İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/795 E. 2025/366 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/795
Karar No
2025/366
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - [16403-04040-17963] UETS DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - [16532-35575-11893] UETS DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit (kıymetli evraktan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ve davalının 2015 yılının 8. ayında ... İnşaat Turizm Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ni kurduklarını, şirketin kuruluşunda tüm şirket iş ve işlemlerinin müşterek imza ile yapılacağının kararlaştırıldığını, hatta davalının devlet memuru (okul müdürü) olmasına rağmen şirket müdürlüğünü üstlendiğini, müvekkili ile davalının zaman içerisinde bir takım faaliyette bulunduklarını, inşaat ve taahhüt işleri yapmaya başladıklarını, bunlardan bir tanesinin de Alperen İnşaat isimli firmadan devralmış oldukları Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, Anbar Mahallesi, Şehit Mehmet Baydur Caddesi, No:12, 8535 ada, 1 parselde yapımı devam eden inşaatın devralınması işi olduğunu, müvekkili ile davalının bu inşaatı devralıp yapmaya başladıktan sonra davalının inşaatı devraldıkları şirketten alacaklı olduğundan bahisle o şirkete karşı şahıs alacaklısıymış gibi icra takibi başlattığını, bu şirketin müvekkiline devretmekle yükümlü olduğu bağımsız bölümler üzerine tedbir ve haciz işlemi tesis ettirerek devirleri engellediğini, davalının böylece bağımsız bölümleri şirkete değil kendi adına geçirmeye çalıştığını, inşaatı devreden şirket yetkililerinin davalıya borçları olmadığını ve takibe dayanak senedin sahte olduğunu müvekkiline beyan ettiklerini ve müvekkilinin de bunu davalıya söylediğini, davalının konuyu geçiştirdiğini, davalının müvekkiline inşaat şirketinin kendisine şahsi borçlu olduğunu beyan etmiş ise de inşaat şirketi davalı hakkında şikayetçi olunca davalı Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nda alınan ifadesinde inşaat şirketinin ortağı olduğu şirkete borçlu olduğunu ve senedin kendi adına tanzim edildiğini söylediğini, yaşanan bu olaydan sonra müvekkilinin davalıya karşı mesafeli durmaya başladığını fakat kendi başına da aynı olayın geldiğini, bu olaydan bir süre sonra müvekkilinin e-devlet üzerinden dava dosyalarını sorgularken kendisinin şüpheliye hiçbir borcu olmamasına rağmen Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını gördüğünü, müvekkilinin icra dairesine giderek 19/02/2018 tanzim tarihli, 30/06/2018 vadeli, 500.000,00-TL bedelli ve 30/07/2018 vadeli 300.000,00-TL tutarında senedin (bononun) olduğunu gördüğünü, müvekkilinin hiçbir zaman davalıdan para almadığını ve senet düzenlemediğini, senet üzerindeki yazıların müvekkiline ait olmadığını belirterek öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile takibin durdurulmasına veya müvekkilinin ekonomik imkanlarının yetersiz olması sebeplerinden ötürü uygun görülecek bir miktarla icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, takibin durdurulmasına karar verilmesini istediklerini, müvekkilinin hiç bir dönem davalıdan nakit para almadığını ve bunun karşılığında davalıya senet vermediğini müvekkilinin ne davalıya ne de başka bir şahsa vermiş olduğu herhangi bir senet bulunmadığını, dolaysısıyla işleme konulmuş olan senet üzerinde yapılan inceleme sonucunda senetlerin sonradan oluşturulduğu anlaşıldığını, davalının böyle bir senet ile işleme başlamış olmasının senetleri kendisinin doldurduğu ve müvekkili ile ortak oldukları dönemde müvekkiline imzalattığı evrakları usulsüzce değerlendirerek kendince senet oluşturmuş olması ihtimalinin yüksek olduğunu, son dönemde teknolojik gelişmeler dikkate alındığında başkasının imzasının kopyalanarak yapıştırılabilindiği ve renkli yazıcılar sayesinde ( bu renkli yazıcıların bir çoğunun mürekkepli olup) ve ıslak imza makineleri ile (cnc denilen makinalar) imzaların birebir taklit edilebildiğini, zira takibe konu bonolar incelendiğinde hem alacaklı kısmının el ile doldurulduğu hem de imza atılan kısmın el ile doldurulan kısımdan aşağıda kaldığını ve imza atılan kısımda ise müvekkilinin isim ve kimlik numarasının bilgisayar ortamında yazıldığının açıkça görüldüğünü, ayrıca ve özellikle imza atılan kısım olmasından dolayı müvekkilinin atmış olduğu bir çok imza bulunduğundan her bir senede farklı bir imzanın kullanılarak taklit edilme olasılığının da yüksek olduğunu, bunun da davalının müvekkilinin şirket kurulumu sırasında veya başkaca işlemler için imzalamış olduğu evrakların kullandığını gösterdiğini, bu nedenle senetler üzerinde basılı kağıdın üst ve alt kısınlarının kesme makinası ile kesilip oluşturulduğu jandarma kriminal raporu ile ortaya çıktığını, bu zira bu olayın akabinde müvekkilinin hemen şirket muhasebecisi Ülkü Karakuş'u aradığın ve şirket defterlerinin nerede olduğunu sorduğunu, şirket mubasebecisi ise şirket defterlerinin davalı tarafından alındığını ve kendisinde herhangi bir evrakın kalmadığını beyan ettiğini, müvekkilinin bu olaydan sonra notere ve ticaret sicile giderek şirket adına iş ve işlemler yapılıp yapılmadığını sorguladığını ve 17/02/2017 tarihinde kendi imzası olmayan bir evrak ile şirket adresinin değiştiğini öğrendiğini, adres değiştirmeye ilişkin evrakta bulunan imzanın da müvekkiline ait olmadığını, yine 21/08/2019 tarihinde müvekkilinin bilgisi ve haberi olmadan müvekkiline ait olmayan imza ile şirket müdürlüğünden davalının kendisini çıkartarak babası Osman Duran'ı müdür olarak atadığını, alınan bu kararda ve karar metninde bulunan bu imzanın da müvekkile ait olmadığını, davalı tarafından atıldığının sabit olduğunu, davalı tarafından burada iki defa özel evrakta sahtecilik suçu işlendiğini, ancak savcılık tarafından evrak asılları bulunamadığı için bu konuda takipsizlik kararı verdiğini, dikkat çekici bir diğer noktanın da senetlerin tanzim tarihi olduğunu, davalının icraya koyduğu senet tanzim tarihinin 19/02/2018 olup, Alperen İnşaat adına düzenlenen senette ise 05/02/2018 ve 13/10/2017 olduğunu, bu şahsılara vermiş olduğunu iddia ettiği para ise 5.800.000-TL olduğunu, bir okul müdürünün Alperen İnşaat ve müvekkiline verdiğini iddia ettiği bedelin toplam değerinin yaklaşık 8.000.000,00-TL olup, bir okul müdüründe borç olarak verebilecek bu kadar paranın olmasının eşyanın tabiatına aykırı olduğunu, bu nedenle davalının okula ve maliyeye bildirmiş olduğu mal beyanları incelendiğinde şahsın bu miktarlarda bir parasının mevduatının veya ekonomik durumunun olmadığının açığa çıkacağını, diğer taraftan borç verildiği iddia edilen dönemlerde hem müvekkili ile tüm aile bireylerine ait banka hesap hareketlerinin hem de davalının ve tüm aile bireylerinin banka hesap hareketlerinin incelenmesini istediklerini, böylelikle o tarihlerde davalının hesaplarından böyle bir paranın çıkmadığının ve müvekkilinin hesaplarına da böyle bir paranın girmediğinin açıklığa kavuşacağını, müvekkilinin hakkında yapılan icra takibi sonunda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduklarını ve ... soruşturma numaralı dosya üzerinden soruşturma başladığını, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nin bu bonoları Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvarı'na gönderildiğini, davalı ...'ın şikayet sonrası 23/09/2019 tarihinde Asayiş Şube Müdürlüğü'nde alınan ifadesinde ...'den aldığı senetlere ilişkin olarak "......'in bizzat kendisinin benim huzurumda imzalayarak teslim ettiği bir adet 500 bin ve iki adet 300 bin TL olmak üzere üç adet senedi avukatım aracılığı ile yaklaşık on beş - yirmi gün önce tahsil için icraya verdik ..." şeklinde beyanda bulunduğunu, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 28/01/2020 tarihli celsede yapılan sorgusunda "... ben senetlerin tamamını üzerini yazılı olarak teslim aldım." şeklinde beyanda bulunarak ifadesini kökten değiştirdiğini, daha sonrasında yapılan incelemeler ve toplanan deliller doğrultusunda 2019/1804 numarası ile iddianame hazırlandığını, bu iddianamede "Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği (toner partiküllü) teknoloji yazıcı/fotokopi makinesi/baksı sistemleri yazıları eklenerek alt ve /veya üst kısımlarının giyotin ve/veya kağıt kesme makinesi benzeri alet ile tek seferde kesilmesi ve el yazısı ile şüphelinin zincirleme olarak Adli Emanet'in*** sırasında kayıtlı 500.000,00-TL, 300.000,00-TL ve 300.000,00-TL bedelli bonoları daha önce müştekinin başka bir sebeple attığı imzaların üzerine uzmanlık raporunda belirttiği şekilde ibareler ekleyerek bonoya dönüştürdüğü ve bu bonoları icraya koyarak tahsil etmek suretiyle üzerine atılı suçları bu şekilde işlediği yukarıda yazılı delillerden anlaşılmaktadır" denildiğini, daha sonrasında Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını ve gerekçeli kararında "... açıklamalar ışığıkda sanık beyanları, katılan beyanları, kriminal raporları, İcra takip dosyası ve tüm dosya kapsantı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın 500.000,00-TL, 300.000,00-TL ve 300.000,00-TL bedelli senetleri daha önce katılanın başka bir sebeple attığı imzaların üzerine uzmanlık raporunda belirttiği tetkike konu senetlerdeki tanzim yazıları ile ...'in mukayese yazıları arasında fark görülmüş, inceleme konusu senetlerdeki tanzim yazılarının, mevcut mukayese yazılarına kıyasen, ... elinden çıkmadığı, tetkike konu senetlerdeki tanzim yazılarının, mevcut mukayese yazılarına kıyasen ... elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlikte uygun kaligrafik bulgular tespit edildiği şekilde evrak üzerinde eklemeler yaparak bonoya dönüştürdüğü ve bu bonoları icraya koyduğu, haksız icra sebebiyle araç haczinin yapıldığı anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçları işlediği kanaatine varılmıştır." denildiğini, söz konusu senetlerde borclu kısım el ile doldurulmuş ve atılan imzanın doldurulan bukısma göre bariz bir şekilde altta kaldığını, müvekkilinin isim ve T.C. kimlik numarasının ise bilgisayar ortamında yazıldığını, davalının ilerleyen aşamalarda yine beyanlarını değiştirerek borcun kaynağının bu sefer alacağın başka bir işlemden kaynaklandığını bu işleme dayanak olarak da Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne bir protokol sunduğunu, bu protokolün ".... Müh. Yapı İnş. Ltd. Şti. tarafından ... Mahallesi'nde Yaptırılan Binanın Daire Taksimat Protokolü" isimli protokol ve ekinde yer alanı taahhütname olduğunu, bu protokolün ve ekinde yer alan taahhütnamenin, hiçbir şekilde müvekkilinin bilgisi dahilinde olmayıp kuvvetle muhtemel davalı tarafından düzenlendiğini ve imzalandığını, bu protokolün aslının mahkeme tarafından incelenmesini talep ettiklerini, davalı ...'ın yukarıda bahsedilen ve mahkemece re'sen tespit edilen deliller sonucunca söz konusu sahte bonoları kendisinin hazırladığı anlaşıldığını ve dava sonucunda "resmi belgede sahtecilik" suçundan 9 yıl 4 ay süre ile cezalandırılmasına karar verildiğini, her ne kadar işbu senetlere dayanılarak takip başlatıldıktan sonra senede ve imzaya itiraz etmişlerse de Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esasa sayılı dosyasında ceza davası sonuçlanıncaya kadar takibin durdurulmasına karar verilmediğini ve takip konusu bono üzerindeki imzaların müvekkiline ait olduğundan bahis ile davanın reddine karar verildiğini, yukarıda arz ve izah ettikleri hususlar ile dava dilekçesinin ekinde sundukları deliller nazara alındığında takibe dayanak bonoların davalı tarafça çeşitli şekillerde sahte olarak oluşturulduğu ve müvekkiline ait imzaların ise muhtemelen şirkete ait defter kayıtlar veya şirket adına resmi dairelere verilecek evraklardan altına imza atılan evraklardan alınarak oluşturulduğunun sabit olduğunu ve işbu senetler oluşturulduğunu, bu sebeple işbu sahteliğe dair menfi tespit davasını açmak zorunluluğunun hasıl olduğunu, işbu sahtelik davasında HMK'nun 209. maddesi uyarınca mahkemece takibin ivedilikle durdurulmasını talep ettiklerini, zira bu konuda doktirin ve yargı kararlarında da açıkça belirtildiği üzere İİK'nda hüküm bulunmayan durumlarda bu maddenin uygulanacağı bu hükmün İİK'na göre özel bir düzenleme olduğundan takibin ivedilikle durdurulmasını istediklerini, işbu dava gereği Kayseri Arabulucuk Bürosu'nun ... mumarası ile arabuluculuğa başvuru yaptıklarını, 20/11/2020 tarihinde anlaşma sağlanamadığını, açıkladıkları bu nedenlerle takip konusu bonoların davalı tarafça oluşturulduğunun veya bu bonoların dayanağı olan herhangi bir borçlandırıcı işlemin davalı ile müvekkili arasında yapılmadığının sabit olduğunu, icra takibinin haksız ve kötüniyetli olduğunu ve müvekkilinin bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespit edilmesi için mahkemeye başvurmak zorunluluğunun doğduğunu belirterek; davanın kabulü ile sahte olarak düzenlenmiş olan bonoların iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin iptaline, davalının kötüniyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle davalı tarafın takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 30/06/2018 ödeme tarihli 500.000,00-TL bedelli, 30/07/2018 ödeme tarihli 300.000,00-TL bedelli ve 30/08/2018 ödeme tarihli 300.000,00-TL bedelli 3 adet senedin bedeli ödenmediği için müvekkili tarafından Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, takip başladığında bu dosyada davacı borçlu ... tarafından ilk önce aynı bu davadaki dilekçelerdeki gibi gerekçelerle önce Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'ne 11/09/2019 tarihli dilekçesi ile itiraz ettiğini, dilekçesinin 1 nolu maddesinin 1. cümlesinde "... icra müdürlüğü bildirilen dosyadaki imza müvekkilime ait olmayıp bahse konu senet sonradan oluşturulduğu açık olup senetin sahteliği de sabit olup senet üzerinde ki imza müvekkile ait değildir." dediklerini ve yine dilekçenin 3 numaralı maddesinde "... söz konusu takipteki bonoda bulunan imzanın müvekkilimize ait olmadığını beyan ediyoruz. İmzayı ayrıca ve açıkça inkar ediyoruz." diyerek böyle bir borcun olmadığını ve imzayı inkar ederek dava açtığını, müvekkili sanık ... hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ... Soruşturma sayılı dosyası ile kamu kurum ve kuruluşları, ve benzeri tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede zincirleme sahtecilik sucundan başlatılan soruşturma kapsamında müvekkili hakkında Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde iddianamenin kabulü ile yargılamaya başlandığını, ancak müvekkilinin böyle bir belge düzenlemediğini, bu suçu oluşturacak hiçbir fiili ika etmediğini, müvekkilinin suçsuz olduğunu, bu suçsuzluğun da en nihayetinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin 29/12/2020 tarihli, ... Karar sayılı karar ilamı ile ortaya çıktığını, ortada bir sahte senet ve sahtecilik olmadığı çok net bir şekilde de görüldüğünü ve verilen kararın ortadan kaldırıldığını, hatta dikkat edilecek olur ise açığa imza gibi yorumlanıp Yargıtay Hukuk Genel Kurul kararını da kararına dayanak alarak ...'in imzasından hiçbir kuşku duyulmadığını, öncelikle müvekkilinin aşağıda ayrıntılı bir şekilde açıklanacağı üzere ve sunulacak belgeler ve bilgiler ile alacağı olan ve ortağı olan ve bir çok iş ve işlemlerle bağı olduğu ...'den ...'in bizzat getirip hazırlamış ve imzalanmış şekilde müvekkili ...'a hazır imzalı verdiği bir senetten dolayı suçlandığını ve iftiraya uğradığını, çok önemli bu olan bu hususun hazır yazılı, senedin yasal şekilde doldurulmuş ve yazılı imzalı bir şekilde bu yargılamaya konu senedin ... imzalı olarak müvekkiline verildiği hususunun olduğunu, Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi ve Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan rapor ile ve son olarak da Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı tarafından alınan rapor ile imzanın ...'in el ürünü olduğunun ortaya çıktığını, müvekkilinin hatırladığı kadarı ile müvekkiline verilen bu 3 adet senedin 2018 yılı Şubat ayında, yani düzenlendiği tarihten yakın tarihlerinde yani aynı hafta içinde müvekkiline verildiğini, dolayısı ile müvekkilin bir senet düzenlemesinin söz konusu olmayıp tam aksine icraya konu ve bu davaya konu senetlerin ... tarafından düzenlenip hazır bir şekilde müvekkiline verildiğini, buna dair müvekkilinin Kayseri Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne Yandol Büro Amirliği'nde ifade verdiğini ve ifadesinin 2. sayfasının 2. paragrafında da aynen geçtiğini, davacı ...'in yazmış olduğu dilekçeler tek tek incelendiğinde senedin sahteciliğe ilişkin bizatihi usul ve yöntemlerle nasıl bir senet tanzim edildiğine dair sayfalar dolusu tarifler ve sahtecilik tarifi yapılan ...'in savcılığa sunduğu dilekçesinin asıl bu işi yapanın kim olduğu gösterdiğini, zira yukarıda açıklandığı üzere ... tarafından müvekkiline hazırlanmış, imzalanmış ve doldurulmuş senetler verildiğini, nasıl doldurulduğunu da izah edenlerin yine davacı tarafın olması karşısında varsa senette bir tahrifat ve sahtelik ve sair bu senedi düzenleyen ve hazırlayan kişi veya kişiler olduğunu, bu iddiada bulunan kişilerin bunu bilmekte olduğunu sandıklarını, müvekkilinin bu konuda bilgisinin de verdiği beyanları ve ifadelerinde olduğu gibi olduğunu, müvekkilinin davacı ile bir çok yerde ticari birlikteliği ve iş ortaklığının ve müşterek menfeati olan işleri ve dolayısı ile de alacağının olduğunu, bunlardan bir kaç örnek bilgi verilerek gidilecek olur ise; davacı ...'in müvekkili ... ile ... İnşaat Ltd. Şti.'nde ortak olduklarını, bu şirketin ticari alacağı olan Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yapılan imalat işinden dolayı önceden yaptırılan tespit dosyası ile belirlenen minumum 16.000.000.000,00 (trilyon) TL alacağın yarı yarıya ortağı olduklarını, bu dosya getirtildiğinde içerisinde mevcut bulunan sözleşmeler, imzalar, belgeler ve tespitlerin bu konuyu bütün açıklığı ile ortaya koyduğunu, dava kazanıldığında yarısının ...'in olacağını, davanın tüm iş ve işlemlerini ve masrafını dahi yapan müvekkilinin neden kötüniyetli olsa yarısı en az 8 trilyon tutan bir alacakta davacının lehine hareket etmesinin anlaşılır olmadığını, diğer yandan yine ... Ltd. Şti.'nde Ahmet Kepir'in babası ... ile ortaklığı söz konusu olan davalı ...'ın söz konusu ortaklıkta dilekçe ekinde sundukları evraklar ile 3 adet daire sahibi iken buna dair tapuların ...'in mülkiyetinde olup sözleşme gereği bu tapuyu ortak olunan şirket üzerine devretmesi gerekirken halen devretmediğini, bundan dolayı dilekçenin ekinde sundukları 19/02/2018 tarihli belgeden de görüldüğü üzere bizzat davacı ... ve müvekkili ... tarafından imza altına alınan bu belge ile ... adına kayıtlı olunan müvekkiline ait dairelerin yani 3 tam hissesinin karşılığı tapu devrinin yapılmadığının kat ittifakı kurularak bu tapuların kendisine verileceği söylendiğini, her bir daire için 150.000,00-TL değer belirlendiğini ve toplamda 450.000,00-TL bedel ve ayrıca mermerci taşeron işinden dolayı 3/1 hissesi kadar 50.000,00-TL kadar alacağına karşılık 500.000,00-TL'lik bir senedin yani 30/06/2018 tarihli şu an icraya konu senedin düzenlenip ortak olunan şirketin yönetim kurulu başkanı sıfatıyla müvekkil ...'a verildiğine dair 19/02/2018 tarihli taahhütname başlıklı belgenin verildiğini, bunun dahi şu an sahtecilik iddiası ile yargılama konusu olan 500.000,00-TL tutarlı senedin nasıl, nerede ve ne için verildiğini yani gerek müşteki gerekse sanık müvekkilin arasında nasıl hayatın olağan akışında ticari ilişkilerinin mevcut olduğunu gösterdiğini, yine 30/07/2018 ve 30/08/2018 vade tarihli 300.000,00' er TL'lik iki adet senedin de aynı şekilde müvekkili ...'ın ... İnşaat Elektrik Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'ndeki bir kısım alacaklarına ilişkin verilmiş senetler olup tüm bu senetlerin yukarıda bahsedildiği üzere imzalı ve hazırlanmış bir şekilde davacı ... tarafından müvekkiline verildiğini, tarafların arasında ticari yoğun ilişkinin olduğu, yine inşaat yapım işinden kaynaklı iş ortaklıklarının bulunduğu ve yukarıda arz ve izah edilen nedenler ile alacakları söz konu olan müvekkil ...'a, davacı ... tarafından hazırlanarak verilmiş olan ve gününde ödenmediği için Kayseri Genel İcra Dairesi'nde icra takibine konu edilmiş senetlerde müvekkilinin eli ürünü hiçbir yazı, silintisi, tahrifatı, eklentisi imzada sahteciliği ve sair söz konusu olmadığını, gerek dava dilekçesinde gerekse şikayet dilekçesinde davacının müvekkili ...'ın okul müdürü olduğunu ve okul müdürünün böyle bir parasının olamayacağı belirtirken bunu söyleyen taraf oysa ki asıl gerçekleri gizleyerek yargı makamlarını yanıltmaya çalıştığını, madem okul müdürü ve parasının olmasının mümkün olmayacağını söyleyen ...'in hem kendisi bizzat hemde babası ...'in neden ... ile ticari ortaklıklar yaptıklarını ve yapmaya devam ettiklerinin açıklanmasının gerektiğini, temeli 2008-2009 yılına uzanan iş ortaklıklarının olduğunu, tüm bu şirket resmi kayıt ve belgeleri getirtildiğinde geçmiş yıllardan beri ... ve müvekkil ... ve ...'in babaları ... ile de arasınada gerek resmi gerekse gayri resmi ticari ortaklık yaptıkları ve yapmış oldukların işlerin mali bilançolarına bakıldığında trilyonluk iş yaptıkları ortaklıkların bulunduğunu, son olarak yapmış oldukları ... İnşaat Turz Gıda Sanayi ve Ticaret Limidet Şirketi ortaklığında Alperen İnşaat Ltd. Şti.'nden almış oldukları ve yapmış oldukları iş için Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş dosyasından yaptırdıkları tespit dosyası ve akabinde alacak davası olarak açtıkları Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyaları ile sabit olduğu üzere yapılan 17.000.000,00-TL'lik hak edişin olduğunun orta çıktığını, bunca iş yapan ve bir çok şirket adına tapu ve hak edişlerin olduğu düşünüldüğünde müvekkilinin senet oluşturacağına şirket hisse devir ve hak edişlerinde kullanmanmayarak senet oluşturduğu iddiası hayatın olağan akışına akla mantığa aykırı olduğunu, bu kadar iş ortaklığı ve alacakların birlikte ve karşılıklı olarak mevcutken ve ilk işler yapılıp ortaklıklar kurulurken de müvekkili ...'ın ilkokul müdürü olduğunu, diğer yandan söz konusu jandarma kriminal raporunda senette bir sahteciliğin olmadığı sahtecilik oluşturucak unsurların bulunmadığı ve imzanın da sahte atılmadığı müşteki ...'in eli ürünü ıslak imzalı olduğunun tespit edildiğini, senetler incelendiğinde senet içersinde mevcut yazı ve imza karakterlerinde bir tek müvekkiline ait ne yazı ne de imzanın ortaya çıkmadığını, yapılan kriminal inceleme ile senetlerde ki imzalar ...'e ait çıktığını, senedi düzenleyen imzalayarak müvekkiline verenin ... olduğunu, ilkokul müdürü olan ve bir ofisi ve işyeri bulunmayan memur olması nedeni ile işyeri olan okulunda mesaisini tamamlayan müvekkiline davacı ...'in senedi hazır ve imzalı olarak çağırıp verdiğini, dolayısı ile müvekkilinin bu senedin nasıl yapıldığını, yazı karakterlerini kimin nasıl yaptığını, bilmesinin mümkün olmadığını, şikayetçi tarafın asılsız ve mesnetsiz iddia ettikleri Savcılık makamı tarafından müvekkilinin görev yaptığı okulunda tüm bilgisayarların ve elektronik tüm cihazların incelemesi yapıldığını, müvekkilinin aracında arama yapıldığını, evinde detaylı arama yapıldığını ve yapılan aramalarda hiç bir delil bulunamadığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 776. maddesinde bonoda bulunması gereken zorunlu ve tercihe bağlı unsurlar ortaya konmuş ve senedin geçerlilik şartları ifade edildiğini, bononun gerek zorunlu unsurları gerekse alternatif unsurlarının Türk Ticaret Kanunu'nda sayılan unsurlarının tümünü taşıyan bir "bono" olması zorunlu olduğu ve inceleme konusu senetler için Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından 25/10/2019 tarihli düzenlenen MRK- DOK- 2019-1585 uzmanlık numaralı raporunda bir bonuda bulunması zorunlu olan unsurların tam olduğu bononun olmazsa olmaz unsurlarının varlığı ile herhangi bir şüpheye dair yer vermediği ve bu nedenle de bonoların geçerli olduğunun ortaya çıktığını, açılan davada sahtecilik iddiası ve sahte imza sebebi ile açılmış olup bu bağlamda izah ettikleri sebeplerle davanın nedeninin değiştirilmesine herhangi bir şekilde yapılacak yargılama aşamasında muvafakatlarının olmadığını, davacının tedbir talebinin de hukuka uygun olmadığını, müvekkilinin suçlamadan beraat edeceğinin kesinlikle asıl olduğunu, davacının iddialarının asılsız ve yersiz olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davacı tarafça; 19/02/2018 tanzim tarihli 30/06/2018 vadeli 500.000,00-TL bedelli, 30/07/2018 vadeli 300.000,00-TL bedelli ve 30/08/2018 vadeli 300.000,00-TL bedelli bono senedine, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasına, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı ilamına, ... İnşaat Turizm Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin defter kayıtlarına, bilirkişi incelemesine, yemine ve tanık beyanlarına delil olarak dayanılmıştır. Davalı tarafça; Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyasına, Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi ... Karar sayılı dosyasındaki imzanın davacıya ait olduğuna dair bilirkişi raporuna, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasına, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dava dosyasında alınan sunulan Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarı'nın 13/01/2020 tarihli raporuna, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin ... Karar sayılı cezanın tümden kaldırıldığına dair 29/12/2020 tarihli kararına ve dosyasına, davacı ile davalının ortak olduğu ... Ltd. Şti. ve ... İnşaat Ltd. Şti.'nin kayıtlarına, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı delil tespiti dosyasına, davalı ...'ın ... İnşaat Elektrik Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'ndeki bir kısım alacaklarına ilişkin verilmiş senetlere, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dava dosyasına, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına, bilirkişi incelemesine, keşif ve yemin beyanına delil olarak dayanılmıştır. Taraflarca delil olarak dayandıkları bir kısım kayıt ve belge örnekleri dilekçelerinin ekinde dosyamıza sunulmuştur. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir. Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak, ... Karar sayılı dosyanın Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir. Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak kuruluşundan bu yana ... İnşaat Tur. Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... Mühendislik Taahhüt İnş. Mad. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... İnşaat Elektrik Emlak Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin yetkililerinin ve şirket ortaklarının kimler olduğunun tarihleri ile birlikte bildirilmesi istenmiş, 11/07/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesine müzekkere yazılarak, ... Esas sayılı dosyanın Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında ... Mühendislik Taah. Ltd. Şti. kaşeli "taahhütname" başlıklı yazı üzerinde kriminal inceleme yaptırılmasına karar verildiği görülmekle bu konuda alınmış kriminal raporun ve tüm dosyanın en son tarih itibarı ile Uyap kayıt örneklerinin celbi için bu mahkemeye yeniden müzekkere yazılmıştır. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğu'na müzekkere yazılarak adli emanetin ... sırasında kayıtlı 30/06/2018 ödeme tarihli 500.000,00-TL bedelli, 30/07/2018 ödeme tarihli 300.000,00-TL bedelli ve 30/08/2018 ödeme tarihli 300.000,00-TL bedelli senet asıllarının mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere mahkememize ivedi olarak gönderilmesi istenilmiştir. Senet asılları geldikten sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir yazı, döküman inceleme ve sahtecilik alanında uzman bir bilirkişiye tevdine, dava dosyası ve ekleri ile birlikte adli emanet memurluğundan asılları gelecek olan dava konusu senetlerin de bilirkişiye dosya teslim ve görevlendirme tutanağı düzenlenirken verilmesine, HMK'nun 273. maddesi gereğince iddia, savunma, dava konusu senet asılları, Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyası içindeki tatbiki esas yazı ve imzalar ile karşılaştırmaya esas tüm belgeler, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının Uyap kayıtları, bu mahkemenin Kayseri Kriminal Polis Labaratuvarı'ndan aldığı 13/01/2020 tarihli rapor, Ankara Merkez Jandarma Kriminal Labaratuvarı'ndan aldığı 25/10/2019 tarihli raporu, İcra Hukuk Mahkemesi'nin yukarıda bahsi geçen dosyası ve bu dosya içinde bulunan imza incelemesine ilişkin rapor ile diğer tüm delil ve belgelerin incelenmek sureti ile dava ve takibe konu 30/06/2018, 30/07/2018 ve 30/08/2018 vade tarihli 3 adet senette davacı ...'e atfen atılı imza ve tanzim yazılarının bu kişinin el ürünü olup olmadığı, yine bu senetlerdeki ... adına atfen atılı imzaların tarayıcı, fotoğraf makinesi, fotokopi makinesi, bilgisayar, sair makine yazıcısı gibi teknolojik imkanlardan yararlanılarak başka bir belgeden transfer edilip edilmediği, senetlerin piyasadan temin edilmesi mümkün olan matbu (ofset baskı) senetlerden olup olmadığı, dava konusu 3 adet senet üzerine bulunan makine yazılarının ve desenlerinin sonradan yazıcı, fotokopi makinesi ve benzeri baskı sistemleri cihazı yardımı ile oluşturulup oluşturulmadığı, her 3 senedin üst kısmındaki matbu yazılar ile alt kısmındaki "T.C. No: ..., ..." ibarelerinin renk tonu, toner kalitesi, baskı tekniği, satır hizası ve sair hususlar yönü ile aynı veya farklı özelliklerdeki yazıcı, fotokopi makinesi ve sair makineler ile oluşturulup oluşturulmadığı, senetlerin her birinin yukarıda yazılı kısımlarının kendi aralarında çakışıp çakışmadığı, senetlerin tüm makine ile oluşturulan matbu yazılı kısımlarının birbirleri arasında üst üste çakışıp çakışmadığı, ... adına atılı imzaların başlangıç hareketlerin alt kısımlarının kesilmesinden kaynaklanan eksik bölümler olup olmadığı, senetlerdeki " ..." yazılarının imza alındıktan sonra mı senetlere eklendiği, yoksa bu "..." ibareleri mevcutken mi senetlerin imzalandığı, senetlerin kesim şekillerinin incelenmesi, senetlerin sahtecilik yolu ile üretilip üretilmediği konusunda yukarıda sözü edilen hususlar dışında da sair tüm yönlerden inceleme yapılarak karşılaştırmalı şekilde dayanakları gösterilmiş, fotoğraf ve diğer görüntü kayıtları ile desteklenmiş biçimde hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir. Görevlendirilen Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 27/09/2022 tarihli raporda özetle; "a)İnceleme konusu senetlerdeki tanzim yazıları ile ...'in mukayese yazıları arasında farklılık bulunduğu müşahede edilmiştir. İnceleme konusu senetlerdeki tanzim yazıların, mevcut mukayese yazılarına kıyasen, ...'in elinden çıkmadığı kanaatine varılmıştır. İnceleme konusu senetlerde atılı bulunan borçlu imzaları ile ...'in mukayese imzaları arasında uyarlılık bulunduğu müşahede edilmiştir. İnceleme konusu senetlerde atılı bulunan borçlu imzalarının ...'in elinden çıktığı kanaatine varılmıştır. İnceleme konusu senetlerde ... adına atılı bulunan imzaların, tarayıcı, fotoğraf makinesi, fotokopi makinesi, bilgisayar, sair makine yazıcısı gibi teknolojik imkanlardan yararlanarak başka bir belgeden transfer edilmeyip, mürekkepli kalem ile atılmış imzalar (ıslak imza) oldukları müşahede ve tespit edilmiştir. İnceleme konusu senetlerin piyasadan temin edilmesi mümkün olan matbu (ofset baskı) senetlerden olmayıp, çizgisiz beyaz kağıda laserjet printer yardımıyla oluşturulduğu müşahede ve tespit edilmiştir. İnceleme konusu senetlerin üst kısmındaki matbu yazılar ile alt kısmındaki "T.C. No:..., ..." renk tonu ve toner kalitesi yönünden kısmi farklılıklar göstermekle birlikte her üç senedin kendi aralarında üst üste (pozitif ve negatif) çakıştırma metoduyla yapılan karşılaştırmalarında, tüm senetlerin üst kısmındaki yazıların çakışırken alt kısımdaki "T.C. No:..., ..." ibarelerinin üst kısımdaki matbu yazılara göre farklı konum ve pozisyonda olduğu, bu durumda senetlerin üst kısmındaki matbu yazılar ve "T.C. No:..., ..." ibarelerinin birbirinden farklı oturumlarda yazılmış olduğu müşahede ve tespit edilmiştir. İnceleme konusu senetlerin üst kısmındaki matbu yazıların her birinin kendi aralarında üst üste çakıştıkları tespit edilmiştir. İnceleme konusu senetlerin tüm makine ile oluşturulan üst kısımdaki matbu yazılı kısımlarının birbirileri ile üst üste çakışırken, alt kısımdaki "T.C. No:..., ..." yazılarının üst taraftaki matbu yazılar ölçüt alındığında birbirleri ile çakışmadığı, inceleme konusu senetlerde ... adına atılı imzaların başlangıç hareketlerin ait kısımlarında eksik bölümlerin mevcut olduğu müşahede ve tespit edilmiş, ancak bu bölümlerin eksikliği kağıdın kesilmesinden kaynaklanmayıp, sayfa sonuna imzaların taşmasından kaynaklanmaktadır. İnceleme konusu senetlerdeki "..." ibarelerinin mevcutken mi senetlerin imzalandığı yönünde yapılan incelemede, imza ile ibarelerin kesiştiği iki adet senette atılı bulunan imzaların "..." isim yazılarının üzerinde olduğu, diğer senette ise kesişme olmaması nedeniyle bir tespitte bulunulabilmesi mümkün olamamıştır. İnceleme konusu senetlerin kesim şekillerinin incelenmesinde herhangi bir kesim hatası tespitinde bulunulamamıştır. İnceleme konusu senetlerin sahtecilik yolu ile üretilmesi ile ilgili yapılan değerlendirmede; inceleme konusu senetlerin ön yüzünde bulunan el yazılarının farklı fulaj izlerine sahip oldukları, yani tanzim yazılarının birden farklı oturumda yazılmış olduğu ve tüm bu yazılardan farklı olarak da atılı bulunan borçlu imzalarının daha farklı fulaj izi olduğu, bu itibarla tanzim yazıları ile borçlu imzalarının farklı oturumlarda oluşturulduğu müşahede ve tespit edilmiştir. Ayrıca, senetlerin üzerindeki matbu yazılar ile "T.C. No:..., ..." ibarelerin farklı oturumlarda oluşturulduğu müşahede ve tespit edilmiştir. Ancak, incelemeye konu senetler üzerindeki yazılar ile borçlu imzalarının arasındaki farklılıklardan hangisinin önce yazıldığı veya imzalandığı (eski/yeni) hususunda ise böyle bir tespitin, günümüz teknolojileri kapsamında -ülkemiz dahilinde- yazı yaşı analizi bilimsel ve teknik analizlere dayalı olarak kabul edilebilir şekilde yapılamamaktadır. Bu konuda araştırmalar devam etmekte olup, yapılan çalışmaların geçerliliği ispatlanmadığı için inceleme ve karşılaştırmalarda tek başına kullanılması uzmanlar tarafından yeterli görülmemektedir." şeklinde rapor düzenlenmiştir. "Taahhütname" başlıklı ... ... Ltd. Şti. kaşesi üzerine atılan imzaların davacının babası ...'e ait olup olmadığı konusunda adı geçen kişinin duruşmada isticvap edilmesi için bu kişiye isticvap davetiyesi çıkarılmasına karar verilmiştir. ...'in cezaevinde olduğunun bildirildiği dikkate alınarak cezaevinden tahliye edilip edilmediği hususunda Kayseri Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılmış, şayet halen cezaevinde bulunmakta ise mahkememizce isticvap edilmek üzere hazır edilmesi istenilmiştir. 08/07/2024 tarihli duruşmada hazır edilen ...'e dosya içerisinde bulunan 19/12/2018 tarihli, ... Mühendislik Taah. İnşaat Madencilik Turizm. Sanayi Ticaret Limited Şirketi kaşesi üzerinde atılı imzaların olduğu taahhütname başlıklı belge örneği, yine 17/11/2015 tarihli ..., ... ..., ... ve Şehit olarak Selahattin Metin tarafından imzalandığı yazılı protokol başlıklı yazı örneği yine 17/11/2015 tarihli şirket ortakları ..., ... ..., ... ve ... imzalı olduğu görülen protokol başlıklı belge örnekleri tek tek gösterilmiştir. İsticvap olunan ... duruşmada "Bana gösterdiğiniz dosya içerisinde bulunan 19/12/2018 tarihli, ... Mühendislik Taah. İnşaat Madencilik Turizm. Sanayi Ticaret Limited Şirketi kaşesi üzerinde atılı imzaların olduğu taahhütname başlıklı belge örneği, yine 17/11/2015 tarihli ..., ... ..., ... ve şahit olarak Selahattin Metin tarafından imzalandığı yazılı protokol başlıklı yazı örneği yine 17/11/2015 tarihli şirket ortakları ..., ... ..., ... ve ... imzalı olduğu görülen protokol başlıklı belge örneklerini gördüm, okudum tek tek inceledim. Bunlardan 17/11/2015 tarihli ... ... Ltd. Şti. ortakları arasında düzenlendiği yazılı protokolde adımın üstünde atılı imzanın bana ait olup olmadığını bilemiyorum. Yine 17/11/2015 tarihli ..., İsmali Duran, ..., ... şahit olarak Selahattin Metin tarafından imzalı ... İnşaat Elkt. ... Ltd. Şti. ortakları arasında düzenlenen protokol başlıklı belgede ismimin üzerinde atılı imzanın bana ait olup olmadığını bilemiyorum. Yine dosya içinde 19/02/2018 tarihinde düzenlendiği yazılı taahhütname başlıklı yazıda ... ... Ltd. Şti. kaşesi üzerine atılı imzalardan soldaki yani ".... Müh." yazıları üzerine denk gelen bu taraftaki imza bana ait olabilir, ancak ben gösterdiğiniz her üç belgeye imza atıp atmadığını bilmiyorum. Ben bu belge içerikleri ile ilgili herhangi birşeş bilmiyorum. ... bizlerin imzaladığı başka imzaları da başka belge düzenleyerek kullanmış. Benim ... İnşaat'ta ortaklığım yoktur. O nedenle 17/11/2015 tarihli protokol içeriği doğru değil. Bu belgede ...'ın devir yapacağı yazıyor. Öyle bir devir hiç gerçekleşmedi. Halen de bu şirket kendi üzerlerinde. 17/11/2015 tarihli .... Müh. ... Ltd. Şti.'nin ortakları tarafından düzenlendiği yazılı protokole konu edilen arsa ile ilgili şunları söyleyebilirim: Bu yazıda arsanın oğlum ...'in üzerine tapusunun vreildiği yazıyor. Bu arsa Ahmet Horozoğlunun arsasıydı. ... vefat edince oğlu ... dava açtı. Biz edimlerimizi alamadık diye dava açmıştı. Bu dava ile oğlum ... üzerindeki tapu alınıp ...'na verildi. ..., ...'nun yeğenidir, bu şirkette bizim ortağımızdır. Dosyadan bana gösterdiğiniz 19/02/2018 tarihli taahhütname başlıklı yazı içeriği kısmen doğrudur. Bu yazıdaki sözü edilen 3 adet daire ... tarafından kiraya verilmiş kullanılıyor, ama tapuları yok. ... dava açıp tapularını aldığından dolayı ne bizim ne de onun dairesinin tapusu yok. Taahhütnamede bahsedildiği gibi 500.000,00-TL'lik bir senet yoktur. Çünkü burayı benim oğlum ...'e emaneten tapusu sıkıntılı olduğu için tapusu verilmişti. Kendileri tapusu sıkıntılı olduğu için almayıp oğlumun üzerine tapusunu verdiler. Benim oğlumun orada bir sorumluluğu yükümlülüğü yok. Taahhütnamede yazılı olduğu üzere ...'a 500.000,00-TL bedelli bir senet vermedik. ... Müh. ... Ltd. Şti.'nde ben şirket yetkilisiyim. Ancak benden başka ..., ... ve ... da şirketin yetkilisidir. Benim Kocasinan Tapu Müdürlüğü'nde, Yapı ve Kredi Bankası'nda, Kuveyttürk Katılım Bankası'nda, Kayseri Ticaret Odası'nda ıslak imzalı belgelerim olabilir. Bana gösterdiğiniz ve benim okuduğum belgelerin üzerinde bana atfen atılı imzalar bana ait olsa bile ... bizim imzalı yazılarımızı kullanarak başka belge haline getirmektedir. Benim söyleyeceklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı ... 10/04/2023 tarihli duruşmada hazır bulunmuştur. Davacı ...'e dosyamız arasında bulunan "Teslim tutanağı" başlıklı "işbu belge ile ... İnşaat Ltd. Şti. tarafından düzenlenen 1.100.000,00-TL (Bir Milyon Yüz Bin Türk Lirası) tutarında bir adet teminat senedi yönetim kurulu başkanı ... tarafından alacaklı ...'a teslim edilmiştir." yazılı altında ... İnşaat Elektrik Emlak Otomotiv San. Ltd. Şti. kaşesi üzerinde imza olan ve bunun altında 1.100.000,00-TL bedelli senet fotokopisinin bulunduğu evrak gösterilmiştir. Davacıdan ... duruşmada "Bana gösterdiğiniz belgeyi gördüm, inceledim. Bu belge altında fotokopisi bulunan 1.100.000,00-TL bedelli senet fotokopisini de inceledim. Bizim ...'a böyle bir borcumuz yoktur, kendisine 1.100.000,00-TL bedelli bir teminat senedi vermedik. ... İnşat Ltd. Şti. kaşesi üzerindeki imzanın bana ait olup olmadığını bilmiyorum. Ben böyle bir senet vermedim ama benim senet vermediğim halde imzam olan senetler ortaya çıktı. ... İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı olarak ...'a 1.100.000,00-TL bedelli teminat senedi vermedim. ... orada yetkili veya alacaklı değildi, ...'a teminat senedi vermemizi gerektiren bir durum da yoktu. ... benim babam olur, kendisi halen Bünyan Açık Ceza Evinde hükümlü sıfatı ile bulunmaktadır. Cezası tahminen 26/11/2023 tarihinde bitecek, babam ...'e ben vasi olarak tayin edildim." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı vekiline dilekçelerinde dayandıkları 19/02/2018 tarihli C-S. Mimarlık Mühendislik Taahhüt İnş Maden Turizm San. Tic. Ltd. Şti. kaşesi üzerine imzalı belge aslını ve ... İnşaat Elektrik Emlak Otomobil Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. kaşesi üzerine imzalı ve bu şirket adına keşide edilen 21/05/2018 düzenleme tarihli 1.100.000,00-TL bedelli senedin ve bu senedin teslimine ilişkin teslim tutanağı aslını mahkememize sunması için süre verilmiştir. Belge asılları sunulduğunda mahkememiz kasasında saklanılmıştır. Mahkememizce duruşmada isticvap edilen ...'in oturarak, ayakta sağ el ile ve sol el ile bol sayıda imza örneğinin yazı ve rakam yazdırılmak sureti ile yazı örneği kendi elinden alınmıştır. İsticvap olunan ...'in T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek sureti ile Kocasinan Nüfus Müdürlüğü'ne, Kocasinan Belediyesi'ne, Kocasinan İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı'na, Melikgazi Belediyesi'ne, Kayseri Ticaret Odası'na, Kayseri Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Gevher Nesibe Vergi Dairesi'ne, Kocasinan ve Melikgazi Tapu Müdürlükleri'ne, Yapı Ve Kredi Bankası'na Kuveyttürk Katılım Bankası'na ve Kayseri'de şubesi bulunan diğer bankalara müzekkereler yazılarak ... Mühendislik Taah. İnşaat Madencilik Turizm. Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin yönetim kurul başkanı ve ortağı olan ...'in 19/02/2018 tarihine yakın ve tercihen bu tarihten önce başka amaçlarla atılmış ıslak imzalarının bulunduğu belge asıllarının gönderilmesi istenilmiştir. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğu'na müzekkere yazılarak adli emanetin 2019/547 ve 2019/4964 sırasında kayıtlı senet ve diğer belge asıllarının mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılacağından gönderilmesi istenilmiştir. İlgili eksiklerin giderilmesinden sonra dava dosyasının rapor veren bilirkişiye tevdii ile, Bilirkişiden; a) 21/05/2018 düzenleme tarihli, 1.100.000,00-TL bedelli senette ... İnşaat Elektrik, Emlak ... Ltd. Şti. kaşesi üzerindeki ve yine bu senedin teslimine ilişkin olduğu yazılı tarihsiz " teslim tutanağı " başlıklı belgede ... İnşaat ... Ltd. Şti. kaşesi üzerindeki imzaların davacı ...'in el ürünü olup olmadığı, b) 19/02/2018 tarihli "Taahhütname " başlıklı belgede ... Müh. ... Ltd. Şti. kaşesi üzerindeki imzanın ...'in el ürünü olup olmadığı, c) Yukarıda a ve b bendlerinde yazılı belgelerdeki imzaların isnat edilen kişilere ait olması halinde bu kişilerce atılı imzaların üzerine başka bir metin taşınarak sonradan belge oluşturulup oluşturulmadığı, bu belgelerde sahtecilik olup olmadığı, bu belgelerin giyotin veya başka bir kesici alet ile kesilip kesilmediği, d) 27/09/2022 tarihli önceki rapora karşı tarafların itirazlarını karşılar içerikte daha önce yapılan görevlendirme kapsamında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı ek rapor tanzimi için bilirkişiye görev verilmiştir. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 03/01/2025 tarihli ek raporda özetle; "1) İnceleme konusu alacaklısı ..., borçlusu ... İnş. Elk. San. Tic, Ltd. Şti. olan; 21/05/2018 tanzim ve vade tarihi bulunmayan "1.100.000,00-TL (Birmilyonyüzbin)" değerinde toplam senet (senet matbu matbaa baskısı değildir, yan tarafında mavi kalem ile yazılmış "teminat senedi" ibaresi bulunmaktadır)., "Teslim Tutanağı" başlıklı bilgisayar yazıcısından elde edilmiş üzerinde yukarıda detayları belirtilen senet fotokopisi bulunan ve bu senedin teslimine ilişkin bila tarih belgede atılı bulunan imzalar ile ...'in mukayeseye esas belgelerindeki mevcut medarı tatbik yazı ve imzalarının, optik cihazlar yardımıyla ve grafolojik metatlarla karşılaştırmalı olarak yapılan incelemelerinde; imzaların genel şekli, imzaların başlangıcındaki hareketin tersimi, imzaların içerisindeki el hareketlerin yapılışı ve nihayete erdirilişi, imzaların seyirleri ile presyon dağılımları, kaligrafik özellikler ve itiyadi unsurlar yönünden, inceleme konusu senette, "... İnşaat Elektrik, Emlak Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti. ..." kaşe izi üzerinde en sağda atılı bulunan borçlu imzası ve "Teslim Tutanağı" başlıklı belgede "... İnşaat Elektrik, Emlak Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti. ..." kaşe izi üzerindeki atılı bulunan imza ile ...'in mukayese imzaları arasında UYARLILIK bulunduğu müşahede edilmiştir. İnceleme konusu senette ve belgede belirtilen imzaların, ...'in elinden çıktığı kanaatine varılmıştır. 2)İnceleme konusu "Taahhütname" başlıklı bilgisayar yazıcısından elde edilmiş üzerinde "İşbu taahhütname ile .... Müh..." şeklinde başlayıp "19/02/2018 tarihinde iki nüsha halinde düzenlenmiştir” şeklinde son bulan üzerinde ".... Müh. Taah. İnş. Mad, Turz. San. Tic. Ltd. Şti. ..." içerikli kaşe izi basılı ve üzeri imzalı 19/02/2018 tarihli belgede kaşe üzerinde atılı bulunan soldaki imza ile ...'in mukayeseye esas belgelerindeki mevcut medarı tatbik yazı ve imzalarının, optik cihazlar yardımıyla ve grafolojik metotlarla karşılaştırmalı olarak yapılan incelemelerinde; imzaların genel şekli, imzaların başlangıcındaki hareketin tersimi, imzaların içerisindeki el hareketlerin yapılışı ve nihayete erdirilişi, imzaların seyirleri ile presyon dağılımları, kaligrafik özellikler ve itiyadi unsurlar yönünden, inceleme konusu belgede kaşe izi üzerinde solda atılı bulunan imza ile ...'in mukayese imzaları arasında UYARLILIK bulunduğu müşahede edilmiştir. İnceleme konusu belgede belirtilen imzanın, ...'in elinden çıktığı kanaatine varılmıştır. 3)İnceleme konusu senet ve belgelerde ... ve ... adına atılı bulunan imzaların, tarayıcı, fotoğraf makinesi, fotokopi makinesi, bilgisayar, sair makine yazıcısı gibi teknolojik imkanlardan yararlanarak başka bir belgeden transfer edildiğini gösterir sahtecilik emaresinin tespit edilebilmesi mümkün olmayıp, mürekkepli kalem ile atılmış imzalar (ıslak imza) oldukları müşahede ve tespit edilmiştir. 4)İnceleme konusu senedin piyasadan temin edilmesi mümkün olan matbu (ofset baskı) senetlerden olmayıp, çizgisiz beyaz kağıda laserjet printer yardımıyla oluşturulduğu müşahede ve tespit edilmiştir. İnceleme konusu senedin kenar kesimlerinin muntazam olduğu ve giyotin tarzı kesme makinesi ile kesilmiş olduğu kanaatine varılmıştır. Ancak, "Teslim Tutanağı" ve "Taahhütname" başlıklı belgelerin ise alt kenar kesimlerinin gayri muntazam olduğu, kağıt çapaklanmalarının mevcut olduğu bu itibarla söz konusu belgelerin kesici yardımı olmadan alt taraftaki bölümden koparıldığı kanaatine varılmıştır. ..." şeklinde tespitler yapılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, icra takibine dayanak yapılan 30/06/2018 ödeme tarihli 500.000,00-TL bedelli, 30/07/2018 ödeme tarihli 300.000,00-TL bedelli ve 30/08/2018 ödeme tarihli 300.000,00-TL bedelli 3 adet bono senedi ve icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile mahkememiz heyeti tarafından yazılı yargılama usulüne göre yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır. Dava konusu uyuşmazlıkta takip çıkışının 1.337.887,67-TL olduğu, dava değerinin ise dava dilekçesinde 1.100.000,00-TL olarak bildirildiği görülmekle davanın takip çıkışı üzerinden harçlandırılması gerektiğinden harçlandırılmayan 237.887,67-TL üzerinden hesaplanan 4.062,53-TL nispi dava harcını yatırması için davacı tarafa bir sonraki celseye kadar kesin süre verilmiş, kesin süreye uyulmadığı takdirde Harçlar Kanunu'nun 30 ve 32. maddeleri ile HMK'nun 150. maddesi uyarınca yasal süresi içinde eksik harcın yatırılmak üzere yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği davacı vekiline usulünce ihtar edilmiştir. Davacı vekilince 27/10/2022 tarihli makbuz ile eksik nispi harcın tamamlandığı anlaşılmıştır. Davacı vekilince, öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile takibin durdurulmasına, olmadığı taktirde müvekkilinin ekonomik imkanlarının yetersiz olması sebeplerinden ötürü uygun görülecek bir miktar teminat karşılığında icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce verilen 30/11/2020 tarihli ara karar ile İİK'nun 72/3. maddesinin ilk cümlesi gereğince işbu menfi tespit davasının icra takibinden sonra açılmış olması sebebiyle HMK'nun 209. maddesine istinaden icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceği nedeniyle ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara karar düzenlenerek taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekili tarafından mahkememizce verilen bu ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 04/03/2021 tarihli, *** Karar sayılı karar ilamı ile davacı vekilince yapılan istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin kesin olarak karar verilmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık ana başlıklarıyla: Takibe ve davaya konu senetlerde sahtecilik olup olmadığı, bu senetler nedeni ile davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti noktalarında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenleme ve kavramların açıklanmasında yarar vardır. Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı (Kuru-El Kitabı), İstanbul 2013, s. 346). Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle; kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233). Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146). Bu durumda İİK'nun 72/6. maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK'nun 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (TTK) kambiyo senetlerine ilişkin hükümler poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun koyucu, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise, ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir (TTK m. 778 ve 818). Kıymetli evrak ve bu bağlamda bir kambiyo senedi olarak bono, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 645. maddesi gereğince içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemediği ve başkalarına da devredilemediği vasıflı ve soyut bir borç ikrarıdır. Bononun keşidecisi bonoda gösterdiği belirli bir bedeli kayıtsız ve şartsız olarak bizzat ödemek konusunda soyut bir taahhütte bulunmaktadır. Soyutluk (mücerretlik) ise senedin içerdiği hakkın doğumuna sebep olan temel hukuki ilişkinin senet metninden anlaşılamaması anlamına gelir. Soyutluğun senede yüklediği ilk özellik, hamilin artık senette gösterilen alacağın alacaklısı olduğu konusunda, senetten başka bir delil sunmasına gerek bulunmaması; alacağını sadece bu senetle ispatlayabilmesidir (Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 2. Basım, Ankara 1997, s.173, Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, İstanbul 2001, s.25). Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir "gayeye" ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye, bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan bu ilişki "kambiyo ilişkisi" olarak anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu "kambiyo taahhüdü"nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Bu genel açıklamadan sonra, hemen belirtmelidir ki, bu aşamada, menfi tespit konulu eldeki davada, ispat yükünün özellikleri üzerinde de durulmalıdır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72. maddesi gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında, borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin kambiyo senedinde görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu kambiyo senedinin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, bedelsizlik iddiasına dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. Aynı ilkeler, HGK’nun 17/12/2003 gün ve 2003/19-781 Esas ve 2003/768 Karar sayılı ilamında da benimsenmiştir. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde: Davalı ... tarafından davacı ... aleyhine 28/08/2019 tarihinde 30/06/2018 ödeme tarihli 500.000,00-TL bedelli, 30/07/2018 ödeme tarihli 300.000,00-TL bedelli ve 30/08/2018 ödeme tarihli 300.000,00-TL bedelli 3 adet bono senedine dayalı olarak fer'ileriyle birlikte 1.337.887,67-TL toplam alacağın tahsili amacıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlattığı ve takibin derdest olduğu görülmüştür. Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve*** Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde: Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine 11/09/2019 tarihinde Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, takibe konu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, senedin sahte olduğunu, müvekkilinin davalı alacaklı taraf böyle bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek takibin iptali ve takibin durdurulması istemiyle dava açtığı, mahkemece yapılan yargılama sırasında alınan 07/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda incelemeye konu alacaklısı ..., borçlusu ... olan; 19/02/2018 tanzim ve 30/06/2018 vade tarihli 500.000,00-TL, 19/02/2018 tanzim ve 30/07/2018 vade tarihli 300.000,00-TL ve 19/02/2018 tanzim ve 30/08/2018 vade tarihli 300.000,00-TL değerindeki senetlerin ön yüzünde atılı bulunan borçlu imzalarının ...'in elinden çıktığı kanaatine varıldığının bildirildiği, mahkeme tarafından bilirkişi raporunun benimsenerek 27/10/2020 tarihinde davanın reddine karar verildiği, bu kararın istinaf ve temyiz incelemelerinden geçerek 21/03/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde: Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından düzenlenen 25/10/2019 tarihli uzmanlık raporunda imza incelemesi başlıklı yerde; 1, 2 ve 3 numara ile tanımlanan inceleme konusu senetler üzerinde "..." adına atfen atılı bulunan imzalar üzerine yapılan incelemede; söz konusu imzaların tersim hattı boyunca kalem baskısı ve mürekkepli kalem ile atılan imzalarda görülen mürekkep birikintileri görülmüş, söz konusu imzaların sıvı mürekkepli kalem ile atılmış ıslak imzalar olduğu tespit edilmiş olup, teknolojik imkanlardan (tarayıcı, fotoğraf makinesi, fotokopi makinesi, bilgisayar / makine yazıcısı vb.) yararlanılarak başka bir belgeden transfer edildiğine dair her hangi bir bulguya rastlanılmamıştır şeklinde, raporun devamında yine 1, 2 ve 3 numara ile tanımlanan inceleme konusu senetler üzerinde "..." adına atfen atılı bulunan imzalar ile ...'in mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden benzerlikler görülmüş olup 1, 2 ve 3 numara ile tanımlanan inceleme konusu senetler üzerinde atılı bulunan söz konusu imzaların ...'in eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı, mürekkep incelemesi ile ilgili yapılan incelemede; 1, 2 ve 3 numara ile tanımlanan senetler üzerinde tüm el yazılarında ve atılı bulunan imzalarda benzer özellikli mavi mürekkepli kalem kullanıldığı görülmüştür. Aynı raporda 1 ve 2 numara ile tanımlanan inceleme konusu senetler üzerinde "..." adına atfen atılı bulunan imzalar ile makine yazıcısı ile oluşturulmuş "..." yazılarının birbirleri arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmasında; makine yazıcısı ile oluşturulmuş alanda imzanın geçtiği hatta kalem baskısı nedeniyle toner yapısında çatlamalar, çakışan bölgelerde bakırımsı görüntü ve hat doğrultusunda çöküntüler oluştuğu görülmüş olup söz konusu imzaların "..." yazısının üzerine atılmış olduğunun tespit edildiği, Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 13/01/2020 tarihli uzmanlık raporunda tetkike konu senetlerdeki ... adına atılı bulunan borçlu imzaları ile ...'in mukayese imzaları arasında uygunluk görüldüğü, inceleme konusu senetlerdeki borçlu imzalarının, ... elinden çıktığı kanaatine varıldığı, tetkike konu senetlerdeki tanzim yazıları ile ...'in mukayese yazıları arasında fark görülmüş, inceleme konusu senetlerdeki tanzim yazılarının, mevcut mukayese yazılarına kıyasen, ... elinden çıkmadığı, tetkike konu senetlerdeki tanzim yazılarının, mevcut mukayese yazılarına kıyasen ... elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlikte uygun kaligrafik bulgular tespit edilememiştir şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görevlendirilen Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından düzenlenen tarihli raporda özetle; ... İnşaat Elektrik Emlak Otomobil Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.'nin 2018, 2019, 2020 yılları hesap dönemlerine ait Noter tasdikli ticari defterlerinde davaya konu olan 30/06/2018 vadeli 500.000,00-TL, 30/07/2018 vadeli 300.000,00-TL ve 30/08/2018 vadeli 300.000,00-TL olmak üzere toplamı 1.100.000,00-TL olan 3 adet senedin kaydına rastlanılmadığının bildirildiği görülmüştür. Ceza mahkemesi kararlarının hukuk davalarına etkisinin incelenmesinde: Ceza mahkemesi kararlarının hukuk davalarına etkisi Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesinde düzenlenmiştir. Dava ve takip konusu bononun keşide tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesine göre hukuk hâkimi, kusurun veya haksız fiil failinin ayırtım gücüne sahip olup olmadığının tespiti hususunda ceza hukukunun sorumluluğa ilişkin kurallarıyla bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinin bu yöne temas eden beraat kararıyla da bağlı değildir. Ancak gerek öğretide ve gerekse Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle "fiilin hukuka aykırılığı" konusu ile hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusunda kesinleşmiş kabul bulunması hâlinde, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. Öğretide mahkumiyet kararlarının da hâkimi bağlamayacağı görüşü benimsenmiştir (Eren, s.852; Deshenaux, H./Tercier, P.: Sorumluluk Hukuku, çev. S. Özdemir, Ankara 1983, s.174-175; Kılıçoğlu, A.: Haksız Fiillerden Sorumlulukta Ceza Hukuku ile Medeni Hukuk İlişkisi, AÜHFD, C.XXIX, S.3, s.200). Ne var ki bu bağlamazlık sınırsız değildir; özellikle maddi vakıayı belirleyen ceza mahkemesi kararlarının, sırf bu yönü ile hukuk hâkimince değerlendirilebileceği kabul edilmektedir (HGK, 26.11.2014 gün ve 2013/4-1183 E., 2014/960 K.). Mahkememizce 08/11/2021 tarihli celsede Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen dava dosyasında dava konusu senetlerin sahte olup olmadığı hususlarında yargılama yapıldığından HMK'nun 165. maddesi gereğince bu dosyanın bekletici sorun yapılmasına karar verilmiştir. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde 09/07/2020 tarihli gerekçeli karar ile sanık beyanları, katılan beyanları, kriminal raporları, icra takip dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın 500.000,00-TL, 300.000,00-TL ve 300.000,00-TL bedelli senetleri daha önce katılanın başka bir sebeple attığı imzaların üzerine uzmanlık raporunda belirttiği "tetkike konu senetlerdeki tanzim yazıları ile ...'in mukayese yazıları arasında fark görülmüş, inceleme konusu senetlerdeki tanzim yazılarının, mevcut mukayese yazılarına kıyasen, ... elinden çıkmadığı, tetkike konu senetlerdeki tanzim yazılarının, mevcut mukayese yazılarına kıyasen ... elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlikte uygun kaligrafik bulgular tespit edildiği" şekilde evrak üzerinde eklemeler yaparak bonoya dönüştürdüğü ve bu bonoları icraya koyduğu, haksız icra sebebiyle araç haczinin yapıldığı gerekçesiyle sanığın üzerine atılı suçları işlediği kanaatine varılarak sanığın Dolandırıcılık suçundan neticeten 5 yıl hapis ve 100.000,00-TL adli para cezası ile, resmi belgede sahtecilik suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nce icra edilen istinaf incelemesi sonunda 29/12/2020 tarihli, ... Karar sayılı karar ilamı ile "... İddianame anlatımındaki eylemin niteliği ile mahkemenin kabulüne göre sanığın üzerine atılı suçun 5237 sayılı TCK'nun 209/1. maddesinde düzenlenen açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturabileceği hususunun değerlendirilmediği, her ne kadar gerekçeli kararda Kayseri Kriminal Polis Labarotuvarı Müdürlüğü'nün 13/01/2020 tarihli uzmanlık raporunda tetkike konu senetlerdeki tanzim yazılarının, mevcut mukayese yazılarına kıyasen sanık ... elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlikte uygun kaligrafik bulgular tespit edildiği, şeklinde dosya kapsamında mevcut Kayseri Kriminal Polis Labarotuvarı Müdürlüğü'nün 13/01/2020 tarihli uzmanlık raporundaki tespitle bağdaşmayan, kriminal rapordaki tespitle taban tabana zıt olacak şekilde suça konu senetlerdeki tanzim yazılarının sanık ... tarafından oluşturulup, onun eli ürünü olduğu kabulüyle sanığın lehine olan bir durumun aleyhe olacak şekilde sanığın cezalandırılmasına gerekçe yapıldığı, Sanık müdafii tarafından dosyaya ibraz edilen suça konu senetlerin veriliş nedenlerine ilişkin olarak başta teminat senedi üzerindeki katılan ...'in yetkilisi olduğu ... Tic. Ltd. Şti. kaşesi üzerine imzalayarak ...'a verdiği iddia olunan 1.100.000,00-TL'lik teminat senedinin aslının getirtilip katılana gösterilip senet üzerindeki imzanın kendisine ait olup olmadığının sorulup imzayı inkar etmesi halinde imza incelemesi yaptırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayininde zorunluluk bulunmasına rağmen eksik inceleme ile karar verilmesi, yine 500.000,00-TL'lik senedin veriliş nedenine ilişkin olarak taahhütname başlıklı belge altındaki imzanın katılan babası ...'e ait olup olmadığına ilişkin gerekli kovuşturma yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi, Kovuşturma aşamasında katılan ... tarafından Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile hakkında başlatılan icra takibine karşı sanık (davalı) ... aleyhine Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esasında takibin iptali ve imzaya itiraz davasının açıldığının bilinmesine rağmen Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin kararının beklenmeden karar verilmiş olması zira Dairemizce Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'ne yazılan müzekkereye verilen cevapta davacısı ... davalısı ... olan takibin iptali ve imzaya itiraz davasının yapılan yargılaması neticesinde takibe konu senetlerdeki imzanın gerek Jandarma Kriminal Laboratuvarının gerekse Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün düzenlemiş olduğu raporlarda davacı borçluya (...) ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olduğu, Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı kararının davacı ... tarafından istinaf edildiğinin bildirildiği, Yukarıda ayrıntılarıyla bildirilen eksiklikler giderilip, Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı kararı ile katılanın açmış olduğu takibin iptali davasının reddedilmiş olması karşısında orta yerde hukuken geçerli bir takip bulunduğu her ne kadar ilgili mahkemenin kararı istinaf edilmiş ise de kararın kesinleşmesi halinde orta yerde sahte senetler ile yapılmış icra takibinden söz edilemeyeceği, ilk derece mahkemesinin Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyasının sonucunu beklemesi gerekir iken beklemeden karar vermiş olması, genel mahkemede suça konu senetler ile ilgili olarak açılabilecek menfi tespit davasının da sonucunun beklenmesi gerektiği, yukarda ayrıntıları ile açıklandığı üzere yapılacak kovuşturma neticesinde sanığın icra takibine koyduğu suça konu senetlerin veriliş nedenlerinin ispatlanması halinde ya da yukarıda özellik arz eden kısımları kararımızda gösterilen Jandarma Kriminal Raporunda yer alan değerlendirmeler, iddianame anlatımı ve ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararındaki kabulü dikkate alınarak mahkemece suçun vasıf ve mahiyetinin açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturduğunu kabulü halinde katılan tarafın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/13-619 Esas, 2018/919 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere "beyaza imza atanın karşı tarafın anlaşmaya uygun olarak daha önceden belirlenen esaslara göre senet metninin oluşturulacağı konusunda bir güvene sahiptir ve senet metnindeki borç kapsamından sorumludur. Bu sorumluluk beyaza imza atan kimsenin sözleşme metnindeki ifadelerin kendi iradesinin ürünü olmadığını ispat yükünün üzerine alması suretiyle tezahür eder. Ancak böyle bir iddia ile senedin hüküm ve kuvveti azalacağından HMK 201. maddesi çerçevesinde bu iddianın kesin delille ispatı gerekir" şeklindeki kararı doğrultusunda açığa imzanın kötüye kullanıldığı iddiasının HMK'daki kesin deliller ile ispatlaması gerekeceği buna ilişkin sunacağı deliller de değerlendirilerek davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile (Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyası) birlikte yürütülmesinin zorunlu olması nedeniyle" 7188 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 280/1-f madde ve fıkrası gereğince hükmün bozulmasına karar verildiği görülmüştür. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 09/07/2020 tarihli, ... Karar sayılı gerekçeli kararının istinaf incelemesinde bozulması üzerine dava dosyası bu mahkemenin ... Esas sırasına kaydedilmiştir. Anılan mahkeme tarafından yeniden yapılan yargılama sırasında Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin ... Karar sayılı bozma ilamında açılan menfi tespit davasının sonucunun beklenilmesi gerektiği nedeniyle bozma kararı verildiği ve bu bağlamda mahkememizde görülen işbu davanın sonucunun bekletici sorun yapıldığı görülmüştür. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin ... Karar sayılı bozma ilamı üzerine Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin mahkememizde görülen işbu davanın sonucunun bekletici sorun yapıldığı anlaşılmakla, istinaf kararının ceza mahkemesini bağlayıcı olması, bu aşamada ceza dosyasının beklenmesinin yargılamaya katkı sağlamayacağı, umulan bir faydanın kalmadığı, ceza mahkemesinde ve mahkememizde açılan davaların yargılamalarının kilitlenmemesi adına mahkememizce Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin dosyasının bekletici sorun yapılmasından vazgeçilerek yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce görevlendirilen Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 27/09/2022 tarihli raporda özetle; "a)İnceleme konusu senetlerdeki tanzim yazıları ile ...'in mukayese yazıları arasında farklılık bulunduğu müşahede edilmiştir. İnceleme konusu senetlerdeki tanzim yazıların, mevcut mukayese yazılarına kıyasen, ...'in elinden çıkmadığı kanaatine varılmıştır. İnceleme konusu senetlerde atılı bulunan borçlu imzaları ile ...'in mukayese imzaları arasında uyarlılık bulunduğu müşahede edilmiştir. İnceleme konusu senetlerde atılı bulunan borçlu imzalarının ...'in elinden çıktığı kanaatine varılmıştır. İnceleme konusu senetlerde ... adına atılı bulunan imzaların, tarayıcı, fotoğraf makinesi, fotokopi makinesi, bilgisayar, sair makine yazıcısı gibi teknolojik imkanlardan yararlanarak başka bir belgeden transfer edilmeyip, mürekkepli kalem ile atılmış imzalar (ıslak imza) oldukları müşahede ve tespit edilmiştir. İnceleme konusu senetlerin piyasadan temin edilmesi mümkün olan matbu (ofset baskı) senetlerden olmayıp, çizgisiz beyaz kağıda laserjet printer yardımıyla oluşturulduğu müşahede ve tespit edilmiştir. İnceleme konusu senetlerin üst kısmındaki matbu yazılar ile alt kısmındaki "T.C. No:..., ..." renk tonu ve toner kalitesi yönünden kısmi farklılıklar göstermekle birlikte her üç senedin kendi aralarında üst üste (pozitif ve negatif) çakıştırma metoduyla yapılan karşılaştırmalarında, tüm senetlerin üst kısmındaki yazıların çakışırken alt kısımdaki "T.C. No:..., ..." ibarelerinin üst kısımdaki matbu yazılara göre farklı konum ve pozisyonda olduğu, bu durumda senetlerin üst kısmındaki matbu yazılar ve "T.C. No:..., ..." ibarelerinin birbirinden farklı oturumlarda yazılmış olduğu müşahede ve tespit edilmiştir. İnceleme konusu senetlerin üst kısmındaki matbu yazıların her birinin kendi aralarında üst üste çakıştıkları tespit edilmiştir. İnceleme konusu senetlerin tüm makine ile oluşturulan üst kısımdaki matbu yazılı kısımlarının birbirileri ile üst üste çakışırken, alt kısımdaki "T.C. No:..., ..." yazılarının üst taraftaki matbu yazılar ölçüt alındığında birbirleri ile çakışmadığı, inceleme konusu senetlerde ... adına atılı imzaların başlangıç hareketlerin ait kısımlarında eksik bölümlerin mevcut olduğu müşahede ve tespit edilmiş, ancak bu bölümlerin eksikliği kağıdın kesilmesinden kaynaklanmayıp, sayfa sonuna imzaların taşmasından kaynaklanmaktadır. İnceleme konusu senetlerdeki "..." ibarelerinin mevcutken mi senetlerin imzalandığı yönünde yapılan incelemede, imza ile ibarelerin kesiştiği iki adet senette atılı bulunan imzaların "..." isim yazılarının üzerinde olduğu, diğer senette ise kesişme olmaması nedeniyle bir tespitte bulunulabilmesi mümkün olamamıştır. İnceleme konusu senetlerin kesim şekillerinin incelenmesinde herhangi bir kesim hatası tespitinde bulunulamamıştır. İnceleme konusu senetlerin sahtecilik yolu ile üretilmesi ile ilgili yapılan değerlendirmede; inceleme konusu senetlerin ön yüzünde bulunan el yazılarının farklı fulaj izlerine sahip oldukları, yani tanzim yazılarının birden farklı oturumda yazılmış olduğu ve tüm bu yazılardan farklı olarak da atılı bulunan borçlu imzalarının daha farklı fulaj izi olduğu, bu itibarla tanzim yazıları ile borçlu imzalarının farklı oturumlarda oluşturulduğu müşahede ve tespit edilmiştir. Ayrıca, senetlerin üzerindeki matbu yazılar ile "T.C. No:..., ..." ibarelerin farklı oturumlarda oluşturulduğu müşahede ve tespit edilmiştir. Ancak, incelemeye konu senetler üzerindeki yazılar ile borçlu imzalarının arasındaki farklılıklardan hangisinin önce yazıldığı veya imzalandığı (eski/yeni) hususunda ise böyle bir tespitin, günümüz teknolojileri kapsamında -ülkemiz dahilinde- yazı yaşı analizi bilimsel ve teknik analizlere dayalı olarak kabul edilebilir şekilde yapılamamaktadır. Bu konuda araştırmalar devam etmekte olup, yapılan çalışmaların geçerliliği ispatlanmadığı için inceleme ve karşılaştırmalarda tek başına kullanılması uzmanlar tarafından yeterli görülmemektedir." şeklinde rapor düzenlenmiştir. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin dosyası içinde bulunan Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 13/01/2020 tarihli uzmanlık raporunda tetkike konu senetlerdeki ... adına atılı bulunan borçlu imzaları ile ...'in mukayese imzaları arasında uygunluk görüldüğü, inceleme konusu senetlerdeki borçlu imzalarının, ...'in elinden çıktığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Ceza mahkemesi dosyası içindeki Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından düzenlenen 25/10/2019 tarihli uzmanlık raporunda imza incelemesi başlıklı yerde; 1, 2 ve 3 numara ile tanımlanan inceleme konusu senetler üzerinde "..." adına atfen atılı bulunan imzalar üzerine yapılan incelemede; söz konusu imzaların tersim hattı boyunca kalem baskısı ve mürekkepli kalem ile atılan imzalarda görülen mürekkep birikintileri görülmüş, söz konusu imzaların sıvı mürekkepli kalem ile atılmış ıslak imzalar olduğu tespit edilmiş olup, teknolojik imkanlardan (tarayıcı, fotoğraf makinase, fotokopi makinası, bilgisayar / makine yazıcısı v.b.) yararlanılarak başka bir belgeden transfer edildiğine dair her hangi bir bulguya rastlanılmamıştır şeklinde, raporun devamında yine 1, 2 ve 3 numara ile tanımlanan inceleme konusu senetler üzerinde "..." adına atfen atılı bulunan imzalar ile ...'in mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden benzerlikler görülmüş olup 1, 2 ve 3 numara ile tanımlanan inceleme konusu senetler üzerinde atılı bulunan söz konusu imzaların ... eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı, mürekkep incelemesi ile ilgili yapılan incelemede; 1, 2 ve 3 numara ile tanımlanan senetler üzerinde tüm el yazılarında ve atılı bulunan imzalarda benzer özellikli mavi mürekkepli kalem kullanıldığı görülmüştür. Yine Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dava dosyasında alınan 07/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda incelemeye konu alacaklısı ..., borçlusu ... olan; 19/02/2018 tanzim ve 30/06/2018 vade tarihli 500.000,00-TL, 19/02/2018 tanzim ve 30/07/2018 vade tarihli 300.000,00-TL ve 19/02/2018 tanzim ve 30/08/2018 vade tarihli 300.000,00-TL değerindeki senetlerin ön yüzünde atılı bulunan borçlu imzalarının ...'in elinden çıktığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce alınan 27/09/2022 tarihli bilirkişi raporun bilimsel nitelikli olup yukarıda belirtilen başka mahkemelerce alınan raporlarla uyumlu ve dosya kapsamında bulunan delillerle örtüştüğü, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu görülmekle mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Davalı tarafından mahkememizde yapılan yargılama sırasındaki savunmalarında, savcılık ve ceza mahkemesindeki kovuşturma ve istinaf aşamasında yapmış olduğu ticaret nedeniyle alacaklarına karşılık bu senetlerin katılan tarafından kendisine verildiğini iddia ettiği, davaya konu 19/02/2019 tanzim ve 30/06/2018 vade tarihli 500.000,00-TL bedelli senedin davalı ...'ın davacı ...'in babası olan ... ile ... Mühendislik İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortakları olması bu ortaklar arasında yapılan protokol gereğince ...'a ... Mahallesi'nde bulunan inşattan üç adet dairenin verileceğine dair protokol kapsamında verilen ve iki nüsha olarak düzenlenen 19/02/2018 tarihli taahhütname gereğince verildiği savunulmuştur. Davalı tarafından bu savunmasıyla ilgili dayandığı deliller 08/06/2021 tarihli dilekçesinin ekinde dosyamıza sunulmuştur. 19/02/2018 tarihli taahhütnamenin incelenmesinde "...'a verileceği vaad edilen üç adet daire ile çatı katındaki 1/3 hissesi karşılığı toplamda 500.000,00-TL alacağının teminatı olarak alacaklıya (...'a şirkete ait tapu kaydı halen ... adına kayıtlı bulunduğu için şahsen ... tarafından 500.000,00-TL tutarında 30/06/2018 vadeli bir adet senet düzenlenerek *** Şirket Yön. Krl. Başkanı ...'in huzurunda ...'a teslim edilmiştir. Vadesi dolması halinde.... alacaklıya tapularının devri yapılmamış olursa ... yasal takip ve haciz işlemi başlatabilecektir." ibaresinin yazılı olduğu, taahhütname altında .... Müh. Taah. İnş. Maden. Turz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin kaşesinin üzerinde iki imzanın bulunduğu görülmektedir. "Taahhütname" başlıklı ... ... Ltd. Şti. kaşesi üzerine atılan imzaların davacının babası ...'e ait olup olmadığı konusunda ... mahkememizce isticvap edilmiştir. İsticvap olunan ... duruşmada "Bana gösterdiğiniz dosya içerisinde bulunan 19/12/2018 tarihli, ... Mühendislik Taah. İnşaat Madencilik Turizm. Sanayi Ticaret Limited Şirketi kaşesi üzerinde atılı imzaların olduğu taahhütname başlıklı belge örneği, yine 17/11/2015 tarihli ..., ... ..., ... ve şahit olarak Selahattin Metin tarafından imzalandığı yazılı protokol başlıklı yazı örneği yine 17/11/2015 tarihli şirket ortakları ..., ... ..., ... ve ... imzalı olduğu görülen protokol başlıklı belge örneklerini gördüm, okudum tek tek inceledim. Bunlardan 17/11/2015 tarihli ... ... Ltd. Şti. ortakları arasında düzenlendiği yazılı protokolde adımın üstünde atılı imzanın bana ait olup olmadığını bilemiyorum. Yine 17/11/2015 tarihli ..., İsmali Duran, ..., ... şahit olarak Selahattin Metin tarafından imzalı ... İnşaat Elkt. ... Ltd. Şti. ortakları arasında düzenlenen protokol başlıklı belgede ismimin üzerinde atılı imzanın bana ait olup olmadığını bilemiyorum. Yine dosya içinde 19/02/2018 tarihinde düzenlendiği yazılı taahhütname başlıklı yazıda ... ... Ltd. Şti. kaşesi üzerine atılı imzalardan soldaki yani ".... Müh." yazıları üzerine denk gelen bu taraftaki imza bana ait olabilir, ancak ben gösterdiğiniz her üç belgeye imza atıp atmadığını bilmiyorum. Ben bu belge içerikleri ile ilgili herhangi birşeş bilmiyorum. ... bizlerin imzaladığı başka imzaları da başka belge düzenleyerek kullanmış. Benim ... İnşaat'ta ortaklığım yoktur. O nedenle 17/11/2015 tarihli protokol içeriği doğru değil. Bu belgede ...'ın devir yapacağı yazıyor. Öyle bir devir hiç gerçekleşmedi. Halen de bu şirket kendi üzerlerinde. 17/11/2015 tarihli .... Müh. ... Ltd. Şti.'nin ortakları tarafından düzenlendiği yazılı protokole konu edilen arsa ile ilgili şunları söyleyebilirim: Bu yazıda arsanın oğlum ...'in üzerine tapusunun vreildiği yazıyor. Bu arsa ***nun arsasıydı. ... vefat edince oğlu ... dava açtı. Biz edimlerimizi alamadık diye dava açmıştı. Bu dava ile oğlum ... üzerindeki tapu alınıp ...'na verildi. ..., ...'nun yeğenidir, bu şirkette bizim ortağımızdır. Dosyadan bana gösterdiğiniz 19/02/2018 tarihli taahhütname başlıklı yazı içeriği kısmen doğrudur. Bu yazıdaki sözü edilen 3 adet daire ... tarafından kiraya verilmiş kullanılıyor, ama tapuları yok. ... dava açıp tapularını aldığından dolayı ne bizim ne de onun dairesinin tapusu yok. Taahhütnamede bahsedildiği gibi 500.000,00-TL'lik bir senet yoktur. Çünkü burayı benim oğlum ...'e emaneten tapusu sıkıntılı olduğu için tapusu verilmişti. Kendileri tapusu sıkıntılı olduğu için almayıp oğlumun üzerine tapusunu verdiler. Benim oğlumun orada bir sorumluluğu yükümlülüğü yok. Taahhütnamede yazılı olduğu üzere ...'a 500.000,00-TL bedelli bir senet vermedik. ... Müh. ... Ltd. Şti.'nde ben şirket yetkilisiyim. Ancak benden başka ..., ... ve ... da şirketin yetkilisidir. ..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tarafından delil olarak dayanılan "Teslim tutanağı" başlıklı belgenin incelenmesinde "işbu belge ile ... İnşaat Ltd. Şti. tarafından düzenlenen 1.100.000,00-TL (Bir Milyon Yüz Bin Türk Lirası) tutarında bir adet teminat senedi yönetim kurulu başkanı ... tarafından alacaklı ...'a teslim edilmiştir." yazılı altında ... İnşaat Elektrik Emlak Otomotiv San. Ltd. Şti. kaşesi üzerinde imza olan ve bunun altında 1.100.000,00-TL bedelli senet fotokopisinin bulunduğu görülmüştür. Davacı ... "Teslim tutanağı" isimli belge ve 1.100.000,00-TL bedelli senet hakkında10/04/2023 tarihli duruşmada isticvap edilmiştir. Davacı ... duruşmada "Bana gösterdiğiniz belgeyi gördüm, inceledim. Bu belge altında fotokopisi bulunan 1.100.000,00-TL bedelli senet fotokopisini de inceledim. Bizim ...'a böyle bir borcumuz yoktur, kendisine 1.100.000,00-TL bedelli bir teminat senedi vermedik. ... İnşat Ltd. Şti. kaşesi üzerindeki imzanın bana ait olup olmadığını bilmiyorum. Ben böyle bir senet vermedim ama benim senet vermediğim halde imzam olan senetler ortaya çıktı. ... İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı olarak ...'a 1.100.000,00-TL bedelli teminat senedi vermedim. ... orada yetkili veya alacaklı değildi, ...'a teminat senedi vermemizi gerektiren bir durum da yoktu. ... benim babam olur. ..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı vekiline dilekçelerinde dayandıkları 19/02/2018 tarihli ... Mühendislik Taahhüt İnş Maden Turizm San. Tic. Ltd. Şti. kaşesi üzerine imzalı belge aslını ve ... İnşaat Elektrik Emlak Otomobil Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. kaşesi üzerine imzalı ve bu şirket adına keşide edilen 21/05/2018 düzenleme tarihli 1.100.000,00-TL bedelli senedin ve bu senedin teslimine ilişkin teslim tutanağı aslını mahkememize sunması için süre verilmiştir. Belge aslı sunulduğunda mahkememiz kasasında saklanılmıştır. Mahkememizce duruşmada isticvap edilen ...'in oturarak, ayakta sağ el ile ve sol el ile bol sayıda imza örneğinin yazı ve rakam yazdırılmak sureti ile yazı örneği kendi elinden alınmıştır. İsticvap olunan ...'in T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek sureti ile Kocasinan Nüfus Müdürlüğü'ne, Kocasinan Belediyesi'ne, Kocasinan İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı'na, Melikgazi Belediyesi'ne, Kayseri Ticaret Odası'na, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Gevher Nesibe Vergi Dairesi'ne, Kocasinan ve Melikgazi Tapu Müdürlükleri'ne, Yapı Ve Kredi Bankası'na Kuveyttürk Katılım Bankası'na ve Kayseri'de şubesi bulunan diğer bankalara müzekkereler yazılarak ... Mühendislik Taah. İnşaat Madencilik Turizm. Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin yönetim kurul başkanı ve ortağı olan ...'in 19/02/2018 tarihine yakın ve tercihen bu tarihten önce başka amaçlarla atılmış ıslak imzalarının bulunduğu belge asıllarının gönderilmesi istenmiştir. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğu'na müzekkere yazılarak adli emanetin 2019/547 ve 2019/4964 sırasında kayıtlı senet ve diğer belge asıllarının mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılacağından gönderilmesi istenilmiştir. İlgili eksiklerin giderilmesinden sonra dava dosyasının rapor veren bilirkişiye tevdii ile, Bilirkişiden; a) 21/05/2018 düzenleme tarihli, 1.100.000,00-TL bedelli senette ... İnşaat Elektrik, Emlak ... Ltd. Şti. kaşesi üzerindeki ve yine bu senedin teslimine ilişkin olduğu yazılı tarihsiz " teslim tutanağı " başlıklı belgede ... İnşaat ... Ltd. Şti. kaşesi üzerindeki imzaların davacı ...'in el ürünü olup olmadığı, b) 19/02/2018 tarihli "Taahhütname" başlıklı belgede ... Müh. ... Ltd. Şti. kaşesi üzerindeki imzanın ...'in el ürünü olup olmadığı, c) Yukarıda a ve b bendlerinde yazılı belgelerdeki imzaların isnat edilen kişilere ait olması halinde bu kişilerce atılı imzaların üzerine başka bir metin taşınarak sonradan belge oluşturulup oluşturulmadığı, bu belgelerde sahtecilik olup olmadığı, bu belgelerin giyotin veya başka bir kesici alet ile kesilip kesilmediği, d) 27/09/2022 tarihli önceki rapora karşı tarafların itirazlarını karşılar içerikte daha önce yapılan görevlendirme kapsamında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı ek rapor tanzimi için bilirkişiye görev verilmiştir. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 03/01/2025 tarihli ek raporda özetle; "1) İnceleme konusu alacaklısı ..., borçlusu ... İnş. Elk. San. Tic, Ltd. Şti. olan; 21/05/2018 tanzim ve vade tarihi bulunmayan "1.100.000,00-TL (Bir milyon yüz bin)" değerinde toplam senet (senet matbu matbaa baskısı değildir, yan tarafında mavi kalem ile yazılmış "teminat senedi" ibaresi bulunmaktadır)., "Teslim Tutanağı" başlıklı bilgisayar yazıcısından elde edilmiş üzerinde yukarıda detayları belirtilen senet fotokopisi bulunan ve bu senedin teslimine ilişkin bila tarih belgede atılı bulunan imzalar ile ...'in mukayeseye esas belgelerindeki mevcut medarı tatbik yazı ve imzalarının, optik cihazlar yardımıyla ve grafolojik metatlarla karşılaştırmalı olarak yapılan incelemelerinde; imzaların genel şekli, imzaların başlangıcındaki hareketin tersimi, imzaların içerisindeki el hareketlerin yapılışı ve nihayete erdirilişi, imzaların seyirleri ile presyon dağılımları, kaligrafik özellikler ve itiyadi unsurlar yönünden, inceleme konusu senette, "... İnşaat Elektrik, Emlak Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti. ..." kaşe izi üzerinde en sağda atılı bulunan borçlu imzası ve "Teslim Tutanağı" başlıklı belgede "... İnşaat Elektrik, Emlak Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti. ..." kaşe izi üzerindeki atılı bulunan imza ile ...'in mukayese imzaları arasında UYARLILIK bulunduğu müşahede edilmiştir. İnceleme konusu senette ve belgede belirtilen imzaların ...'in elinden çıktığı kanaatine varılmıştır. 2)İnceleme konusu "Taahhütname" başlıklı bilgisayar yazıcısından elde edilmiş üzerinde "İşbu taahhütname ile .... Müh..." şeklinde başlayıp "19/02/2018 tarihinde iki nüsha halinde düzenlenmiştir" şeklinde son bulan üzerinde ".... Müh. Taah. İnş. Mad, Turz. San. Tic. Ltd. Şti. ..." içerikli kaşe izi basılı ve üzeri imzalı 19/02/2018 tarihli belgede kaşe üzerinde atılı bulunan soldaki imza ile ...'in mukayeseye esas belgelerindeki mevcut medarı tatbik yazı ve imzalarının, optik cihazlar yardımıyla ve grafolojik metotlarla karşılaştırmalı olarak yapılan incelemelerinde; İmzaların genel şekli, İmzaların başlangıcındaki hareketin tersimi, imzaların içerisindeki el hareketlerin yapılışı ve nihayete erdirilişi, imzaların seyirleri ile presyon dağılımları, kaligrafik özellikler ve itiyadi unsurlar yönünden, inceleme konusu belgede kaşe izi üzerinde solda atılı bulunan imza ile ...'in mukayese imzaları arasında UYARLILIK bulunduğu müşahede edilmiştir. İnceleme konusu belgede belirtilen imzanın ...'in elinden çıktığı kanaatine varılmıştır. 3)İnceleme konusu senet ve belgelerde ... ve ... adına atılı bulunan imzaların, tarayıcı, fotoğraf makinesi, fotokopi makinesi, bilgisayar, sair makine yazıcısı gibi teknolojik imkanlardan yararlanarak başka bir belgeden transfer edildiğini gösterir sahtecilik emaresinin tespit edilebilmesi mümkün olmayıp, mürekkepli kalem ile atılmış imzalar (ıslak imza) oldukları müşahede ve tespit edilmiştir. 4)İnceleme konusu senedin piyasadan temin edilmesi mümkün olan matbu (ofset baskı) senetlerden olmayıp, çizgisiz beyaz kağıda laserjet printer yardımıyla oluşturulduğu müşahede ve tespit edilmiştir. İnceleme konusu senedin kenar kesimlerinin muntazam olduğu ve giyotin tarzı kesme makinesi ile kesilmiş olduğu kanaatine varılmıştır. Ancak, "Teslim Tutanağı" ve "Taahhütname" başlıklı belgelerin ise alt kenar kesimlerinin gayri muntazam olduğu, kağıt çapaklanmalarının mevcut olduğu bu itibarla söz konusu belgelerin kesici yardımı olmadan alt taraftaki bölümden koparıldığı kanaatine varılmıştır. ..." şeklinde tespitler yapılmıştır. Bilimsel nitelikli bu raporun dosya kapsamında bulunan delillerle örtüştüğü, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu görülmekle mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak kuruluşundan bu yana ... İnşaat Tur. Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... Mühendislik Taahhüt İnş. Mad. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... İnşaat Elektrik Emlak Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin yetkililerinin ve şirket ortaklarının kimler olduğunun tarihleri ile birlikte bildirilmesi istenmiş, 11/07/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Ticaret sicili kayıtlarının incelenmesinde; davacı ... ve davalı ...'ın ... İnşaat Tur. Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortakları olduğu, davalı ...'ın, davacının babası ...'in, dava dışı ... ve ... ile birlikte ... Mühendislik Taahhüt İnş. Mad. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortakları olduğu, davacı ...'in dava dışı ... ve ...'ün ... İnşaat Elektrik Emlak Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortakları olduğu görülmüştür. Somut olay, yukarıda sözü edilen ilke ve kavramlar ışığında değerlendirildiğinde; davacının takip dayanağı yapılan bono senetlerinin sahteliği iddiasına dayalı olarak eldeki menfi tespit davasını açtığı görülmektedir. Davacı, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğine göre, konunun hem kambiyo hem de ispat hukuku açısından ele alınıp, değerlendirilmesi gerekir. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Aynı ilkeler, Yargıtay HGK'nun 17/12/2003 gün ve 2003/19-781 Esas ve 2003/768 Karar sayılı ilamında da benimsenmiştir. İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Nitekim kanun koyucu HMK’nun 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerinin senetle ispatını zorunlu kılmış olup bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri bir delille ispatı mümkün olmayacaktır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 201. maddesinde "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz." hükmü düzenlenmiştir. Senede karşı ileri sürülen hukukî işlemlerin senetle ispatı zorunludur. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukukî işlemler, ispat sınırından az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. Yukarıda da ifade edildiği üzere bono bağımsız borç ikrarı içeren bir senet olup, davacının senedin bedelsiz olduğunu ispatlaması gerekmektedir. Bu gibi durumlarda davacı taraf önce senedin düzenlenmesini gerektiren bir sebebin bulunduğunu, sonra da bu sebebin gerçekleşmediğini ya da ortadan kalktığını ispatla yükümlü olacaktır. 12/04/1933 tarihli ve 30/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda "Borç ikrarını mutazammın beyyine aleyhine delil ikamesi caiz olup, ancak ikrarda borcun sebebi musarrah ise; müddealeyh bu sebebin tahakkuk etmediğini ispat edebilir. Eğer borcun sebebi tayin olunmamış ise, müddealeyh evvela ikraren bir sebebi muayyeni bulunduğunu, saniyen bu sebebin tahakkuk etmediğini isbat hakkını haizdir. Şu hale göre senede müstenit iddiaya karşı yukarıda yazılı def'i dermeyan edip bu def'ini alelusül isbat edemeyen müddealeyhin hasmına bir yemin teklifine hakkı olduğu takarrur etmiştir." denilmektedir. 6100 sayılı HMK'nun 211/a maddesine göre yapılan incelemeye rağmen hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamış ise 6100 sayılı HMK'nun 266. ve devamı maddelerine göre çözümü özel veya teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesine karar verilir. Aynı Kanun'un 211/b maddesine göre bilirkişi incelemesinden önce mevcutsa o tarafa ait karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar ilgili yerlerden getirilir. Bilirkişi o mahkemede elde edilen yazı ve imzalarla inceleme yapar. Bu husus maddenin gerekçesinde "... Bilirkişi incelemesinde, bu yazı ve imzalarla mahkemece elde edilen yazı ve imzalar esas alınır. Bilirkişi inceleme için gerekli görürse kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir. ..." şeklinde açıklanmıştır. Bu hükümden anlaşılacağı üzere takibe dayanak senetlerin sahteliğinin bilirkişi raporu ile ispatlanması gerekir. Eldeki davada mahkememizce taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış, Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ve Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin dava dosyalarının Uyap kayıtları celp edilmiştir. Davacının sahtecilik iddiası ile ilgili olarak uzman bilirkişiden rapor ve ek rapor almak suretiyle inceleme yapılmıştır. Mahkememizce alınan uzman bilirkişinin rapor ve ek raporuna göre davaya konu ve takibe dayanak yapılan bono senetleri altında davacıya atfedilen imzaların davacının el ürünü olduğu, bu senetlerde tahrifat ve sahtecilik tespit edilemediği görülmektedir. Davalı tarafından mahkememizde yapılan yargılama sırasındaki savunmalarında, savcılık ve ceza mahkemesindeki kovuşturma ve istinaf aşamasında yapmış olduğu ticaret nedeniyle alacaklarına karşılık bu senetlerin katılan tarafından kendisine verildiğini iddia ettiği, davaya konu 19/02/2019 tanzim ve 30/06/2018 vade tarihli 500.000,00-TL bedelli senedin davalı ...'ın davacı ...'in babası olan ... ile ... Mühendislik İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortakları olması bu ortaklar arasında yapılan protokol gereğince ...'a ... Mahallesi'nde bulunan inşattan üç adet dairenin verileceğine dair protokol kapsamında verilen ve iki nüsha olarak düzenlenen 19/02/2018 tarihli taahhütname gereğince verildiği ileri sürmüştür. Davalı 17/11/2015 tarihli protokole, 19/02/2018 tarihli taahhütnameye, ... İnşaat Ltd. Şti.'nin keşideci, davalının lehtar olduğu 21/05/2018 keşide tarihli, 1.100.000,00-TL bedelli bono senedine ve ... İnşaat Ltd. Şti. tarafından düzenlenen teslim tutanağına delil olarak dayanmıştır. Davalının dava konusu senetlerin düzenlenme nedenleriyle ilgili savunmaları üzerinde durularak buna yönelik delilleri de toplanmıştır. Davalı tarafından delil olarak dayanılan 17/11/2015 tarihli protokolün incelenmesinde; "... sözleşmenin konusunun ...'nın ... İnşaat Ltd. Şti.'nden ayrılma talebi üzerine ...'nın hisselerinin tasfiyesi ve diğer ortaklara ... ve ...'e aşağıdaki devir şartlarını içermektedir. ... Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, ... Mahallesi, 554 pafta, 4797 ada, 5, 6, 8, 9 nolu parseller üzerinde inşa edilmekte olan binadan sıvacı ve dış cephe mantolama taşeronu ...'a 4 adet daire, ... İnşaat Ltd. Şti.'nin yapmakta olduğu Zümrüt Mahallesi'ndeki binaların sıva ve mantolama işleri karşılığında ...'a verilmiştir. ... Şayet ... verilen işi yapmayacak veya yapamayacak olursa bahsi geçen verilen 4 daireyi ... ve ... dilediği gibi tasarruf etme hakkına sahiptir. ..." yazdığı görülmüştür. Davalı tarafından delil olarak dayanılan "Taahhütname" başlıklı belgenin incelenmesinde; "İşbu taahhütname ile .... Müh. İnş. Ltd. Şti. tarafından Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, 554 pafta, 4797 ada, 5, 6, 8, 9 (tapu değişikliği sebebiyle Melikgazi 1775 pafta, 4797 ada, 14,15, 16, 17, 18) parseller üzerinde zemin + 9 kat olarak inşa edilen ve toplamda 27 daire ve 1 dükkandan oluşan mevcut yapıda bulunan 2. kat, 5 nolu güney batı cepheli daire, 4. kat 11 nolu güney batı cepheli daire, 7. kat 19 nolu kuzey doğu cepheli dairenin tam hisse sahibi ...'a ait olup, ayrıca 9. kat 25 nolu daire mermerciye verilmeyeceği için bu dairenin de 1/3 hissesi de yine ...'a aittir. Ancak şirkete ait olması gereken arsa tapusu şirket yönetim kurulu başkanı ...'in oğlu ...'in üzerine kayıtlıdır. ...'ın 3 tam hisse daire ve bir dairenin de 1/3 hissesine karşı ...'a henüz kat irtifakı kurulmadığı gerekçesiyle hiç tapu devri yapılmamıştır. .... Müh. İnş. Ltd. Şti. ...'a verilmesi gereken tapularını en geç 30/05/2018 tarihine kadar kat irtifakı kurularak tapuları kendisine verilecektir. ...'ın hak ve alacaklarının karşılığı olarak her bir daire için 150.000,00-TL değer belirlenmiş olup 3 x 150.000,00-TL = 450.000,00-TL ve çatı katındaki 1/3 hissesi için de 50.000,00-TL olmak üzere toplamda 500.000,00-TL alacağının teminatı olarak alacaklıya, şirkete ait tapu kaydı halen ... (T.C. No: ...) adına kayıtlı bulunduğu için şahsen ... tarafından 500.000,00-TL tutarında 30/06/2018 vadeli bir adet senet düzenlenerek .... Müh. İnş. Ltd. Şti. yönetim kurulu başkanı ...'in huzurunda ...'a teslim edilmiştir. Vadesi dolması halinde kat irtifakı kurulmamış ve alacaklıya tapuların devri yapılmamış olursa ... yasal takip ve haciz işlemi başlatabilecektir. Her türlü anlaşmazlık durumunda Kayseri Mahkemeleri salahiyetlidir. 19/02/2018 tarihinde iki nüsha halinde düzenlenmiştir." yazdığı görülmüştür. Davalı tarafından delil olarak dayanılan "Teslim tutanağı" başlıklı belgenin incelenmesinde; "İşbu belge ile ... İnşaat Ltd. Şti. tarafından düzenlenen 1.100.000,00-TL (Bir Milyon Yüz Bin Türk Lirası) tutarında bir adet teminat senedi yönetim kurulu başkanı ... tarafından alacaklı ...'a teslim edilmiştir." yazılı altında ... İnşaat Elektrik Emlak Otomotiv San. Ltd. Şti. kaşesi üzerinde imza olan ve bunun altında 1.100.000,00-TL bedelli senet fotokopisinin bulunduğu görülmüştür. Davalı tarafından delil olarak dayanılan ... İnşaat Ltd. Şti.'nin keşideci, davalının lehtar olduğu 21/05/2018 keşide tarihli, 1.100.000,00-TL bedelli bono senedinin incelenmesinde; senet metni üzerinde "teminat senedi" ve "işbu teminat senedi ...'in 30/06/2018 500.000,00-TL, 30/07/2018 300.000,00-TL, 30/08/2018 300.000,00-TL vadeli bono senetlerinin teminatı olarak ...'a teslim edilmiştir." yazılarının bulunduğu görülmüştür. Davacı ... ve davacının babası olan dava dışı ... yukarıda sözü edilen belgeler hakkında usulünce isticvap edilmiştir. Az yukarıda açıklandığı üzere, Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 03/01/2025 tarihli ek raporda; "alacaklısı ..., borçlusu ... İnş. Elk. San. Tic, Ltd. Şti. olan; 21/05/2018 tanzim ve vade tarihi bulunmayan "1.100.000,00-TL (Bir milyon yüz bin)" değerinde toplam senette ve "Teslim Tutanağı" başlıklı bilgisayar yazıcısından elde edilmiş üzerinde söz konusu 1.100.000,00-TL bedelli senet fotokopisi bulunan ve bu senedin teslimine ilişkin bila tarih belgede atılı bulunan imzalar davacı ...'in elinden çıktığı, yine "Taahhütname" başlıklı bilgisayar yazıcısından elde edilmiş üzerinde "İşbu taahhütname ile .... Müh..." şeklinde başlayıp "19/02/2018 tarihinde iki nüsha halinde düzenlenmiştir" şeklinde son bulan üzerinde ".... Müh. Taah. İnş. Mad, Turz. San. Tic. Ltd. Şti. ..." içerikli kaşe izi basılı ve üzeri imzalı 19/02/2018 tarihli belgede belirtilen imzanın ...'in elinden çıktığı kanaatine varıldığı, inceleme konusu bu senet ve belgelerde ... ve ... adına atılı bulunan imzaların, tarayıcı, fotoğraf makinesi, fotokopi makinesi, bilgisayar, sair makine yazıcısı gibi teknolojik imkanlardan yararlanarak başka bir belgeden transfer edildiğini gösterir sahtecilik emaresinin tespit edilebilmesi mümkün olmayıp, mürekkepli kalem ile atılmış imzalar (ıslak imza) oldukları müşahede ve tespit edildiğinin müşahede ve tespit edildiği bildirilmiştir. Davaya konu edilen takibe dayanak yapılan bono senetlerindeki imzaların davacının el ürünü olduğu tüm dosya kapsamı ile sabit hale gelmiştir. Dava konusu bono senetlerinin sahtecilik yolu ile üretilmiş olduğu da yasal ve yeterli delillerle ispat edilmiş değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 778. maddesi yollamasıyla 680. maddesinde "Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğerki, hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun." hükmü bulunmaktadır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, bu hüküm uyarınca açığa senet düzenlenmesi mümkündür. Senedin boş olan kısımlarının sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerekir (Yargıtay 19. H.D. 27/9/2011 tarihli ve 2011/8731 Esas, 2011/11501Karar sayılı emsal kararı). 6100 sayılı HMK'nun 201. maddesi gereğince; yazılı bir belgeye (senede) bağlanmış olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen hususların yazılı delillerle ispatlanması gerekir. Eldeki uyuşmazlıkta dava konusu bono senetlerinin anlaşmaya aykırı doldurulduğu ise yazılı delillerle ispatlanamamıştır. Senet sebepten mücerret olmakla, davacının bu yönde ileri sürdüğü iddiaların varlığını yazılı delille ispat yükü altında olduğunun kabulü gereklidir. Yargılama sonunda iddia, savunma, toplanan tüm deliller, özellikle mahkememizce aldırılan bilirkişi rapor ve ek raporu, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası, Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası, ticaret sicili kayıtları ve taraflarca sunulan ve toplanan diğer deliller incelendiğinde davacının iddiasını kesin delillerle ispat edemediği görüş ve kanaatine varılmıştır. Yemin delili hakkında yapılan değerlendirmede: Dava dosyası içeriğine göre; davacıların dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı görülmüştür. HMK'nun yemine konu olamayacak vakıalar başlıklı 226/1-c maddesinde; "Yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar." hükmü yer almaktadır. HMK'nun 226/1-c hükmüne göre, yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar yemine konu olamayacaktır. HMK'nun 226/1-c maddesi kapsamında dava konusu bono senetlerinin sahte olduğunda dair yemin edilmesinin yemine konu olmayacak vakalar kapsamında kaldığı dikkate alındığında davacının ispat hususunda yemin deliline başvurulamayacağı değerlendirilmiştir. Tüm açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava dosyasındaki belgelere, toplanan delillere göre dava konusu bono senetlerinin üzerindeki imzaların davacıya ait olduğu, davacının sahtecilik iddialarını ispatlayamadığı, davacının bahse konu belge yönünden savcılığa yaptığı suç duyurusunda bulunduğu ve ceza mahkemesine dava açıldığı, davacının iddialarının soyut mahiyette olduğu, aksine davalının bu bono senetlerinin düzenleme sebeplerini ispat ettiği değerlendirilmiş ve ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır. Kötüniyet tazminatı istemi hakkında yapılan değerlendirmede: İİK'nun 72/3-4. maddesinde icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği tazminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği, dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararının kalkacağı, buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış olmaktan dolayı doğan zararını gösterilen teminattan alacağı, alacaklının uğradığı zararın aynı davada takdir olunarak karara bağlanacağı, bu zararın herhalde yüzde %40'tan aşağı tayin edilemeyeceği hüküm altına alınmış, 6352 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle 05/07/2012 tarihinden itibaren %40 oranı %20 olarak değiştirilmiştir. Bu yasal düzenleme doğrultusunda davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekir. Somut olayda davacı, dava dilekçesi ile HMK'nun 209. maddesi uyarınca öncelikle teminatsız, olmadığı taktirde teminatlı olarak icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur. Mahkememizce 30/11/2020 tarihli gerekçeli ara kararıyla davacı tarafın söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, bu karar istinaf incelemesinden de geçmiştir. Mahkememizce ihtiyati tedbir kararı verilmediğine göre, ihtiyati tedbir dolayısıyla davalının alacağını geç almış olmaktan dolayı doğan zararı bulunmadığı açıktır. Dolayısı ile bu durumda, İİK'nun 72/4. maddesinin yasal koşulları gerçekleşmediğinden davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Koşulları bulunmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar harcının peşin alınan 18.785,25-TL harç ile tamamlama harcı olarak alınan 4.063,00-TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 22.232,85-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacı tarafa iadesine, 4-Kararın mahiyeti gereği davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, 6-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 7-Kararın mahiyeti gereği davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın reddi nedeniyle hesap ve taktir olunan 199.304,27-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/04/2025 Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/795, K. 2025/366, T. 21.04.2025, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-795-e-2025-366-k-ebd9db60ec9d