İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/347 E. 2026/475 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/347
Karar No
2026/475
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2026/347 KARAR NO : 2026/475

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ...... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ..... DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 15/12/2021 KARAR TARİHİ : 11/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; devamlı olarak ticaret yaptıkları davalının daha önce çekle ödediği 25.000,00.TL malzemeye fatura keserek mal olarak ödemesine rağmen, mal karşılığı verdiği 28/11/2011 tarihli .... seri numaralı 30.000 (otuz bin) TL çek ve 04.02.2012 tarih ve... seri numaralı çeklerini tahsil etmesine rağmen mal vermeyerek çeklerinin bedeli ve malları teslim etmediğini, toplam 48.000 TL tutarında olan alacağının tahsili veya karşılığı olarak mal teslim etmediğine dair vesaiklerin aşağıda sunulduğunu, davalının 21.03.2012 tarih ve.... seri numaralı faturada belirtilen malları 30.03.2012 tarih ve .... seri numaralı çek olarak ödeyerek tahsilat yapıldığını, ancak 48 000 TL olan ve 30.000 TL ve 18.000 TL olan iki çeklerini tahsil ettiği halde bu güne kadar iyi niyetli ilişkilerini kullanarak bu güne kadar ödeme mal vermediği gibi ödemede yapmadığını, davalının ticari defterlerinde de taraflarına her hangi bir ücret ödemediği veya mal teslimatı yapmadığı görüleceğini, davalının sebepsiz iktisapta bulunduğunu ileri sürerek, davalının tahsil ettiği çeklerinin bedellerinin, tarafına mal teslimi yapmadığından, asıl olacak olan 48.000 TL'nin (kırk sekiz bin) avans faizi üzerinden taraflarına tevdi edilmesine, tüm yargılama giderlerinin davalıda bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalının yerleşim yerinin ....İlçesinde olduğundan dolayı davanın yetkisiz yerde açıldığını, davacının dava dilekçesinde yetkiye ilişkin herhangi bir sözleşme koymadığından davalının yerleşim yerinin artık kesin yetkili hale gelmiş olup dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini, davacı ile davalı müvekkili arasında 27/05/2011 tarihinde yapılan ticaret sözleşmesinin zaman aşımına uğramış olup davacı tarafın alacak hak iddiasında bulunmasının imkansız hale geldiğini, davacı tarafından ödemesini yaptığını iddia ettiği halde malın teslim edilmemesinin söz konusu olmadığını, malların taşıyacak araca yüklendiği ve davacı tarafa istenilen malların teslim edildiğinin açıkça görüleceğini, müvekkili şirketin kendisine yüklenen edimleri ifa etmiş olup davacı tarafa bir borcu olmadığının sabit olduğunu, aksine davacı tarafın almış olduğu hizmete rağmen vermiş oldukları senedi ödememiş olduğundan dolayı icra kanalı ile müvekkili şirketin tahsil etmeye çalıştığını, davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, alacak istemine ilişkindir. Mahkememizin .... esasına kayıtla yapılan yargılama sonucu, 21/09/2023 tarih, ... sayılı kararla, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, .... karar sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar davacı zaman aşımı itirazında bulunmuş ise de ,dava açılış tarihi ve arabuluculukta geçen süre nazara alınarak 10 yıllık zamanaşımın dolmadığı anlaşıldığından zamanaşımın reddine karar verilmiştir. Toplanan deliler ve tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucu, tarafların ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucu 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 201.maddesi gereğince; yazılı bir belgeye (senede) bağlanmış olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen hususların tanıkla ispatlanması mümkün değildir. Somut olayda, davacının ileri sürdüğü iddiaların varlığını yazılı delille ispat yükü altında olduğunun kabulü gereklidir. Davacılar tarafından davaya konu iki adet çekin avans olarak verildiğini, davalı tarafından üzerine düşen edimin yerine getirilmediği olgusuna dayanmış ve borcu bulunmadığını ileri sürerek iş bu davayı açmıştır. Davalılar ise iddianın yersiz olduğunu savunmuştur. TTK'nun 21. maddesi gereğince, ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış tacirden diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini ve bedelini ödemiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir. Davacı siparişe konu mala karşılık çeklerin verildiğini iddia ettiği halde davalı malın teslim edildiğini ileri sürmüştür. Başka bir deyişle davacı, keşide ettiği avans ödemesi olarak verdiği çeklerin ve peşin ödemenin bedelsiz kaldığını iddia etmektedir. TBK'nun 207/2 maddesi gereğince, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Bu bakımdan bir satışta satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa ettikleri hususu bir karinedir. Bu karinenin aksini iddia eden taraf bunu ispat etmek zorundadır. Somut olayda davacı ispat külfeti altındadır ve avans ödemesi ve avans olarak verilen çeklerin bedelsiz kaldığını ve malı teslim almadığını ispatlamalıdır. Davalının davacıya sattığı malları teslim ettiğine dair savunması ispat külfetini üzerine aldığı şeklinde değerlendirilemez. Bu kapsamda davacının iddiasını ispat saadetinde yemin deliline de açıca dayanmadığından , başkaca bir delili bulunmadığından ve çeklerin ve peşin ödeminin bedelsiz kaldığı ispatlanamadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; Davanın reddine, İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile kalan 672,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 185,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine Taraflarca yatırılan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/06/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır.

Hakim ... ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/347, K. 2026/475, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-347-e-2026-475-k-d05d72ebd898