçla yanında oğlu olan diğer sanıklar olduğu halde maktulün evine doğru gitmişlerdir. Burada yine sanık ... ile maktul arasında gerginlik olmuş ikisi birbirinin üzerine yürümüş bu sırada ... maktule birkaç defa vurmuş maktulde yere düşmüştür. Maktul bu aşamadan sonra ambulans ile gitmeyi reddetmiş ve evine gitmiştir. on gün evinden kaldıktan sonra fenalaşınca hastaneye götürülmüş on gün boyunca da ailesinin tıbbi yardım tekliflerini reddetmiştir. Maktulün ailesi sürekli olarak alkol alan sanığın bu şekilde akşamları kendinden geçmiş olduğuna alışkın olduğu için olay gecesi de eve gelip yerde uzanan maktulden ayrı bir şekilde şüphelenmemişlerdir. Gerek otopsi dış muayene tutanağı gerek savunmalar ve gerek olayın örgüsüne bakıldığında zaten baştan beri aralarında gerginlik olan sanık ... dışındaki sanıkların maktule vurduğunu gösterir bir delil olmayıp otopsi bulguları da birden fazla kişi tarafından yoğun bir darp eylemini işaret etmemiştir. Bu nedenle sanıklar ... ve ...'ın eylem içindeki faillik durumları şüpheli halde kalmıştır. Yukarıdaki gerekçeler ile sanıklar ... ve ... hakkında verilmiş olan mahkumiyet kararlarının onanması yolunda görüş açıklayan çoğunluğa ve bu sanıklar hakkında tahriksiz mahkumiyet hükmü düzenlenmesi gerektiği yolunda görüş açıklayan Sayın üye görüşüne katılmıyorum.