İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/995 E. 2026/922 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/995
Karar No
2026/922
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/995 KARAR NO : 2026/922

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 16/10/2026 KARAR TARİHİ : 21/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... ...'da meydana gelen iki araçlı maddi hasarlı trafik kazasına davacının maliki ve işleteni olduğu ... plakalı araç ile ...'e ait ... plakalı aracın kazaya karıştığını, ... plakalı aracı kaza sırasında ... sevk ve idare ettiğini, davacı müvekkilinin aracı davalı şirket nezdinde ZMMS sigortası ile sigortalı olduğunu, ... davacı ve ... aleyhine Serik ... ASHM .../... Esas sayılı dosyasında ... tarihinde araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli talepli tazminat davası açtığını, davacı müvekkilinin davanın aracın ZMMS sigortacısı olan davalı şirkete ihbarını talep ettiğini ve mahkeme ihbarda bulunmadığını, yargılamada alınan ... tarihli bilirkişi raporunda, kazada sürücü ...'nın asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiğini, değer kaybı olarak ... TL'nin tespit edildiğini, serik ... ASHM ... tarihli .../... Esas ve .../... Karar sayılı kararıyla ... TL değer kaybı ile ... TL yargılama gideri ile ... TL vekalet ücretinin davacıya ödenmesine hükmedildiğini, zarar gören tarafından Serik İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasında ilamlı takip başlatıldığını, davacı ... tarihinde dosya borcunun tamamı olarak ... TL'yi kendi hesabından ödediğini, davacı ödenen ... TL'yi davalı şirketten tahsilini talep ettiği ancak davalı tarafından yanıt verilmeyerek ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davacı tarafından Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasıyla toplam ... TL için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından takibe, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz üzerine takibin durduğunu bildirerek davanın kabulü ile davalı borçlunun Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacak likit olduğundan %20 oranında davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağı, Serik ... ASHM dosyasının bir sureti, ihtarname evrakı delil olarak sunulmuş, mahkememizce Uyap sistemi üzerinden davaya konu araçların malik bilgileri dosyamız arasına alınmak suretiyle tüm deliller toplanmıştır. Dava, davacı tarafından karşı araç malikine ödenen tazminatın sigorta şirketinden ZMMS poliçe kapsamında rucüen tahsili için başlatılan icra takibinde itirazın istemine ilişkindir. Mahkemelerin görevi, dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekmektedir. HMK.’nun 1.maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla belirlenir.Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tükecici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tükecinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlene olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Bunun yanında aynı yasanın 83. maddesi uyarınca, eğer taraflardan bir tanesi tüketici ise onun yaptığı işlemler ile ilgili olarak diğer yasalarda bir düzenleme varsa, buna rağmen bu işlemin tüketici işlemi olduğu ve bu yasanın görev ve yetkiye dair olan düzenlemesini engellemeyeceği, belirtilmiştir. Taraflar arasında zorunlu mali mesuliyet sigorta sözleşmesi akdedildiği sabit olup bu durumda davacının aracının ticari olup olmadığı ve buna bağlı görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi mi Tüketici Mahkemesi mi olduğu hususunun belirlenmesi gerekmektedir. Görevli mahkemenin tayininde davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır.( Yargıtay 17. H.D. 30/09/2019 tarih ve 2016/20042 E 2019/8685 K) 8.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 2024/554 Esas 20255/77 Karar sayılı İlamında,"Dava, davalı tarafından ZMMS kapsamında sigortalanan aracın, karıştığı kaza nedeniyle zarar görene yapılan ödemenin KTK'nın 95/2 maddesi ve ZMMS Genel Şartları B.4 maddesi (sürücünün alkollü araç kullanması) gereğince sözleşmeye dayalı olarak rücuen akidinden (sigortalıdan) tahsili istemiyle girişilen icra takibinden borçlu olunmadığının tespiti ve ödenenlerin istirdatı istemine ilişkindir. Davacı ile davalı araç maliki arasında akdi bir ilişki olup, davalının sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı trafik sigorta sözleşmesine aykırılık olarak gösterilmektedir.Bir başka ifade ile uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmamaktadır. Yukarıda anılan yasal düzenlemeler uyarınca sigorta sözleşmesinin akitleri arasında sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklara dair davalarda taraflardan biri Sigorta Şirketi olmakla birlikte, sigortalı diğer tarafın tüketici olması (sigortalı aracın hususi araç olarak kullanılıyor bulunması) halinde davaya bakma görevi, 6502 sayılı TKHK'nın 3., 73/1. ve 83/2. maddeleri uyarınca Tüketici Mahkemelerine, sigortalının tacir sıfatı taşıması yahut sigortalı aracın ticari olması/ticari amaçla kullanılması halinde ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/I maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerine aittir...." şeklindedir. Somut olayda, davacıya ait davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı ... plakalı aracın, dava dışı ... plakalı araç ile çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiği, dava dışı ... plakalı aracın hak sahiplerine Serik ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasında hükmedilen bedelin Serik İcra Dairesi'nin .../... saylı icra dosyası ile takibe konulması üzerine davacının ... TL tazminat ödemesi yaptığı, ödeme yapan davacının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamı gereğince kendi sigortacısından rücuen tahsili için başlatılan icra takibinde davalının itirazının iptalini talep ettiği görülmüştür. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için Kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımı verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli olacağı, davalı ile davacı araç maliki arasında akdi bir ilişki olup, davalının sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı trafik sigorta sözleşmesine aykırılık olduğu, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanmadığı, yukarıda anılan yasal düzenlemeler uyarınca taraflara arasında sigorta ilişkisi bulunması, sigorta sözleşmesinin akitleri arasında sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklara dair davalarda taraflardan biri sigorta şirketi olmakla birlikte, sigortalı aracın hususi olduğu ve ticari amaçla kullanılmadığı, davacının gerçek kişi olduğu ve tacir olduğuna dair dosyaya yansıyan herhangi bir belgenin bulunmadığı, davacının gerçek kişi olması nedeniyle açılan davada davaya bakmaya Tüketici Mahkemeleri görevli olacağından mahkememizce görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE 2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra: a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. 21/10/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/995, K. 2026/922, T. 21.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-995-e-2026-922-k-8dbd53165b45