İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/993 E. 2026/572 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/993
Karar No
2026/572
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/993 KARAR NO : 2026/572

DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/05/2026 KARAR TARİHİ : 15/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı Banka tarafın müvekkili aleyhine ... Banka icra dairesinde ...E sayılı dosyasından ... Bankası, ...şubesine ait ... çek seri numaralı 28/02/2025 keşide tarihli 750.000,00 TL bedelli çek ve ... banka icra dairesinde ...E ...şubesine ait ... çek seri numaralı 15/04/2025 keşide tarihli 1.000,000 TL bedelli çeklere mahsus takip başlatıldığını, icra takiplerine konu olan çeklerle ilgili davalı ... ile müvekkili arasında herhangi bir mal alımı, hizmet veya ticari ilişki olmaksızın bedelsiz olarak (hatır çeki) verildiğini, davalı ...'nin bankaya olan borçlarından dolayı, borçlarına karşılık diğer davalı ... Bankasına verdiğini, davalı ... şirket yetkilisi ...'ın davacı ile arkadaş olduğunu, bu durumu kullanarak müvekkili ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmamasına rağmen paraya sıkıştığını belirtip teminat amaçlı geçici kullanmak için hatır çeki istemediğini, davacı ile arkadaşlığına güvenerek bedelsiz çek verdiğini, çekin hukuki dayanaksan yoksun olduğunu belirterek davanın kabulüne, ilgili icra dosyalarının teminatsız olar tedbiren durdulmasına, davacının borçlu olmadığının tespitine, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üstünde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Bankası vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça ileri sürülen tüm iddiaların hukuki dayanaktan yoksun, ispattan uzak ve tamamen soyut beyanlardan ibaret olduğunu, davacının kambiyo senedi niteliğinde bulunan çeklerden doğan borçtan kurtulabilmek amacıyla hiçbir yazılı delile dayanmayan birtakım iddialar ileri sürmüş ise de, bu iddiaların hukuken korunmasının mümkün olmadığını, davacının borçsuzluk iddiası hukuki dayanaktan yoksun olup ispat yükünün tamamen davacı tarafa ait olduğunu, davacının "hatır çeki" ve "bedelsizlik" iddialarının müvekkil bankaya karşı ileri sürülebilecek nitelikte olmayıp hukuken sonuç doğurmayacağını, davacının "taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı", "ticari defterlerde kayıt olmadığı" ve "fatura düzenlenmediği" yönündeki iddiaları, çekten doğan borcu ortadan kaldırmaya yeterli olmadığını, davalı bankanın, takibe konu çeklerin iyi niyetli ve meşru hamili olup, kambiyo hukukundan doğan tüm hakları kullanma yetkisine sahip olduğunu, davacının dava dilekçesinde yer verdiği konkordatoya ilişkin iddiaların, müvekkil bankanın kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarını ortadan kaldırmayacağı gibi işbu davanın sonucuna da herhangi bir etki etmeyeceğini, davacı tarafın, müvekkil bankanın kötü niyetli olduğunu ispatlayamamış olup, aksine müvekkil banka iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, davacının, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davayı açmak suretiyle müvekkil bankanın alacağına kavuşmasını geciktirmiş olup, İİK'NIN 72/4. maddesi uyarınca tazminata mahkûm edilmesi gerektiğini belirterek fazlasını talep ve dava etme hakları saklı kalmak kaydıyla; davacı borçlunun haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine ile müvekkilin alacaklı olduğunun tespitine, davacının ihtiyati tedbir ve icra takiplerinin durdurulmasına ilişkin tüm taleplerinin reddine, İİK m.72/4 uyarınca, müvekkilin alacağının geciktirilmesi sebebiyle davacı borçlunun alacağın %20’sinden aşağıda olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmadığından HMK 128. Maddesi uyarınca davacı tarafından ileri sürülen vakıaların tamamını inkar ettiği kabul edilmiştir. Deliller ;Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin, ... 8. İcra Ceza Mahkemesinin yazı cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, çekin hatır çeki olduğundan bahisle çek nedeniyle başlatılan takip nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti ve kötüniyet tazminatı istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın,davacı tarafça .... Bankası, ... şubesine ait ... çek seri numaralı 28/02/2025 keşide tarihli 750.000,00 TL bedelli ve ... Bank ....şubesine ait ... çek seri numaralı 15/04/2025 keşide tarihli 1.000,000 TL bedelli çeklerin davalı ...ŞTİ ye hatır çeki olarak verilip verilmediği,davacının çeklere dayalı olarak başlatılan Bakırköy banka icra dosyası ... E sayılı takipler nedeniyle borçlu olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise, hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacı tarafa aittir. Menfi tespit davasının konusunu oluşturan senedin bedelsizliğine dair iddiayı ispat yükü üzerinde olan senet borçlusu bu iddiasını, HMK’nın 201. maddesi gereğince ancak yazılı delille/kesin delille ispatlayabilir. Zira bir kambiyo senedine bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, değeri ne olursa olsun tanıkla ispat olunamayacaktır. Senede karşı senetle ispat kuralı olarak adlandırılan bu kuralın karşı tarafın muvafakati ve HMK’nın 202. maddesinde düzenlenen delil başlangıcı olarak adlandırılan iki istisnası mevcuttur. Davaya konu çeklerin incelenmesinde;... Bankası, ... şubesi ... çek seri numaralı ,keşidecisi ... Şirketi,lehtarı ... Şirketi ve son hamili ...Bankası Anonim Şirketi , 28/02/2025 keşide tarihli 750.000,00 TL bedelli ve...şubesine ait ... çek seri numaralı,keşidecisi ...Şirketi,lehtarı ... Şirketi ve son hamili ...Bankası Anonim Şirketi , 15/04/2025 keşide tarihli 1.000,000 TL bedelli olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda,davacı tarafça takibe konu keşidecisi olduğu ... ve ... seri numaralı çekleri davalı-lehtar ... Şirketi'ne hatır çeki olarak verdiği, aralarında ticari ilişki olmadığı,çekin bedelsiz olarak verildiği iddia edilmiş ise de çek ödeme aracı olup senede karşı HMK’nın 201. maddesi gereğince ancak yazılı delille/kesin delille ispat mümkün olup davacı tarafça çeklerin hatır çeki olarak verildiğini ispata yarayan yazılı belge sunulmadığı gibi yemin deliline de dayanılmadığı,dolayısıyla davacının çeklerin hatır çeki olarak verildiğini ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine ve tedbir kararı verilmediğinden davalının İİK 72/4 uyarınca tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE 2-Tedbir kararı verilmediğinden davalının İİK 72/4 uyarınca tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 29.885,63.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 29.153,63.-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan 80,00 TL yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına 5-Davalı ... Bankası kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 263.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı Ziraat Bankasına verilmesine, 6-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.400,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı Kararın gerekçesinin taraflardan her birine tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen anlatıldı. 15/09/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/993, K. 2026/572, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-993-e-2026-572-k-933d8f5a7033