İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1778 E. 2026/774 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1778
- Karar No
- 2026/774
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1778 Esas KARAR NO : 2026/774
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/10/2026 KARAR TARİHİ : 09/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.07.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkil, davalı Mülük ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu olarak bulunurken yaralandığını, Kaza nedeniyle müvekkilin uğradığı cismani zararların giderilmesi amacıyla .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/... Esas sayılı dosyasında tazminat davası açıldığını, dosyada alınan kusur ve maluliyet raporları sonucunda, kazanın meydana gelmesinde sürücünün yüzde 100 oranında kusurlu olduğu; müvekkilinin ise kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı tespit edildiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.10.2022 tarihli, 2017/... Esas ve 2022/... Karar sayılı ilamıyla maddi tazminat yönünden 159.416,328 TL’nin, kaza tarihi olan 06.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılar Mülük ... ve ... Otomotiv Ticaret ve Sanayi A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, Aynı ilamla 40.000 TL manevi tazminatın da 06.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedildiğini, İlamda hükmedilen maddi tazminat alacağı 06.07.2016 tarihinden itibaren faizli olarak belirlenmiş olmasına rağmen, ödeme uzun yıllar sonra yapıldığını, müvekkilinin talebinin yalnızca “enflasyon yükselmiştir” şeklindeki genel bir iddiaya dayanmadığını, müvekkilinin zararının, belirli bir alacağın belirli bir tarihte ödenmesi gerekirken uzun yıllar sonra ödenmiş olması ve bu süreçte hükmedilen faizin satın alma gücü kaybını karşılamaması sonucunda doğduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. 6335 Sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5 inci maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemeleri'nce görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.Tüm bilgiler ışığında yapılan değerlendirmede ;davalı Mülük ...'ın Uyap üzerinden yapılan sorgulamasında, tacir olmadığının görüldüğü,dava konusu itibariyla mutlak ticari davalardan olmadığı,Davanın tüm taraflarının tacir olmadığı dolayısıyla Mahkememizin görevli olmayıp Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu kanaatine varıldığından Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca DAVANIN GÖREV DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-HMK.nun 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birisinin başvurması halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, süresi içinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği hususunun ihtarına, 3-Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, HMK 331/2. maddesi gereğince davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde talep halinde harç ve yargılama giderinin ve gider avansının harcanmayan kısmının Mahkememizce karar altına alınmasına, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 09/10/2026
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır