Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1031 E. 2026/1692 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1031
- Karar No
- 2026/1692
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1031 KARAR NO : 2026/1692
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/02/2023 NUMARASI : 2022/237 Esas 2023/122 Karar DAVA : ALACAK KARAR TARİHİ : 07/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/07/2026
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile dava dışı .... Şti. arasında akdedilen 14.08.2018 tarihli faktoring sözleşmesi neticesinde davalı şirketin keşidecisi olduğu ... T.A.Ş....İzmir Şubesi'ne ait 27.12.2018 keşide tarihli 1016694 seri numaralı 30.000,00 TL bedelli çekin teslim alındığını, çek son hamili olan davacı şirket tarafından yasal süresi içerisinde bankaya ibraz edildiğinde İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1100 Esas sayılı dosyasından verilen tedbir kararı nedeniyle çek bedelinin tahsil edilemediğini, çek bedelinin tahsili için İstanbul 21. İcra Müdürlüğü'nün 2019/5103 Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, ancak davalı şirket tarafından açılan konkordato talepli dava nedeniyle takibe ilişkin işlemlerin gerçekleştirilemediğini, ödeme emrinin tebliğe çıkarılamadığını, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1100 Esas sayılı dosyasında 17.07.2020 tarih ve 2020/361 Karar sayılı karara karşı istinaf yoluna başvurulduğunu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 02.12.2020 tarih 2020/1508 Esas, 2020/1341 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiği ve dosyanın yerel mahkemeye geri gönderildiği, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/42 Esas ve 2021/284 Karar sayılı kararı ile davalı şirketin konkordato talebinin İİK 306 uyarınca kabulüne ve tasdikine karar verildiği, davacı şirket tarafından 29.01.2019 tarihli dilekçe ile davalı şirketin keşidecisi olduğu çek bakımından alacak kaydı talebinde bulunulduğunu, davalı tarafından itiraz edildiğinden alacağın çekişmeli alacak olarak kabul edildiğini, çek bedelinin çekişmeli alacak olarak gösterilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle İİK 308/b maddesi uyarınca İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/273 Esas, 2021/399 Karar sayılı davasının açıldığını, ancak arabuluculuğa başvurulmamış olması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiğini, kararın istinaf incelemesi neticesinde kesinleştiğini, faktoring işlemi neticesinde alınan çekin çekişmeli alacak olarak kabul edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, İİK 308/b maddesi uyarınca davacı şirketin 30.000,00 TL çek bedeli, 3.000,00 TL çek tazminatı ve 90,00 TL komisyonundan oluşan 33.090,00 TL alacaklı olduğundan bahisle bu alacağın çekişmeli olmadığının tespiti ile alacağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1100 Esas, 2020/361 Karar sayılı kararı ve İİK 308/b maddesi hükmü uyarınca anılan davanın açıldığını, ancak İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1100 Esas ve 2020/361 Karar sayılı kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/1508 Esas ve 2020/1341 Karar sayılı ilamı ile kaldırıldığını, konkordato tasdik kararı ve konkordato tasdik ilanına dayanarak açılan davada dava şartlarının yerine getirilmediğini, istinaf ilamı ile konkordato tasdik kararı ve konkordato tasdik ilanının yok hükmünde olduğunu, istinaf ilamı ile kaldırılmasına karar verilen mahkeme kararına dayanarak dava açılamayacağını, esasa ilişkin olarak davalı şirketin davacı tarafa borcu olmadığını, gayri nakdi riskin de gerçekleşmediğini, teminat mektuplarında riskin gerçekleşmemesi veya gerçekleşmesine rağmen tazmin talebinde bulunulmamış olması halinde teminat mektubunun dayanak gösterilerek bir borç tahakkuku yapılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın iddia ettiği riskin gerçekleşmediğini, borcu kabul anlamına gelmemek üzere faiz işletilmesinin İcra ve İflas Kanunu'na ve konkordato projesine aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince " ....Dava, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış, mahkemenin 2022/1 Esas 2022/7 Karar sayılı görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi üzerine mahkememize tevzi edilen dosya yukarıda yazılı esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava dilekçesiyle İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/42 Esas 2021/284 Karar sayılı kararı ile reddedilen ve çekişmeli hale gelen alacağının tespiti ve tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, davaya dayanak İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/42 Esas 2021/284 Karar sayılı konkordatonun tasdiki kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 25/11/2021 tarihli, 2021/1342 Esas 2021/1664 Karar sayılı ilamı ile kaldırılmasına karar verildiği, yeniden yapılan yargılama sonunda 10.02.2022 tarihli, 2021/971 Esas 2022/104 Karar sayılı karar ile davalı şirketin konkordato talebinin kabulü ile konkordatonun tasdikine karar verildiği, Mahkememizdeki iş bu davanın istinaf ilamı ile kaldırılmış olan İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/42 Esas 2021/284 Karar sayılı tasdik kararına dayalı olarak açıldığı, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/971 Esas 2022/104 Karar sayılı kararı ile karar verilmiş olması ve İİK 308/b maddesi kapsamı nazara alındığında İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/42 Esas 2021/284 Karar sayılı kararına dayalı olarak açılan iş bu davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. "şeklindeki gerekçe ile" Dava konusuz kalması nedeni ile KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA'' karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece lehlerine vekalet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmemiş olmasının açıkça usul ve yasaya aykırı nitelikte olduğunu, her ne kadar istinafa konu ilamda bahsedilmemiş olsa da konkordato davasına ilişkin UYAP kaydının incelendiğinde; İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/971 Esas ve 2022/104 Karar sayılı dosyasından verilen konkordatonun tasdiki kararının, istinaf edildiğini ve yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 19/07/2022 tarih ve 2022/562 Esas, 2022/1270 Karar sayılı kararıyla yeniden esas hakkında karar verilmesine ve ....'ın konkordato talebinin reddine karar verildiğini, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2022/562 Esas ve 2022/1270 Karar sayılı dosyasından verilen konkordatonun reddi kararının temyiz edildiğini ve yapılan temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 09/02/2023 tarihli, 2022/5037 Esas ve 2023/518 Karar sayılı kararıyla istinaf ilamının onanmasın kesin olarak karar verildiğinin görüldüğünü, yerel mahkemece istinafa konu ilamda 15/02/2023 tarihinde karar verilen davalı ....'a ilişkin konkordato dosyasında konkordato talebinin reddine ilişkin kesinleşmiş hüküm bulunduğunu, kesinleşmiş hüküm uyarınca ve davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeni ile lehlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken yerel mahkemece hatalı karar verildiğini, ayrıca yerel mahkemenin gerekçeli kararında yer alan 5 numaralı kararıyla "1.320,00 TL Arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı yasa hükümlerine göre 1/2 oranında davacı ve davalı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına" da hükmedilmiş olup arabuluculuk ücretinin tamamının davalı ....'tan tahsil edilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, müvekkili şirket lehine vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmesi ve arabuluculuk ücretinin tamamının davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İİK 308/b maddesi gereğince açılmış çekişmeli alacağa ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde " Davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. İş bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava dilekçesiyle İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/42 Esas 2021/284 Karar sayılı kararı ile reddedilen ve çekişmeli hale gelen alacağının tespiti ve tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, davaya dayanak İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/42 Esas 2021/284 Karar sayılı konkordatonun tasdiki kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 25/11/2021 tarih 2021/1342 Esas ve 2021/1664 Karar sayılı ilamı ile kaldırılmasına karar verildiği, yeniden yapılan yargılama sonunda 10.02.2022 tarih 2021/971 Esas ve 2022/104 Karar sayılı karar ile davalı şirketin konkordato talebinin kabulü ile konkordatonun tasdikine karar verildiği, Mahkemedeki iş bu davanın istinaf ilamı ile kaldırılmış olan İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/42 Esas ve 2021/284 Karar sayılı tasdik kararına dayalı olarak açıldığından İİK 308/b maddesi kapsamı nazara alındığında İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/42 Esas ve 2021/284 Karar sayılı kararına dayalı olarak açılan iş bu davanın konusuz kaldığından yazılı olduğu şekilde karar verilmesine yer olmadığına, davanın niteliği gereğince taraflar yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin ilgili taraf üzerinde bırakılmasına, 1.320,00 TL yargılama giderinin 1/2 oranında taraflardan tahsiline karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden mahkemece 10.02.2022 tarih, 2021/971 Esas ve 2022/104 Karar sayılı karar ile davalı şirketin konkordatonun tastiki talebinin kabulüne ilişkin kararın Dairemizin 2022/562 Esas ve 2022/1270 Karar ve 19.07.2022 tarihli karar ile kaldırılarak davalı şirketin konkordatonun tastiki talebinin reddine karar verildiği, iş bu kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/5037 Esas ve 2023/518 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği görülmüştür. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2023 tarih ve 2022/237 Esas 2023/122 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın resen taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve İİK'nun 308/a maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 07/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.