Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/518 E. 2026/970 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/518
Karar No
2026/970
Karar Tarihi

T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/518 KARAR NO : 2026/970 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/02/2025 (Karar) NUMARASI : 2024/... Esas, 2025/... Karar DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ : 03/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/07/2026 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davalı...Elektrik Dağıtım A.Ş vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Genel Temizlik, Bakım Onarım, Yemekhane-Lokal-Misafirhane-Çay Ocakları Hizmetlerinde Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı İşi ihalesi kapsamında temizlik personeli olarak müvekkilinin Bölge Müdürlüğü'nde görev yapan yüklenici firma çalışanı ...'ın ... tarihinde müvekkiline dilekçe ile başvurarak emeklilik nedeniyle kıdem tazminatı ödenerek işten ayrılmak istediğini beyan ettiğini, ilgili kişiye ... tarihinde 6.327,23-TL kıdem tazminatı ödendiğini, ödenen bu miktarın 01.06.2014/31.08.2017 tarihleri arasındaki çalışma sürelerine dair olduğunu, ...'ın 28.06.2013 tarihinde özelleştiğini, özelleşme tarihine kadar Erzurum ilinde bulunan tüm misafirhanelerin ... tarafından işletildiğini, ...'ın özelleşmesinden sonra kısa bir süre ... tarafından misafirhanelerin işletildiğini, ...'ın 26.08.1998-25.09.2012 tarihleri arasında üst iş veren olarak ..., 26.09.2012-31.05.2014 tarihleri arasında ise ... bünyesinde çalıştığını, bu tarihler arasında ...'ın müvekkili ile hiç bir ilgisi bulunmadığını, müvekkilinin üst işveren olmadığı dönemlerde ...'a herhangi bir ödeme yapılmadığını, 01.06.2014 tarihinden itibaren ...'daki bulunan kampüsteki misafirhane ve işletmelerin müvekkili tarafından işletilmeye başlandığını, müvekkili tarafından 01.06.2014 tarihinden sonraki döneme dair ödemelerin müvekkili tarafından ilgiliye nakden ödendiğini, 01.06.2014 tarihinden önceki dönemlere ait kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretlerinin Erzurum... İş Mahkemesi'nin 2017/...Esas sayılı dosyası ile dava edildiğini, bu dosyada müvekkili ile davalı .... Taş. .. Tic. Ltd. Şti'nin davalı olarak yer aldığını, Mahkeme tarafından verilen kararın Erzur..um ...İcra Dairesi 2021/...Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu ve bu dosya kapsamındaki tüm ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını, diğer davalı .... Taş. Tic. Ltd. Şti tarafından ödeme yapılmadığını, 01.06.2014 tarihinden sonra müvekkili bünyesinde farklı yüklenicilerde taşeron işçi olarak çalıştığını, yüklenici şirketler ile yapılan sözleşmelerde çalıştırılan personelin İş Kanunundan kaynaklanan kıdem tazminatı dahil ve diğer yasalardan doğan tüm sorumluluklarının yüklenici firmalara ait olduğunun açıkça yazıldığını, müvekkili tarafından yapılan kıdem tazminatı ve yıllık izin ödemelerinin tahsili için ilgilinin çalıştığı yüklenici şirketlere başvuru yapıldığını, tüm şirketlerin ödeme yaptığını ancak davalı .... Taş. San. Tic. Ltd. Şti'nin sorumlu olduğu döneme ait ödemeyi yapmadığını, ilgilinin 26.08.1998-31.05.2014 tarihleri arasında ... ve ...'ın işlettiği misafirhanelerde üst işveren firma uhdesinde, 01.06.2014-31.08.2017 tarihleri arasında ise müvekkilinin işlettiği misafirhane ve tesislerde alt işveren uhdesinde çalıştığını, toplam çalışma sürelerine dair ödemelerin müvekkili tarafından ilgiliye ödendiğini, bu miktarlardan davalıların sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik ...'a kıdem tazminatı olarak ödenen 100 TL ve yıllık izin ücreti olarak ödenen 100 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont avans faizi ile birlikte ...'tan sorumlu olduğu miktar oranında rücuen tahsiline, ...'a kıdem tazminatı olarak ödenen 100 TL ile yıllık izin ücreti olarak ödenen 100 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont avans faizi ile birlikte ...'tan sorumlu olduğu miktar oranında rücuen tahsiline, ...'a kıdem tazminatı olarak ödenen 100 TL ile yıllık izin ücreti olarak ödenen 100 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont avans faizi ile birlikte .... Taş. Müh. Med. Gıda İnş Teks. San. Ve Tic. Ltd. Şti'den sorumlu olduğu miktarlar oranında rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ... tarihli dilekçesiyle davasını ıslah etmiştir. CEVAP : Davalı... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ödemelerin yapıldığı işçinin müvekkili bünyesinde çalışmasının bulunmadığını, belirli tarihler aralığında hizmet alımı yoluyla çeşitli taşeron firmalarda çalışmasının mevcut olduğunu, yüklenici firmaların personelin işvereni olarak kabul edildiğini ve mevzuattan doğan tüm borç ve yükümlülüklerin yüklenici tarafından zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini, bu konularda işverenin hiç bir sorumluluğu bulunmadığını, belirsiz alacak olarak davanın açılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline karşı açılan davada müvekkilinin bir sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu olayda alt işveren asıl işveren ilişkisi bulunduğunu, asıl işveren ... ve... A.Ş. Olduğunu, alt işverenin ise diğer davalı .... San. Tic. Ltd. Şti olduğunu, müvekkilinde görev yapan memur, sözleşmeli ve işçi personel ile hizmet alımı personeline ait bilgi yönetim sistemi kayıtlarında ...'ın yer almadığını, sunulan Yargıtay kararlarında yıllık izin ücretinden son yüklenicinin sorumlu olacağının belirtildiğini, gerek kıdem tazminatı gerekse yıllık izin ücretlerinden müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu alacaklara esas teşkil eden Erzurum ...İş Mahkemesi'nin 2017/...Esa sayılı dosyasının bilirkişi raporunun 4. sayfasında bu hususun açıkça belirtildiğini, davacının talep etmiş olduğu tüm alacakların ... ve... A.Ş, alt işveren ise diğer davalı .... .. San. Tic. Ltd. Şti'den tahsil edilmesi gerektiğini, müvekkiline bir sorumluluk atfedilecek ise müvekkilinin değil ...'ın sorumlu olacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili müvekkilinin, davalı şirketler ile hizmet sözleşmesi imzaladığını, dava dışı ...'ın her bir sözleşme döneminde davalı firmalar bünyesinde çalıştığını, davalılar ile yapılan sözleşmeler nedeniyle üst işveren konumunda olan davacı şirketin dava dışı ...'ın kıdem tazminatı başvurusunda bulunması ve dava açması nedeniyle ödeme yaptığını, kıdem tazminatından alt işveren olarak kendi dönemleri itibariyle davalıların sorumlu olduğunu bu nedenle yapılan ödemenin davalıların payları oranında tahsilini talep etmiştir. Mahkememizce dava dışı ...'ın SGK kayıtları, davacı ile davalı şirketler arasında yapılan sözleşmeler, davacı şirket tarafından yapılan ödemenin belgesi ve dava dışı şahsın kıdem tazminatından dönemsel olarak sorumlu olan yine dava dışı bazı şirketlerin davacı kuruma yaptığı ödemeler dosya arasına alınmıştır. Davacı kurum tarafından kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti ödemesi yapılan dava dışı ...'ın SGK kayıtları incelendiğinde dönem dönem davalı şirketlerde ve davalı şirketlerin alt işverenlerinde işe giriş kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/3929 Esas ve 2023/3758 Karar sayılı ilamı ile benzer nitelikte bir çok içtihadında da belirtildiği üzere, taraflar arasındaki hizmet sözleşmeleri ve eki olan şartnamelerde, dava konusu işçi alacakları nedeniyle yüklenicinin sorumlu olduğunun düzenlendiği, davacının asıl işveren olarak ödemiş olduğu miktarın tamamını davalılardan rücuen talep edebileceği belirtildiğinden davacının ödediği kıdem tazminatını yine davalıların hizmet sözleşmesi dönemleri ile sınırlı olarak payları oranında talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Bu açıklamalardan sonra davacının ödediği tutarın davalılardan hizmet dönemleri itibariyle talep edebileceği anlaşıldığından, iş hukuku alanında uzman ve hesap uzmanı bilirkişilerden denetime açık bilirkişi raporu alınmıştır. Dava dışı ...'ın kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti talebi nedeniyle davacının yaptığı ödemelere ilişkin, davalıların sorumlu olduğu her bir dönem için ayrı ayrı hesaplama yapılmış ve davacının davalılardan rücuya tabi alacağı belirlenmiştir. Davacı vekilinin yapılan hesaplama neticesinde sunduğu 16.10.2024 tarihli ıslah dilekçesinin çelişkili olması nedeniyle bu çelişkinin giderilmesi için davacıya süre verilmiş verilen süre içerisinde sunulan 16.01.2025 tarihli dilekçe doğrultusunda " gerekçesiyle davanın kabulü ile; 56.250,02 TL'si davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'den, 57.222,77 TL'si davalı...Elektirk Dağıtım A.Ş.'den, 1.140,67 TL'si davalı ... Taş. Müh. Med. Gıda inş. Tek. San. Ve Tic. Ltd. Şti'den olmak üzere toplam 114.613,46 TL'nin, 02.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan, yukarıda belirtilen sorumluluk tutarları ile sınırlı olmak üzere ayrı ayrı alınarak davacıya verilmesine, karar vermiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; derdestlik, kesin hüküm, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın müvekkili kuruma açılmasının haksız olup söz konusu davada her hangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, dava konusu olayda alt iş veren asıl iş veren ilişkisi bulunmakta olup, asıl iş verenlerin ... ve...Elektrik Dağıtım A.Ş alt iş verenin ise diğer davalı .... Taş. Müh. Med. ...Ltd Şti olduğunu, dolayısıyla müvekkili kuruma atfedilecek bir sorumluluk bulunmadığını, dava dilekçesinde yıllık izin ücreti de talep edildiğini, yıllık izin ücretinden son yüklenicinin sorumlu olduğunu, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı...Eletrik Dağıtım A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada müvekkili şirketin her hangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, ödeme yapılan personelin müvekkili şirket personeli olmadığını, ilgili işçiye ödenecek tutarlardan da taşeron firmanın sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, arşivlerinde yapılan araştırmada .... Ltd. Şti arasında hizmet sözleşmesinin olmadığının görüldüğünü, bilirkişi raporunda ...'ın ... tarihleri arasında müvekkili şirketin alt işverenlerinde çalıştığı kanaatine varılarak tüm hesaplamaların bu tarih aralığına dayanılarak yapıldığını, bu hususun kabulünün mümkün olmadığını, sunmuş oldukları evraklarda dava dışı kişinin müvekkili şirkette veya alt iş verenlerinde çalışmasının olmadığının kolayca anlaşılacağını, müvekkili şirketin alt işverenleri olarak gösterilen şirketler ile şirketlerinin hiç bir bağlantısı olmadığını, hukuka aykırı olarak esas alınan bilgi ve tarih aralığına dayanılarak yapılan hesapların kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı...Elektrik A.Ş. ve ... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı yan, taşeron firma çalışanı ... emeklilik nedeniyle kıdem tazminatı ödendiğini, ...'ın 28/06/2013 tarihinde blok satış suretiyle özelleştirildiğini, ...'ın 26/08/1998-25/09/2012 tarihlerinde üst işveren olarak ..., ... tarihleri arasında ise üst işveren ... bünyesinde çalıştığını, yani 26/08/1998-31/05/2014 tarihleri arasında ...'ın müvekkili ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, ...'a yapılan ödemelerden davalıların ... ve ...'ın üst işveren olarak, davalı ... ... Ltd. Şti.'nin de alt işveren olarak sorumlu olduğunu iddia ederek, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretinin davalılardan rücuen tahsili amacıyla eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti ödemesi yapılan işçinin üst işveren davalılar nezdinde çalıştığı süreler dikkate alınarak, bilirkişi heyetinden rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir. 4857 sayılı Kanun’un 120 nci maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı İş Kanunu’nun “Kıdem Tazminatı” başlıklı 14/2. fıkrasında ":....12/7/1975 tarihinden, itibaren (1) işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır..." hükmü yer almaktadır. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 17/01/2014 tarih 2013/1425 Esas 2014/257 Karar sayılı ilamı "İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı Kanun'un 6. maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlar açısından, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu oldukları aynı yasanın üçüncü fıkrasında belirtilmiş, devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır. Değinilen Kanun'un 120. maddesi hükmüne göre, 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi halen yürürlükte olduğundan, işyeri devirlerinde kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yöntemi bakımından belirtilen madde hükmü uygulanmalıdır. Anılan maddeye göre, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdemi işyeri veya işyerlerindeki hizmet sözleşmeleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. Somut olayda davacının çalıştığı işyeri önce... A.Ş. tarafından işletilmiş, sonra ise işyerinin işletilmesi ... Büyükşehir Belediyesi tarafından intifa yoluyla ... Şehir Hatları A.Ş.’ye verilmiştir. Bu itibarla davalılar... A.Ş. ile ... Şehir Hatları A.Ş. arasındaki ilişkinin işyeri devri olduğu..." şeklindedir. Somut uyuşmazlıkta; yukarıda belirtilen Yargıtay ilamından anlaşılacağı üzere, davacı ile davalılar...Elektrik A.Ş. ve ... Elektrik Dağıtım A.Ş. arasında hizmet alım sözleşmesi değil, işyeri devri söz konusu olduğu, dolayısıyla 1475 sayılı yasanın 14. maddesi uyarınca iş yerini devreden davalı işverenin kıdem tazminatından sorumluluğunun işçiyi çalıştırdığı sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlı olduğu; öte yandan mahkemece dava dışı işçinin işveren nezdindeki iş yeri şahsi sicil dosyası, maaş bordrolarının, ayrılış bildirgelerinin ve taraflar arasındaki devir ve sözleşmelerin celbedilmediği, bilirkişi raporu ile kıdem tazminatı ödemesi yapılan işçinin sözleşmesinin 1475 sayılı yasanın 14. maddesine göre kıdem tazminatına hak kazandıracak şekilde sona erip ermediğinin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, kıdem tazminatının yukarıda açıklandığı şekilde, yıllık izin alacağı yönünden ise bu alacak kaleminden ve fer'ilerine ilişkin ödemeden son alt işverenin sorumlu olduğu gözetilerek denetime elverişli alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece verilen kararın HMK'nın 355, 353/(1)-a-6. maddeleri uyarınca, kaldırılmasına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı...Elektrik A.Ş vekilinin ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 5-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine, 6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 362-(1)/g maddesi gereğince kesin olmak üzere 03/07/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/518, K. 2026/970, T. 03.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-518-e-2026-970-k-4a773503a997