Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/259 E. 2026/963 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/259
Karar No
2026/963
Karar Tarihi

T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/259 KARAR NO : 2026/963 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/05/2025 (Karar) NUMARASI : 2025/... Esas, 2025/... Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 01/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/07/2026 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kırmızı ışık ihlali yaptığını ve müvekkiline çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu, müvekkilinin kasap işletmecisi olduğunu, geçimi bu şekilde sağladığını, kaza nedeniyle aldığı tedavilere yönelik kayıtların celbinin gerektiğini ve müvekkilinin yaralanması nedeniyle oluşan geçici ve daimi iş göremezlik durumu nedeniyle şimdilik 100,00 maddi tazminatın tüm davalılardan, 50.000,00 TL manevi tazminatın ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 27.07.2018 günü saat 17:25’te müvekkili ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile ... istikametinden ... yolu istikametine doğru seyri sırasında kaza mahalli ...yol kavşağına geldiği esnada bahse konu trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin söz konusu kazaya ilişkin Erzurum .... Asliye Ceza Mahkemesi 2019/...K. sayılı dosyası ile ‘.TCK nun 89/1. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, asli kusurlu oluşu göz önüne alınarak takdiren 12 ay 15 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, manevi zararın para ile tazmin ve telafisi, hiç bir zaman haksız kazanca ve sebepsiz zenginleşmeye kaynak teşkil etmemesi gerektiğini, davacının ise kaza sebebiyle acı ve ızdırap duyduğundan bahisle fahiş miktarda manevi tazminat talep ettiğini, davacının manevi tazminat talepleri günümüz şartlarına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve kazadan sonra meydana geldiği iddia olunan maluliyete uygun olmadığını, dosyadaki mevcut ifadelerden müvekkilin kırımızı ışıkta geçtiği ve kavşağa girerken hızını azaltmadığı yönündeki tespitin doğru olmadığını, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; "Mahkememizce yapılan yargılama sonunda davalı sigorta şirketi bakımından karar verilmesine yer olmadığına dair ve davalı gerçek kişiler bakımından davanın kısmen kabulüne dair verilen 10.04.2023 günlü hükme karşı davalı gerçek kişiler vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine yapılan istinaf denetimi sonucunda Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesinin ... tarih, 2023/... E. ve 2025/... K. sayılı ilâmında yer verilen, "... Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta dava konusu kaza ... tarihinde gerçekleşmiştir. ... tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin dikkate alınması gerektiği, ilk derece mahkemesince Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının maluliyetinin tespit edildiği, ... tarihli bilirkişi raporunda davacının kalıcı iş göremezlik oranının % 29 olduğunun tespit edildiği, ... tarihli aktüer bilirkişi raporunda ise maluliyet oranı % 29,07 olarak kabul edilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmakla, usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak davacının maluliyetinin %29 olduğu dikkate alınıp, davacının gerçek zararının belirlenmesi gerekirken yanlış maluliyet oranı dikkate alınarak hesaplama yapılıp, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. ..." şeklindeki gerekçe ile mahkememizin 10.04.2023 günlü hükmü kaldırılmış olmakla kaldırma nedenleri doğrultusunda mahkememizce yeniden yapılan yargılama ve girişilen tahkikat kapsamında; Ayrıntısına yukarıda yer verilen kaldırma ilâmında işaret edilen hususlar çerçevesinde mahkememizce yeniden yaptırılan aktüerya bilirkişi incelemesi sonucunda dosyaya kazandırılan ... günlü ek rapora göre davacının geçici iş göremezlik zararının 4.809,37-TL, sürekli iş göremezlik zararının 890.309,58-TL ve toplam (geçici + sürekli) iş göremezlik zararının ise 895.118,94-TL olarak hesaplandığı, bu miktardan sigorta şirketi tarafından yapılan 360.00,00-TL tutarındaki ödemenin davanın açılmasından sonra yapılmış olması nedeniyle güncellenmeksizin mahsubu ile bakiye net toplam (geçici+sürekli) iş göremezlik zararının 535.118,94-TL olduğu mütalaa edilmiş olmakla ek rapor dosya kapsamına uygun görülerek mahkememizce hükme esas alınmış ve bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiştir. Her ne kadar davacı vekilince hükme esas alınan ... günlü ek raporda güncel asgari ücret verilerinin dikkate alınmamasına yönelik itirazda bulunulmuş ise de, hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınması, verilen ilk hükümle ilgili olup bu hükmün yeniden rapor alınmasını gerektirmeyen bir nedenle bozulması hâlinde yeni verilecek hüküm tarihini esas alan bir hesaplama yapılmasını gerektirmeyecek; ancak, bozma nedeni tazminat hesabı için yeniden rapor alınmasını gerektiriyor ise bu takdirde alınacak raporda sonradan değişen ücretler esas alınarak önceki rapordaki miktarlar itibarıyla varsa usulî kazanılmış hak oluşturan durumların da gözetilmesi gerekecektir. Bunun yanında, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik maddi tazminat hesabına yönelik temyiz/istinaf itirazı bulunmadığı veya temyiz ya da istinaf denetiminde maddi tazminat hesabı yönünden bir aykırılık görülmediği takdirde bu raporun esas alınması gerektiği konusunda usulî kazanılmış hak oluşacağından farklı bir hesaplama içeren yeni rapora göre karar verilmesi usulî kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olacaktır. (Yargıtay HGK 2021/(21)10-188 E. 2022/87 K.) Somut uyuşmazlıkta ise davacı vekili tarafından ilk hükme esas aktüerya bilirkişi raporunda esas alınan gelire ve tazminat hesaplama yöntemine ilişkin istinaf itirazında bulunulmadığı; hükmün yalnızca davalı gerçek kişiler vekilince istinaf edilmiş olduğu görülmekle usuli kazanılmış haklara riayet edilmesi gerektiğinden mahkememizce aşağıda yer alan hükme esas ... günlü ek raporda bilirkişi tarafından sonradan yürürlüğe giren asgari ücret verileri dikkate alınmaksızın yapılan hesaplama yerinde görülmüştür (Aynı yönde, Yargıtay HGK 2022/10-796 E. 2023/625 K. Yargıtay HGK 2021/(21)10-188 E. 2022/87 K. Yargıtay HGK 2015/22-1848 E. 2017/628 K. HGK 2014/4-70 E. 2015/1680 K. Yargıtay 4. H.D 2021/2235 E. 2021/8654 K. Yargıtay 4. H.D 2024/7758 E. 2024/9662 K.) (Dairemizin 2022/1384 E. 2024/764 K. Sayılı kararı). Hâl böyle olunca, yeniden yargılamaya esas Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarih, 2023/... E. ve 2025/... K. sayılı ilâmında işaret edilen hususlar çerçevesinde yeniden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda dosyaya katılan ... günlü aktüerya bilirkişi ek rapora göre davacının toplam (geçici+sürekli) iş göremezlik zararının 535.118,94-TL olduğu anlaşılmakla bu miktar üzerinden maddi tazminata hükmedilerek fazlaya ilişkin istek yerinde görülmemiş; ilk hükümde davalı sigorta şirketine yönelik karar verilmesine yer olmadığına dair ve davalı gerçek kişilere yönelik hükmedilen manevi tazminat miktarları yönüyle açık bir kaldırma nedenine yer verilmemiş olduğundan hükmün bu kısımlarında bir değişikliğe gidilmeksizin" gerekçesiyle "Davalı ... Sigorta A.Ş yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ... ve ...'a yöneltilen maddi tazminat istekli davanın kısmen kabulü ile; 535.118,94 TL. tutarında maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin isteğin reddine, davalılar ... ve ...'a yöneltilen manevi tazminat istekli davanın kabulü ile; 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine," karar vermiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; meydana gelen zararda müvekkili lehine talep edilen alacakların kusur nispetinde paylaştırılmaksızın iştirak ve teselsül hükümlerine göre karar verilmesi gerekirken yerel mahkemenin kusur nispetinde değerlendirme yapmasının kabul edilemez olduğunu, tazminatın tamamını davalıların ödemekle mükellef olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın oldukça düşük olduğunu, raporların hatalı olduğunu, asgari ücrette yaşanan değişimin kamu düzenine ilişkin olup bu nedenle usulü kazanılmış haklara konu edilemeyeceği gibi mahkemece resen dikkate alınmasınında zorunlu olduğunu, maddi tazminat bakımından ticari faize hükmedilmemesinin isabetsiz olduğunu, hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, taraflar müşterek ve müteselsil sorumlu olup, davalı yönünden vekalet ücretleri yönünden ve yargılama giderleri yönünden kısıtlama yapılmasının hatalı olduğunu, ayrıca faiz başlangıç tarihlerinin yanlış yazıldığını, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davalı ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; iş bu dosyada ceza mahkemesinde alınan kusur raporu dışında denetim ve mukayeseye elverişli bir rapor aldırılması gerektiğini, yeniden kusur raporu aldırılmasına yönelik taleplerinin görmezden gelinerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının an itibariyle tedavisinin bittiğini, meydana gelen olayın çalışma gücüne hiç bir etkisinin kalmadığını, davacının öncelikle maluliyet oranının tespitinin gerektiğini, davacının yaşamında her hangi bir aksama olmadığı ve kazanma gücünden bir kayıp yaşamadığının müvekkili tarafından tespit edildiğini, maluliyet raporuna yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; ... tarihinde, davalı ... idaresindeki ... plakalı aracın ışıklı kavşağa geldiğinde, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybedip savrularak bankette beklemekte olan davacı yaya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, Erzurum .... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporunda; davalı sürücü ...'ın kazada tek ve asli kusurlu olduğu, davacı yayanın kazanın oluşumunda her hangi bir kusurunun bulunmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği, ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın ... tarihli raporuna göre; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca, davacının kalıcı maluliyetinin % 29 oranında olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 90 gün olduğu kanaatinin bildirildiği, yargılama aşamasında davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapılması nedeniyle ibraname düzenlendiği, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama da 10/04/2023 tarihinde verilen karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu, Dairemizce yapılan inceleme de... tarihli karar ile, davalılar vekilinin kusura yönelik istinaf itirazının reddine, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının kalıcı maluliyetinin % 29 olduğunun tespit edildiği ancak aktüer bilirkişi raporunda ise maluliyet oranı % 29,07 olarak kabul edilerek hesaplama yapıldığı gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı sonrası ilk derece mahkemesince dosya yeni esasa kaydedilerek yapılan yargılamada kaldırma ilamı doğrultusunda bilirkişi raporu alınarak yukarıda yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama da verilen 10/04/2023 tarihli karara karşı davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmadığı, bu karar yönünden davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu nedenle davacılar vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, kazanın meydana gelmesinde kavşağa yaklaşırken hızını azaltmayan ve kırmızı ışık ihlali yapan davalı araç sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğu ve davacının maluliyetinin doğru yönetmelik hükümleri uyarınca ... Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümü tarafından tespit edildiği, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Başvuru sırasında davacı taraftan yeteri kadar harç alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu aşamasında alınması gereken 39.969,47-TL karar harcından peşin alınan 10.000,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 29.969,47-TL harcın davalılar ... ve ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan taraflarca bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 01/07/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/259, K. 2026/963, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-259-e-2026-963-k-732a4d9434e7