İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/326 E. 2026/95 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/326
- Karar No
- 2026/95
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/326 Esas KARAR NO : 2026/95
DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 20/06/2025 KARAR TARİHİ : 18/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketteki toplam %50 oranındaki hissesini 19.02.2024 tarihinde noter vasıtasıyla diğer ortağa devrettiğini ve bu şekilde ortaklığın sona erdiğini, söz konusu hisse devrinin ... Sicil Müdürlüğü'ne 20.06.2024 tarihinde tescil ettirildiğini, müvekkilinin yeni bir şirket kurması üzerine vergi dairesine başvurduğunda, noter devir tarihi ile tescil tarihi arasındaki dönemden doğabilecek vergi borçları ihtimali gerekçe gösterilerek kendisinden teminat istendiğini, oysa müvekkilinin noter devri ile ortaklıktan ayrıldığı için bu dönemdeki borçlardan sorumlu olmadığını, hisse devrinin şirketin Genel Kurul Toplantı Defteri ile Ortaklar Pay Defterine işlendiğini, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tescil tarihinin 19.02.2024 olarak değiştirilmesi için başvurulmasına rağmen talebin sözlü olarak reddedildiğini belirterek, müvekkilinin davalı şirketteki hisse devri tescil tarihinin 19.02.2024 olarak tespitine ve düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkil Müdürlüğe yazılı bir başvuruda bulunmadığını ve Müdürlükçe verilmiş bir ret kararı mevcut olmadığını, bu nedenle TTK m. 34 uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, hisse devri sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülükler ve uyuşmazlıklar nedeniyle müvekkil Müdürlüğe husumet yöneltilemeyeceğini, limited şirketlerde pay devrinin geçerliliği için ortaklar genel kurulunun onayının şart olduğunu ve devrin bu onayla geçerli hale geldiğini, tescil işleminin ise üçüncü kişiler yönünden geçerlilik sağladığını, dava konusu tescil işleminin mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiğini, 20/06/2024 tarihinin tescil işleminin yapıldığı gerçek tarih olduğunu ve bu işlemin açıklayıcı nitelikte bulunduğunu, tescil tarihinin geçmişe etkili şekilde değiştirilmesinin hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğunu ve mevzuat gereği mümkün bulunmadığını, müvekkil Müdürlüğün mahkeme kararı olmaksızın re'sen düzeltme yapma yetkisinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı ...Limited Şirketi'ne usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. BİLİRKİŞİ KÖK RAPORU: TTK m. 595/7 uyarınca, devir için şirkete başvurduğuna ilişkin dosya kapsamında bilgi veya belge bulunmadığı, bu sebeple genel kurul tarafından verilen bir zımni onayın bulunmadığı, gerek Yargı kararlarında gerekse de doktrinde benimsenen görüş limited şirketlerde pay devrinin gerçekleşme anı, kural olarak ortaklar genel kurulunun devre açıkça onay verdiği an olduğu, somut olayda 21.05.2024 tarihli genel kurulda alınan karar ile devir gerçekleştiği, Danıştay kararları doğrultusunda devreden ortağın kamu borçlarından sorumluluğunun sınırlandırılmasında bu tarih esas alınacağı kanaati bildirilmiştir. BİLİRKİŞİ EK RAPORU: Danıştay kararları doğrultusunda devreden ortağın kamu borçlarından sorumluluğunun sınırlandırılmasında ortaklar genel kurulu kararı ile onay verilmesi halinde, pay devri sözleşmenin yapıldığı tarihin esas alınacağı, Somut olayda bu tarihin 19.02.2024 tarihi olduğu kanaati bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacının davalı şirket nezdindeki hissesini dava dışı ...'ye devrettiğinin hisse devir sözleşmesi olan 19/02/2024 tarihi itibariyle tespiti ile ilanı istemine ilişkindir. Davada davacı vekili; davacının davalı şirketteki % 50 hissesini dava dışı ...ye devrettiğini, devrin ortaklar kurulu kararı ile onaylandığını ancak davalı şirketin sicile bildirimi daha sonra yaptığını, hisse devrinin 20/06/2024 tarihinde ticaret sicil müdürlüğünde tescil ettirildiğini, hisse devir tarihinin 19/02/2024 olarak tespiti ile tescil tarihinin aynı tarih olarak düzeltilmesini ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir. Limited şirketlerde pay devri TTK'nın 595 – 598 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Buna göre, öncelikle pay devir alan ile devreden arasında yazılı şekilde bir sözleşme yapılmalı ve sözleşmedeki imzalar noterde onanmalıdır. Ardından, ana sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı müddetçe TTK'nın 595/2 maddesi gereği genel kurulun hisse devrine onayı vermesi gerekir. Devir bu onay ile geçerlilik kazanmaktadır. Genel kurulun onamasına kadar devir sözleşmesi askıdadır. (TTK 595 gerekçesi) TTK'nın 595/3 maddesi gereği başvurudan itibaren 3 ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onay verilmiş sayılır. Miras, mal rejimi ve icra yoluyla hisselerin geçmesi halinde tüm haklar ve borçlar genel kurulun onayına gerek olmaksızın esas sermaye payını iktisap edene geçer. Buna rağmen şirket onayı reddedebilir (TTK 596/2 ). Bundan sonra genel kurulca devre onay verilmesi halinde devralanın pay defterine ortak olarak kaydı yapılır. Pay defterine kayıt kurucu olmayıp açıklayıcı nitelikte bir işlemdir. Pay devri, ortaklar genel kurulunun onay kararıyla gerçekleşmekte olup pay defterine kayıt pay sahipliğinin şirkete karşı ileri sürülmesi bakımından durumun tespitini sağlayan işlemdir. Bu aşamalardan sonra son olarak, ticaret siciline tescil işlemi yapılır ( TTK m.598). Tescil için şirket müdürü tarafından ticaret sicile başvurulması gerekmektedir. Başvurunun 30 gün içinde yapılmaması halinde ayrılan ortak adının bu paylarla ilgili olarak silinmesi için ticaret siciline başvurabilir. Bunun üzerine ticaret sicili müdürü şirkete, iktisap edenin adının bildirilmesi için süre verir. Sicil kaydına güvenen iyiniyetli kişinin güveni korunur. Ticaret siciline tescil işlemi pay devri yönünden kurucu bir etkiye sahip olmayıp açıklayıcı bir etkiye sahiptir. (İST BAM 14. HD 2022/2224 E. 2026/1328 K.) Somut olayda, davacı ve dava dışı ... arasındaki hisse devri noterde düzenlenen sözleşme ile gerçekleşmiştir. Davalı şirketin 21/05/2024 tarihli ortaklar kurul kararı ile bu devre onay verildiği görülmektedir. Böylelikle pay devir sözleşmesinin geçerli olduğu ve davacı paylarının dava dışı ...'ye devredildiği anlaşılmaktadır. Davalı şirket, diğer davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurarak pay devrinin tescili ve ilanını istemiş, davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce bu başvurunun şirkete ait ilana konu 21/05/2024 tarihli genel kurul kararına istinaden pay devrinin 20/06/2024 tarihinde tescil edilerek ve 21/06/2024 tarihinde ilanı yapıldığı anlaşılmaktadır. Sonuç olarak, Kadıköy ... Noterliği'nin ... yevmiye nolu, 19.02.2024 tarihli hisse devri sözleşmesi, Genel Kurul Toplantı Defteri ile Ortaklar Pay Defteri,Ticaret Sicil gazetesinin 21/06/2024 tarihli ilan sayfası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı muvacehesinde, davacı ve dava dışı ... arasındaki hisse devrini Kadıköy ... Noterliği'nin... yevmiye nolu sözleşme ile gerçekleştiği, davalı şirketin 21/05/2024 tarihli ortaklar kurul kararı ile bu devre onay verildiği, davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce pay devrinin şirkete ait ilana konu 21/05/2024 tarihli genel kurul kararına istinaden pay devrinin 20/06/2024 tarihinde tescil edilerek ve 21/06/2024 tarihinde ilanı yapıldığı, ticaret siciline tescil işlemi pay devri yönünden kurucu bir etkiye sahip olmayıp açıklayıcı bir etkiye sahip olduğu, hisse devir işleminin 09/02/2024 tarihli hisse devri sözleşmesi gerçekleştiği anlaşılmakla bu tarih esas alınarak tescil işleminin yapılması gerektiği değerlendirmeleri ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, Davacının ... LİMİTED ŞİRKETİ'ndeki 50.000,00 TL'lik 100 paylık hissesini 19/02/2024 tarihi itibariyle dava dışı ...'ye devrettiğinin TESPİTİNE, devir işleminin 21/05/2024 tarihi itibariyle geçerli olacak şekilde ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün kayıtlarına TESCİLİNE ve İLANINA, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde tescil ve ilan için gerekli müzekkerelerin yazılmasına, 3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin yatırılan 615,40 TL harcın düşümü ile geri kalan 116,60 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 16.209,50-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 17.440,30 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı İstanbul Bölge Mahkemesi nezdinde gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/09/2026
Katip ¸
Hakim ¸