İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1617 E. 2026/746 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1617
Karar No
2026/746
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1617 Esas KARAR NO : 2026/746

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 16/09/2026 KARAR TARİHİ : 07/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Bankası A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş. arasında 26.04.2022 tarihinde Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi imzalandığını, borçlu şirketin sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmemesi üzerine ...tarihli ve ... yevmiye numaralı hesap Kat ihtarnamesinin keşide edildiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle 13.11.2024 tarihinde .. Banka Alacakları İcra Müdürlüğü nezdinde ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, takip süreci devam ederken borçlu şirketin 12.02.2026 tarihinde tasfiye haline girdiğini ve davalı ...'un tasfiye memuru olarak atandığını, tasfiye memuru ...'un şirketin borçlarını tasfiye etmeden ve müvekkil bankaya bilgi vermeden 10.08.2026 tarihinde şirketin ticaret sicil kaydının silinmesini sağladığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 291. maddesi uyarınca tasfiye memurunun şirketin borç ve taahhütlerini yerine getirmekle yükümlü olduğunu, ancak davalı ...'un bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, tasfiye işlemleri tamamlanmadan yapılan terkin işleminin hukuka aykırı olduğunu, müvekkil bankanın alacağını tahsil edebilmesi için borçlu şirketin tüzel kişiliğinin yeniden canlandırılmasında hukuki yarar bulunduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılması amacıyla şirketin yeniden tescilinin zorunlu olduğunu, bu kapsamda davalı ...'un tasfiye memuru sıfatıyla ve ... Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdindeki sicil kaydı nedeniyle ... Ticaret Sicil Müdürlüğü kurumunun davalı olarak gösterildiğini, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü kurumunun yasal hasım olması sebebiyle bu davalıdan yargılama gideri talep edilmediğini belirterek,...A.Ş. 'nin tüzel kişiliğinin ihyasına, davalı ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına, şirketin ihya edildiğinin tescil ve ilanına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın olağan tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde ...Şirketi'nin ek tasfiyesine karar verilmesi talebine ilişkin olduğunu, 1. Ticaret Sicili Müdürlüğü'nin Türk Ticaret Kanunu'nun 32. ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34. maddeleri uyarınca tescil işlemlerini yasal sınırlar içerisinde gerçekleştirdiğini, sicil müdürlüğünün yargı mercii gibi hareket edemeyeceğini, tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun tasfiye memurlarına ait olduğunu, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla yükümlü bulunduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 545/1. maddesi gereğince müvekkil kurumun tasfiye memurlarının bildirimi üzerine işlem yaptığını, bu nedenle tasfiye sürecinin eksik veya erken sonuçlandırılmasından müvekkil kurumun bir sorumluluğunun bulunmadığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi uyarınca ek tasfiye kararı verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, atanacak tasfiye memurunun Türk Ticaret Kanunu'nun 536. maddesinde öngörülen Türk vatandaşı olma ve Türkiye'de yerleşim yeri bulunma gibi şartları taşıması gerektiğini, müvekkil kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yasal hasım konumunda bulunduğunu, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, yerleşik yargı uygulamalarının da bu yönde olduğunu belirterek müvekkil kurum yönünden davanın reddini, aksi kanaatte ise müvekkil aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ihyası istenen şirketin ticaret sicil kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır. Davacı vekili 05/10/2026 tarihli dilekçesi ile müvekkili ...Bankası A.Ş. tarafından dava dışı ...A.Ş. isimli şirketin borcunu ifa etmemesi ve tasfiye edilmesi sebebiyle ihyası amacıyla dava açıldığını, ancak dava açıldıktan sonra takip konusu alacakların indirimli olarak haricen ödendiğini, icra dosyasına tahsil bildiriminde bulunulduğunu ve tahsil harcının yatırıldığını, bu gelişmeler neticesinde davanın konusuz kaldığını, davalılar ...ve .... Ticaret Sicili Müdürlüğü aleyhine yargılama gideri veya vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, HMK 331. madde uyarınca taraflar lehine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini ve dosyada mevcut gider avansının iadesini talep etmiştir. Dava; şirketin ihyası davası olmakla, davalı vekilinin 05/10/2026 tarihli beyan dilekçesi doğrultusunda, dava dışı ...A.Ş. isimli şirketin ihyası talebi bakımından, davacının hukuki yararının kalmadığı anlaşılmış olup, neticede davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü kanuni hasım olduğundan ve eldeki davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olduğu ve dosyaya cevap dilekçesi sunulduğu da nazara alınarak,yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken (2/3 oranına göre) 488,00 harcın mahsubu ile 244,00 harcın kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 3-Davalı ... Ticaret Sicil Müdürlüğü kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle dosya üzerinden karar verildi. 07/10/2026

Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1617, K. 2026/746, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1617-e-2026-746-k-39e27d4cbdbe