Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2024/449 E. 2024/1983 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/449
Karar No
2024/1983
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2024/449 KARAR NO: 2024/1983 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 12/4/2023 NUMARASI: 2021/814 (E) - 2023/325 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 31/12/2024 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, dava dışı sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı askeri aracın adı geçen sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkması suretiyle meydana gelen trafik kazasında, araçta yolcu olarak bulunan davacıların desteği ...'un öldüğünü belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde ölenin annesi davacı ... için 6.000 TL, ölenin babası davacı ...için 6.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 2/3/2023 günü sunduğu dilekçe ile davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 180.665,18 TL'ye, davacı ...için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını ise 109.334,82 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davacı ... için 180.665,18 TL, davacı ...için 190.334,82 TL maddi tazminatın davalıdan tahsil edilerek adları geçen davacılara verilmesine karar verilmiş; 24/7/2023 gün ve 2021/814 (E) - 2023/325 (K) sayılı ek kararla, davacı ...lehine hükmolunan maddi tazminatın "109.334,82 TL" biçiminde yazılması gerekirken, yazım hatası yapılarak "190.334,82 TL" olarak yazıldığı belirtilerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 304'üncü maddesi gereğince, hüküm fıkrası davacı ...lehine hükmolunan maddi tazminatın "109.334,82 TL", adı geçen davacı lehine hükmolunan vekâlet ücretinin ise "17.400,22 TL" biçiminde düzeltilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; karayolu tanımına girmeyen yerde meydana gelen kazaya bağlı oluşan zararın ZMSS teminatı kapsamında olmadığını; istinafa konu kararda adil yargılama hakkının temel öğelerinden olan "Gerekçeli Karar Hakkının" ihlal edildiğini zararın oluşumunda ölenin birlikte (müterafik) kusuru bulunması nedeniyle hükmolunacak tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 2'nci maddesinde bu kanunun, karayollarında uygulanacağı belirtilmiş, aynı maddenin (a) ve (b) fıkralarında öngörülen yerlerde de KTK'nin uygulanacağına yer verilmiş; karayolu tanımına girmediği halde genel trafiğin kullanımına açık olan yerler "karayolu gibi" kabul edilmiştir. Bu bağlamda, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile, erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, bu kanun hükümlerinin uygulanacağı; bu haliyle, toplu trafiğin bulunduğu yerler ile karayoluyla bağlantısı olan yerlerin de bu kapsama alındığı belirtilmiştir. Diğer bir anlatımla KTK'nin uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip karayolu ile bağlantısı olan, karayolu sayılan bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmektedir. [Aynı yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/9/2011 gün ve 2011/17-499 (E) - 2011/557 (K) sayılı ilamı] Yasal düzenlemeler ile Yargıtay'ın süreklilik kazanan uygulamalarına göre karayolu zemininin asfalt, beton, taş veya toprak olması arasında fark bulunmamaktadır. Bu açıdan köy, orman, dağ, tarla ve yayla yolları da karayolu tanımına dahil kabul edilmektedir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince kamunun yararlandığı tüm yollar karayolu tanımı içindedir. Bu açıdan karayolunda taşıt trafiğine kamu yönetimince izin verilip verilmemesi önemli olmayıp fiilen bu amaçla kullanılması yeterlidir. Eldeki davada, davaya konu olay nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında kolluk tarafından düzenlenen olay yeri inceleme raporuna ekli Olay Yeri Genel Krokisi ile Olay Yeri Özel Krokisinde davaya konu kazanın meydana geldiği yerin, Enez İlçesi ile Yenikarpuzlu beldesine giden yol ile kesişen toprak yol niteliğini taşıdığının belirtilmesi karşısında, davaya konu kazanın meydana geldiği yerin karayolu olarak kabul edilip, kazanın da trafik kazası olarak nitelendirilerek, oluşan maddi zararın ZMSS teminatı kapsamında olduğunun kabul edilmesinde isabetsizlik görülmemiş; piyade er olarak askerlik görevini yerine getirmekte iken seyir halinde bulunduğu Kara Kuvvetleri Komutanlığı İpsala 1'inci ... Komutanlığı emrindeki ... plakalı ... marka araçla seyir halinde iken meydana gelen trafik kazasında ölen destek ...'un, müterafik kusuru kanıtlanmadığı gibi, adı geçen desteğin asker olması nedeniyle araç komutanının vereceği buyruğa (emre) göre davranması zorunluluğu altında bulunması gözetildiğinde, davacılar lehine hükmolunan maddi tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmamasında isabetsizlik görülmemiş; hükmün gerekçesinde HMK'nin 297'nci maddesinde öngörülen öğelere yer verildiği anlaşılmış; açıklanmakla hükmün esasını oluşturan kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasında davacı ...için aktüerya hesap uzmanı bilirkişi tarafından hesaplanan 109.334,82 TL maddi tazminat yerine, yazım hatası yapılarak "190.334,82 TL" maddi tazminata hükmolunmuş ise de davalı ... Sigorta AŞ vekilinin başvurusu üzerine yazım hatası 24/7/2023 tarihli ek kararla HMK'nin 304'üncü maddesi uyarınca düzeltilerek, davacı ...lehine 109.334,82 TL maddi tazminata hükmolunması ve adı geçen davacı lehine hükmolunan vekâlet ücretinin de bu miktara göre yeniden hesaplanması karşısında, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin bu konulara yönelen istinaf nedeninin de yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 19.809,88 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 6.336 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 13.473,88 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davalının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/12/2024

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/449, K. 2024/1983, T. 31.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-40-hukuk-dairesi-2024-449-e-2024-1983-k-def4fa4f1108