İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1050 E. 2026/648 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1050
Karar No
2026/648
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/1050 Esas KARAR NO :2026/648

DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ:30/03/2026 KARAR TARİHİ:23/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine Kasko ... poliçe numarası ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın 16.03.2025 tarihinde karayolu üzerindeki taşlar sebebiyle tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası geçirdiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkile atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, 2021 model ... marka aracın hasar gördüğünü, kaza sonrası aracın davalı sigorta şirketinin yönlendirmesiyle ... servisine çekildiğini, eksper raporu ile araçta 368946.31TL tutarında hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, ancak davalı sigorta şirketinin herhangi bir ödeme yapmaksızın hasar dosyasını kapattığını, müvekkilin hasar bedelini kendi imkanlarıyla karşılamak zorunda kaldığını, 06.05.2025 tarihinde davalı şirkete yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosunun 2025/10689 numaralı arabuluculuk dosyasında anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, gerçek hasar bedelinin orijinal parça üzerinden hesaplanması gerektiğini, aracın tramer kayıtlarına işlenen kapsamlı onarım ve parça değişim işlemleri nedeniyle oluşan maddi zararın tazmininin zorunlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin meydana gelen zararı karşılamakla yükümlü bulunduğunu, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10,00 TL tutarındaki maddi zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirket tarafından kasko poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracının 16.03.2025 tarihinde gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde hasar gördüğünü iddia ederek müvekkil şirketten hasar bedeli tazminatı talep ettiğini, müvekkil şirketin sigortalı araca ilişkin hasar bedelini ödemediğini ileri sürerek şimdilik 10,00 TL tutarında tazminatın tahsilini istediğini, ancak ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ... poliçe numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile 24/09/2024-24/09/2025 tarihleri arasında sigortalı bulunduğunu, davacının tüketici sıfatını haiz olması nedeniyle uyuşmazlığın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kaldığını, bu nedenle görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, davanın görevsiz Ticaret Mahkemesi nezdinde açıldığını, görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğunu belirterek davanın görev yönünden usulden reddedilmesi gerektiğini, ayrıca sigorta şirketinin taraf olduğu davalarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının dava şartı olduğunu, somut olayda bu şartın yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın usulden reddinin zorunlu olduğunu, esasa ilişkin olarak ise kasko poliçesinin teminat altına aldığı rizikonun belirli şartların gerçekleşmesi ve ispatlanması halinde karşılandığını, dosya kapsamındaki araştırma raporunda hasarın poliçede teminat altına alınan tipik bir kaza rizikosunun teknik karakteristiğiyle örtüşmediğinin, olay yerinin tespit edilemediğinin ve kaza senaryosunu doğrulayacak objektif delillerin bulunmadığının değerlendirildiğini, rizikonun teminat kapsamında kaldığının ispatlanamadığını, sigortalı araç sürücüsünün olay yerinde kolluk kuvvetlerine başvurmadığını, resmi tutanak tanzim ettirmediğini, kazayı gecikmeli olarak bildirdiğini ve aracı zorlayarak hasarın artmasına sebebiyet verdiğini, sigortalının rizikonun gerçekleşmesi sonrasındaki yükümlülüklerine ve dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, bu nedenle müvekkil şirketin tazminat sorumluluğunun doğmadığını, davacının kaza tarihinden itibaren faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun 1427/2. maddesi gereğince sigortacının ödeme yükümlülüğünün belgelerin ibrazından itibaren 45 gün içinde veya dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın usulden reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kasko poliçesine dayalı olarak açılan tazminat davasıdır. HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3.maddesinin k bendinde tüketici; Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi, l bendinde de tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmıştır. Yine aynı Kanun'un 73. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davalı sigorta şirketi ile sigortacısı olan davacı arasında genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi imzalanmıştır. Davalının sigortalısı olan davacı gerçek kişi olup sigorta poliçede aracın hususi olduğu kabul edilerek poliçe kapsamına alınmıştır. Davacı sigortalı gerçek kişi olup sigorta sözleşmesi de hususi vasfına göre düzenlendiğinden açılan dava TTK'nın 4/1. maddesinde açıklandığı şekilde ticari dava niteliğinde değildir. Davacı sigortalı gerçek kişi, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3.maddesinin k bendi kapsamında tüketici olduğundan ihtilafın çözümünde Tüketici Mahkemesi görevlidir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesinin 06/05/2026 Tarih, 2026/1379 Esas, 2026/1368 Karar sayılı kararı). Açıklanan nedenlerle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2.maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 23/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1050, K. 2026/648, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1050-e-2026-648-k-7bc9250ea830