İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/483 E. 2025/61 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/483
Karar No
2025/61
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/483 Esas KARAR NO : 2025/61 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/08/2024 KARAR TARİHİ : 30/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; taraflar arasında yapılan anlaşma neticesinde davalının planlanan TV programına katıldığını, ne var ki davalı taraflar arasında ihtilaf olmayan 50.000,00-TL olan borcunu (katılım bedelini) ödemediğini, davalının her ne kadar bu tutarı swift yoluyla gönderdiğini iddia etmiş ise de ilettiği swift bilgilerinin eksik ve hatalı olduğunu ve nihayetinde davalının müvekkilini oyalamakta olduğunun anlaşıldığını, her halükarda semenin alacaklı eline geçmesinden hukuken borçlunun sorumlu olduğunu ve davalının edimini yerine getirmediğini, tüm taleplere ve geçen süreye rağmen borcunu ödemeyen davalı hakkında alacaklarının tahsili için ... 13.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibin başlatıldığını, ne varki borçlunun borca açıkça haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, bunun üzerine arabuluculuğa başvurulduğunu gerçekleşen arabuluculuk sürecinde ise anlaşmanın sağlanamadığını beyanla faize ve fazlaya ve munzam zarara ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere davalı/borçlunun ... 13.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu tüm itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlunun asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine, yasal vekalet ücreti yanında, ayrıca HMK md.329/1 ve AAÜT md.23 doğrultusunda kötü niyetli davalının, müvekkilin vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretini müvekkiline ödemeye mahkûm edilmesine, HMK md.329/2 doğrultusunda kötü niyetli davalının disiplin para cezası ödemeye mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; taraflar arasında geçen cevap dilekçesinde ekinde sundukları belgelerden de anlaşılabileceği üzere müvekkilinin, ödemesi gereken tutarı ödediğini, bununla birlikte davacı tarafın kendisinden talep ettiği ... ve ... kodlarını da davacıya iletmiş olup üzerine düşeni yaptığını, ancak davacının kendi bankası ile yapması gereken görüşmeyi gerçekleştirmeyerek hukuka ve hakkaniyete aykırı huzurdaki davayı açtığını, yine banka kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere dava konusu bedelin müvekkilinin uhdesinde bulunmadığını davacı tarafın hesabına gönderildiğini, davacının müvekkilinin edimini kötü niyetli bir biçimde yerine getirmediğine ilişkin iddiasının kabul edilemeyeceğini beyanla davanın reddine, haksız hukuki dayanaktan yoksun icra takibi ve akabinde açılan itirazın iptali davası nedeniyle davacı tarafa %20'den aşağıda olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacı şirketin İTO kaydı çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davalının nüfus kayıt örneği UYAP üzerinden çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davalı hakkında esnaf-tacir araştırması yapılmış ve ... 13.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. ... 13.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyanın UYAP üzerinden dosyamız arasına alındığı ve takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı/borçlu hakkında toplam 70.052,05-TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu, davalının yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İİK'nun 62.maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı tespit olunmuştur. .... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... tarihli cevabi yazısında ...'in kayıtlarında tacir kaydının bulunmadığnın bildirildiği tespit edilmiştir. ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı cevabi yazısında ...' in serbest meslek kazanç usulüne göre defter tuttuğunun bildirildiği tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE / Dava, alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.Maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili davasıdır. Türk Ticaret Kanununun 4.maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir. TTK'nın 14. maddesine göre "bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir." Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir." düzenlemesi yer almaktadır. Davacı vekili, müvekkilinin taraflar arasında yapılan anlaşmaya binaen davalının TV programına katıldığını, davalının 50.000,00-TL katılım borcunu ödemediğini, davalının da swift bilgilerinin eksik ve hatalı olduğunu ve müvekkilini oyalamakta olduğunu belirterek eldeki davayı açmıştır. Somut olayda, davacının tacir olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalının ise esnaf ve ticaret sicil kaydının bulunmadığı, vergi mükellefiyet kaydının ise "özel muayenehanelerde sağlanan uzman hekimlik ile ilgili yatılı olmayan uygulama faaliyetleri (hastane ve poliklinik faaliyetleri ile ebe. hemşire ve fizyoterapistlerin paramedikal faaliyetleri hariç" koduyla serbest meslek kazancından tesis edildiği, kural olarak serbest meslek faaliyetinin, sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari niteliği olmayan işlerin işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasından müteşekkil olduğu, eldeki davada davalının psikiyatrist olduğu, TTK md.17'de bu kişilerin tacir olarak sayılamayacağının belirtildiği ve dosya kapsamı nazara alındığında Mahkememizce mutlak ve/veya nisbi ticari dava niteliğinde olmayan bu davaya bakmak görevinin HMK 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine ait olduğu kanaatine varıldığından Mahkememizin görevsizliğine, görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir. Her ne kadar davacı taraf, uyuşmazlığın swift işleminden kaynaklanmasından ötürü davayı Ticaret Mahkemesinde açtığını belirtmişse de; eldeki davada husumeti bankaya yöneltmemesi ve dava dilekçesinde açıkça davalının taraflar arasında yapılan anlaşmaya binaen ödemesi gereken 50.000,00-TL'yi ödemediği, davalının kendilerine ilettiği swift bilgilerinin eksik ve hatalı olduğunu ve nihayetinde davalının kendilerini oyalamakta olduğunu ileri sürdüğü nazara alınarak bu iddiasına Mahkememizce itibar edilmemiştir. Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; Davanın, HMK md. 114/1-(c) ve HMK'nun 115/2.maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/01/2025 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/483, K. 2025/61, T. 30.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-483-e-2025-61-k-894b1ff1a8ea