İlk Derece Mahkemesi · İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/568 E. 2024/508 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/568
Karar No
2024/508
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/568 Esas KARAR NO : 2024/508 ASIL DAVA DOSYASI BİRLEŞEN İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2022/569 ESAS - 2022/710 KARAR SAYILI DOSYASI ASIL VE BİRLEŞEN DAVA : İtirazın iptali (Şirket yöneticilerin sorumluluğundan kaynaklanan) ASIL VE BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 28.06.2022 KARAR TARİHİ : 12/06/2024 Mahkememizde görülen asıl ve birleşen davaların yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A-ASIL DAVA DOSYASI Davacı ... Besicilik San. Ve Tic. A.Ş. vekili 28.06.2022 harç tarihli dava dilekçesiyle; davacı ... Bes. San. ve Tic. A.Ş.’nin İzmir Ticaret Sicilinde ... sicil numarası ile kayıtlı olduğunu, davalılar murisi ...’ın davalı şirkette pay sahibi olduğunu, müvekkili şirkete 2017 yılından vefat ettiği tarih olan 02.09.2021 ‘e kadar yönetim kurulu başkanlığı yaptığını, murisin yönetim kurulu başkanı olarak almakta olduğu maaşı dışında, pay sahibi ve yönetim kurulu üyesi olan ...'ın şahsi harcamaları ve giderleri için muhtelif tarihlerde ve tutarlarda davacı şirket aracılığıyla ödemeler yaptığını, şirkete borçlandığı tutarların iadesinin gerektiğini, ...’ın vefatı sonrası mirasçılarına Bornova ... Noterliğinin 01.11.2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edilerek borçların iadesinin talep edildiğini, davalılar tarafından keşide edilen Karşıyaka ... Noterliğinin 01.11.2021 tarih ve ... yevmiye nolu cevabi ihtarnamesinde ise; borç mahiyetindeki bedellerin kabul edilmediğinin beyan edildiğini, bunun üzerine İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların / borçluların itirazı üzerine takibin durduğunu, dava konusu alacak miktarının dayanağının ...’ın şahsi harcamaları için şirketten aldığı borçların maaşlarından mahsubu neticesinde cari hesabında oluşan borç bakiyesinden kaynaklandığını, şirket ortaklarının şirketten aldıkları ödünç parayı, aldıkları tarihten itibaren faiziyle beraber şirkete vermek zorunda olduklarının yasal düzenlemelerde yer aldığını, davalılar murisi ...'ın şahsi giderleri için şirketçe sarf olunan paraların şirkete borçlanma olarak kabul edilmesi gerektiğini, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m. 17/3 bendi kapsamında, şirket ortaklarına karşılığında faiz tahakkuk ettirilmeksizin ödünç para verilmesi örtülü kazanç dağıtımı olarak kabul edileceğinden, T.C. Merkez Bankasının uyguladığı reeskont faiz oranı esas alınmak suretiyle matrah farkı hesaplanmasının gerektiğini, Vergi mevzuatı gereğince ortağına ödünç para veren bir ticaret şirketinin ödünç verdiği miktar için ortağından T.C. Merkez Bankasınca uygulanan ticari faiz oranlarını dikkate almak sureti ile ortağın cari hesabına faiz hesaplaması yapmak sureti ile borç kaydedilmesinin yasal düzenleme ve uygulamalara uygun olduğunu, TTK m. 3 ve 19/1 hükümleri çerçevesinde tüzel kişi tacir olan anonim şirketlerin adi iş sahasının bulunmadığı ve her türlü iş ve işlemlerinin ticari sayıldığı ve ayrıca BK m. 387 hükmü uyarınca ticari iş sayılan ödünç sözleşmelerinde şart edilmemiş olsa dahi faiz talep edileceğinin belirtilmiş olduğu hususları dikkate alındığında davacı şirketin her türlü iş ve işleminin TTK m. 3 ve 19/1 hükümleri uyarınca ticari nitelikte kabulünün zorunlu olduğunu, alacağımızın tahsilini temin için ilgili yasal mevzuat uyarınca arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek davalıların İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına ve kötü niyetli ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik itiraz nedeniyle davalıların % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. B-) BİRLEŞEN İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN 2022/569 ESAS 2022/710 KARAR SAYILI DOSYASINDA; Davacı ... Besicilik San. Ve Tic. A.Ş. vekili 28.06.2022 harç tarihli dava dilekçesiyle; Davacı ... Bes. San. ve Tic. A.Ş.’nin İzmir Ticaret Sicilinde ... sicil numarası ile kayıtlı olduğunu, davalılar murisi ...’ın davalı şirkette pay sahibi olduğunu, 2017 yılından vefat ettiği 02.09.2021 tarihine kadar yönetim kurulu başkanlığı yaptığını, murisin yönetim kurulu başkanı olarak almakta olduğu maaşı dışında, pay sahibi ve yönetim kurulu üyesi olan ...'ın şahsi harcamaları ve giderleri için muhtelif tarihlerde ve tutarlarda davacı şirket aracılığıyla ödemeler yaptığını, şirkete borçlandığı tutarların iadesi gerektiğini, ...’ın vefatı sonrası mirasçılara Bornova ... Noterliği'nin 01.11.2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamenin keşide edilerek borçların iadesinin talep edildiğini, davalılar tarafından keşide edilen Karşıyaka ... Noterliğinin 01.11.2021 tarih ve ... yevmiye nolu cevabi ihtarnamesinde ise borç mahiyetteki bedellerin kabul edilmediğinin beyan edildiğini, bunun üzerine İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların / borçluların itirazı üzerine takibin durduğunu, takibe devam edebilmek amacıyla İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açtıklarını, davanın derdest olduğunu, icra dosyası üzerinden talep edilen alacak tutarı haricinde şirket kayıtları üzerinde yapılan incelemeler neticesinde 56.425,12 TL bakiye alacak tutarı olduğunun tespit edildiğini, bu tutarın davalı mirasçılardan iade alınması için İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattıklarını, davalıların / borçluların itirazı üzerine takibin durduğunu, şirket ortaklarının şirketten aldıkları ödünç parayı, aldıkları tarihten itibaren faiziyle beraber şirkete vermek zorunda oldukları yasal düzenlemelerde yer aldığını, davalılar murisi ...'ın şahsi giderleri için şirketçe sarf olunan paralar şirkete borçlanma olarak kabul edilmesi gerektiğini, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun m. 17/3 bendi kapsamında, şirket ortaklarına karşılığında faiz tahakkuk ettirilmeksizin ödünç para verilmesi örtülü kazanç dağıtımı olarak kabul edileceğinden, T.C. Merkez Bankasının uyguladığı reeskont faiz oranı esas alınmak suretiyle matrah farkı hesaplanmasının gerektiğini, Vergi mevzuatı gereğince ortağına ödünç para veren bir ticaret şirketinin ödünç verdiği miktar için ortağından T.C. Merkez Bankasınca uygulanan ticari faiz oranlarını dikkate almak sureti ile ortağın cari hesabına faiz hesaplaması yapmak sureti ile borç kaydedilmesinin yasal düzenleme ve uygulamalara uygun olduğunu, TTK m. 3 ve 19/1 hükümleri çerçevesinde tüzel kişi tacir olan anonim şirketlerin adi iş sahasının bulunmadığı ve her türlü iş ve işlemlerinin ticari sayıldığı ve ayrıca BK m. 387 hükmü uyarınca ticari iş sayılan ödünç sözleşmelerinde şart edilmemiş olsa dahi faiz talep edileceğinin belirtilmiş olduğu hususları dikkate alındığında davacı şirketin her türlü iş ve işleminin TTK m. 3 ve 19/1 hükümleri uyarınca ticari nitelikte kabulünün zorunlu olduğunu, alacağımızın tahsilini temin için ilgili yasal mevzuat uyarınca arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek davalıların İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına ve kötü niyetli ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik itiraz nedeniyle davalıların % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, dosyanın tarafları, konusu, dava sebebi aynı olan İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasıyla birleştirilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizce ... E. – ... K. sayılı 06.07.2022 tarihli kararla dosyanın derdest dosyamızla birleştirilmesine karar verilmiştir. Asıl Ve Birleşen Dosya davalıları Kendi adına asaleten Küçük ... ve Küçük ...’a velayeten ... ve ... vekili asıl ve birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas – ... Karar sayılı dosyasına sunduğu 16.09.2022 tarihli cevap dilekçesinde; müteveffa ... ...’ın müvekkillerinden ...’ın eşi, Mehmet Lütfü Yaşar, ...’ın ve ...’ın babaları olduğunu, muris ...’ın ... Grup Şirketlerinin birçoğunun hissedarı ve YK Başkanı ve üyesi olduğunu, ...’ın 02.09.2021 tarihinde Covid nedeniyle vefat ettiğini, mirasçıları olarak eşi ve çocuklarının kaldığını, Muris ... ...'ın vefatından sonra 6102 Sayılı TTK hükümleri gereğince, ... Grup Şirketlerinde müvekkillerine miras payları oranında intikal eden hisse hak sahipliğinin tespiti ve geçişinin sağlanması, müvekkillerin hak sahipliğinin şirket pay defterlerine işlenmesi, paydan kaynaklanan haklarının temini talebi ile davacı şirket de dâhil olmak üzere ... Grup Şirketlerine müracaat edildiğini, “hak sahibi mirasçı müvekkilleri adına intikal eden hisselere ilişkin genel kurula katılma haklarıyla oy haklarının kullanılması hususunda, 6102 Sayılı Yasa 494/3 maddesi uyarınca gerekli onayın verilmesi ve bir an evvel genel kurulun gerçekleştirilmesi ile genel kurul tarihi konusunda yazılı olarak bilgi verilmesi ve davet gönderilmesi” talep edildiğini, veraseten intikal işlemlerinin tamamlanması ile müvekkillerinin davalı şirket pay defterine kaydının sağlandığını ve genel kurula katılımları hususunda (... bünyesinde bulunan ... AŞ hariç) taraflar arasında bir ihtilafın kalmadığını, müvekkillerinin davacı şirketin hissedarı sıfatını kazandıklarını, kötü niyetli olarak bu davanın açıldığını, TTK'da yönetim kurulu üyelerinin şirkete verdikleri dolaylı zararlar nedeniyle zamanaşımı ve ibra halleri yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu ortadan kaldıran sebepler arasında gösterildiğini, öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, yönetim kurulu üyesi olan murisin her bir genel kurulda ibra edildiği gözetildiğinde her hangi bir alacağın doğmayacağını, Muris ... ...'ın davacı şirketin YK üyesi olup, her yıl yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantılarında ibra edildiğini, YK üyesi olduğu şirkete karşı hiçbir borcunun kalmadığını, Genel Kurulun ibra kararı, organ olarak yönetim kuruluna değil kişisel olarak yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesi sonucu doğurduğunu, çoğu Genel Kurul toplantısında “yönetim kurulunun ibrası” ibaresinin kullanıldığını, bu durumun her bir yönetim kurulu üyesinin tek tek ibrası anlamına geldiğini, hesap dönemine ait bilançonun Genel Kurulda onaylanmasıyla yönetim kurulu üyelerinin dolaylı olarak ibra edildiğini, Anonim şirketlerde ibranın, şirket adına işlem yapmaya yetkili ve görevli olan yönetim kurulu üyelerinin faaliyet dönemi sonunda yaptıkları işlem ve işlemlerin sonuçlarından herhangi bir sorumluluk taşımadıklarının şirketçe onaylanmasının üyelere karşı herhangi bir sorumluluk davasının açılmayacağı ile üyelere karşı duyulan güven beyanı olduğunu, ibra ile birlikte şirketin zararı söz konusu olsa bile, pay sahiplerinin bu duruma icazet gösterdikleri kabul edilerek, YK üyelerinin hukuki sorumluluklarının ortadan kalktığını, müvekkillerinin murisinin davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığını, YK üyesi murisin her GK toplantısına ibra edildiğinden açık ibra beyanının varlığı karşısında bu davanın açılamayacağını, TTK m. 358 e göre “Pay sahipleri, sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarını ifa etmedikçe ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte karı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmadıkça şirkete borçlanamaz.” yine TTK m. 395/2f göre “Pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyeleri ile yönetim kurulu üyelerinin pay sahibi olmayan TTK m. 393’de yer alan yakınları şirkete nakit borçlanamaz. Bu kişiler için şirket kefalet, garanti ve teminat veremez, sorumluluk yüklenemez, bunların borçlarını devralamaz. Aksi halde, şirkete borçlanılan tutar için şirket alacaklıları bu kişileri, şirketin yükümlendirildiği tutarda şirket borçları için doğrudan takip edebilir.” hükümlerinin yer aldığını, buna göre anonim şirket ortaklarının şirkete karşı borçlanma yasağının mevcut olduğunu, müvekkillerin murisinin şahsi harcamaları için şirketten borç aldığı ve ödemediği durumunun gerçeğe aykırı olduğunu, murisin hayattayken şirketteki görevi nedeniyle kendisine yapılan ödeme dışında şahsi hiçbir ödeme almadığı veya harcama yapmadığını, davacı şirket kayıtlarında müvekkillerin murisinin diğer yönetim kurulu üyeleri ile aynı durumda olduğunu, murisin de diğer yönetim kurulu üyeleri gibi şirketin menfaati ve şirket harcamaları için zaman zaman avans aldığının ve hesabın kapatıldığının görüleceğini, davacı şirket tarafından müvekkilleri aleyhine miras bırakan ... ...’ın mirasçıları olarak İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün ... E dosyalarıyla icra takibi başlatıldığını, müvekkillerinin İcra takiplerine konu edilen borca, faize ve sair ferilerine karşı süresi içerisinde itiraz ettiklerini, İcra takibi öncesinde davacı şirket tarafından müvekkillerine gönderilen Bornova ... Noterliğinin 01.11.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile “... müvekkillerin murisi ... ...' ın, şirket kayıtlarına göre ... AŞ'ye ihtarnamenin keşide tarihi itibari ile 22.924,58-TL borçlu bulunduğunu, mirasçıların TMK m. 599 gereği murisin borcundan müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduklarını..." beyan edilmesiyle müvekkillerden alacak talebinde bulunulduğunu, müvekkilleri tarafından bu alacağa Karşıyaka ... Noterliğinin 04.11.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, davaya konu edilen alacak iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı şirket tarafından sunulan işlem açıklamaları listesi, dekont ve para çıkışlarına yönelik virmanların, gerçekte müvekkillerin murisine yapılmış bir borçlandırıcı işlemi yansıtmadığını, Muris adına borç kaydı yapılan işlemlerin bir kısmının ... Grup şirketlerine ait işlemler olduğunu, bir kısım işlem detaylarında murisin imzasının dahi bulunmadığını, ödemelerin maaş alacağı olarak, murisin hesabına mahsuben gerçekleştirildiğini, bir kısım ödemelerin şirket iş avansı, masraf yansıtma faturası, misafir yemek bedeli, iş seyahat masraflarına ilişkin olduğunu, yine miras bırakanın vefat ettiği günden sonra fatura tanzimi yoluna gidildiğini, Muris öldükten sonra dahi, borçlandırma işlemlerinin kaydi olarak yapıldığını, bir çok kaydın murisin ölümüyle beraber, geçmişe yönelik olarak sonradan oluşturulduğunu, davacının alacak talebinin gerçeği yansıtmadığını, şirket işleyişinde yıllardır ortaklardan talep edilmeyen bir kısım masraf kalemlerinin muris vefat ettikten sonra mirasçılardan talep edilmesinin eşitlik ilkesine uygun olmadığını, yine dekont açıklaması ile yapılan borçlandırmalarda maaş alacağı gibi açıklamaların olduğunu, tediye makbuzlarında kesinlikle murisin imzasının olmadığını, 02.09.2021 tarihinde Covid- 19 Salgın Hastalığı nedeni ile Dubai'de vefat eden murisin Dubai'de olduğu dönemlerde ve vefat ettiği tarihten sonra da borçlandırmalar yapılmış olması, talep edilen alacağın tek taraflı oluşturulmaya çalışılan dayanaksız belgelerden ibaret olduğunu, alacağın dayanağı belgelerin dosyaya sunulmadığını belirterek TTK’da yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarına ilişkin açılacak davalarda zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı öngörüldüğünden ve dava konusu edilen alacaklar zaman aşımına uğradığından davanın öncelikle zaman aşımı nedeniyle reddine, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı esastan reddine, davacı tarafa % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve Birleşen dosya davacısı vekili 03.10.2022 tarihli cevaba cevap dilekçesinde; YK üyelerinin kanundan veya esas sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmedikleri takdirde meydana çıkan zarardan şirkete, pay sahiplerine ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduklarını, dava konusu alacakların YK üyesi muris ...'ın kanunda ve şirket esas sözleşmesinde görevi gereği yerine getirmesi gereken genel ve özel sorumluluk hallerinin TTK m. 560 gereğince değerlendirilemeyeceğinden zaman aşımı iddialarının ve davalıların YK üyesi ibrasına dayalı savunmalarının doğru olmadığını, GK’un ibra ile YK üyelerinin ilgili hesap dönemi boyunca şirket faaliyetleri ile ilgili olarak yaptıkları işlemlerin hukuki ve iktisadi açıdan uygunluğuna karar verdiğini, Anonim şirketler açısından ibranın hesap dönemi sonunda YK üyelerinin ve yöneticilerin ilgili hesap dönemindeki şirket faaliyetleri ile ilgili yaptıkları iş ve işlemlerden ortaya çıkabilecek sorumluluklarından, yalnızca anonim şirketin zararları bakımından, genel kurulca kurtarılması olduğunu, ibranın YK üyelerinin her türlü eylem ve işlemini kapsadığını, dava konusu alacağın YK üyesi muris ...'ın özel amaçlı harcamaları için müvekkili şirketten aldığı borç mahiyetindeki alacakları içerdiğinden GK ibrası kapsamında değerlendirilemeyeceğini, YK üyelerinin ibrasının, sadece genel kurulun bilgisine ulaşan işlem ve konuları kapsadığını, ortakların şirketten borç para almalarının 6102 sayılı TTK da 6335 sayılı kanun ile yapılan değişiklik sonrası şirket ortaklarının şirketten borç para almalarının belli şartlara tabi tutulmak kaydıyla olanaklı hale geldiğini, şirket ortaklarının şirketten aldıkları ödünç parayı, aldıkları tarihten itibaren faiziyle beraber şirkete vermek zorunda olduklarını, davanın konusunun davalılar murisi ...'ın davacı şirketten aldığı borçlara istinaden olduğunu, genel kurulun bilgisine sunulan işlemlerden olmadığını, muris ...’ın YK Başkanı olarak almakta olduğu maaş dışında, şahsi harcamaları ve giderleri için muhtelif tarihlerde ve tutarlarda müvekkili şirketten para çektiğini, ...'ın 02.09.2021 tarihinde vefatı sonrasında müvekkili şirket tarafından ...'ın mirasçılarına Bornova ... Noterliği'nin 01.11.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek ...'ın şahsi giderleri için müvekkili şirketten almış olduğu bedellerin iadesi talep edilmişse de kabul edilmemesi üzerine, özel amaçlı harcamalar için alınan bedellerin davalı mirasçılardan tahsili amacıyla İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı / borçluların borca ve ferilerine itirazı üzerine bu davanın açıldığını, davalılar murisi ...’ın davacı şirketten özel amaçlı harcamaları için aldığı bedellerin iadesine ilişkin İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden talep edilen alacak tutarı haricinde şirket kayıtları üzerinde devam eden incelemeler neticesinde 56.425,12 TL bakiye alacak tutarı olduğunun tespiti üzerine bu kez İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı / borçluların borca ve ferilerine itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, takibin devamı için İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığını ve dosyanın derdest dosya ile birleştirildiğini, dava konusu alacak miktarının dayanağının ...'ın şahsi harcamaları için şirketten aldığı borçların maaşlarından mahsubu neticesinde cari hesabında oluşan borç bakiyesinden kaynaklandığını, davalılar murisi ...'ın şahsi giderleri için şirket kasasından çektiği paraların şirkete borçlanma olarak kabul edildiğini, Vergi mevzuatı gereğince ortağına ödünç para veren bir ticaret şirketin, ödünç verdiği miktar için ortağından T.C. Merkez Bankasınca uygulanan ticari faiz oranlarını dikkate alarak, ortağın cari hesabına faiz hesaplaması yapmak sureti ile borç kaydedilmesinin yasal düzenlemelere uygun olduğunu, davalıların itirazlarının haksız olduğunu, davalılar murisi ...'ın şahsi giderlerini gösteren belgelerin resmi nitelikte olmayıp, İİK 68 /a kesin nitelikli belgelerden kabul edildiğini, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyalarındaki borca ve ferilerine yönelik yapmış oldukları itirazın iptaline, takiplerin toplamda 79.349,70-TL üzerinden devamına, icra takibine yapılan itirazın kötü niyetli olduğundan davalılar aleyhine % 20’ den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve Birleşen Dava; şirket ortağı YK üyesinin TTK m. 358 gereğince şirketten aldığı borç karşılığı şirketin yapmış olduğu takiplere itirazın iptali davasıdır. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası incelenmiş, bilirkişi incelemesi yapılmış ve değerlendirilmiştir. İzmir ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ... Besicilik San. Ve Tic. A.Ş’nin takip borçluları ... ... Mirasçıları ..., ..., ... ve ... adına velayeten ... aleyhine 12.11.2021 tarihinde 22.924,58 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibine geçtiği, borçlulara ödeme emrinin 16.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların 16.11.2021 tarihinde takibe, borca ve ferilerine itiraz ederek takibin 19.11.2021 tarihinde durduğu belirlenmiştir. İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ... Besicilik San. Ve Tic. A.Ş’nin takip borçluları ... ... Mirasçıları ..., ..., ... adına velayeten ... ve ... adına velayeten ... aleyhine 02.03.2022 tarihinde 56.425,12 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibine geçtiği, ödeme emrinin ….. tarihinde borçlulara tebliğ edildiği, borçluların 03.03.2022 tarihinde borca ve ferilerilerine itiraz ettiği, bilahare yeniden gönderilen ödeme emrinin borçlulardan ... vekiline ödeme emrinin 29.03.2022 tarihinde, ... adına velayeten ... ve ... adına velayeten ... vekiline 23.03.2022 tarihinde tebliğ edildiği, 18.03.2022 tarihinde alacaklının talebi üzerine itirazların kayyım tarafından yapılması gerektiğinden talepte bulunması üzerine kayyımın sadece İzmir ...Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında küçükleri temsil ettiği, diğer dosyalar için atanmadığını belirtir dilekçe verildiği, ayrıca bununla birlikte yine de kayyım ...’in küçükler ... ve ... aleyhine yapılan takibe itiraz ettiği, ayrıca 24.03.2022 tarihinde de anneleri ...’ın hem küçükler hem de kendi adına 24.03.2022 tarihinde takibe itiraz ettiği belirlenmiştir. Davalı tarafın zamanaşımı def’i değerlendirildiğinde; dava konusu alacağın ibra konusu olan iş ve işlemlerle ilgili olmadığı, yönetim kurulu üyesinin ibrasının yönetim kapsamında yapılan iş ve işlemlerden doğan hak ve alacaklara ilişkin ibrayı kapsadığı, ancak bu alacağın şirket ile olan şahsi borçlanmadan kaynaklandığı alacağa ilişkin olması nedeniyle zamanaşımının geçmediği belirlendiğinden zamanaşımı definin reddine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına karar verilerek bilirkişi ... ve ...’dan alınan 0...06.2023 tarihli raporda; davacı ... A.Ş’nin 2021 ve 2022 yılı ticari defterleri incelendiğinde, açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, muris / ortak ...’ın 2021 tarihinde vefat ettiği, ... ... ve mirasçılar ... ve ...’ın muhtelif tarihlerdeki uçak biletlerinin ... Turizm AŞ tarafından davacı şirket adına fatura edildiği, ... A.Ş'nin ... A.Ş tarafından kesilen faturalardan, ... ...’ın uçak bileti dışında kalan ve mirasçılarına ait olan kısmı 56.425,12 TL tutarındaki yurtdışı bilet yansıtma bedeli açıklamasıyla muris adına fatura ettiği, fatura ve faturaya konu biletlerin davacı tarafından dava dosyasına sunulduğu, ... Loj Ltd Şti tarafından ... A.Ş'ye 30.09.2021 tarihinde 93.637,16 TL lik fatura kesildiği, ... AŞ tarafından müteveffa ...’a 21.10.2021 tarihinde hizmet bedeli açıklamasıyla 22.924,58 TL lik fatura düzenlendiği, fatura eklerinde ... Merkez ofisi üzerinde görülen ve ... A.Ş'ye fatura edilen 2 personel ile ilgili YH den gelen talimat üzerine kesildiğinin belirtildiği, murisin eski yönetim kurulu üyesi olup, Yargıtay tarafından şirket kasasından yapmış olduğu şahsi harcamaların Yönetim Kurulu üyelerinin sorumluluğu davası olarak kabul edildiği, YK üyelerinin anonim şirketi yönetirken sadakat ve özen yükümlülüğüne uygun davranması, şirketin menfaatlerini koruması (TTK m. 369/1), kişisel menfaatleri ile şirket menfaatlerinin çatıştığı hallerde şirket menfaatlerini koruması gerektiği, gerek kendilerinin gerekse kendi harcamalarının şirket kasasından yapılmaması ve şirkete karşı sadakat yükümlülüğünün ihlal edilmemesi gerektiği, aksi halde TTK m. 553 gereğince sadakat yükümlülüğünün ihlali nedeniyle şirketin uğradığı zararları karşılamakla yükümlü olduğu, sonuç olarak davacının muris ...’ın yapmış olduğu şahsi harcamalardan dolayı davalılardan 56.425,12 TL ve 22.924,58 TL alacaklı olduğu, ancak 22.924,58 TL lik hizmet bedeli kısmının ... Loj Ltd Şti'den murisin aldığı hizmetin belirlenemediği, bu hizmetin bulunması halinde davacı şirketin alacaklı olacağı, bu hizmetin şahsi harcamalar için mi? alındığının, yoksa şirket faaliyetleri için mi? alındığının tespiti gerektiğini belirtmişlerdir. Bu rapora karşı davacı vekilinin 23.06.2023 tarihli beyan dilekçesinde; YK üyesinin şahsi harcamaları nedeniyle sorumluluk davası açılması gerektiğini, mevzuata aykırı olduğunu, bu harcamaların şirket işlemleri için mi yoksa şahsi harcama olduğunun belirlenmediğini, muris ...’ın eski YK başkanı olduğunu, yapılan harcamaların görevleri icabı yapılmadığını, çocukları ve eşinin uçak biletlerini şirket kasasından ödetmesinin görevi ile ilgili olmayıp, şahsi harcama olması nedeniyle sorumluluk davasına konu olmadığını, şirket alacağı oluşturduğunu, ortakların şirketten aldıkları ödünç parayı aldıkları tarihten itibaren faizi ile birlikte şirkete ödemesi gerektiği (TTK m. 358 ve 395/2), YK üyelerinin şirkete borçlanması durumunda doğrudan takip edilebileceğini ve ticari faiz ile ödünç verilen paranın geri istenebileceğini, sorumluluk davasına konu olmadığını, 22.924,58 TL ödemenin ise ...’ın evinin temizliği için sarf edilmiş şahsi gider olduğunu, ... şirketinin temizlik şirketi olduğunu, bu paranın ev temizliği için verildiğini, ...’ın konutunda bahçe hizmetleri / ev temizliği gibi hizmetlerin verildiğini, müteveffa YK başkanı ...’ın bu harcamaların tamamının şahsi harcama olduğunu kabul ettiğini, toplam 79.349,40 TL alacak üzerinden takibin devam edilmesine karar verilmesini ve itirazlar doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Bu rapora karşı davalılar vekilinin 12.06.2023 tarihli beyan dilekçesinde; davacının talep ettiği 56.425,12 TL yansıtma uçak bedeli faturasını kabul etmediklerini, müvekkillerinin uçak bileti ile gittikleri Dubai'de vefat ettiğini, cenazesinin ülkeye getirildiğini, mirasçılara yönelik taleplerin tamamıyla şirket yönetiminin husumetinden kaynaklandığını, bu seyahatin özel amaçla değil şirket menfaati için yapıldığını, murisin iş seyahatinde kızı ve oğluna şirket işleyişini göstermek amacıyla yaptığını, ayrıca holdinge bağlı ... firmasının Birleşik Arap Emirliklerinde faaliyet gösterdiğini, bu firmayı denetime gidildiğini, murisin sağlığında ileri sürülmeyen şahsi harcamaların, şirket diğer ortaklar tarafından ele geçirildikten sonra ileri sürülmesinin doğruluk ve güven kurallarına aykırı olduğunu, TTK m. 341 gereğince YK üye ve başkan aleyhine dava açılabilmesi için genel kurulun bu yönde karar alması gerektiği, yine TTK m. 553/1 gereğince kusurları ispat edilmeden YK üyelerinin sorumlu olamayacağını, müvekkilinin murisinin davacı şirkete herhangi bir borcu olmamakla beraber aynı zamanda ibra edildiğini, sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediğini belirterek ek rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce 20.09.2023 tarihli celsede davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu 22.924,58 TL bedelli masrafın muris ...’ın şahsi harcaması olup olmadığı konusunda ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişiden 16.0...2024 tarihli ek rapor alınmıştır. Bu ek raporda; 22.924,58 TL lik yansıtma faturasının ... Loj. Ltd Şti tarafından 30.09.2021 tarihli 93.637,16 TL lik hizmet bedeli faturasına dayandığı, davacının 21.10.2021 tarihli yansıtma faturasında açıklama yer almadığı, davacı vekilinin dosyaya sunduğu 93.637,16 TL lik hizmet faturasında 01.09 -21.10.2021 tarihleri arasında görevliler ... ve ...’ın ...’ın Güzelbahçe’de ki evinde temizlik tanzimi yaptığı ve bunun karşılığında bu faturanın düzenlendiği belirtilmiştir. Bu rapora karşı davacı vekili 03.06.2024 tarihli beyan dilekçesinde; bilirkişi raporunun tespitinin yerinde olmadığını, ... Ltd. Şti’nin e-posta yazışmalarının müteveffa ... tarafından onaylandığı ve bu yazışmalarda ... Ltd. Şti’nin görevlisi olan ... ve ...’ın ...’ın Güzelbahçe de ki konutunda hizmet verdiğinin belirlendiği, 22.924,58 TL lik bu bedelin dâhil edilerek müvekkili şirkete 93.637,16 TL üzerinden fatura düzenlendiğini, bu faturalandırmanın kök raporda belirtildiğini, bilirkişinin bu faturanın İş ve Sosyal Güvenlik Mevzuatına uygun olmadığı tespitinin yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın tümümün kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Bu rapora karşı davalı vekili 31.0...2024 tarihli beyan dilekçesinde; bilirkişinin tespitine katıldıklarını, hizmet faturasının yerinde olmadığını, haksız ve yasal düzenlemelere aykırı düzenlendiğini, müvekkilinin murisinin Dubai'ye iş için gittiğini, şahsi bir ödeme almadığını, harcama yapmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan deliller ve yapılan incelemelere göre; Davacı ... AŞ’nin YK başkanı olan ...’ın ölmeden önce davacı şirket adına şahsi harcamalar yaptığı ve bu şahsi harcamaları şirket kasasına ödettirdiği dosya içerisindeki kayıtlardan tespit edilmiş olup, bu konuda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, ancak davacı taraf bu ödemelerin görev ve işi ile ilgili olmadığı, davalı taraf ise bu harcamaların murisin görevi ile ilgili olduğunu ileri sürmüştür. Gerek asıl ve gerekse birleşen davada yapılan harcamaların niteliği incelendiğinde; asıl davaya konu olan 56.425,12 TL harcamanın murisin ölmeden önce yurtdışı seyahati için Dubai / Birleşik Arap Emirliklerine ... Turizm AŞ den eşi, çocukları ve kendisi için aldığı uçak biletlerinin görevi ile ilgisi olup olmadığı araştırıldığında; bilirkişilerin yapmış olduğu incelemede murisin herhangi bir görevlendirilme olmaksızın yurtdışına seyahat amacıyla bu biletleri aldığı, şirket kasasından yapılan bu harcamanın daha sonradan şirket tarafından fatura edilerek murise ve mirasçılara yansıtıldığı, diğer gider olan ... Ltd Şti tarafından ... A.Ş'ye düzenlenen 93.637,16 TL lik faturanın 22.924,58 TL lik kısmının murise hizmet bedeli ile fatura edildiği, bu faturanın 70.712,58 TL lik kısmının şirket için yapıldığı ve geri kalan 22.924,58 TL lik kısmının ise YK üyesi ...’ın evinde bahçıvan olarak çalışan ... Loj Hizm. Ltd. Şti. hizmet işçisi ... ve ... isimli çalışanlara ödenen ücrete ilişkin olduğu belirlenmiştir. Yapılan harcamaların YK başkanı Muris ... açısından görevi kötüye kullanma teşkil edip etmediği incelendiğinde, bu şahsi harcamaların yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu sonucu doğurduğu, Yargıtay 11. HD'nin 2015/3375 E. - 2016/1194 Karar sayılı kararında (09.02.2016 tarihli kararla) belirtilmiş olup, bu halde şirket yöneticisinin hakkında dava açılabilmesi için şirketin Genel Kurulda dava açılması için karar alması gerekmektedir. HMK m. 54 gereğince davacı şirketin genel kurulunun bu konuda karar alması için süre verilmesi gerekmiştir. Davacı şirketin yapmış olduğu genel kurul ile şirket yöneticisi olan muris ...’ın mirasçıları hakkında açılan davaya devam edilmiş ve davanın kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Sebeplerle; Davacının asıl ve birleşen davasının KABULÜ ile; A-)ASIL DAVA YÖNÜNDEN Davacı ... Besicilik A.Ş'nin davalı ... ... mirasçıları olan ..., ... adına asaleten, ... ve ... adına velayeten ... hakkında İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 22.924,58 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek % 9 yasal faizi ile (taleple bağlı kalınarak) devamına, Alacak likit ve itiraz haksız olmakla % 20 icra inkar tazminatı tutarı olan 4.584,92 TL nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, Ödemelerin, icra harç ve giderlerinin, yapılan masrafların, ihtarname giderlerinin ihtiyati haciz ve vekâlet ücretinin icra müdürlüğünce nazara alınmasına, Tahsilde tekerrür edilmemesine, Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.565,98 TL harçtan dava açılışında alınan 276,88 TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 114,62 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.174,48 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan başvuru harcı 80,70 TL ve peşin harç 276,88 TL toplamı 357,58‬ TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/1'e göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile vekili yararına davacıya verilmesine, Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600,00 TL'nin davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, HMK m. 333 gereği gider avansından artanın kararın kesinleşmesiyle yatırana iadesine, B-)BİRLEŞEN İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2022/569 ESAS SAYILI DOSYA YÖNÜNDEN; Davacı ... Besicilik A.Ş'nin davalı ... ... mirasçıları olan ..., ... adına asaleten, ... ve ... adına velayeten ... hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 56.425,12 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek % 9 yasal faizi ile (taleple bağlı kalınarak) devamına, Alacak likit ve itiraz haksız olmakla % 20 icra inkar tazminatı tutarı olan 11.285,02 TL nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, Ödemelerin, icra harç ve giderlerinin, yapılan masrafların, ihtarname giderlerinin ihtiyati haciz ve vekâlet ücretinin icra müdürlüğünce nazara alınmasına, Tahsilde tekerrür edilmemesine, Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.854,40 TL harçtan dava açılışında alınan 681,47 TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 282,13 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.890,80 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan başvuru harcı 80,70 TL ve peşin harç 681,47 TL ile 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 331,00 TL tebligat - posta masrafı olmak üzere toplam 3.093,17‬ TL masrafın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/1'e göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile vekili yararına davacıya verilmesine, Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600,00 TL'nin davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, HMK m. 333 gereği gider avansından artanın kararın kesinleşmesiyle yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/06/2024 Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı

Atıf: İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/568, K. 2024/508, T. 12.06.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-568-e-2024-508-k-923a0eda4451