İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/456 E. 2026/490 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/456
- Karar No
- 2026/490
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/456 Esas - 2026/490 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/456 Esas KARAR NO : 2026/490 ........................... ............................. ..................................... ........................................... .................................................. .........................................................
DAVA : Sözleşmenin Uyarlanması DAVA TARİHİ : 09/06/2026 KARAR TARİHİ : 12/06/2026 KARAR Y. TARİHİ : 12/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin Uyarlanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ile davalı idare arasında ............... 21. Noterliği'nin 07.06.2021 tarih ve 20119 yevmiye numaralı "... Parkı Sarıalan Kamp ve Günübirlik Kullanım Alanı 4 Adet Dükkan ve 1 Adet Kır Kahvesi İşletmecilik Sözleşmesi" akdedilmiş olup müvekkil sözleşme kapsamındaki işletmecilik faaliyetlerini uzun yıllardır kesintisiz şekilde sürdürdüğünü, ne var ki sözleşmenin kurulmasından sonra meydana gelen olağanüstü ekonomik gelişmeler, işletme giderlerindeki öngörülemeyen artışlar, bölgedeki ticari yapının davalı idarenin tasarruflarıyla değiştirilmesi, sözleşmenin kuruluşunda mevcut olmayan yeni rekabet unsurlarının ortaya çıkması ve taraflar arasındaki ekonomik dengenin davacı aleyhine ağır şekilde bozulması nedeniyle sözleşmenin mevcut haliyle sürdürülmesi dürüstlük kuralı çerçevesinde katlanılması beklenemeyecek derecede ağırlaştığını, müvekkilinin ortaya çıkan bu durum karşısında sözleşmeden kaçınmak yerine öncelikle idare ile uzlaşma yolunu tercih ettiğini, davalı idarenin aynı işletme bakımından geçmiş yıllarda ekonomik koşulları dikkate alarak %30 oranında kira indirimi uygulamış olması nedeniyle sözleşme ilişkisinin güncel ekonomik şartlar çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiği düşüncesiyle 03.07.2024 tarihinde sözleşmenin uyarlanması ve kira indirimi yapılması talebiyle başvurduğunu, bu başvurudan sonuç alınamaması üzerine 15.08.2024 tarihinde sözleşmenin karşılıklı olarak sona erdirilmesi ve teminatların iadesini talep ettiğini, nihayet taraflarınca 16.12.2025 tarihinde yapılan başvuru ile sözleşmenin mevcut ekonomik ve fiili koşullar çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi, uyarlanması ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın sulh yoluyla çözülmesinin talep edildiğini, ancak davalı idare tarafından söz konusu taleplerin kabul edilmediğini, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün 27.04.2026 tarihli yazısı ile, ileri sürülen hususların mücbir sebep kapsamında değerlendirilemeyeceği ve ziyaretçi sayısındaki düşüş nedeniyle kira indirimi yapılmasına imkan veren açık bir sözleşme hükmü bulunmadığı gerekçesiyle başvuruların reddedildiğini, akabinde ... Park Müdürlüğü'nün 06.05.2026 tarihli yazısı ile müvekkiline ait teminatların nakde çevrilebileceği ve sözleşmesel yaptırımların uygulanacağının bildirildiğini, bunun üzerine taraflarınca uyuşmazlığın yargıya intikal etmeksizin çözülebilmesi amacıyla dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkan olağanüstü ekonomik ve ticari değişiklikler nedeniyle işbu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu, ... Park Müdürlüğü'nün 06.05.2026 tarihli yazısı ile davacı müvekkiline ait teminatların nakde çevrileceğinin açıkça bildirildiğini, davalı idare tarafından sözleşme kapsamındaki çeşitli alacakların tahsili amacıyla teminatların paraya çevrilmesi yönünde işlem tesis edileceğinin anlaşıldığını, oysa davanın konusunun, taraflar arasındaki sözleşmenin mevcut haliyle devam edip etmeyeceği, sözleşmenin uyarlanıp uyarlanmayacağı, uyarlamanın mümkün görülmemesi halinde sona erdirilip erdirilmeyeceği ile teminatların iadesi gerekip gerekmediği hususlarından oluştuğunu, bu nedenle yargılama devam ederken teminat mektuplarının nakde çevrilmesi halinde, dava sonunda verilecek kararın etkisiz hale gelmesi ve davacı bakımından telafisi güç veya imkansız zararların ortaya çıkmasının söz konusu olacağını, nitekim uyuşmazlığın temelinde sözleşme ilişkisinin devamı ve tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerinin kapsamı tartışmalı iken, teminatların dava sonuçlanmadan paraya çevrilmesinin fiilen davanın sonucunu etkiler nitelikte olacağını, müvekkilinin sözleşme ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümü amacıyla idareye defalarca başvurulduğunu, sözleşmenin uyarlanmasını veya karşılıklı sona erdirilmesini talep ettiğini, uyuşmazlığı sulh yoluyla çözmeye çalışıldığını, HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca, dava konusu sözleşme kapsamında davalı idare lehine düzenlenmiş bulunan teminat mektuplarının, kesin teminatın, ek kesin teminatın ve güvence bedeli teminatının yargılama sonuna kadar nakde çevrilmesinin önlenmesine, ilgili banka ve kurumlara müzekkere yazılarak ödeme yapılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, mevcut ekonomik koşullar altında yargılama giderlerini ve harçları karşılamasının müvekkilinin kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde güçleştirecek nitelikte olduğunu, HMK'nın 334 ve devamı maddeleri uyarınca; kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olan kimselerin, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması şartıyla adli yardımdan yararlanabildiklerini, bu davanın somut vakıalara, resmi belgelere, taraflar arasındaki sözleşmeye, davalı idare nezdinde yapılan başvurulara ve dava şartı arabuluculuk sürecine dayandığını, dolayısıyla davanın açıkça dayanaktan yoksun olduğundan söz edilmesinin mümkün olmadığını beyan ederek; fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; adli yardım taleplerinin kabulüne, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile dava konusu sözleşme kapsamında davalı idareye sunulan kesin teminat, ek kesin teminat ve güvence bedelleri ile ... Katılım Bankası A.Ş. Demirtaş Şubesi nezdindeki 997574, 997575, 997503 ve 997504 numaralı teminat mektuplarının yargılama sonuna kadar nakde çevrilmesinin tedbiren önlenmesine ve gerekli müzekkerelerin yazılmasına, öncelikle dava konusu işletmecilik sözleşmesinin TBK m.138 uyarınca güncel ekonomik ve fiili koşullara uygun şekilde uyarlanmasına; mahkemenizce uyarlamanın mümkün olmadığının tespiti halinde sözleşmenin feshine, davalı idare nezdinde bulunan kesin teminat, ek kesin teminat, güvence bedelleri ile banka teminat mektuplarının müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
KABUL VE GEREKÇE: Dava, Sözleşmenin Uyarlanması talebine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesinde, Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler, hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık "... Parkı Sarıalan Kamp ve Günübirlik Kullanım Alanı 4 Adet Dükkan ve 1 Adet Kır Kahvesi İşletmecilik Sözleşmesi"nden kaynaklı olup temelinde kiralama ilişkisine dayalı olduğu anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesinde, Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler, hükmüne yer verilmiştir. "T.C.SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2019/568 KARAR NO: 2019/920" 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Somut olayda, uyuşmazlık davalı idare tarafından ihale ile davacıya kiraya verilen mesire yeri ile ilgili kira sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Dava, 6100 Sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir (Yargıtay 3. HD. 2017/8333 E. 2018/7565 Karar). Anılan düzenlemeler karşısında mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Ankara Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-HMK nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, 4-İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına; Dair, evrak üzerinden yapılan inceleme sonucu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.12/06/2026