İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/559 E. 2026/913 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/559
Karar No
2026/913
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/559 Esas KARAR NO : 2026/913

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/06/2026 KARAR TARİHİ : 16/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket adına vekaleten iş yürüten ...'e hile, baskı, aldatma ve korkutma unsurları altında mesai saatleri dışında imzalattırılan haksız ve mesnetsiz olarak gerçekleştirilen 10/05/2025 tarihli mutabakat teyidi içerikli sözleşmenin fatura reddi işlemleri ile fatura iadesi tebellüğ belgesinin ve bağlı işlemlerin ... ün müvekkil şirketi bağlayan özel temsil yetkisi bulunmaması ve TBK m 30-39 irade sakatlığı hükümleri uyarınca irade sakatlanması ile tesis edilmesi nedeni ile iptalini, müvekkili şirke tarafından iptal edildiğinin tespitine, ticari defter ve kayıtların hukuka, usule ve gerçeğe uygun olarak düzeltilmesine, müvekkili şirketin ticari sözleşmeye dayanarak verdiği hizmet neticesinde hak ettiği 6.994.069,96 TL faturaya bağlı alacağının ve 297.000,00 TL faturalandırılmayan alacağın toplam 7.291.069,96 TL terditli olarak TTK 1530 md gereğince dava tarihinden ayrı ayrı işleyecek en yüksek ticari avans temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı şirketin haksız eylemleri, hilesi ve yarattığı ağır mağduriyet nedeniyle müvekkil şirketin uğradığı maddi ve manevi tazminat ile temerrüt fazini aşan aşkın zararın tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş olup 10.05.2025 tarihli "Mutabakat Teyidi" sözleşmesinin, 30.04.2025 tarihli, ... nolu 3.116.610,00 TL bedelli fatura reddi, 30.04.2025 tarihli, ... nolu 89.505,00 TL bedelli fatura reddi, 16.04.2025 tarihli, ... nolu 1.178.482,50 TL bedelli fatura iadesi, 10.05.2025 tarihli, ... nolu 2.403.855,75 TL bedelli fatura iadesi, fatura iadesi tebellüğ işlemleri, buna bağlı tesis edilen her iki şirketin ticari defter ve kayıtları işlemlerinin TBK m. 30-39 uyarınca iptaline, iptali ve geçersizliğin tespitine, ticari defter ve kayıtların düzeltilmesine, müvekkili olduğu şirketin hak ettiği toplam 7.291.069,96 TL ticari alacağının (faturaya dayalı 6.994.069,96 TL ve faturalandırılamayan, mutabakat teyidinde yer almayan 297.000,00 TL), terditli olarak ayrı ayrı TTK 1530 md. Vade tarihinden/temerrüt tarihinden/ihtarname tebliğ tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalının müvekkili olduğu şirkete ödemesine, davalı şirketin haksız ve hileli eylemleri neticesinde müvekkil şirketin uğradığı belirsiz alacak için şimdilik 100.000,00 TL Maddi Tazminatın ve ticari itibar suikastı nedeniyle 100.000,00 TL Manevi Tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalının müvekkile ödemesine, yüksek enflasyon ve paranın değer kaybı karşısında temerrüt faizinin yetersiz kalmasından doğan belirsiz alacak için şimdilik 100.000,00 TL Aşkın Zararın (TBK m. 122) davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalının müvekkile ödemesine, davalı uhdesinde haksız şekilde tutulan, ticari sözleme eki olan, 500.000 TL bedelli Teminat Senedinin hükümsüzlüğünün tespiti ile müvekkile iadesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı şirket ile müvekkili olduğu şirket arasında 2017 yılından 2025 yılı sonuna kadar, müvekkili olduğu şirkete ait Kaya Palazzo ve Kaya Belek otellerinde ihtiyaç duyulan ilave personelin teminine ilişkin olarak yıl bazında sözleşmeler akdedildiğini, bu kapsamda davacı şirket tarafından otellerde çalıştırılmak üzere personel temin edildiğini, fiilen çalışan personele ilişkin puantajlar düzenlendiğini ve söz konusu puantajlar esas alınarak müvekkili olduğu şirkete faturalar düzenlendiğini, ancak taraflar arasındaki ticari ilişkinin devamı sırasında yapılan incelemeler neticesinde, sistematik nitelikte ve müvekkili olduğu şirket açısından ciddi hukuki ve mali sonuçlar doğuran usulsüzlükler tespit edildiğini, her şeyden önce, fiilen çalışmayan bazı kişilerin çalışmış gibi gösterilerek puantajlarının düzenlendiğini, bu puantajların müvekkili olduğu şirket bünyesinde görev yapan dönemin İnsan Kaynakları Müdürü ve Genel Müdürü ile birlikte ve koordineli şekilde oluşturulduğunu, söz konusu gerçeğe aykırı puantajların esas alınarak davacı şirket tarafından müvekkili olduğu şirkete faturalar düzenlendiğini ve bu faturalar kapsamında müvekkili olduğu şirketten ödeme tahsil edildiğinin tespit edildiğini, diğer taraftan fiilen çalıştığı halde bazı personelin SGK'ya bildirilmediğini, bu kişilere ilişkin sigortalılık ve prim yükümlülüklerinin yerine getirilmediğinin de tespit edildiğini, böylelikle davacı şirket tarafından, fiilen çalıştırılan personelin sosyal güvenlik mevzuatından doğan yükümlülükleri yerine getirilmediğini ve bu suretle ödenmesi gereken SGK primleri ödenmeyerek müvekkili olduğu şirket açısından da doğrudan ve dolaylı hukuki ve mali sorumluluklar yaratıldığını, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; davanın tüm talepler yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, irade sakatlığı sebebine dayalı sözleşmenin iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili 09/09/2026 tarihli dilekçesi ile; HMK 123. Madde uyarınca davayı geri aldıklarını, bu kapsamda davalarını atiye bıraktıklarını, takip etmeyeceklerini bildirmiştir. Davalı ... A.Ş vekili sunmuş olduğu dilekçe ile davacının davayı geri alma beyanını kabul ettiklerini, davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olduğunu bildirmişlerdir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 123 üncü maddesinde "Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/10 md.) Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir" şeklinde hüküm altına alınmıştır. Madde metninden anlaşıldığı üzere, davacı davalının muvafakatı ile davayı geri alabilir. Davalı davanın geri alınmasına muvafakat etmiş olmakla HMK md. 123 hükmü gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın HMK'nun 123. maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 732,00 TL ilam harcının peşin yatırılan 129.636,50 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 128.904,50 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iade edilmesine, 3-Davalının kendini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden A.A.Ü.T ne göre 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Taraflarca yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iade edilmesine, Dair, dosya üzerinden verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/10/2026

Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/559, K. 2026/913, T. 16.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-559-e-2026-913-k-48b0ca4d7749