Bölge Adliye Mahkemesi · Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2025/73 E. 2025/238 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/73
- Karar No
- 2025/238
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/73 - 2025/238 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/73 KARAR NO : 2025/238 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/10/2024 NUMARASI : 2024/437 Esas, 2024/801 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ..... DAVALILAR : 1-..... 2-..... DAVA : Kazanç Kaybına Yönelik Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 04/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/02/2025 Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.10.2024 tarih ve 2024/437 Esas, 2024/801 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.02.2024 tarihinde davalılardan ..... Ltd. Şti'nin maliki olduğu, diğer davalı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın müvekkiline ait ... plaka sayılı aracına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazası tespit tutanağına göre davalı aracın tam ve asli kusurlu olduğunu, kaza dolayısıyla müvekkiline ait araçta kazanç kaybı meydana geldiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL kazanç kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince asliye hukuk mahkemesi görevli olduğundan davanın mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; müvekkilinin vergi mükellefi olduğu ve taksi ile yolcu taşımacılığı ve kendisine ait veya kiralanan gayrimenkullerin kiraya verilmesi veya leasingi işi yaptığının anlaşılacağını, bu yönüyle müvekkili yönünden söz konusu trafik kazasının ticari işletmesini ilgilendirdiğinin son derece açık olduğunu, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere dava konusu edilen alacağın söz konusu kazadan kaynaklı olarak aracın tamir süresi boyunca müvekkilinin mahrum kaldığı kazanç kaybı olduğunu, müvekkiline ait ... plakalı araca ait ruhsatta da kullanım amacının ticari taksi olarak belirtildiğini, tam ve asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın malikinin ise davalı ... Taşımacılık San. Ve Tic. Ltd. Şirketi olduğunu, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirdiğinden ve her iki tarafın da tacir olduğundan dolayı davanın nispi ticari dava niteliğinde olduğunun son derece açık olduğunu, dolayısıyla da görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucu açılan kazanç kaybına yöneliktir. Mahkemece davanın mahkemenin görevsizliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 12.02.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı olarak davacının ... plaka sayılı aracında meydana gelen kar mahrumiyet bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ilişkin olduğu, davacı gerçek kişi ile davalılar arasındaki ilişkinin TBK m.49 gereği haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat istemli olduğu anlaşılmıştır. Davanın mahkemece görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. Ziyapaşa Vergi Dairesi'nin yazı cevabında ''davacının 30.03.2015 tarihi itibariyle taksi ile yolcu taşımacılığı ve kendine ait veya kiralanan gayrimenkullerin kiraya verilmesi veya leasingi işine başladığı ve gerçek usulde vergilendirildiği, ödevlinin 2022 dönemi itibariyle daireye vermiş olduğu Yıllık Gelir Vergisi beyanının bulunmadığı" belirlenmiş olup, 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11/2. maddelerindeki düzenlemeler nazara alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde 6100 sayılı HMK'nın 2.maddesi uyarınca genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla davanın HMK.nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Davacıya ait ... plakalı araca ait ruhsatta kullanım amacının ticari taksi olarak kayıtlı olması davacıyı tacir yapmayacaktır. Mahkemece davacının tacir olup olmadığı hususunda araştırma yapılmış olup davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Davacı gerçek kişi olarak tacir olarak kaydının olmadığı gibi yıllık geliri itibarı ile de tacir sayılacak kişilerden olmadığından Mahkemece yapılan tespitler dosya kapsamına, usul ve yasaya uygundur. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın usulden reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, Anayasa Mahkemesinin 30/01/2025 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 2023/182 Esas 2024/203 sayılı 04/12/2024 günlü kararı gereğince ilk derece mahkemesinin karar tarihindeki temyiz sınırı dikkate alınarak, (2024 yılı) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından, miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.04/02/2025 ... ... ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.