İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/41 E. 2026/563 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/41
- Karar No
- 2026/563
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/41 Esas KARAR NO : 2026/563
DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 15/10/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin...Şirketi'ne 1999 ve 2000 yıllarında döviz cinsinde yatırım yapmıştır ve yatırım hesabı açtığını ancak ... Şirketi iflas ettikten sonra Tasfiye haline girmiş olduğunu, müvekkil ise yatırım olarak ödemiş olduğu paraların çoğunluğunu alamadığını, işbu nedenlerle davalı tarafa icra takibi açılmış yapılan borca itiraz üzerine itirazın iptali davası açma zorunluluğumuz hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla açılan davanın kabulüyle, ... 31. İcra Müdürlüğü'nün... E sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, faiziyle birlikte davalı - borçlu şirketten tahsiline, davalı borçlu şirket tarafından haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edildiğinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçlu şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle;davaya konusu alacağın zamanaşına uğradığını,. dava konusu alacağın hukuken henüz talep edilebilir olmadığını, dava konusu somut olayda, taraflar arasında imzalanan sözleşme değerlendirildiğinde, anılan sözleşmede sözleşmenin başlığı " alacağın temliki ", müvekkili şirketin Temlik Alan, davacı taraf Temlik Eden olarak kabul edilmesine rağmen; alacaklının değişmemesi, tam aksine borçlunun değişmesi nedeniyle, alacağın temliki değil, borcun nakli (yüklenilmesi) işleminin söz konusu olduğunu, sözleşmede alacağın temliki denilmesine ve müvekkili şirket temlik alan olarak kabul edilmesine rağmen, alacağın temlik edildiği müvekkili şirketin yeni alacaklı değil, davacı tarafın Tasfiye Halinde ... A.Ş. 'ndeki alacağını ödemekle yükümlü olan ve borcu devralmış olan yeni borçlu olduğunu, dayanak sözleşmede müvekkili şirketin davacı tarafın kendisine temlik ettiği tutarı taksitler halinde yine davacı tarafa ödeyeceğinin yazılı olduğunu, buna göre alacağın devrinde devralanın hem bir alacağı devralması ve hem de alacağı devreden (temlik eden) şahsa bir ödeme yaptığını kabul etmeye imkânı olmadığını, dayanak sözleşmeye bakıldığında, devreden borçlunun yani Tas.Hal....A.Ş. 'nin borçlu sıfatının ortadan kalktığını borcun müvekkili şirkete geçtiği, alacağın devrinin, borçlunun onayı olmaksızın gerçekleşebileceğini, ancak borcun naklinin yapılabilmesi için alacaklının kabul beyanı gerektiğini, bu çerçevede Tas.Hal....A.Ş. 'nin borcunun müvekkili şirkete devrini davacı tarafın kabul ettiği de sözleşmeden anlaşıldığını, Tas.Hal.... A.Ş., ... 'nın ... tarih ve ... sayılı kararı ile tasfiye sürecine girdiğini ve tasfiye sürecinin halihazırda devam ettiğini, sözleşme konusu, davacı tarafa ait kar-zarar katılım hesabının bulunduğu Tasfiye Halinde ... A.Ş. ’nin tasfiye süreci devam etmektedir ve tasfiye süreci devam etmekteyken davacı katılım hesabı sahibinin tasfiye sonucunu beklemeden icra takibi başlatması, dava açması vs. yollarla talepte bulunması yasal olarak mümkün olmadığını, borcun nakli yapıldığı zaman borç ne durumda ise, yeni borçlu/müvekkili kural olarak, o durumu ile borcu üstlenmiş olacağını, bu çerçevede borcun naklinin yapıldığı/sözleşme sırasında borç/alacak muaccel olmadığını, sözleşmeye konu borç/alacak tasfiyeye tabidir ve dolayısıyla alacak muaccel olmadığını belirterek, yukarıda arz ve izah olunan durum muvacehesinde, Sayın Mahkemeye müracaatla haksız, mesnetsiz, yasal dayanaktan yoksun ve zamansız ikame olunan davanın zamanaşımı ve diğer beyan ve savunmaları uyarınca reddine, davacı aleyhine % 20 ’den aşağı olamamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Mahkeme masrafları ve ücret-i vekâletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas ...K. Sayılı 14/01/2026 tarihli gönderme kararı ile;"...Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Yargıtay 20. HD ... Esas ...Karar sayılı ilamında "6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1/f maddesi uyarınca, "Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlemine ilişkin" davalar, mutlak ticari dava olup, görevli mahkeme aynı Kanunun 5. maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemeleridir. Somut olayda, davacı ile davalı arasında düzenlenen temlik sözleşmesi uyarınca, davacının ... olan alacağının davalı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalının edimini yerine getirmediği iddiasıyla icra takibi başlattığı ve itiraz üzerine takibin durduğu iddiasıyla itirazın iptalinin talep edildiği anlaşılmış olup, temelde bankacılık işleminden kaynaklanması nedeniyle ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılan uyuşmazlığın, ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." dikkate alındığında davacının ... Şirketi'ne yatırım hesabı açtığından bahisle yatırım olarak ödemiş olduğu paraların çoğunluğunu alamadığından bahisle davalıya borcun devrolunması nedeniyle başlatılan takip kapsamında iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davaya konu ilişki temelde bankacılık işleminden kaynaklanması nedeniyle, Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ... tarihli ... sayılı kararı uyarınca; 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşlar Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı, b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı, c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerler de 6 numaralı, d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı, e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8 numaralı, f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, (Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere; a) Kayseri’de iki asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 2 numaralı, b) Konya’da dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 4 numaralı, c) İzmir’de yedi asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 numaralı, d) İstanbul Anadolu’da on üç asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 ve 7 numaralı, e) Ankara’da on dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7 ve 8 numaralı, f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına) karar verilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 16.10.2023 tarihli uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin ... Esas ve Karar sayılı kararında HSK 1. Dairesinin ... sayılı kararında belirtilen asliye ticaret mahkemeleri ile aynı yerde bulunan diğer asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olmayıp iş dağılımı ilişkisi olduğuna, dosya kendisine yanlış tevzi edilen asliye ticaret mahkemesinin gönderme kararı vererek esasını bu şekilde kapatması gerektiğine dair ilamı gözetilerek talebin Finans Mahkemelerinin görev alanında kaldığı anlaşılmakla dava konusu talep hakkında karar verilmek üzere dosyanın İstanbul 6,7,8,9 Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-) Dosyanın görevli İSTANBUL 6,7,8,9 ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİNDEN BİRİNE TEVZİ EDİLMEK ÜZERE İSTANBUL HUKUK MAHKEMELERİ TEVZİ BÜROSUNA GÖNDERİLMESİNE..." kararı verildiği bu nedenle Mahkememizin ... Esas sıra numarasına kaydı yapıldığı görüldü. Bilirkişi tarafından düzenlenen 12/08/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre; "...Davacı vekili tarafından, 19.11.2024 tarihinde davalı şirket aleyhine, ... 31. İcra Müdürlüğü nün ...Esas Sayılı dosyası ile; (dava dışı ... ndan ... Basına temlik edilen) ... E Protokolden kaynaklanan alacak sebebiyle 68.200,00 TL lık ilamsız takip başlatıldığı, Davalı şirket vekilinin 16.04.2026 tarihli beyan dilekçesinde, Müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının ibrazının ve incelenmesinin, taraflar arasındaki Uyuşmazlığın çözümüne katkısı olmayacağı belirtilerek, müvekkili şirketin ticari defterlerinin ibraz edilmeyeceğinin ifade edildiği, Davacının, dava dışı ... tarihinde açılmış... no.lu kar ve zarar hesabı bulunduğu, 15.06.2011 tarihinde ile 2.653,09 EUR alacağını ... Ltd. Şti. firmasına alacağın temliki sözleşmesi ile devredilmiş olduğu, ... tarafından, aralarındaki temlik sözleşmesi kapsamında davacının ... Bankası A.Ş hesabına toplam 518,15 TL gönderildiğinin görüldüğü,Dava dışı ...A.Ş.'nin 11.02.2001 tarihinde tasfiyesine karar verildiği, tasfiye kararının 28.02.2001 tarihinde ... Ticaret Siciline tescil ve ...'nin...sayılı nüshasının ... sayfalarında ilan edildiğinin görüldüğü, tasfiye sürecinin tamamlanmamış olduğunun dosya içeriği belgelerden anlaşıldığı, Dava dışı ... tasfiyesi tamamlanmamış olduğundan, davacının kar-zarar. katılım hesabından doğan alacağının muaccel olup olmadığı hususunun hukuki değerlendirmeyi gerektirdiği, bu hususta takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı. ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP üzerinden incelendi. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın 2004 Sayılı İİK'nun 67.maddesi uyarınca iptaline ilişkindir. Davacı tarafça itirazın iptali davasının ikame edilmesi için dava şartı olan Arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğu, ... Arabuluculuk Bürosu vasıtasıyla yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu anlaşıldı. ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yapılan incelenme ile; davacı tarafça genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ''...'' ödeme emri düzenlendiği, davalı borçlu tarafındana takibe, ödeme emrine, borcun tamamına, işlemiş faize ve diğer tüm fer ’ilerine, talep edilen faiz oranına itiraz edildiği, süresinde yapılan iş bu itiraz nedeniyle icra takibinin durdurulduğu, takibin devamı için huzurdaki davanın süresi içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamı toplanılan deliller incelendiğinde , davacı tarafından temlik işlemleri neticesinde davalı tarafa yönlendirilen alacağına ilişin icra takibi başlatıldığı, icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali talebi ile huzurdaki davanın ikame edildiği, davalı tarafça alacağın zamanaşımına uğradığı, davanın haksız olduğu iddiası ile davanın reddinin talep edildiği, davacının, dava dışı ... 04.03.1999 tarihinde açılmış kar ve zarar hesabı bulunduğu, 15.06.2011 tarihinde ile 2.653,09 EUR alacağını ... Ltd. Şti. firmasına alacağın temliki sözleşmesi ile devredilmiş olduğu, ... tarafından, aralarındaki temlik sözleşmesi kapsamında davacının ...Bankası A.Ş hesabına toplam 518,15 TL gönderildiğinin görüldüğü, dava dışı ...A.Ş. 'nin 11.02.2001 tarihinde tasfiyesine karar verildiği, tasfiye kararının 28.02.2001 tarihinde ... Ticaret Siciline tescil ve TTSG'nin ... sayılı nüshasının 223-224. sayfalarında ilan edildiğinin bilirkişi marifetiyle tespit edildiği, dava dışı şirketin tasfiye sürecinin tamamlanmamış olduğu, davacının kar-zarar katılım hesabından doğan alacağının muaccel hale gelmediği, muaccel hale gelmeyen alacağın talep edilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine, kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın reddine, Kötü niyet tazminat talebinin reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.175,28 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 443,28 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 45.000,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 4.600,00 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.