İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/77 E. 2025/268 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/77
- Karar No
- 2025/268
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/77 Esas KARAR NO :2025/268 DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) DAVA TARİHİ:05/10/2018 KARAR TARİHİ:17/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların, davalı ...Ş. ... şubesi nezdinde müştereken ... numaralı hesap ve buna bağlı alt hesaplar, davacılardan ...'ın münferiden ... numaralı hesap ve buna bağlı alt hesaplarla vadeli mevduat hesabı açtıklarını, 2018 yılı Mayıs ayında hesap ve bağlı alt hesaplarını kontrol ettiklerinde talimatları olmaksızın sahte imzalı talimatlarla hesaplar arası virman işlemleri yapıldığını, bahse konu bankanın taahhüt ettiği faiz oranında faiz ödemesi yapmamak için hesaplar arasında virman yaparak tam ve eksiksiz faiz ödemesi yapıldığı yönünde aldatıcı hareketlerde bulunduğunu tespit ettiklerini, yapılan detaylı incelemelerde hesap hareketlerinde ticari ve ekonomik olarak hiçbir anlamı olmayan pek çok hareket olduğunun görüldüğünü, davacıların talimatları olmadan sahte imza ile para transferleri gerçekleştirildiğini, adlarına çok sayıda alt hesap açıldığını, davalı bankanın, davacılara Genel Müdürlükten özel onay alarak hesap defterinde yazan rakamdan yüksek oranlı faiz ödeyeceğini beyan ettiğini bu yanıltıcı beyanını daha da güçlendirmek için defter üzerinde faiz rakamı olarak belirtilen rakamın üzerini elle çizerek Genel Müdürlük'ten onayını aldığını belirttiği daha yüksek faizi defter üzerinde işlendiğini, örneğin; ...-4 nolu hesapla ilgili banka cüzdanında yer alan ve elle işlenerek uygulanan faiz oranının %14,35, banka ekstresinde yer alan ve uygulanan faiz oranının %14,10 olduğunu, ...-... nolu hesapla ilgili banka cüzdanında yer alan ve elle işlenen faiz oranının %15,00, banka ekstresinde yer alan ve uygulanan faiz oranının %14,40 olduğunu, bunlar gibi usulsüzlüklerin davacılara ait ... ve ... numaralı hesaplarda ve bu hesapların alt hesaplarında mevcut olduğunu, davalı banka şube yönetici ve hesap yetkililerinin, davacıların yaptığı bahse konu usulsüz, konusu suç teşkil eden ve aldatıcı işlemleri fark etmesini engellemek ve onları kandırmak maksadı ile, yine bu kişilere ait diğer vadeli mevduat hesaplarından, davacıların onayı ve talimatı olmaksızın vadesinden önce kısmi kapama yaparak ilgili vadeli hesaba, vade sonu gününe rastlayacak şekilde ödemeyi taahhüt ettiği faiz tutarı kadar para transferi gerçekleştirildiğini, mevzuata aykırı işlemleri yaparak, hesap sahipleri nezdinde, Banka Genel Müdürlüğü'nden onayını aldıklarını beyan ettikleri ve banka hesap cüzdanlarına el yazısıyla işlenmiş faizin tam olarak ödendiği kanaatini uyandırarak aldatmaya ve taahhüt edilen faiz gelirinden mahrum bırakmaya çalıştıklarını, örneğin; ...-18 nolu alt hesabın vade dönüş tarihinin 2 Mart 2018 olduğunu, ara bir tarih olan 1 Şubat 2018'de sahte imza ile 8.000,00 TL tutarında kısmi kapama yapıldığını, ...-15 nolu alt hesabın vade dönüş tarihi 1 Şubat 2018 olduğunu, bu tarihte banka tarafından müşteri bilgisi dışında usulsüz olarak 7.897,85 TL para yatırıldığını, yatırılan miktarın bankanın hesap defterine elle işlediği faiz farkına denk geldiğini, buna benzer işlemlerin şube yetkilisi ve çalışanı sıfatıyla şüpheliler tarafından diğer hesaplardan da gerçekleştirildiğini, davalı bankanın, davacıların banka tarafından gerçekleştirilen evrakta sahtecilik ve bankacılık mevzuatına aykırı işlemlerden bilgilerinin olamadığı dönemde yapılan usulsüz işlemlerden doğan hukuki sorumluluklarını ortadan kaldırmak amacıyla, daha önce bu yönde bir uygulama yapmamış olmasına rağmen hesap mutabakatının yapıldığı rutin zamanların haricinde ara bir tarih olan 13 Mart 2018'de ... nolu hesaba ilişkin hesap mutabakatı imzalattıklarını, davacıların usulsüz işlemleri öğrenmesi akabinde derhal ilgili şubeye ihtarname keşide edildiğini ve 13.032018 tarihli Hesap Mutabakatı'nın iradelerinin fesada uğratılması nedeniyle geçerli olmadığının bildirildiğini, bankanın usulsüz işlemlerine mutabakat tarihi olan 13 Mart 2018 sonrası da devam ettiğini tespit ettiklerini, banka ile yapılan görüşmelerde, 13 Mart 2018'e kadar ki usulsüzlükler için herhangi bir ödeme yapılmayacağı ama 13 Mart 2018 sonrası usulsüzlükler için ödeme yapılabileceğinin belirtildiğini fakat herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacıların, davalı banka tarafından mevzuata ve usule aykırı yapılan işlemler neticesinde uğramış oldukları zararın tazmini için bankaya 11 Nisan 2018, 12 Nisan 2018 ve 16 Nisan 2018'de ihtarname çekildiğini, taleplere ilişkin bankadan menfi veya müspet bir cevap alınamadığını, davacıların, usulsüz ve suça konu eylemlerin fark etmeleri üzerine 05.09.2018 tarihinde 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'na yazılı başvuruda bulunarak yapılan usulsüzlüklerin tespitini ve sorumlular hakkında Bankacılık Kanunu'nun 160. Maddesinde düzenlenen zimmet suçuna ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde BDDK'nın Bankacılık Kanunu'nun 162. maddesi uyarınca şikayet hakkını kullanması ve denetim mekanizmasını işletmesini talep ettiklerini ayrıca usulsüzlüklerin teknik olarak tespitinin sağlanması amacıyla davacılara ait hesaplar üzerinde 2017 ve 2018 yıllarıma ilişkin ... Mali Müşavirlik şirketi tarafından Özel Tespit Raporu tanzim edildiğini, davalı banka şubesi yetkilileri ve çalışanları aleyhine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/... Soruşturma numaralı dosyasıyla şikayette bulunulduğunu, dosyanın derdest olduğunu beyan ederek; davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL ve 10.000,00 USD'nin fiili ödeme günündeki kur karşılığı üzerinden ihtarname tarihi olan 11/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlığın ticaret mahkemelerinde görülmesi gereken bir ticari dava niteliğinde olduğunu, hesabın ticari işletme ile ilgili olması nedeni ile de söz konusu davanın ticari nitelikli bir dava olduğunu, dava dilekçesindeki iddianın dayanağı olan vakıaların, davanın hangi işlemler nedeniyle açıldığının belirtilmediğini, dava dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119/e, f, g, ğ maddesinde yer alan bu şartları taşımadığından dava dilekçesinin iptalini veya dilekçenin HMK ya uygun olarak açıklatılmasını ve düzeltilmesini talep ettiklerini, davada belirsiz alacak davası açma koşullarının bulunmadığını, davacıların, dava öncesinde, hesap bakiyelerinin bulunduğu hesap mutabakatını imzaladıklarını, davacıların 11 Nisan 2018-12 Nisan 2018-16 Nisan 2018 tarihlerinde çekmiş olduklarında ihtarnamelerde hesap bakiyelerine ilişkin ayrıntılı bilgiye sahip olduklarının da görüldüğünü, hesaplardaki bakiyelerin davacıların bilgisi dahilinde olduğunu, davacıların, bankadan hesap ekstrelerini de talep ettiklerini, hesap ekstrelerinin kendilerine teslim edileceği bildirilmesine rağmen ekstreleri teslim almadıklarını, davacıların hesapta usulsüz olduğunu iddia ettikleri işlemlere ait tutarları bilebilecek durumda olduklarını, Özel Tespit Raporu dahi aldıklarını, dava konusu alacağın miktarının davacılar tarafından hesaplanabilecek durumda olduğunu, davacıların hesaplarında bulunan ya da bulunması gerektiğini iddia ettikleri tutarları bilmelerinin mümkün olduğunu, davalı bankanın ... Şubesi müşterisi olan ... – ...'ın ... numaralı ortak hesabının 09.03.2017 tarihinde açıldığını, hesaptaki işlemlerin hesapta vekil olarak hareket eden ... ... tarafından gerçekleştirildiğini, açılan bu dava sonrasında, davalı banka tarafından yapılan araştırmada, hesap sahipleri olan davacıların, vekil ... ...'nin sahibi olduğu ... Holding bünyesinde çalışan kişiler olduğu bilgisini aldıklarını, ... Holding bünyesinde bir faktoring şirketi olan ... ... A.Ş.'nin de bulunduğunu, ... – ...'ın vekil ... ...'ye ait Holding bünyesinde çalışan kişiler olmalarının, çalışanlara ait görünen bu hesapta milyonlarca TL, Dolar ve Euro işlem yapılmasının, hesaptaki işlemlerin vekil ... ... tarafından gerçekleştirilmesi, hesap sahipleri adına çekilen ihtarnamelerin, yine vekil ... ... tarafından hesabın kendisine ait olduğu izlenimi verecek ifadeler ile gönderilmesi dikkate alındığında, hesapta bulunan paranın vekil ... ... tarafından yönetilen kayıt dışı para olduğu, paranın iki gerçek kişiye değil, vekile veya vekilin sahibi olduğu Holding'e ait olduğu izlenimi uyandırdığını, hesaptaki paranın hesap sahiplerine ait olduğu hususunda, hesap sahibi görünen davacılara ve vekil ... ...'ye yemin teklif edilebileceğini, davacıların, dava konusu edilen hesap için, 13.03.2018 tarihli, söz konusu tarih ve öncesine ilişkin tüm işlemler hakkında bilgilerinin olduğu, hesap bakiyeleri hususunda banka ile mutabık olduklarını, herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını beyan ve taahhüt ettiklerini, mutabakatta, hesaba bağlı olan tüm eklerin mevcut bakiyeleriyle birlikte dökümünün yer aldığını, davacıların, mutabakatta tüm işlemlerin kendi talimatları ile yapıldığını ve mutabakatta yer alan bakiyeler konusunda da mutabık olduklarını, bu tutar haricinde başkaca alacaklarının bulunmadığını beyan ve taahhüt ettiklerini, mutabakat metninde açıkça yazmakta olan hesap bakiyelerinden habersiz olduklarını iddia etmelerinin iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, davacılara ait hesapta, davacıların/davacılar vekilinin talimatı olmaksızın 3. kişilere gönderilen, ödenen bir tutar bulunmadığını, davacıların iddiası eksik faiz işletilmesine yönelik olduğunu, davalı banka tarafından, banka sisteminde kayıtlı olan ve sistem tarafından matbu olarak üretilen hesap cüzdanlarında yer aldığı şekilde bakiyelere faiz işletildiğini, davacıların iddia ettiği gibi herhangi bir maddi kayıp bulunmadığını, davacıların sunduğu hesap cüzdanlarında, faiz oranı kısmının üzerinin elle çizildiğini, davalı banka sisteminde yer alan faiz oranlarının değiştirilerek farklı faiz oranları yazıldığının görüldüğünü, değiştirilen faiz oranına ilişkin olarak cüzdanda yapılan düzeltmenin davalı banka tarafından yapıldığına dair bir imza / paraf veya banka kaşesi bulunmadığını, hesap cüzdanlarının banka kayıtlarındaki bilgiler esas alınarak, sistem tarafından basılarak hesap sahiplerine verildiğini, hesap cüzdanlarında elle düzeltme yapılması gibi mutad bir bankacılık uygulaması bulunmadığını, hesap cüzdanlarında sonradan elle yapıldığı görülen değişikliklerin davalı banka açısından bir bağlayıcılığı bulunmadığını, değişikliklerin hesap cüzdanı tesliminden sonra hesap sahipleri, vekil ya da başkaca bir kişi tarafından yapılmasının olası olduğunu, bankanın bu konuda bir bilgisi bulunmadığını, hesap sahipleri ve vekil arasındaki karmaşık ilişkiler dikkate alındığında, bu değişikliklerin vekil ya da hesap sahipleri tarafından birbirlerini yanıltmak amacı ile yapılmış olabileceğini, dava konusu hesapta, davacıların/davacılar vekilinin talimatları ile çeşitli tarihlerde eft işlemleri yapıldığını, davacıların kendi onayları olmadan hesapta işlemler yapıldığı yönündeki iddialarının bir dayanağı bulunmadığını beyan ederek; öncelikle davanın ticari nitelikli bir dava olması nedeni ile Ticaret Mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesine, dava dilekçesinin HMK'nun 119. Maddesine aykırı olması nedeni ile dava dilekçesinin iptaline – dilekçenin HMK'ya uygun olarak açıklatılmasına ve düzeltilmesine, belirsiz alacak davası açılması koşulları oluşmadığından, usule aykırı olarak açılan davanın reddine, usul ve yasaya aykırı olarak açılan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde; davacıların, banka hesap cüzdanları fotokopilerini, bankaya verilen para transferlerine ilişkin talimatların fotokopilerini, 13/08/2018 tarihli hesap mutabakatı fotokopisini, davacılar tarafından davalı bankaya gönderilen; ... 11. Noterliği'nin 11/07/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin fotokopisini, .... Noterliği'nin 16/04/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin fotokopisini, 12/04/2018 tarih .... yevmiye numaralı ihtarnamesinin fotokopisini, 11/04/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin fotokopisini, 05/09/2018 tarihli Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na yapılan şikayet dilekçesinin fotokopisini, 19/09/2018 tarihli Özel Tespit Raporunun fotokopisini sunmuş olduğu görüldü. Davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde; 13/03/2018 tarihli Hesap Mutabakatı fotokopisini, .... Noterliği'nin 06/03/2017 tarih ... yevmiye numaralı, davacılar tarafından dava dışı ... ...'ye verilen vekaletnamenin fotokopisini, davacılar tarafından davalı bankaya gönderilen; .... Noterliği'nin; 11/04/2018 tarih ... yevmiye numaralı, 12/04/2018 tarih ... yevmiye numaralı, 16/04/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamelerin fotokopilerini, davalı banka tarafından davacılar vekili ... ...'ye gönderilen .... Noterliği'nin; 20/04/2018 tarih ... ve ... yevmiye numaralı, 26/04/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname cevaplarının fotokopisini sunmuş olduğu görüldü. Davalı bankaya yazılan yazıya verilen cevapta; davacılara ait hesap ekstrelerinin fotokopilerini, bankaya verilen para transferlerine ilişkin ilişkin talimatların fotokopilerini, dekont fotokopilerini, .... Noterliği'nin 06/03/2017 tarih ... yevmiye numaralı, davacılar tarafından dava dışı ... ...'ye verilen vekaletnamenin fotokopisini, imza kartonu fotokopisini, Bankacılık Hizmet Sözleşmesi fotokopisini, Bireysel Müşteri Başvuru Formu fotokopisini, ... 11. Noterliği'nin 11/07/2018 tarih ... yevmiye numaralı, .... Noterliği'nin; 16/04/2018 tarih ... yevmiye numaralı, 12/04/2018 tarih ... yevmiye numaralı, 11/04/2018 tarih ... yevmiye numaralı, .... Noterliği'nin; 20/04/2018 tarih ... ve ... yevmiye numaralı, 26/04/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamelerinin fotokopilerini göndermiş oluğu görüldü. ... Tüketici Mahkemesi'nin 2018/... Esas 2019/... Karar 21/03/2019 tarihli kararı ile "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 114/1-c maddesinde "Mahkemenin görevli olması" şeklinde hüküm altına alınan dava şartının yokluğu nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi gereğince, davanın usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Görevsizlik kararı kesinleştikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Yasası'nın 20/1. Maddesinde belirtilen iki (2) haftalık süre içinde, taraflardan birinin talebi halinde, dava dosyasının davayı bakmaya görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine," dair karar verildiği, dosyanın mahkememizin ... Esas sayılı dosyasına kaydedildiği, 2019/239 Esas 2019/426 Karar sayılı 23/10/2019 tarihli kararı ile "Davanın 6100 Sayılı H.M.K'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddi ile Mahkememizin görevsizliğine, Dosyaya bakmakla ... Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna," dair karar verildiği, kararın davalı vekilince istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2020/58 Esas 2020/66 Karar sayılı 21/01/2020 tarihli kararı ile "Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/10/2019 Tarih .... sayılı hükmün HMK 353(1)a-3 maddesi uyarınca kaldırılmasına; Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" dair karar verildiği ve dosyanın mahkememizin 2020/77 Esas sırasına kaydedildiği anlaşıldı. Davacı vekilinin 16/10/2020 tarihli dilekçesi ekinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/... Soruşturma sayılı dosyasına gönderilen 24/06/2020 tarihli yazısı ve ekindeki raporunun fotokopisini sunmuş olduğu görüldü. Soruşturma sırasında alınan bilirkişi raporunda; "soruşturmaya konu toplam 92 adet talimat aslı ve fotokopisinde talimat veren sıfatıyla atılı bulunan imzaların, mevcut örnek imzalarına kıyasla müştekiler ... ve ...'ın eli ürünü olmadığı"nın tespit edildiği, ... Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan inceleme sırasında kendisiyle görüşülen Banka personeli ...'nun özetle; "...-... ortak hesabında gerçekleştirdiği işlemlerden kesinlikle bir menfaat temin etmediğini, bu hesaptan 3. şahıslara herhangi bir anapara çıkışı yapmadığını, bazı kısmi çekim talimatlarının kendisi tarafından düzenlendiğini, bu işlemlerin tamamıyla psikolojik olarak kendinde işin gereklerini yerine getirme gücünün tükendiği, kendini yorulmuş ve yıpranmış hissettiği ve sorunları yüzleşecek ve basiretli bir bankacı gibi çözme gücünü kendinde bulamadığı bir dönemde gerçekleştirdiğini" ifade ettiği anlaşılmıştır. ... Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen 17.05.2018 tarihli İnceleme Raporu'nda, diğer hususların yanı sıra; "Menfaat sağlamadığı ve müşterinin anapara kaybına sebebiyet vermediği anlaşılan ...'nun, hesaplar arası yaptığı virmanlara ilişkin işlem talimatlarında müşteri imzasını taklit etmek suretiyle kusurlu olduğunun düşünüldüğü" tespitlerine yer verildiği anlaşılmıştır. ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/... Soruşturma sayılı dosyasından alınan 17/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; "1)-İnceleme konusu, ... A.Ş. ... Şubesine ait, 09/03/2017, 10/03/2017, 10/03/2017, 20/03/2017, 20/03/2017, 23/03/2017, 27/03/2017, 29/05/2017, 14/09/2017, 08/11/2017, 08/12/2017, 08/12/2017, 11/04/2018, 25/04/2018 tarihli banka dekont asıllarında, “... A.Ş. ... ŞUBESİ” okunur kaşe izleri üzerine yetkililer adına atılmış imzalar bulunduğu, ... A.Ş. ... Şubesine ait, 08/08/2017, 24/12/2017, 26/12/2017, 08/12/2017 tarihli banka dekont nüshalarında, alt tarafa veya sağ kenar boşluğuna atılmış, silik durumda imzalar bulunduğu, ... A.Ş. ... Şubesine ait, 16/02/2017, 02/08/2017, 08/08/2017, 29/09/2017, 08/12/2017, 19/12/2017, 27/02/2018 tarihli banka dekont asıllarında, ... A.Ş. ... Şubesine ait ödendi kaşe izleri üzerine yetkililer adına atılmış imzalar ve Mehmet Karataş isim-soyadı yazıları ile bu isimlere atfen atılmış imzalar bulunduğu, ... A.Ş. ... Şubesine ait, 27/04/2018, 30/04/2018 tarihli banka dekont asıllarında açığa atılmış paraf ve “... A.Ş. ... Şubesi...” okunur kaşe izleri üzerine yetkililer adına atılmış imzalar bulunduğu, İzlenmekle birlikte, belirtilen dekont asıl ve nüshalarında, ... ... ve ... adına veya bu isimlere atfen atılmış imzalara rastlanmadığı gibi, mevcut imzalar ve paraflar arasında adı geçerli kişilerin imzalarına benzeyen veya bu kişilerin imzaları tarzında atılmış imzaya rastlanmamıştır. 2)-“Tespit konusu” Bölümünde belirtilen, ... A.Ş. ... Şubesine ait, 155 adet banka dekontlarında herhangi biri imzaya rastlanmamıştır. 3)- İnceleme konusu, “Tespit Konusu” bölümünde dökümü yapılan, ... A.Ş. ... Şube Müdürlüğüne hitaben yazılmış 18 adet talimat aslı ve 74 adet talimat fotokopisinde, sağ alt tarafta “Saygılarımızla” ibareleri alt kesimine atılmış imzalar ve sol alt tarafta açığa veya tarihler üst paraleline atılmış imzalar ile ... ... ve ...'na ait inceleme ile uluslararası adli yargı ve uzmanlarca kabul edilmiş olan; a) Temel b) Primer c) Kritik parametreler d) Grafolojik-grafometrik incelemeler ile . 7X-5X-3X büyüteç(optik) ve farklı şidette ışık ışınları altında, . ... Stereo mikroskop altında, . ... Laser cihazlarında incelemeler yapılmıştır. İnceleme konusu belgelerin çok sayıda olmaları nedeniyle örnekleme yapılarak, mukayese tabloları oluşturulmuştur. A) İnceleme konusu, ... A.Ş. ... Şube Müdürlüğüne hitaben yazılmış, 20.03.2017, 20.03.2017, 23.03.2017, 24.03.2017, 29.05.2017, 14.09.2017, 08.11.2017, 08.12.2017, 21.12.2017, 11.04.2018, 16.04.2018, 25.04.2018, 26.04.2018, 27.04.2018, 30.04.2018, 02.05.2018 tarihli 16 adet talimat fotokopisi ve 04.04.2018, 12.04.2018 tarihli 2 adet talimat aslında, “SAYGILARIMIZLA” ibareleri altına atılmış olan ve ... ... tarafından kabul edilen imzaların, İnceleme konusu, ... A.Ş. ... Şube Müdürlüğüne hitaben yazılmış, 16.02.2017, 09.03.2017, 09.03.2017, 27.03.2017, 05.07.2017, 05.07.2017, 02.08.2017, 08.08.2017, 29.09.2017, 08.12.2017, 19.12.2017, 27.02.2018, 04.04.2018, 10.04.2018 tarihli 14 adet talimat fotokopisi ve 27.02.2018 tarihli 1 adet talimat aslında “SAYGILARIMIZLA” ibareleri altına atılmış olan ve hatırlanmadığı belirtilen imzaların, Gerek kendi aralarında ve gerekse ... ...'ye ait mukayese imzalarla karşılaştırılmalarında, Aralarında, . İmzada hatların yapılış teşkili . İmza konstrüksiyon teşkil yapısı . İmzada karakteristik özellikler . İmzada bukle yapım özellikleri . İmzada hız . İmzada eğim . İmzada konum, ritm . İmzada iç bukle dönüş şekilleri . Alışkanlıklar bakımından ortak uyum ve benzerlikler sağlandığından, belirtilen talimat fotokopileri ve talimat asıllarında, “SAYGILARIMIZLA” ibareleri altına atılmış imzaların ... ZULFİKARİ'nin eli ürünü oldukları, B) İnceleme konusu, ... A.Ş. ... Şube Müdürlüğüne hitaben yazılmış, 16.02.2017, 09.03.2017, 09.03.2017, 20.03.2017, 20.03.2017, 23.03.2017, 27.03.2017, 03.04.2017, 03.04.2017, 03.04.2017, 05.04.2017, 05.04.2017, 05.04.2017, 14.04.2017, 09.05.2017, 12.05.2017, 16.05.2017, 25.05.2017, 02.06.2017, 06.06.2017, 22.06.2017, 28.06.2017, 28.06.2017, 04.07.2017, 10.07.2017, 02.08.2017, 02.08.2017, 03.08.2017, 10.08.2017, 21.08.2017, 14.09.2017, 15.09.2017, 19.09.2017, 21.09.2017, 23.09.2017, 17.10.2017, 26.10.2017, 26.10.2017, 07.11.2017, 14.11.2017, 19.01.2018, 22.01.2018, 14.03.2018 tarihli 44 adet talimat fotokopisinde ve 25.07.2017, 02.08.2017, 29.09.2017, 19.12.2017, 26.12.2017, 25.01.2018, 01.02.2018, 01.02.2018, 02.02.2018, 22.02.2018, 27.02.2018, 02.03.2018, 15.03.2018, 28.03.2018, 28.03.2018 tarihli 15 adet talimat aslında, “SAYGILARIMIZLA” okunur ibareler altına atılmış imzaların, ... ...'ye ait mukayese imzalarla yapılan karşılaştırılmla Aralarında, : . İmzada hatların yapılış teşkili . İmza konstrüksiyon teşkil yapısı . İmzada karakteristik özellikler . İmzada bukle yapım özellikleri . İmzada hız . İmzada eğim . İmzada konum, ritm . İmzada iç bukle dönüş şekilleri . Alışkanlıklar bakımından ortak uyum ve benzerlikler sağlanamadığından, belirtilen talimat fotokopileri ve talimat asıllarında, “SAYGILARIMIZLA” ibareleri altına atılmış imzaların, mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... ...'nin eli ürünü olmadıkları kanaatine varılmıştır. C) Yukarıda (B) şıkkında dökümü yapılan 44 adet talimat fotokopisi ve 15 adet talimat aslında, “SAYGILARIMIZLA” okunur ibareler altına atılmış imzaların, ... ... adına atfen, bu kişinin imzalarına benzetilerek, taklit yoluyla atılmış oldukları ve buna bağlı olarak atan şahsı(taklidi yapan şahsı) karakterize eden tanı unsurlarını yansıtmadıkları cihetle, mevcut koşullarda ...'na ait mukayese imzalarla karşılaştırılmalarında, adı geçen kişi tarafından atılıp atılmadıkları hususunda teknik olarak bir saptama yapılamamıştır. D)-İnceleme konusu, ... A.Ş. ... Şube Müdürlüğüne hitaben yazılmış, 16.02.2017, 09.03.2017, 09.03.2017, 20.03.2017, 20.03.2017, 23.03.2017, 23.03.2017, 27.03.2017, 03.04.2017, 03.04.2017, 03.04.2017, 05.04.2017, 05.04.2017, 05.04.2017, 14.04.2017, 09.05.2017, 12.05.2017, 16.05.2017, 25.05.2017, 02.06.2017, 06.06.2017, 22.06.2017, 28.06.2017, 28.06.2017, 04.07.2017, 10.07.2017, 02.08.2017, 02.08.2017, 03.08.2017, 10.08.2017, 21.08.2017, 14.09.2017, 15.09.2017, 19.09.2017, 21.09.2017, 23.09.2017, 17.10.2017, 26.10.2017, 26.10.2017, 07.11.2017, 14.11.2017, 19.01.2018, 22.01.2018, 14.03.2018 tarihli 44 adet talimat fotokopisinde ve 25.07.2017, 29.09.2017, 19.12.2017, 26.12.2017, 25.01.2018, 01.02.2018, 01.02.2018, 02.02.2018, 22.02.2018, 27.02.2018, 02.03.2018, 15.03.2018, 28.03.2018, 28.03.2018 tarihli 14 adet talimat aslında ve (A) şıkkında incelenen talimatlarda paraf anlamında, sol alt taraflara ve alt kesimlere açığa atılmış imzaların, ...'na ait mukayese imzalarla yapılan karşılaştırılmalarında, Aralarında, . İmzada hatların yapılış teşkili . İmza konstrüksiyon teşkil yapısı . İmzada karakteristik özellikler . İmzada bukle yapım özellikleri . İmzada hız . İmzada eğim . İmzada konum, ritm . İmzada iç bukle dönüş şekilleri . Alışkanlıklar bakımından ortak uyum ve benzerlikler sağlandığından, belirtilen talimat fotokopileri ve talimat asıllarında, paraf anlamında alt açığa atılmış imzaların ...'nun eli ürünü oldukları kanaatine varılmıştır." tespitlerine yer verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce bekletici mesele yapılan .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...sayılı 31/10/2024 tarihli gerekçeli kararında Sanık ... hakkında "Sanığın üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçu sabit görüldüğünden; TCK’nın 61. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, fiilin özelliği, sanığın kastı ve tehlikenin ağırlığı, zarar miktarı ve kastının yoğunluğu dikkate alındığında nazara alınarak sanığın eylemine uyan, lehine bulunan ve suç tarihinde yürürlükte olan TCK’nın 207. maddesi uyarınca alt sınırdan ayrılmayı gerektiren bir husus dosyada mevcut olduğundan alt sınırdan uzaklaşılarak takdiren ve teşdiden 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın eylemini birden fazla kez işlediği ve işlediği zaman miktarı dikkate alındığında TCK 43/1 maddesi uyarınca cezasından 1/2 arttırım yapılarak 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın fiillerden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları sanığın geleceği üzerindeki olası etkisi sanık yararına takdiri hafifletici neden kabul edilerek, verilen cezasında TCK’nın 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" dair karar verildiği ve müzekkere tarihi itibariyle dosyanın istinaf incelemesinde olduğunun bildirildiği anlaşıldı. Mahkememizin 07/10/2020 tarihli celsesinde tarafların iddia ve savunmaları, ve dosyadaki tüm deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle dosyanın bankacı bir bilirkişiye tevdi ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı alacaklı ise miktarının ve ferilerinin tespit edilmesi hususunda rapor tanzim edilmesinin istenmesine karar verildiği, bilirkişinin 18/11/2020 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "1-Davacılar ... ve ...'ın davalı ... bank A.Ş. ... Şubesi nezdinde faiz geliri elde etmek amacıyla “TL” ve “USD” para cinsinden vadeli tasarruf mevduatı hesapları açtıkları dosya kapsamından belirlendiği, adı geçen davacılar tarafından; Banka hesapları üzerinde işlem yapmak için (Para transferi, talimat yazısı imzalamak, hesap açma/kapama gibi) ... ... isimli kişinin vekil tayin edildiği, Bu bağlamda dava dosyasında bulunan talimat yazılarında ... ...'nin yazılı talimatları bulunduğu, Banka sisteminde yer alan ve davacılara ait vadeli tasarruf mevduatı hesaplarına (TL, USD) uygulanan faiz oranları ile “Banka Hesap Cüzdanları"nda yer alan faiz oranları (elle yazılmıştır.) karşılaştırmaları yapıldığında; hesap cüzdanlarına “elle yazılı” faiz oranları ile hesap cüzdanlarına yansıyan faiz oranları arasında farklar olduğu görüldüğü. Bu bağlamda söz konusu farklar (TL, USD) tespit edildiği ve aşağıdaki “TL” ve “USD” para cinsinden davacıların zararı hesaplandığı. Tarafımızdan tespit edilen tutar Davacılar tarafından talep edilen tutar 93.363 TL (Brüt) 20.000 TL 32.055 USD (Brüt) 10.000 USD Tespit edilen tutar ve davacılar tarafından talep edilen tutarlar, dava dosyasına sunulan fotokopi belgeler (Hesap cüzdanları, hesap ekstreleri gibi) üzerinden yapıldığı, ancak; Davalı bankanın davacılara talep doğrultusunda bu aşamada ödeme yapmaması gerektiği, çünkü aydınlatılması son derece önemli bir konu bulunduğu, şöyle; İşbu dava dosyasına konu mevduat hesap cüzdanlarında; hesap ekstrelerine göre (sisteme göre) fazla miktarda faiz oranlarının el ile yazılı olduğu belirlendiği. Bankacılık sisteminde Hesap cüzdanlar sistemden yazdırıldığını, Normal işlem olarak düşünürsek kesinlikle sistem dışı elle hesap cüzdanlarına faiz oranları veya başka bir kayıt yapılamayacağı, Şube çalışanları elle hesap cüzdanına bu şekilde kayıt yapması halinde ; adam çalıştırma sorumluluğu nedeniyle Bankanın belirtilen talep doğrultusunda davacılara ödeme yapması gerektiği, Davacılar veya tanıdıkları kişi/kişiler tarafından hesap cüzdanları üzerinde tahrifat/elle faiz oranı yapmış iseler davalı banka tarafından davacılara ödeme yapılmaması gerektiği, Konunun Sayın Savcılık aşamasında aydınlatılacağı, 2- Davacıların Banka nezdinde açtığı TL ve USD para cinsinden tasarruf mevduatı hesapları ile ilgili işlem yapması için; adı geçen davacılar/mudiler tarafından ... ... isimli kişinin vekil tayin edildiği, Bu kişinin de vekil sıfatı ile adı geçen davacılar adına bankanın ... Şubesi Müdürlüğü'ne verdiği yazılı talimatlara istinaden bankacılık işlemleri (para transferi, Hesaplara para yatırma / çekme, gibi) yapıldığı dosyaya sunulan hesap ekstrelerinden görüldüğü, Dava dosyasına sunulan ve ... ... tarafından imzalanmış bankanın ... şubesine muhatap yazılı talimatlarda bulunan imzaların; ... ...'nin .... Noterliğinden 30.05.2017 tarihinde alınan "İMZA BEYANNAMESİ" ile karşılaştırıldığında, dava dosyasında bulunan fotokopi bazı yazılı talimatlardaki imzalar ile örtüşmediği çıplak gözle görüldüğü, ancak talimatlardaki ... ... adına atılı imzaların gerçek olmadığının ileri sürülebilmesi için mutlaka konusunda uzman kişi tarafından incelenmesi gerektiği, 3-Davacıların ...-1 Vadesiz (TL) Tasarruf Mevduatı ve ...-Vadesiz (USD) DTH'larından vadeli hesaplarına vade sonunlarına denk gelecek şekilde, para transferleri yapıldığı, transfer edilen bu paraların hesap ekstrelerinde yer alan faiz tutarları ile toplandığında ortaya çıkan faiz oranının Hesap Cüzdanlarında yer alan faiz oranlarına eşit olduğu, Davacıların mevduatlarının (paralarının) vadeli hesaplara transfer edilmesi sonunda Hesap Ekstrelerinde yazan faiz oranlarının konunun Sayın C. Savcılığına intikal etmesi nedeniyle sözkonusu vadesiz hesaplar üzerinden yapılan para transferlerinde 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun muhalefete uğrayıp uğramadığı anlaşılacağı" şeklinde görüş ve kanaat bildirildiği, bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği, davacılar vekilinin 03/12/2020 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesini, davalı vekilinin 03/12/2020 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini, yine davacılar vekilince 15/01/2021 tarihli dilekçe ekinde ... A.Ş. Teftiş Kurulu Başkanlığınca hazırlanan İnceleme Raporunun fotokopisinin sunduğu görüldü. Davalı vekilinin 19/01/2021 tarihli dilekçesi ile ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/... Soruşturma sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiği, mahkememizin 20/01/2021 tarihli celsesinde İstanbul CBS' nin 2018/... Soruşturma sayılı dosyanın bu aşamada bekletici mesele yapılmasına ve taraf vekillerinin rapora itiraz dilekçeleri doğrultusunda ek rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişinin 22/02/2021 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak; "1-Davacılar tarafından 13.03.2020 tarihinde imzalanan “hesap mutabakatı” ile davalı banka ... Şubesi nezdindeki TL ve Yabancı Para cinsinden vadeli/vadesiz tüm tasarruf mevduatı hesaplarının bakiyeleri ibra edildiği, Kısa bir süre sonunda davacılar tarafından bu defa noter aracılığı ile keşide ettikleri ihtarnameler ile faiz oranlarına ve ibra işlemine muafakat etmediklerini belirtildiği, Davalı banka yetkililerinin; davacıların iradelerini yanlış yönlendirerek söz konusu ibranameyi imzalattıkları, söz konusu ibra işleminin kabul edilmemesi gerektiği kanaatine ulaşıldığı, 2-İşbu dava dosyasına konu mevduat hesap cüzdanlarında; hesap ekstrelerine göre (sisteme göre) fazla miktarda faiz oranlarının el ile yazılı olduğu belirlendiği bankacılık sisteminde Hesap cüzdanları sistemden yazdırıldığını normal işlem olarak düşünürsek kesinlikle sistem dışı elle hesap cüzdanlarına faiz oranları veya başka bir kayıt yapılamayacağı, Şube çalışanları el ile hesap cüzdanına bu şekilde kayıt yapması halinde; adam çalıştırma sorumluluğu nedeniyle bankanın belirtilen talep doğrultusunda davacılara ödeme yapması gerektiği, Bilirkişiliğimize verilen görev gereği faiz farkları hesaplandığı, hesaplamanın işleme konulup konulmaması kararının Sayın Mahkeme Hakimine ait olduğu, 18.11.2020 tarihli esas raporun 9. ve 10. sayfasında gösterildiği üzere TL ve USD para birimleri bağlamında hesap cüzdanlarına elle yazılı faiz oranları ile davalı bankanın sistemine kayıtlı faiz oanları arasındaki fark tarafımızdan hesaplandığı, söz konusu farklar toplam olarak aşağıda belirtildiği, Tarafımızdan tespit edilen alacak tutarı 93.363 TL 32.055 USD (Bkz. Esas rapor Sf. 9 ve 10) Davacıların talepleri ile bağlı olmaları nedeniyele, talepleri kadar davalı bankadan alacaklı oldukları kanaatindeyiz. Davacılar tarafından talep edilen tutar 20.000 TL 10.000 TL (Bkz. Dava dilekçesi) İşlemlere ait yazılı talimatlarda atılı bazı imzaların gerçek olmadığı iddiası bulunması ve konunun savcılık aşamasında olması nedeni ile davacılara bu aşamada ödeme yapılmaması gerektiği" şeklinde görüş ve kanaat bildirildiği, bilirkişi ek raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği, davacılar vekilinin 10/03/2021 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı itiraz dilekçesini, davalı vekilinin 12/03/2021 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini sunduğu görüldü. Mahkememizin 16/03/2022 tarihli celsesinde "Dosyanın sürüncemede kalmaması dikkate alınarak tarafların iddia ve savunmaları, dosyadaki tüm deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle dosyanın 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı alacaklı ise miktarının ve ferilerinin tespit edilmesi hususunda rapor tanzim edilmesinin istenmesine," dair karar verildiği, bilirkişi heyetinin 26/07/2022 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "1)Davacıların, davalı Bankanın ... / İstanbul Şubesi'nde bulunan; -...-1 no'lu Türk Lirası hesabının: ...-4, ...-14, ...-15, ...-18 ve ...-19 nolu ek hesapları; -...-2 no'lu USD hesabının: ...-5, ...-7, ...-8, ...-9 ve ...-11 nolu ek hesapları; uyuşmazlığa konu fark faiz alacağının konusu olan hesapları oluşturduğu; 2)Fark faizin, hesaplara ilişkin sistemde yer alan faiz oranının mudinin elinde bulunan hesap cüzdanlarında, sistemle aynı faiz oranının üstünün çizilerek, yerine mudi lehine daha fazla faiz verilmesini içeren farklı (yüksek) faiz oranının elle yazılması ile oluştuğu; 3)Fark faizin, hesapların işleyişi sırasında, vadesi yakın olan hesaba, vadesi daha henüz gelmemiş olan mudiye ait bir başka vadeli hesaptan kısmi kapama ile alınan miktarın aktarılması suretiyle ödendiği; 4)Davalı Bankanın hesap cüzdanları üzerine elle yazılan yüksek faiz oranını kabul etmemesine rağmen, sistemde yer alan kısmi kapamalarla bir hesaptan hesaba para aktarılmasına ilişkin gerek “sahte olduğu ifade edilen talimatlara” gerekse işlemlere makul bir açıklama getiremediği; 5)Hesapların hacmi itibariyle fark faizin Şubede, Müdür Yardımcısı pozisyonunda çalışan ve herhangi bir kişisel menfaatinin olmadığı murakıplar tarafından belirlenen bir yetkilinin tasarrufu ile değil, ancak Genel Müdürlük tasarrufu ile açıklanmasının mümkün olabileceği, farklı düşünülecek olsa dahi davalı Bankanın personelinin 'işin görülmesi sırasında, diğer tarafa verdiği zararı gidermekle yükümlü olacağı' (TBK 116); 6)Davacılar ile davalı banka arasında 13.03.2018 tarihinde, davacıların bu tarihe kadar olan işlemlerden bankayı ibra ettiklerini içeren hesap mutabakatı yapıldığı; 7)Hesap cüzdanlarına elle yazılan faiz miktarı ile sistemde kayıtlı veya cüzdanda üstü çizili faiz oranı arasındaki farkın: -95.524,47-TL, 34.105,81-USD hesaplandığı, Ayrıca; ...-9 numaralı USD ek hesabın 19.12.2017-01.02.2018 ve 01.02.2018-28.03.2018 vade aralıklarına ilişkin fark faiz içeren cüzdanları görülememiş olmakla birlikte, bu dönemlere de fark faiz verilmiş olabileceğinin kabulü haline göre yaklaşık hesaplanan 7.791,74 USD farkın dikkate alınması halinde ise fark faiz miktarı, TL'de değişmeyeceği, USD'de ise (34.105,81 + 7.791,74=) 41.897,55 - USD olacağı; 7)Davacıların 13.03.2018 tarihli mutabakata bağlı olarak, öncesi işlemlerden dolayı Bankayı ibra etmeleri nedeniyle ancak 13.03.2018 tarihinden sonraki işlemlerden dolayı fark faiz talebinde bulabileceklerinin kabulü halinde ise fark faiz alacağının : 16.680,00-TL, 8.495,00-USD hesaplandığı, 8)Davacıların “sıradan bir tasarruf sahibi” değil profesyonel bir yatırımcı oldukları ve finans kurallarını yakından bildikleri varsayıldığında, özünde, hesaplarını yakından kontrol ettikleri ve sistemde olup cüzdana yansıtılan para transferleri nedeniyle 'kısmi hesap kapatmalarını" bilmemelerinin makul olmadığı, sonuçta, fark faiz verilmesine ilişkin işlemlerde, bankaya göre ikinci derecede ve ancak %20 düzeyinde karşılıklı kusurlarının varlığının kabulü halinde ve mahkemenin farklı bir oranı benimsemesi durumunda alacak miktarının; Farklı Sorumluluk Oranlarına Göre Alacak Miktarı Alacak %100 %50 %30 %20 %10 %5 TL 95.524,47 47.762,23 28.657,34 19.104,90 9.552,45 4.776,22 USD (*) 34.105,47 15.366,86 9.220,12 6.146,74 3.073,37 1.536,69 USD (**) 41.897,55 19.771,72 11.863,03 7.908,68 3.954,34 1.977,18 (*) ...-9 numaralı hesaba ilişkin 19.12.2017-01.02.2018 ve 01.02.2018-28.03.2018 tarihli vadeli, fark faiz içeren hesap cüzdanı görülemedi; fark faizin ispatlanamadığı kabulüne göre çıkarılmış tutarlar (**) Cüzdanları görülemeyen vadeler için yaklaşık hesaplanan 7.791,74 USD fark faize göre hesaplanan tutarlar. tutarlarda olacağı; 13.03.2018 tarihli mutabakata göre, davacıların 13.03.2018 tarihinden önceki işlemlerden dolayı talepte bulunamayacakları ve 13.03.2018 tarihinden sonraki işlemlerde karşılıklı (müterafik) kusurun varlığının kabul edilmesi halinde ise alacağın değişik sorumluluk oranlarına göre; Farklı Sorumluluk Oranlarına Göre Alacak Miktarı Alacak %100 %50 %30 %20 %10 %5 TL 16.680,00 8.340,00 5.004,00 3.336,00 1.668,00 834,00 USD 8.495,00 4.247,50 2.728,50 1.819,00 909,50 454,75 olacağı, 9) 11.04.2018 temerrüt tarihinden itibaren, yasal faizin 3095 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesine göre TL alacaklarda TCMB tarafından belirlenen 'avans faizi'; USD alacaklarda 3095 Sayılı Yasa'nın 4.a maddesi uyarınca 'kamu bankalarınca bir yıllık vadeli USD döviz mevduatına uyguladığı en yüksek faiz oranı üzerinden talep edilebilecek olmakla birlikte davacının talebinin “şimdilik 20.000-TL ve 10.000-USD”' olduğu;" yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri, bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği, davacılar vekilinin 05/09/2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini, davalı vekilinin 06/09/2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini sunduğu, mahkememizini 09/09/2022 tarihli ara kararı ile taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçeleri doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verildiği, bilirkişi heyetinin 18/10/2022 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak; "Tarafların 26.07.2022 tarihli Bilirkişi Raporu'na yönelik beyan ve itirazlarının, Kök Rapor'da yer alan tespit ve değerlendirmelerimizi değiştirecek nitelikte görülemediği" yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri, bilirkişi ek raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği, davalı vekilinin 10/11/2022 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini sunmuş olduğu görüldü. Mahkememizce ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/... Soruşturma sayılı dosyasının akıbeti sorulduğu, verilen cevapta .... Asliye Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açılarak ... Esasa kayıt edildiğinin bildirildiği, .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının bir suretinin UYAP üzerinden gönderildiği, dosyanın derdest olduğunun bildirildiği anlaşıldı. Mahkememizin 11/01/2023 tarihli ara kararı ile Davacı vekilinin yeni bir heyetten bilirkişi raporu aldırılması talebinin kabulü ile alınan bilirkişi raporları, taraf vekillerinin raporlara beyan ve itiraz dilekçeleri ile davacının hesaplamaya yönelik itirazları da değerlendirilmek üzere dosyanın 3 kişiden oluşan yeni bilirkişi heyetine tevdi ile davacıların davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı iseler miktarının ve ferilerinin tespit edilmesi hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verildiği, bilirkişi heyetinin 20/09/2023 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "Mahkemenin görevlendirme kararı çerçevesinde, dava dosyası ve ekinde yer alan bilgi, belge, tüm deliller ile inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere; 1. ...-4, 14, 15, 18 ve 19 numaralı vadeli TL ek hesaplardan gerçekleştirilen Kısmi Kapama ve Hesaba İlave Yatan para bakiyelerinin aşağıdaki gibi olduğu, iş bu vadeden evvel gerçekleştirilen kısmi çekim bakiyeye faiz işletilmediği, 2. ...-5, 7, 8, 9 ve 11 numaralı vadeli USD ek hesaplardan gerçekleştirilen Kısmi Kapama ve Hesaba İlave Yatan para bakiyelerinin aşağıdaki gibi olduğu, iş bu vadeden evvel gerçekleştirilen kısmi çekim bakiyeye faiz işletilmediği, 3. İş bu kısmi kapama işlemlerine ait talimatlara ait... Cumhuriyet Başsavcılığı 2018/... Soruşturma numaralı dosya kapsamında alınan 17.12.2021 tarihli Grafoloji Raporu ile aşağıda yer alan 44-adet fotokopi ve 14-adet asıl talimat üzerindeki imzaların “şüpheli ...” ELİ MAHSULÜ OLDUĞUNUN tespit edildiği, mudilerin bilgisi dışında ve ticari hayatın olağan akşına aykırı gerçekleştirilen Kısmi Kapama ve Hesaba İlave Yatan para bakiyelerinden kaynaklı kısmi çekim bakiyeye faiz işletilmediği, 4. 17.06.2020 tarihli BDDK Yeminli Baş Murakıbı Raporu ile “şüpheli ...'nun Banka nezdinde yönetici, müdür yardımcısı pozisyonlarında çalıştığı, benzersiz 86-adet kısmi kapama işleminden 10-adet kısmi kapama-para çekme işleminin 100.000-TL üstü işlem olduğu, 12-adet kısmi kapama-para çekme işleminin 400.000-USD üstü işlem olduğu, USD hesap hareketlerinde 05.04.2017-28.03.2018 tarihleri arasında 12-adet kısmi kapama-para çekme işlemi ile 400.000-USD ila 500.000-USD paranın hesaplar arasında virman yapıldığı görülmekle; Banka şube personeli ve Genel Müdürlük ilgili birimlerince iş bu işlemlerin sorgulanmamasında Bankanın denetim eksikliği ve tam kusuru olduğu değerlendirilmekle, 5. ...-4, 14, 15, 18 ve 19 numaralı vadeli TL ek hesaplardan gerçekleştirilen Kısmi Kapama ve Hesaba İlave Yatan para bakiyelerinden kaynaklı, iş bu vadeden evvel gerçekleştirilen kısmi çekim bakiyeye faiz işletilmediği görülmekle, zararın (mahrum kalınan faiz bakiyesinin) hesaplanabilmesi için iş bu kısmi yatan ve çekilen bakiyeler geri alınarak davacı mudilerin kendi talimatları ile gerçekleştirdikleri işlemler dikkate alınarak EK HESAP EKSTRELERİ tekrardan aslına sadık kalınarak oluşturulmuş ve Banka cüzdanında yer alan faiz oranı dikkate almarak aşağıda detayları yer aldığı üzere TL mevduata sadece faiz işletilmiştir. Oluşan zarar (mahrum kalınan faiz bakiyesinin) ...-4 nolu ek hesapta 81.022-TL, ...-13 nolu ek hesapta (-4916)-TL, ...-14 nolu ek hesapta 262.239-TL, ...-15 nolu ek hesapta 31.130-TL, ...-16 nolu ek hesapta (-9.060,39)-TL, ...-17 nolu ek hesapta 104.566,31-TL, ...-18 nolu ek hesapta (-3.864,14)-TL, ...-19 nolu ek hesapta (-6.026,20)-TL, ...-21 nolu ek hesapta (-0,44)-TL olmak üzere zarar (mahrum kalınan faiz bakiyesinin) toplam 455.092,02-TL olduğu, ilgili tarihteki USD/TL kuru esas alındığında ...-4, 14, 15, 18 ve 19 numaralı vadeli TL ek hesaplardan kaynaklanan toplam alacak meblağının 114.068,28-USD olduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuş, 6. ...-4, 14, 15, 18 ve 19 numaralı vadeli TL ek hesaplardan zarar (mahrum kalınan faiz bakiyesinin) toplam 455.092,02-TL olduğu, ilgili tarihteki USD/TL kuru esas alındığında toplam alacak meblağının 114.068,28-USD olduğu iş bu paranın ilgili tarihten 15.09.2023 tarihine değin doğal karşılığı semeresinin 2.456.265-TL (15.09.2023 tarihi itibariyle 91.209-USD) olduğu hesaplanmış, 7. ...-5, 7, 8, 9 ve 11 numaralı vadeli USD ek hesaplardan gerçekleştirilen Kısmi Kapama ve Hesaba İlave Yatan para bakiyelerinden kaynaklı, iş bu vadeden evvel gerçekleştirilen kısmi çekim bakiyeye faiz işletilmediği görülmekle, zararın (mahrum kalınan faiz bakiyesinin) hesaplanabilmesi için iş bu kısmi yatan ve çekilen bakiyeler geri alınarak davacı mudilerin kendi talimatları ile gerçekleştirdikleri işlemler dikkate alınarak EK HESAP EKSTRELERİ tekrardan aslına sadık kalınarak oluşturulmuş ve Banka cüzdanında yer alan faiz oranı dikkate alınarak aşağıda detayları yer aldığı üzere TL mevduata sadece faiz işletilmiştir. Oluşan zarar (mahrum kalınan faiz bakiyesinin) ...-9 nolu ek hesapta 461.267,33-USD, ...-10 nolu ek hesapta (-703,01)-USD, ...-11 nolu ek hesapta (-27,58)-TL, ...-5 nolu ek hesapta 7.128,69-USD, ...-7 nolu ek hesapta 22.219,04-USD, ...-8 nolu ek hesapta 5.843,51-USD, ...-20 nolu ek hesapta 0,45-USD olmak üzere zarar (mahrum kalınan faiz bakiyesinin) toplam 495.728 ,42-USD olduğu, a. ...-4, 14, 15, 18 ve 19 numaralı vadeli TL ek hesaplardan gerçekleştirilen Kısmi Kapama ve Hesaba İlave Yatan para bakiyelerinden kaynaklı, zarar (mahrum kalınan faiz bakiyesinin) toplam 455.092,02-TL olduğu, ilgili tarihteki USD/TL kuru esas alındığında toplam alacak meblağının 114.068,28-USD olduğu; iş buna ait doğal karşılığı semeresinin 2.456.265-TL (15.09.2023 tarihi itibariyle 91.209-USD) olduğu, b. ...-5, 7, 8, 9 ve 11 numaralı vadeli USD ek hesaplardan Kısmi Kapama ve Hesaba İlave Yatan para bakiyelerinden kaynaklı, zarar (mahrum kalınan faiz bakiyesinin) toplam 495.728,42-USD olduğu, c. Zarar (mahrum kalınan faiz bakiyesi) ve TL hesaplar doğal karşılığı semeresinin Toplam 701.005,93-USD olduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur: TOPLAM 495.728,42 114.068,28 91.209,23 GENEL TOPLAM 701.005,93" olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri, bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği, davalı vekilinin 09/10/2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesini sunduğu, davacılar vekilinin 09/10/2023 tarihli dava değeri arttırım dilekçesi ile; 15.09.2023 tarihli bilirkişi raporuyla yapılan hesaplama doğrultusunda toplam 455.092,02-TL + 495.728,42-USD tutarında alacağın, ihtarname tarihi olan 11.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, tamamlama harcının yatırıldığı, dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiği, mahkememizin 12/10/2023 tarihli ara kararı ile davanın miktarı itibariyle heyete tevdine karar verildiği, davalı vekilinin 30/10/2023 tarihli ıslah dilekçesine karşı beyan dilekçesi sunmuş olduğu anlaşıldı. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının bir suretinin UYAP sisteminden gönderilmiş olduğu, dosyanın tetkikinde ... A.Ş. tarafından bilirkişi ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açılarak cezalandırılmasının talep edildiği, 13/11/2023 tarihinde şüpheli hakkında kamu adına Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına dair karar verildiği anlaşıldı. Mahkememizin 07/03/2024 tarihli celsesinde "Dosyada mevcut bilirkişi raporları, vekillerin rapora karşı itirazları ve Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında alınan rapor birlikte incelenip değerlendirilmek üzere yeni bir heyetten rapor aldırılmasına," karar verildiği, bilirkişi heyetinin 19/04/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "1-Hesap cüzdanlarına elle yazılan faiz miktarı ile sistemde kayıtlı veya cüzdanda üstü çizili faiz oranı arasındaki farkın: 95.075,21-TL, 34.142,47-USD olarak hesaplandığı, 2-Davacıların 13.03.2018 tarihli mutabakata bağlı olarak, öncesi işlemlerden dolayı bankayı ibra etmeleri nedeniyle ancak 13.03.2018 tarihinden sonraki işlemlerden dolayı fark faizi talebinde bulabileceklerinin kabulü halinde ise fark faiz alacağının, 16.680,00-TL, 8.495,00-USD olarak hesaplandığı, 3-Sayın Mahkemenizce, kusur oranlarının benimsenmesi durumunda, hesaplamaların üst bölümde sunulduğu, 4-11.04.2018 tarihinden temerrüt tarihinden, 3095 Sayılı Yasanın 2/2 maddesine göre TL alacaklarda TCMB tarafından belirlenen "Avans Faizi" USD alacaklarda 3095 Sayılı Yasanın 4.a maddesi uyarınca "kamu bankalarınca bir yıllık vadeli USD döviz mevduatına uyguladığı en yüksek faiz oranı üzerinden talep edilebileceği, davacı talebinin şimdilik 20.000,00-TL ve 10.000,00-USD olduğu" yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği, davalı vekilinin 06/05/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini, davacılar vekilinin 13/05/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesini sunmuş olduğu görüldü. Mahkememizce yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporları, celp edilen dosyalar ve tüm dosya kapsamı deliller birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın maddi tazminat davası olup davacıların, davalı banka çalışanının mevzuata ve usule aykırı yaptığını iddia ettiği işlemler nedeniyle uğramış oldukları zararın tazminini davalı bankadan talep ettikleri anlaşılmıştır. Davacılar vekilinin dava dilekçesi ile; davacıların, davalı ...Ş. ... şubesi nezdinde müştereken ... numaralı hesap ve buna bağlı alt hesaplar, davacılardan ...'ın münferiden 1010603 numaralı hesap ve buna bağlı alt hesaplarla vadeli mevduat hesabı açtıklarını, 2018 yılı Mayıs ayında hesap ve bağlı alt hesaplarını kontrol ettiklerinde talimatları olmaksızın sahte imzalı talimatlarla hesaplar arası virman işlemleri yapıldığını, bahse konu bankanın taahhüt ettiği faiz oranında faiz ödemesi yapmamak için hesaplar arasında virman yaparak tam ve eksiksiz faiz ödemesi yapıldığı yönünde aldatıcı hareketlerde bulunduğunu tespit ettiklerini, davacıların talimatları olmadan sahte imza ile para transferleri gerçekleştirildiğini, adlarına çok sayıda alt hesap açıldığını, davalı bankanın, davacılara Genel Müdürlükten özel onay alarak hesap defterinde yazan rakamdan yüksek oranlı faiz ödeyeceğini beyan ettiğini bu yanıltıcı beyanını daha da güçlendirmek için defter üzerinde faiz rakamı olarak belirtilen rakamın üzerini elle çizerek Genel Müdürlük'ten onayını aldığını belirttiği daha yüksek faizi defter üzerinde işlendiğini, davalı banka şube yönetici ve hesap yetkililerinin, davacıların yaptığı bahse konu usulsüz işlemlerin fark edilmesini engellemek ve onları kandırmak maksadı ile yine bu kişilere ait diğer vadeli mevduat hesaplarından, davacıların onayı ve talimatı olmaksızın vadesinden önce kısmi kapama yaparak ilgili vadeli hesaba, vade sonu gününe rastlayacak şekilde ödemeyi taahhüt ettiği faiz tutarı kadar para transferi gerçekleştirildiğini, mevzuata aykırı işlemleri yaparak, hesap sahipleri nezdinde, Banka Genel Müdürlüğü'nden onayını aldıklarını beyan ettikleri ve banka hesap cüzdanlarına el yazısıyla işlenmiş faizin tam olarak ödendiği kanaatini uyandırarak aldatmaya ve taahhüt edilen faiz gelirinden mahrum bırakmaya çalıştıklarını, davalı bankanın usulsüz işlemlerden doğan hukuki sorumluluklarını ortadan kaldırmak amacıyla, daha önce bu yönde bir uygulama yapmamış olmasına rağmen hesap mutabakatının yapıldığı rutin zamanların haricinde ara bir tarih olan 13 Mart 2018'de ... nolu hesaba ilişkin hesap mutabakatı imzalattıklarını, banka ile yapılan görüşmelerde, 13 Mart 2018'e kadarki usulsüzlükler için herhangi bir ödeme yapılmayacağının ama 13 Mart 2018 sonrası usulsüzlükler için ödeme yapılabileceğinin belirtildiğini fakat herhangi bir ödeme yapılmadığını beyan ederek zararının tazminini talep etmiştir. Davalı banka vekili ise; davacıların, dava öncesinde, hesap bakiyelerinin bulunduğu hesap mutabakatını imzaladıklarını, davacıların 11 Nisan 2018-12 Nisan 2018-16 Nisan 2018 tarihlerinde çekmiş olduklarında ihtarnamelerde hesap bakiyelerine ilişkin ayrıntılı bilgiye sahip olduklarının da görüldüğünü, hesaplardaki bakiyelerin davacıların bilgisi dahilinde olduğunu, davacıların, bankadan hesap ekstrelerini de talep ettiklerini, hesap ekstrelerinin kendilerine teslim edileceği bildirilmesine rağmen ekstreleri teslim almadıklarını, davacıların hesapta usulsüz olduğunu iddia ettikleri işlemlere ait tutarları bilebilecek durumda olduklarını, dava konusu alacağın miktarının davacılar tarafından hesaplanabilecek durumda olduğunu, davacıların hesaplarında bulunan ya da bulunması gerektiğini iddia ettikleri tutarları bilmelerinin mümkün olduğunu, davalı bankanın ... Şubesi müşterisi olan ... – ...'ın ... numaralı ortak hesabının 09.03.2017 tarihinde açıldığını, hesaptaki işlemlerin hesapta vekil olarak hareket eden ... ... tarafından gerçekleştirildiğini, açılan bu dava sonrasında, davalı banka tarafından yapılan araştırmada, hesap sahipleri olan davacıların, vekil ... ...'nin sahibi olduğu ... Holding bünyesinde çalışan kişiler olduğu bilgisini aldıklarını, ... Holding bünyesinde bir faktoring şirketi olan ... Faktoring A.Ş.'nin de bulunduğunu, ... – ...'ın vekil ... ...'ye ait Holding bünyesinde çalışan kişiler olmalarını, çalışanlara ait görünen bu hesapta milyonlarca TL, Dolar ve Euro işlem yapılmasının, hesaptaki işlemlerin vekil ... ... tarafından gerçekleştirilmesi, hesap sahipleri adına çekilen ihtarnamelerin, yine vekil ... ... tarafından hesabın kendisine ait olduğu izlenimi verecek ifadeler ile gönderilmesi dikkate alındığında, hesapta bulunan paranın vekil ... ... tarafından yönetilen kayıt dışı para olduğu, paranın iki gerçek kişiye değil, vekile veya vekilin sahibi olduğu Holding'e ait olduğu izlenimi uyandırdığını, davacıların söz konusu tarih ve öncesine ilişkin tüm işlemler hakkında bilgilerinin olduğunu, hesap bakiyeleri hususunda banka ile mutabık olduklarını, herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını beyan ve taahhüt ettiklerini, davacıların, mutabakatta tüm işlemlerin kendi talimatları ile yapıldığını ve mutabakatta yer alan bakiyeler konusunda da mutabık olduklarını, bu tutar haricinde başkaca alacaklarının bulunmadığını beyan ve taahhüt ettiklerini, davacıların iddiasının eksik faiz işletilmesine yönelik olduğunu, davalı banka tarafından, banka sisteminde kayıtlı olan ve sistem tarafından matbu olarak üretilen hesap cüzdanlarında yer aldığı şekilde bakiyelere faiz işletildiğini, davacıların sunduğu hesap cüzdanlarında, faiz oranı kısmının üzerinin elle çizildiğini, davalı banka sisteminde yer alan faiz oranlarının değiştirilerek farklı faiz oranları yazıldığının görüldüğünü, değiştirilen faiz oranına ilişkin olarak cüzdanda yapılan düzeltmenin davalı banka tarafından yapıldığına dair bir imza / paraf veya banka kaşesi bulunmadığını, hesap cüzdanlarının banka kayıtlarındaki bilgiler esas alınarak, sistem tarafından basılarak hesap sahiplerine verildiğini, hesap cüzdanlarında elle düzeltme yapılması gibi mutad bir bankacılık uygulaması bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Adam çalıştıranın sorumluluğu 6098 sayılı TBK’nın 66’ncı maddesinde “İstihdam edenlerin mesuliyeti” başlığı altında düzenlenmiştir. Anılan maddede; “Başkalarını istihdam eden kimse, maiyetinde istihdam ettiği kimselerin ve amelesinin hizmetlerini ifa ettikleri esnada yaptıkları zarardan mesuldür. Şu kadar ki böyle bir zararın vuku bulmaması için hal ve maslahatın icabettiği bütün dikkat ve itinada bulunduğunu yahut dikkat ve itinada bulunmuş olsa bile zararın vukuuna mani olamıyacağını ispat ederse mesul olmaz.” hükmü öngörülmüştür. Bu madde gereğince adam çalıştıranlara genel nitelikte objektif bir özen yükümlülüğü yüklenmiş ve adam çalıştıranın bir özel hukuk ve bağımlılık ilişkisi içerisinde çalışanlarının kendilerine bırakılan işleri gördükleri sırada hukuka aykırı bir fiille üçüncü kişilere vermiş oldukları zarardan sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre adam çalıştıranın sorumluluğu, kusursuz sorumluluk türlerinden özen sorumluluğudur. Başka bir deyişle adam çalıştıranın sorumluluğunun kaynağı, adam çalıştıranın çalışanlarını seçerken ve onları çalıştırırken çalışanlar üzerindeki denetim ve gözetim ödevini yerine getirmemesine, kanun tarafından kendisine yükletilen bu tür objektif bir ödevi ihlal etmesine dayanmaktadır (Eren, Fikret; Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara, 2017, s. 643). Dava konusu somut olayda, davacılar tarafından davalı bankanın ... Şubesi'nde : ... numaralı ... münferit hesabı; ... numaralı ... ve ...'ın müşterek hesabı; ... numaralı ... ve ...'ın müşterek; tasarruf mevduatı hesapları açıldığı, uyuşmazlıkların, ... numaralı, ... ve ... tarafından müşterek açılan ve hesap üzerinde işlem yapma yetkisi vekaleten ... ...'ye verilen hesap ve bu hesabın çok sayıda alt hesaplarında gerçekleştirilen işlemlerden kaynaklandığı, davacıların, dava konusu hesapta gerçekleştirilen, özellikle kısmi kapamalarla hesaplar arasında yapılan virman işlemlerine konu talimatların sahte olduğunu ifade ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'na, ... C.Başsavcılığı'na suç ihbarlarında bulunulmuştur. Davalı bankanın çalışanın yargılandığı .... Asliye Ceza Mahkemesi' nin ... sayılı dosyasının gerekçeli kararında; " sanığın olay tarihinde çalışanı olduğu bankanın müşterileri olan katılanlar ..., ... ve ... tarafından bankaya sunulduğu görülen birtakım özel evrakın bir kısmını değiştirerek, bir kısmını ise sahte olarak düzenleyerek özel belgede sahtecilik suçları işlediğinden bahisle açılan kamu davasında;Sahtelik incelemesi bakımından düzenlenen 17/12/2021 tarihli Bilirkişi Raporu çerçevesinde; ... A.Ş. ... Şube Müdürlüğüne hitaben yazılmış 16 adet talimat fotokopisi ve 2 adet talimat aslında, "SAYGILARIMIZLA" ibareleri altına atılmış olan ve ... ... tarafından kabul edilen imzaların, ... A.Ş. ... Şube Müdürlüğüne hitaben yazılmış 14 adet talimat fotokopisi ve 1 adet talimat aslında "SAYGILARIMIZLA" ibareleri altına atılmış olan ve hatırlanmadığı belirtilen imzaların, gerek kendi aralarında ve gerekse ... ...'ye ait mukayese imzalarla karşılaştırılmalarında, aralarında ortak uyum ve benzerlikler sağlandığından, belirtilen talimat fotokopileri ve talimat asıllarında, "SAYGILARIMIZLA" ibareleri altına atılmış imzaların ... ...'nin eli ürünü oldukları tespit edilmekle söz konusu evraklar bakımından sanığın suç teşkil eden eyleminin bulunmadığı anlaşılmış, ... A.Ş. ... Şube Müdürlüğüne hitaben yazılmış, 16.02.2017 ile 14.03.2018 tarihleri arasında düzenlenen 44 adet talimat fotokopisinde ve 25.07.2017 ile 28.03.2018 tarihleri arasında düzenlenen 15 adet talimat aslında, "SAYGILARIMIZLA" ibareleri altına atılmış imzaların, ... ...'ye ait mukayese imzalarla yapılan karşılaştırılmalarında, aralarında ortak uyum ve benzerlikler sağlanamadığından, belirtilen talimat fotokopileri ve talimat asıllarında, "SAYGILARIMIZLA" ibareleri altına atılmış imzaların, mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... ...'nin eli ürünü olmadıkları; ... ... adına atfen, bu kişinin imzalarına benzetilerek, taklit yoluyla atılmış oldukları ve buna bağlı olarak atan şahsı (taklidi yapan şahsı) karakterize eden tanı unsurlarını yansıtmadıkları cihetle, mevcut koşullarda ...'na ait mukayese imzalarla karşılaştırılmalarında, adı geçen kişi tarafından atılıp atılmadıkları hususunda teknik olarak bir saptama yapılamadığı; dolayısıyla söz konusu evraklar bakımından da sanığın suç teşkil eden eyleminin tespit edilemediği, ... A.Ş. ... Şube Müdürlüğüne hitaben yazılmış 44 talimat fotokopisinde, (25.07.2017, 29.09.2017, 19.12.2017, 26.12.2017, 25.01.2018, 01.02.2018, 01.02.2018, 02.02.2018, 22.02.2018, 27102.2018, 02.03.2018, 15.03.2018, 28.03.2018, 28.03.2018 tarihli) 14 adet talimat aslında sol alt taraflara ve alt kesimlere açığa atılmış imzaların, ...'na ait mukayese imzalarla yapılan karşılaştırılmalarında, aralarında ortak uyum ve benzerlikler sağlandığından, belirtilen talimat fotokopileri ve talimat asıllarında, paraf anlamında alt açığa atılmış imzaların ...'nun eli ürünü olduklarının tespit edildiği olayda Yargıtay Ceza Genel Kurulu‘nun 14.10.2003 tarih ve 232/250 sayılı, ...onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgelerin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık niteliği bulunmayacağından belgede sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı..., şeklindeki kararından da görüleceği üzere; fotokopi niteliğinde olduğu belirtilen evrak asıllarının temin edilemediği, evrak aslı olmadan üzerinde sahtecilik incelemesi yapılamayacağı, suçun unsurlarından olan iğfal kabiliyetinin değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından 44 talimat fotokopisi bakımından suçun sabitesinin tespit edilemeyeceği; bunun dışında kalan 25.07.2017, 29.09.2017, 19.12.2017, 26.12.2017, 25.01.2018, 01.02.2018, 01.02.2018, 02.02.2018, 22.02.2018, 27.02.2018, 02.03.2018, 15.03.2018, 28.03.2018, 28.03.2018 tarihli 14 adet talimat aslının konusu olduğu suçun oluştuğu ve sanık bakımından gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı" gerekçeleriyle dosyamız davalı banka çalışanı hakkında TCK’nın 207. maddesi uyarınca özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması yoluna gidildiği, kararın dayanağını grafoloji raporu ve hesap raporu oluşturduğu anlaşılmıştır. Ceza mahkemesi mahkumiyet kararı da göz önüne alınarak davalı bankanın oluşan zarardan 6098 sayılı TBK’nın 66’ncı maddesi uyarınca sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Somut olayda, ...-4, 14, 15, 18 ve 19 numaralı vadeli TL ek hesaplardan gerçekleştirilen Kısmi Kapama ve Hesaba İlave Yatan para bakiyelerinin vadeden evvel gerçekleştirilen kısmi çekim bakiyeye faiz işletilmediği, ...-5, 7, 8, 9 ve 11 numaralı vadeli USD ek hesaplardan gerçekleştirilen Kısmi Kapama ve Hesaba İlave Yatan para bakiyelerinin vadeden evvel gerçekleştirilen kısmi çekim bakiyeye faiz işletilmediği, iş bu kısmi kapama işlemlerine ait talimatlara ait ...Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 2018/... Soruşturma numaralı dosya kapsamında alınan 17.12.2021 tarihli grafoloji raporu ile 44-adet fotokopi ve 14-adet asıl talimat üzerindeki imzaların banka çalışanı ...' nun eli mahsulü olduğunun tespit edildiği, davacıların bilgisi dışında ve ticari hayatın olağan akşına aykırı gerçekleştirilen kısmi kapama ve hesaba ilave yatan para bakiyelerinden kaynaklı kısmi çekim bakiyeye faiz işletilmediği anlaşılmıştır. Dosyada mevcut bilirkişi raporları, taraf vekillerinin rapora karşı itirazları ve Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında alınan bilirkişi raporu da birlikte incelenip değerlendirildiği için 18.04.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu içeriğine ve bildirilen rapordaki hesaplamaya mahkememizce itibar edilmiştir. Buna göre alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamaya göre; davacıların zararının 16.280 TL ve 8.495 USD olduğu kanaatine varılmıştır. Davacıların, 13 Mart 2018 tarihinde, davalı Bankanın ... Şube Müdürlüğü'ne yazdıkları dilekçe ile “Nezdinizde bulunan ... no'lu hesabımızdan hesap açıldığından bugüne kadar yapılan tüm işlemleri kabul ettiğimizi, bu işlemlerin tamamının bilgimiz, onayımız ve talimatımız dahilinde yapıldığını, 13.03.2018 tarihi ve 12;45 saati itibari ile hesap bakiyemizin aşağıda belirtilen tutarlarda olduğu hususunda Bankanız ile mutabık olduğumuzu, bu tutar haricinde Bankanızdan herhangi bir hak ve alacağımızın bulunmadığını, beyan ve taahhüt ederiz” dedikleri ve beyanlarının altında, mutabakat yapılan hesapları bildirmişlerdir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. HD' nin 2020/58, 2020/66 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, davacıların ayrı ayrı gerçek kişi ticari işletme kayıtlarının mevcut olduğu, davacıların 6502 sayılı Kanunun 3/1-k maddesi kapsamında tüketici olmadığı gibi, yapılan işlemlerin hacim ve boyutuna göre de taraflar arasındaki işlemlerin de aynı kanunun 3/-l-l maddesi kapsamında tüketici işlemi olmadığı, bu haliyle basiretli davranması gereken tacirin de hesap mutabakatı imzalanırken kandırıldığı iddiasının dinlenemeyeceği kanaatiyle bilirkişi heyeti raporunda seçenekli yapılan hesaptan 13.03.2018 tarihli hesap mutabakatından sonraki zararları dikkate alınmıştır. Müterafik kusurun bulunup bulunmadığı açısından yapılan değerlendirmede; Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları ile kabul edildiği üzere, TBK'nın 570. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nefi ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için, saklayanın bu parayı kendi yararına kullanabileceğinden hareketle, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğindedir. Mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmekte olup, usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde, ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. Mevduat sahibinin zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu ispat yükü davalı bankadadır. Ancak dava konusu somut olayda ve ceza dosyası içeriğine göre de; usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde davacıların kasıt, kusur veya dahilliği ispat edilemediğinden hüküm kurulurken müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; Davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile; 1-16.280 TL ve 8.495 USD'nin (ihtarnamelerin tebliğ şerhi sunulmadığından) dava tarihinden itibaren işleyecek TL cinsinden alacak için avans faizi, döviz cinsinden alacak için 3095 sayılı Kanun'un 4/a madde ve fıkrası gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.675,09-TL Karar ve İlam Harcının, tamamlama harcı olarak yatırılan 236.780,00-TL'den mahsup edilerek fazla yatırılan 232.104,91-TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip davacılara iadesine, 3-4.675,09-TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 4-35,90 TL başvurma harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacılar tarafından bu dava sebebi ile yapılan 14.500,00-TL bilirkişi ücreti, 468,00-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, 5,20-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 14.973,20-TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre 299,46-TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye gider avansının davacılar üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan 24.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 425,73-TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 24.425,73-TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak, 23.937,22-TL'sinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/04/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır