İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/235 E. 2026/463 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/235
Karar No
2026/463
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/235 Esas - 2026/463

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/235 Esas KARAR NO : 2026/463 ................. ..................... ........................ ........................... ........................... .................................. DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/03/2026 KARAR TARİHİ : 08/06/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 01/07/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ihtiyacı ve imalatında kullanacağı 4 adet GV3 Pres Kalıp makinesi Pano ve Kontrol Ünitelerini KDV dahil 960.000 TL.ye 6.1.2026 tarihinde müvekkili işyerinde kurulum şartı ile satın alındığını, 06.02.2026 tarihinde davalıdan alınan makinelerin müvekkili işyerine getirildiğini, davalı satıcı firmanın bu makinaların çalışır ve üretime hazır pozisyonda olduğunu beyan ettiğini, makinaların kurulumunu yapmayan davalı firma yerine , genel bakımları ve iç aksam bakımlarını yaptırmak için ...... Mühendislik ....... bey eşliğinde makinaların iç aksamlarının açıldığını, 2 adet makinanın sıkıştırma silindiri alt bölgesinden kopuk olduğunun tespit edildiğini, 1 adet makinada da eksantrik hareket milinin çatlak olduğunun tespit edildiğini, yapılan çalışma sonucu tespit edilen problemlerin alım yapılan satıcı davalı firmaya bildirildiğini, ayıplı makine ve teçhizatın değiştirilmesi ve makinanın derhal üretime hazır hale getirilmesi talep edilmiş ise de davalı tarafın müvekkiline arızanın giderileceğini dönüş sağlayacaklarını belirtmelerine rağmen haftalarca dönüş yapmamaları üzerine ihtarname keşide edilmesine rağmen olumlu/olumsuz cevap verilmediğini, arızalı ürünün noksan parçaları derhal gerek whattsap ve gerekse telefon ile müvekkili şirket yöneticileri tarafından davalı şirkete ihbarda bulunulmuş ise de bu güne kadar problemli parçaların bakım ve onarımı için geri dönüş olmadığını, yedek parça fiyatlarının üretici firma olan ........ Firmasından fiyat teklifi şeklinde alındığını, problemli parçaların bedeli 6.636 euro + kdv şeklinde proforma faturalarının müvekkiline ulaştığını, alınan bu teklif davalı tarafa iletilmiş ise de bu güne kadar ödemesi yapılan makinalar için ayıplı hizmetin devam ettirildiğini ve tamirat yapılmadığını, davalının her geçen gün büyüyen müvekkili zararına müdahale etmemesi ve tamiratı eksik parçaları ikmal etmemesi nedeniyle bu parçaların 3. şahıslardan alınması nedeniyle ve garanti kapsamında olan makine ve ürünler nedeniyle çalışmayan 2 adet makinanın satıcı davalı firmadan bakım ve onarımının yapılarak çalışır hale getirilmesini ya da makinaların geri iade alınmasını ihtarname ile talep etmiş iseler de bu talebe de olumlu/olumsuz cevap verilmediğini, davalı şirkete ödeme bakiyesi olarak verilen Garanti Bankası …….şubesi ne ait 8022955 nolu 14.03.2026 vadeli 460.000.00 TL tutarındaki çekin müvekkiline iade edilmesini talep ettiklerini beyanla, üretime tahsis edilmek üzere müvekkili şirketin davalıdan satın aldığı 2 adet makinanın sıkış-tırma silindiri alt bölgesinden kopuk olduğu tespit edilmiş,1 adet makinada da eksantrik hareket milinin çatlak olduğu bu haliyle ayıplı makinenin mahzurlarının giderilmesi ihtarına da olumlu cevap vermeyen davalı nın bu haksız ve olumsuz eylemleri nedeniyle, faturalı parça alımı nedeniyle şimdilik 1000 euro, üretim yapılamaması üretim kaybı nedeniyle şimdilik 100.000 TL ve ürün bedeli olarak ödemesi yapılan.......... Bankası Beylikdüzü Meydan şubesine ait TR460006200078200006292059 iban hesabı 14.3.2026 tarihli 460.000 TL tutarlı 8022955 çek nolu çekin ödenmemesi zımnında karar ittihazını ve çekin müvekkiline iadesini iadesine, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev itirazları bulunduğunu, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu ve iddia edilen ayıbın müvekkili kaynaklı olduğunun kanıtlanamadığını, davacı taraf ile müvekkili arasında imzalanan herhangi sözleşme bulunmadığını, yine davaya konu edilen makinelerin ikinci el niteliğindeki makineler olup davacı tarafça bu özelliği bilinerek satın alındığını, dava konusu makinelerin ikinci el niteliğinde olması sebebi ile de davacı tarafça uygun fiyatla satın alındığını, söz konusu iddiayı ispat külfetinin davacı tarafa ait olduğunu, şayet davacı tarafça yapılan işlemlerin keyfi olup olmadığı hususunun da araştırılması gerektiğini, ikinci el makine alınması halinde bir takım tamirat ve tadilat işlemleri yapılarak makinenin daha uzun ömürlü kullanılması da amaçlanmış olabileceğini, bilirikişi incelemesi yapıldığında davaya konu edilen makinelerin davacı tarafça iddia edilen emsallerine göre daha düşük bedel ile alındığı ve davacı tarafça tamir masraflarının göze alınarak dava konusu makinelerin satın alındığının anlaşılacağını, dava konusu olayda davacı tarafça dava konusu makinelerin 06.01.2026 tarihinde alındığını ve 06.02.2026 tarihinde makinelerin teslim alındığını beyan ettiğini, ancak davacı tarafça 25.02.2026 tarihli, 3695 yevmiye numaralı ....... 14. Noterliği aracılığı ile ayıp ihbarında bulunulduğunu, dolayısı ile kabul manasına gelmemek koşuluyla davacı tarafça süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulmamış olup bu sebeple de davanın reddinin gerektiğini, dava konusu mallara ilişkin fatura incelendiğinde sevk irsaliyesi yerine geçer ibaresi yer almakta olup dava konusu malların 06.02.2026 tarihinde fatura ve ödeme tarihlerinden yaklaşık 1 ay sonra teslim alındığı hususunun ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafça tespit ettirildiği iddia edilen hasar ve ayıplar bağımsız kişilerce tespit edilmediğinden zarar ve/veya ayıbın davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini beyanla, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, sözleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda davalının yetki itirazı üzere yetki hususunda yapılan değerlendirme uyarınca; 6100 sayılı Kanun’un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ncı maddesi şöyledir: “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” 6100 sayılı Kanun’un “Sözleşmeden doğan davalarda yetki” başlıklı 10 uncu maddesinin şöyledir: “Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.” 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) “İfa yeri” başlıklı 89 uncu maddesi şöyledir: “Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; 1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, 2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, 3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir. Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir.” Anılan düzenleme karşısında davacının ikametgahının Denizli ,davalının ikametgahının Sincan olduğu ,sözleşmenin ifa yerinin de Sincan olduğu anlaşılmakla ;davalının yetki itirazı ile Sincan Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair talebi doğrultusunda; Mahkememizin yetkisizliği nedeni ile HMK nun 114/1-ç ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın Ankara Batı Adliyesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Mahkememizin yetkisizliği nedeni ile HMK nun 114/1-ç ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın Ankara Batı Adliyesine gönderilmesine, 3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili mahkemece hüküm altına alınmasına, 4-İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına; Dair, davacı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/235, K. 2026/463, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-235-e-2026-463-k-41ba0e75fd10