İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/381 E. 2026/392 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/381
Karar No
2026/392
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/381 Esas - 2026/392 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/381 Esas KARAR NO : 2026/392

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ...... VEKİLİ : Av... DAVALILAR : 1- ...... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 23/05/2025 KARAR TARİHİ : 07/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili(Mahkememiz 2025/392 Esasa kayden) dava dilekçesinde özetle: İdare ile davalı firma arasında ihale yolu ile alınan hizmete ilişkin sözleşmeler akdedildiğini, ilgili sözleşmeler gereği yüklenici firmalar, aralarında dava dışı . ... da bulunduğu kendi işçilerini müvekkile ait işyerinde çalıştırma yükümlülüğü altına girdiklerini, Dava dışı ... ...'ın 26.12.2024 tarihli dilekçesi ile müvekkili kuruma başvurarak emeklilik sebebiyle kıdem tazminatının tarafına ödenmesini talep ettiğini, talep edilen kıdem tazminatına ilişkin İdarece değerlendirme yapılarak, amir hükümler kapsamında dava dışı ... ...'ın kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, Davalı firmalar ile İdare arasında ihale yoluyla alınan hizmete ilişkin sözleşmeler kapsamında istihdam edilen dava dışı ... ...'a ait işçilik haklarından ... tüm ödemelerin yüklenici firmalara ait olduğunu, İdarece işçiye ödenen kıdem tazminatının emsal Yargıtay kararları doğrultusunda ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte İdareye rücuen ödenmesi gerektiğini, İdarece yüklenici firma işçisi ... ...'a ödenen kıdem tazminatının fazlaya ilişkin tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, sorumlulukları oranında davalı firmalarca İdareye rücuen ödenmesi için davanın kabulüne, yargılama giderleri ... vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafından eldeki davanın Mahkememizin 2025/392 esasına kayden açıldığı; Davacı kuruluş tarafından davalılar ... Şirketi, .... Gıda İnşaat Tekstil Sanayi ... Ticaret Limited Şirketi aleyhine husumet yöneltildiği görülmüştür. Mahkememizin 2025/392 Esas sayılı dosyası kapsamında; hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin Davacı tarafından husumet yöneltilen davalılardan ... Hizmet...Ltd Şti yönünden Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1647 Esas, 2025/410 karar sayılı 04/03/2025 tarihli kararı ile; şirketin iflasına, iflasın 04.03.2025 günü saat 12.05 itibariyle açılmasına karar verildiği, kararın 10/04/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Yine iflas bakımından Şanlıurfa İcra(iflas) Dairesi 2025/1 iflas sayılı dosyasında tasfiye türünün basit tasfiye olarak belirlendiği, iflas dosya işlemlerinin Şanlıurfa İflas Müdürlüğü tarafından takip edilmekte olduğu görülmekle davalılardan ... Hizmet şirketi hakkında eldeki dava tarihinden önce iflasına karar verildiği ... eldeki davanın mahiyetine göre davalılar arasında mecburi dava arkadaşlığının da söz konusu olmaması hep birlikte gözetilerek, 6100 Sayılı HMK'nın 167. Maddesi uyarınca; davacı tarafından ".... ŞİRKETİ" aleyhine açılan davanın 2025/392 Esas sayılı dosyadan tefrikine karar verildiği anlaşılmıştır. Anlatılan safahat kapsamında; eldeki 2026/381 esas sayılı dosyanın mahkememiz 2025/392 Esası üzerinden (3.celsede) verilen 05/05/2026 tarihli tefrik kararı üzerine oluştuğu görülmektedir. Tefrik kararı sonrası oluşan işbu dosyada Davacı ... Malzeme Ofisi, tek davalı ise (...) ... Hizmet... Şirketi'dir. Dava; hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Ancak husumet yöneltilen ... Hizmet... Şirketi'nin eldeki dava tarihinden önce iflasına karar verildiği anlaşılmış, iflas açıldıktan sonra, müflisi iflas idaresi temsil edeceğinden ... ilgili iflas dosyasında basit tasfiye usulü benimsendiği buna göre temsil yetkisinin İflas Dairesine ait olduğu anlaşıldığından Şanlıurfa İcra(iflas) Dairesi'ne tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır. Bilindiği üzere İflâs sürecindeki alacaklar paraların paylaştırılması bakımından biri “iflâs alacakları” diğeri “masa alacakları” olmak üzere ikiye ayrılır. İflâs alacakları ... masa alacakları ayırımının pratik açıdan önemi masa alacaklarının iflâs alacaklarından önce ... tam olarak ödenmesinde kendini gösterir. İcra ... İflâs Kanunu’nun 184/1. maddesinde;“İflâs açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ... alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer” hükmüne yer verilmiştir. Bu maddede ifade edilen “alacaklar” teriminden maksat, aslında yalnız “iflâs alacaklarıdır.” İflâs alacakları, iflâs açıldığı anda müflise (borçluya) karşı hukuken mevcut olan alacaklardır. Başka bir deyimle, müflisin iflâs açıldığı andaki borçlarıdır.

İflâs alacağı kavramına, müflisin yalnız muaccel borçları değil, aynı zamanda müflisin müeccel borçları (m. 195), taliki şarta (geciktirici koşula) veya belirsiz bir vadeye bağlı olan borçları (m. 197) ... konusu paradan başka bir şey olan borçları (m. 198) da dâhildir (Kuru, Baki: İcra ... İflas Hukuku El Kitabı, ... 2013, s. 1212). İflâs alacakları, iflâs kararından önceki dönemlere isabet eden alacaklar olup alacaklılar tarafından masaya yazdırılarak istenebilir ... iflâs kararına kadar olan ... borçlarını gösterir. Buna karşılık, müflisin iflâsın açılmasından sonra yaptığı borçlar, iflâs alacağı olmayıp, iflâs masasından istenemez. Başka bir anlatımla müflisin borçları iflâs masasının bir parçası değildir. Bilâkis iflâs masasına giren mallar müflisin borçlarını ödemeye tahsis edilir. Dolayısıyla iflâs masası “özel bir malvarlığı” olup teknik anlamda, aktif ... pasiflerden oluşan bir “malvarlığı” değildir (Atalı, Murat/Ermenek, İbrahim/Erdoğan, Ersin: İcra ... İflas Hukuku, 6. Baskı, ... 2022, s. 563). Alacaklıların sadece iflâstan önce ... alacaklarının masaya kaydı mümkün olup, iflâstan sonra ... genel nitelikli alacağın masaya kaydı mümkün değildir. Alacaklıların, sıra cetveline kayıt için İİK hükümlerine uygun olarak iflâs idaresine başvurmaları gerekir. Süresinde başvurulmayan alacakların iflâs idaresi tarafından masaya kendiliğinden (re’sen) kaydedilmesi zorunluluğu yoktur. İcra ... İflâs Kanunu’nun 235. maddesinde;“Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ... ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir. İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar. Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ... artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür. Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yolu ile icra mahkemesine arz olunur” şeklinde sıra cetveline itiraz ... neticeleri düzenlenmiştir. Anılan hüküm gereğince alacağı iflâs idaresi tarafından tamamen veya kısmen reddedilen ... sıra cetveline alınmayan yahut da sıra cetveline alınan başka bir alacaklının alacağına veya sırasına karşı koymak isteyen alacaklının, sıra cetvelinin ilanından itibaren on beş gün içerisinde iflâs masasına (idaresine) karşı iflâs kararı verilen yerdeki asliye ticaret mahkemesine sıra cetveline itiraz davası açması gerekir. Bu dava iflâs alacaklıları veya mülkiyet dışında istihkak iddiasında bulunanlar tarafından açılabilir; müflisin bu davayı açması mümkün değildir (Atalı /Ermenek /Erdoğan, s. 613). Sıra cetveline itiraz davası, normal bir eda (alacak) davasıdır. Çünkü bu dava ile, alacaklı, iflâs idaresinin alacağını tamamen veya kısmen haksız olarak reddettiğini iddia ederek iflâs masasının (idaresinin) bu alacağı ödemeye mahkûm edilmesini ister. Uygulamada bu dava “kayıt kabul davası” olarak nitelendirilmekte ... dava dilekçesinde, alacaklı, alacağının sıra cetveline kayıt ... kabulüne karar verilmesini talep etmektedir (Kuru, s. 1333).

Nitekim aynı hususlar Hukuk Genel Kurulu'nun 2020(23)6-663 Esas, 2022/1789 Kara sayılı ilamında da; ''dava dışı işçi tarafından işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan alacakların tahsili istemiyle Karşıyaka 2. İş Mahkemesinin 2011/660 E. sayılı dosyasında, eldeki dosyada davacı olan bakanlık aleyhine açılan davada mahkemece iş akdinin 04.12.2008 tarihinde feshedildiğinin kabul edildiği; iş mahkemesinde verilen karar uyarınca davacı tarafından 26.05.2014 tarihinde dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağının davalı şirket ile imzalanan hizmet alım sözleşmelerine dayanarak rücuen davalıdan tahsilinin talep edildiği, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/416 E. sayılı davasında da davalı ... şirketin 12.10.2009 tarihi itibariyle iflâsına ... iflâsın bu tarihte açılmasına karar verildiği görülmektedir. Bu durumda ... şirketin borcu iflâs tarihinden önce iş akdinin feshedildiği 04.12.2008 tarihinde doğduğundan; eldeki davada, davalı borçlu müflise karşı iflâsın açıldığı anda hukuken mevcut olan iflâs alacağının talep edildiği, dolayısıyla davanın kayıt kabul davası olduğu ... İİK’nın 235. maddesi gereğince görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır. Sonuç olarak mahkemece davanın kayıt kabul davası olduğu gözetilerek işin esası incelenmek suretiyle hâsıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, iş mahkemesinde hükmedilen alacağın iflâs tarihinden sonra ödendiği ... iflâstan sonra ... genel nitelikli bir alacak bulunduğu, davada görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. '' şeklinde belirtilmiştir. Öte yandan; 2004 sayılı Kanun'un 191. maddesi gereğince, borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür. Müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflâs ile kısıtlandığından, aynı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca da masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Belirtilen hükümler gereğince; iflasın açılmasıyla taraf sıfatı ... dava takip yetkisi artık müflise değil, iflas idaresine ait olup, adi tasfiyede Kanun'un 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (2004 sayılı Kanun m. 218) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Dairesine aittir. Müflisin, iflâsın açılması ile hak ehliyetini kaybetmediği gibi, dava ehliyetini de kaybettiği söylenemese de, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki taraf sıfatı ... dava takip yetkisi artık müflise değil, iflâs idaresine ait olacaktır. İflâs idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce iflâs organlarının oluşması ... her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle, İİK'nın 194 üncü maddesi gereğince müflisin davacı ... davalı bulunduğu hukuk davalarının, iflâsın açılması ile belli bir süre için durması öngörülmüştür. İflâsın açılması ile duracak olan davalar, iflâstan önce açılmış olup da halen derdest bulunan ... iflâs masasına giren mal, alacak ... haklara ilişkin hukuk davalarıdır. Bunlar, müflisin açmış olduğu davalar ile müflise karşı açılmış olan davalardır. Davaların durduğu bu süre içinde, iflâs idaresi, duran davalar hakkında araştırma yapar ... bu davaların geleceği hakkında karar verir. Burada, müflisin davacı veya davalı olmasına göre usul işlemleri farklılık arz eder. Müflisin davacı olduğu davalarda; iflâs idaresi bir davanın başarı şansı olduğu kanısına varırsa, masanın bu davayı takip etmesine karar verir; bu karar ikinci alacaklılar toplantısının uygun bulması ile kesinleşir ... ikinci alacaklılar toplantısından sonraki on günlük süre geçince, bundan böyle davaya, davacı olarak iflâs idaresi tarafından devam edilir. İflâs idaresi ... ikinci alacaklılar toplantısı, davanın başarı şansı olmadığı kanısına varırlarsa, masanın davayı takip etmemesine karar verirler. Bu halde o davayı takip yetkisi, isteyen alacaklıya devredilir. Hiçbir alacaklı davayı takip etmek istemezse, o zaman, müflisin dava takip yetkisi yeniden doğar ... ... iflâsın kapanmasını beklemeden, davayı kendi adına devam ettirebilir. Müflisin davalı olduğu davalarda ise; iflâs idaresi, alacakları tahkik ederken (2004 sayılı Kanun md.230 vd) müflise karşı dava açan alacaklının alacağının mevcut olup olmadığı hakkında bir karar vermez; sadece, bu alacağı davalı çekişmeli alacak olarak sıra cetveline geçirir. Bu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki kararı, ikinci alacaklılar toplantısında karar verilir. İkinci alacaklılar toplanması davaya devam edilmesine karar verirse, iflâs idaresi, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra davayı takip eder veya tayin edeceği bir avukat vasıtasıyla davayı takip ettirir. Bir hukuk davasının kayıt-kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de dava konusu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir.

Davalı tarafı dava sırasında iflas eden aleyhine iflastan önce açılan ... 2004 sayılı Kanun'un 194. madde hükmünde sayılan istisnalardan olmayan bir davaya bakan mahkemenin asıl dava konusu alacağın, ikinci alacaklılar toplanmasında, iflas masasına kaydedilip, alacağın masaca kesin olarak kabul edilip edilmediğini araştırması ... şayet kesin suretle kayıt ... kabul edilmiş ise, konusu kalmayan davada hüküm tesisine yer olmadığına karar vermesi, masaya kayıt edilmesi istenip de alacak kısmen (nizalı) veya tamamen reddedilmiş ise ... kayıt-kabul davası ayrıca açılmamışsa, davaya alacağın iflas masasına kayıt ... kabulü davası olarak devam edilip varılacak sonuca göre bir karar vermesi gerekir. " ...Şirketin dava tarihinden önce iflas etmesi halinde ise; İİK`nin 191. maddesi gereğince, iflas açıldıktan sonra müflisin masaya giren mal ... hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar; ... artık, masa mevcudunu azaltıcı nitelikteki tasarruflarda bulunamaz. Bu mallar ... haklar topluluğunu, iflas açıldıktan sonra, aynı Kanun`un 226. maddesi gereğince, kanuni mümessil olan iflas idaresi temsil edeceğinden, açılacak davalarda husumetin iflas idaresine yöneltilmesi ... varlığı iddia olunan alacakların, İİK`nin 219 maddesi gereğince, masaya karşı ileri sürülmesi gerekir. Bu nedenle kural olarak iflastan sonra ... aleyhine masaya giren mal ... haklara ilişkin olarak doğrudan dava açılamaz. İflas masasından hak iddia eden alacaklının alacağının masaya kaydını talep etmesi, bu talebin İflas idaresince kabul edilmemesi halinde, İİK.nun 235/2.maddesinde öngörüldüğü şekilde sıra cetveline itiraz davası açması gerekmektedir. Buna rağmen, iflâstan sonra müflise karşı bir alacak davası açılırsa, bu davaya, iflâs idaresine karşı sıra cetveline itiraz davası (m.235,II) olarak devam edilmelidir. (Kuru Baki, İcra ... İflas Hukuku El Kitabı, Adalet Yayınevi, 2013, sayfa 1235) Sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkeme İcra ... İflas Kanunun 235/1 maddesine göre iflas kararını veren Ticaret Mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir Ticaret Mahkemesidir." (Yargıtay 10.Hukuk Dairesi, 11.06.2014 tarih, 2013/ 20123 Esas- 2014/14470 Karar). Somut olayda davalı ....Ltd Şti hakkında eldeki dava tarihinden önce iflasına karar verildiği, dava tarihinde adıgeçenin ... olduğu, iflasın açılmasıyla taraf sıfatı ... dava takip yetkisinin artık müflise değil, iflas idaresine ait olduğu, ilgili iflas dosyasında basit tasfiye (2004 sayılı Kanun m. 218) usulü benimsendiği buna göre temsil yetkisinin İflas Dairesine ait olduğu, davaya konu alacağın hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkin olup davacı yanın alacak iddiası, alt işveren olarak davalı yanında çalışan dava dışı işçinin kıdem tazminatının davacı tarafça ödenmesi ile sözleşmeye dayalı oluşan rücu hakkına dayalı olup, dava dışı işçinin emeklilik nedeniyle kıdem tazminatına hak kazanma tarihi ... davacı tarafından dava dışı işçiye yapılan ödeme aralık 2024 olduğundan, davacı yanın rücu hakkının iflastan önce doğduğu, buna göre alacağın iflas alacağı olduğu ... eldeki davanın kayıt kabul davası olarak görülmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ... dayanağını İİK’nın 235. maddesinden alan davalardır. İflas masasının safi (net) mevcudu (masaya giren mal, alacak ... haklar), "alacakların ödenmesine tahsis olunur" (İİK m.184,I,c.1). Buradaki "alacaklar" teriminden maksat, aslında yalnız "iflas alacaklarıdır." İflas alacağı, iflas açıldığı anda müflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar yani müflisin iflasın açıldığı andaki borçları olup, iflas masasından istenebilir. İİK.’nın 235/1. Maddesi uyarınca ise; “Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki Ticaret Mahkemesine dava açmaya mecburdurlar” hükmünü içermekte olup, buna göre sıra cetveline itiraz davası için yetkili ... görevli mahkeme, iflasa karar verilen yerdeki (İİK m.154/3) ticaret mahkemesidir. İİK'nın 235/1. Maddesinde yer alan yetki düzenlemesi kesin yetki niteliğindedir. Yapılan açıklamalar kapsamında; eldeki davada davalının iflas kararının dava tarihinden önce olduğu ... yine dava (iddia) konusu alacağın iflastan önce doğduğu nazara alındığında eldeki davanın İİK'nın 235. Maddesine tabi olduğu, buna göre, eldeki uyuşmazlıkta kesin yetki durumu bulunduğundan uyuşmazlığın, iflas kararı veren Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde çözümlenmesi gerekir. (bkz. Yargıtay 5. HD 2025/971E., 2025/5625 K., 21.04.2025 T.) Sonuç olarak açıklanan nedenlerle davanın, İİK 235. maddesinde yer alan kesin yetki kuralından kaynaklanan "yetkisizlik" nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın, İİK 235. Maddesinde yer alan kesin yetki kuralından kaynaklanan "YETKİSİZLİK" nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ç ... 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-HMK 20. Maddesi gereğince, kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, (ihtar edildi) 3-HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca harç ... yargılama giderinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 06/05/2026

Katip ...

Hakim ...

BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/381, K. 2026/392, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-381-e-2026-392-k-f37b54f79de8