İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/802 E. 2026/730 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/802
Karar No
2026/730
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/802 KARAR NO : 2026/730

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/05/2025 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı tarafa mal ve servis hizmeti verildiğini, cari ilişki kapsamında düzenlenen fatura borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla ... 14.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine borçlu - davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek, açıklanan nedenlerle; itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ll. CEVAP : Davalıya tebligat yasası hükümlerine uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma günü bildirildiği halde; davalıl tarafından cevap dilekçesi sunmamış ve bu nedenle de münkir kabul edilmiştir. lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ... 14. Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "fatura alacağı" sebebine dayalı olarak 6.516,00 TL asıl alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda borçlu yanın süresi içinde ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, ancak dilekçe ekinde tebligat masrafı verilmediğinden dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı, dolayısıyla davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, davacının davalıdan ...numaralı, 30.07.2024 tarihli 6.516,00 TL bedelli fatura alacağı bulunup bulunmadığı hususundadır. Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede; Davacının, davalıya faturadan kaynaklı alacaklı olduğunu ispatlaması gerektiği, davacı vekili teslime dair bir vesika sunmamışsa da ticari defterler taraflar lehine delil olabilecekitir, zira uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olduğu yani iki tarafında defter tutma yükümlülüğü bulunduğu, uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari defterlerine geçirilmesi gereken bir işten doğmuş olduğu, davacının defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış olduğu bilirkişi raporu içeriğinden anlaşılmıştır. TTK 82.maddesi gereğince, kural olarak ticari defterler tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunur. (Yargıtay 13.HD 26.04.2002 T., ... E.,... K) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020 T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak üzere inceleme günü verilmiş, bu karar davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde, davalının ticari defterlerini sunmadığı, bilirkişi raporunun davacının ticari defterlerinin incelenmek suretiyle hazırlandığı, dava konusu fatura alacağının davacı şirketinin defterlerinde ise kayıtlı olduğu ise, bilirkişi raporu ile sabittir. HMK 222/3'e göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği, bunun aksinin davalı tarafça senet veya diğer bir kesin delille de ispatlanmadığından, davacının takip tarihi itibariyle bilirkişi raporuna göre 6.516,00 TL asıl alacağı bulunduğu değerlendirilmekle, davanın kabulü ile davacının yaptığı takibe davalının itirazının iptaline karar verilmiştir. İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. (Yargıtay 3.HD ... E, ... K) Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile; 1-Davalının ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına 2-Alacak likit bulunmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 116,60-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir yazılmasına, -Davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan 615,40-TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 615,40-TL, posta gideri ile bilirkişi ücreti 11.285,00-TL olmak üzere toplam: 11.940,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesine göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin, davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe çıkartılmasına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30.09.2026

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/802, K. 2026/730, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-802-e-2026-730-k-baf9c217802e