İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/184 E. 2025/596 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/184
- Karar No
- 2025/596
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/184 ESAS KARAR NO : 2025/596 KARAR DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ: 29/02/2024 KARAR TARİHİ: 25/06/2025 Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar murisi ... adına ... nolu tesisatın bulunduğu ticari abonelikte, Gediz Elektrik Perakende A.Ş. ile abonelik sözleşmesine aykırı olarak enerjisi kullanıldığını, 25/10/2023 ve 24/11/2023 tarihlerinde yapılan kontrollerde tespit edildiğini, yapılan tespitlerde... nolu tesisatın bulunduğu adreste davalılar murisi adına abonelik bulunduğunu, tesisatın/aboneliğin enerjisi kesik olmasına karşın enerji kullanımı yapıldığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin m. 42/1-Ç bendi mucibince kaçak enerji kullandığı gerekçesiyle 25/10/2023 ve 24/11/2023 tarihinde kaçak kayıt dökümleri düzenlendiğini, müvekkilinden celp edilebilecek olan borç tahakkuk belgesinde davalılar murisinin kaçak enerji tükettiğinin belirlendiğini ve kullanılan enerji miktarı bedelinin aynı yönetmeliğin devam maddelerine uygun olarak 29.469,01-TL ve 31.071,59-TL olmak üzere toplam 60.540,60-TL olarak tahakkuk ettirildiğini, bedelin davalı tarafından ödenmediğini, Müvekkili Gdz Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından tahakkuk ettirilen kaçak elektrik tüketim bedelinin ödenmemesi nedeniyle; davalılar murisi ... hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğü... esas ve İzmir ... İcra Müdürlüğü 2023/20798 sayılı dosyası ile “7 örnek” ilamsız icra takibi başlatıldığını, takip ile davalılar murisinin vefat olduğu anlaşılmakla veraset ilamı alınarak davalıların İcra dosyasına borçlu sıfatıyla eklendiğini, davalıların icra dosyasına itirazı sonrası icra takibinin durduğunu, açıkladığı nedenlerle; itirazların iptali ile takibin devamını, borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili, cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilleri aleyhine açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkili...nın babası, ...'ın eşi muris ... 23.02.2017 tarihinde vefat ettiğini, dava konusu edilen elektrik tüketimi müvekkillerinin murisi tarafından gerçekleştirilmediğini, Muris ... kaçak elektrik kullanımının yapıldığı yerdeki marangoz atölyesinde çalıştığını, 2013 yılında hastalandığını ve çalışmayı bıraktığını, muris işten ayrıldıktan sonra bu yerde kimin elektrik kullandığının bilinmediğini, davacı kurum yetkililerinin ihmal ve denetimi yapmaması nedeniyle kaçak bir kullanım varsa sorumluluğunun da davalı kuruma ait olduğunu, davalı müvekkillerinin 10 yıldan önceki bir kaçak kullanımından sorumluluğunun olmayacağını, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, kaçak elektrik hesaplamasının doğru olmadığını, açıkladığı sebeplerle; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Bilirkişi Raporu: Bilirkişi...tarafından 06/04/2025 tarihinde düzenlenen raporda özetle; 25.10.2023 tarih K / ...seri numaralı Kaçak /Usulsüz Elektrik Tüketim Tespit Tutanağı için 29.841,48 TL 24.11.2023 tarih K / ... seri numaralı Kaçak /Usulsüz Elektrik Tüketim Tespit Tutanağı için 28.869,90 TL Davalının davacıya olan borcu Topmalmda :58.711,38 TL Olarak hesaplandığı, Faiz ve KDV Hesaplamaları Faiz hesaplamaları uzmanlık alanı olmadığı görüşü ile raporunu düzenlemiştir. Bilirkişi Raporu: Bilirkişi ... tarafından 12/06/2025 tarihinde düzenlenen raporda özetle; Karabağlar Mah. 5767. Sokak No:20 Karabağlar — İzmir adresindeki işyerinde kurulu ... nolu tesisat için İzmir Belediyesi ESHOT İşletmesi ile davalıların murisi ... arasında Ticarethane” abone grubu üzerinden perakende satış sözleşmesi düzenlendiği, Gediz Elektrik Perakende Satış A.Ş. tarafından gönderilen yazıdan; ... tesisat ... sözleşme nolu aboneliğin 27.12.2002 — 25.11.2023 tarihleri arasında davalıların murisi ... adına olduğu, 26.11.2023 tarihinde söz konusu aboneliğin Fırat Parlak adına devredildiği, davacı şirket görevlilerinin 25.10.2023 ve 24.11.2023 tarihlerinde davaya konu elektrik aboneliğinde yapmış olduğu denetlemede; “EPTHY hükmü amirince kesik olan enerjiyi açmak suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı” tespit edilerek bu davanın konusunu oluşturan iki ayrı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiği, Kaçak Elektrik Tespit Tutanaklarının düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin “Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri” başlıklı 42. Maddesinde; “MADDE 42 - (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.” denilmektedir. Dağıtım şirketinin mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisinin dağıtım şirketinin izni dışında açılarak kullanılması da Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42.1.ç maddesine göre Kaçak elektrik kullanımı olduğu, Tutanak tarihinde yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42 ve devamı maddelerine göre hesaplama yapıldığında; 25.10.2023 tarihli 1. kaçak elektrik kullanımı için düzenlenmesi gereken kaçak elektrik faturası 31.071,59 TL olarak hesaplandığı, 24.11.2023 tarihli 2. kaçak elektrik kullanımı için düzenlenmesi gereken kaçak elektrik faturası 29.469,01 TL olarak hesaplandığı, Kaçak elektrik faturası son ödeme tarihinden icra takip tarihine kadar hem Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 35. Maddesindeki gibi ... Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunla belirlenen faiz oranlarına göre, hem de ticari faize göre hesaplama yapıldığı, İzmir ... İcra Mi itibariyle borç tutarının hesabı 6183 Sayılı ... Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51.maddesine göre belirlenen Gecikme zammı oranları uygulandığında takip tarihi itibariyle borç tutarı; in ... Esas sayılı dosyasında icra takip tarihi Asıl alacak olarak 1.071,59 TL, Gecikme zammı olarak 286,03 TL Gecikme Zammı KDV'si olarak : — 57,21TL, TOPLAM :31.414,83 TL olduğu, Ticari faiz oranları uygulandığında takip tarihi itibariyle borç tutarı; Asıl alacak olarak :31.071,59 TL, Ticari Faiz olarak 1 312,84 TL Ticari Faiz KDV'si olarak 62,57 TL, TOPLAM :31.447,00 TL olduğu, her iki seçenekte de hesaplanan tutarlar GDZ Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin takipteki toplam talebi olan 31.270,45 TL'dan daha yüksek olduğundan, taleple bağlı kalınıp kalınmayacağı hususunun mahkemeye ait olduğu, İzmir ... İcra Mü itibariyle borç tutarının hesabı; 6183 Sayılı ... Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51.maddesine göre belirlenen Gecikme zammı oranları uygulandığında takip tarihi itibariyle borç tutarı;... Esas sayılı dosyasında icra takip tarihi Asıl alacak olarak :29.469,01 TL, Gecikme zammı olarak 1 169,55 TL Gecikme Zammı KDV'si olarak : — 33,91TL, TOPLAM :29.672,47 TL olduğu, Ticari faiz oranları uygulandığında takip tarihi itibariyle borç tutarı; Asıl alacak olarak :29.469,01 TL, Ticari Faiz olarak 1 168,54 TL Ticari Faiz KDV'si olarak 33,70 TL, TOPLAM :29.671,26 TL olduğu, (Her iki seçenekte de hesaplanan tutarlar GDZ Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin takipteki toplam talebi olan 29.563,31 TL'dan daha yüksek olduğundan, taleple bağlı kalınıp kalınmayacağı hususunun mahkemeye ait olduğu, hangi faiz oranının uygulanacağı hukuki takdir olduğu, Gerçek yada tüzel bir kişinin normal yada kaçak elektrik borcundan sorumlu tutulabilmesi için ya perakende satış sözleşmesinin tarafı olması, yada o abonelikte tüketilen elektrik enerjisinin fiili kullanıcısı olması gerektiği, Davalıların murisinin 23.02.2017 tarihinde vefat etmiş olması nedeniyle söz konusu kullanım yerinde tutanakların düzenlendiği tarihte fiili kullanıcı olmadığı, Ancak, davaya konu elektrik aboneliği tutanakların düzenlendiği tarihte davalıların murisi ... adınadır. Davalıların murisi bu işyerinden ayrıldığında elektrik aboneliğini sonlandırmamış, davalılar da babalarının vefatından sonra aboneliği iptal ettirmediği, Bu nedenle davalıların abonelik sözleşmesinin tarafı olarak, kaçak elektrik bedelinden sorumlu olacağı görüşü ile raporunu düzenlemiştir. GEREKÇE; Dava; kaçak elektrik faturasından kaynaklanan İİK 67/2 uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara Ticaret Mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. Dosya kapsamındaki belgelerden Mahkememizin görevi ilk aşamada tespit edilemediğinden kolluk araştırmasının cevabının dosyaya kazandırılması için birden fazla müzekkere yazılması gerektiğinden göreve ilişkin davacı kuruma ve emniyete yazılan müzekkere cevaplarının dosyamız arasına alınması beklenirken diğer yandan da bilirkişi raporu aldırılmıştır. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir. 19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. 28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklanmıştır. Kanunun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder" biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Abonelik sözleşmeleri 6502 Sayılı Kanun’un 52.maddesinde düzenlenmiştir. tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden, Somut olayda; Davacının tacir, davalılardan ...'ın babası, ...'ın eşi abonelik sahibi muris... 23.02.2017 tarihinde vefat ettiği, hem davalılar hem de murisinin yapılan esnaf tacir araştırmasında davalıların tacir olmadığı gerçek kişi olduğu, davacı ile davalı arasında abonelik ilişkisinin bulunduğu, davacı tarafından davalıların murisinin abonelik sözleşmesinin "ticarethane"olduğu iddia edilmiş ise de dosya arasına celp edilen sözleşmede abonelik türünün ticarethane olduğuna dair ibarenin sözleşmede yer almadığı, kaçak tutanağının kesildiği adreste Karabağlar İlçe Emniyet Md tarafından yapılan araştırmada ise tutanağın kesildiği adresin konut olarak kullanıldığı bilgisinin mahkememize verildiği anlaşılmakla taraflar arasında abonelik sözleşmesinin bulunması ve gelen müzekkere cevaplarına göre davalının tacir olmadığı, davalının 6502 sayılı Kanun anlamında tüketici olması nedeniyle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (İzmir bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi ... Esas...Kararı, Ankara BAM 24. Hukuk Dairesi 2022/1832, ... k, ve Yargıtay 3.HD....kararı da bu yöndedir) H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Görevli mahkemenin İzmir Tüketici Mahkemesi olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR TÜKETİCİ MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına, ilişkin, taraf vekillerinin yüzüne karşı, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. HD ile 21. HD. nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar verildi.25/06/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır