İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/171 E. 2026/291 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/171
Karar No
2026/291
Karar Tarihi

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/171 Esas - 2026/291 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/171 Esas KARAR NO : 2026/291

BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : .... KATİP : .....

DAVACI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av..... DAVALI : 2- ...

DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) DAVA TARİHİ : 26/02/2026 KARAR TARİHİ : 29/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/05/2026

Mahkememizin yukarıdaki esasına kayden açılan Yönetim kayyımı tayini (Limited şirket ortaklığından kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; Dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA VE İSTEK : Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalı Şirketin dava dilekçesi ekinde örneği sunulan 16.03.2023 tarihli kuruluş sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere eşit paya sahip 2 ortaklı şirket olduğunu, Şirketteki iki yönetim kurulu üyesinin de şirket ortağı olduğunu, ortaklardan müvekkili davacı....’nun yönetim kurulu başkanı, diğer ortak davalı....’un ise; yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğunu, dava dilekçesinde açıkladığı olgu ve nedenlerle şirketin ortakları arasında husumet oluştuğunu, bu durumun müşterek imza kuralını şirketin işleyişini sağlayan bir mekanizma olmaktan çıkardığını ve şirketi tamamen hareketsiz bırakan bir yapıya dönüştürdüğünü, davalı ortağın şirketin işlerini fiilen yöneten babası tarafından şirketin işletmekte olduğu pansiyonda görev yapan mesul müdürün işten çıkartıldığını, tarafların daha sonra yönetim kurulu toplantısı yapmalarına rağmen aralarındaki husumet nedeni ile yeniden mesul müdür görevlendiremediklerini beyanla Şirket organlarının işleyemez hale gelmesi ve şirket yönetimindeki kilitlenme nedeniyle; öncelikle HMK m.389 uyarınca, dava sonuçlanıncaya kadar şirketin fiili idaresini sağlamak ve mesul müdür görevini yürütmek üzere ...’ın tedbiren yönetim kayyumu ve mesul müdür olarak atanmasına, yargılama sonunda ise; Mahkemece uygun bulunacak süre boyunca, T.M.K. m. 427/4 ve T.T.K. ilgili hükümleri uyarınca şirkete yönetim kayyumu ve mesul müdür atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA : Davalı....vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; tarafların ortağı olduğu davalı şirketin esas faaliyetinin Academia Inn isimli konaklama tesisinin işletilmesi olduğunu, Şirketin mesul müdürlüğü görevini yürütmekte olan ....’ın 04.11.2025 tarihinde görevden ayrıldığını,kendisinin 19.11.2025 tarihinde Çankaya Belediyesi Ruhsat ve Denetleme Müdürlüğü'ne başvurarak şirketin tek faaliyet alını olarak işletmekte olduğu .. ...simli konaklama tesisinin ruhsatının iptalini sağladığını, Şirketin yönetim kurulu başkanı davacı tarafından müvekkile gönderilen ... 16. Noterliği’nin 17.11.2025 gün ve .... yevmiye no’lu ihtarnamede, işletmede faaliyetlerinin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkilinin çağrısı üzerine toplantılar yapılmasına rağmen 08.12.2025 ve 30.01.2026 tarihli toplantılarda mesul müdür seçilmesi ve diğer konularda karar alınamadığını, hizmetin aksamaması ve konaklayan misafirlerin mağdur olmaması şirketin ticari faaliyetlerini sürdürmesi ve zarara uğramaması için gerekli bütün çalışma ve hizmetlerin müvekkili tarafından yerine getirildiğini, şirketin ödemeleri ve alacaklarının tahsili için açılan banka hesabının da müvekkili tarafından amaç dışı kullanılmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER : -Ticaret sicil kaydı -Çankaya Belediyesi Ruhsat ve Denetleme Müdürlüğünden gönderilen müzekkere yanıtı -İşletme ruhsatı ve mesul müdür belgesi -İhtarnameler ve tebliğ belgeleri. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, 4721 sayılı TMK’nın 427.m. gereğince yönetim kayyımı ve mesul müdür tayini istemine ilişkindir. Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir. Dosyamıza Çankaya Belediyesi Ruhsat ve Denetleme Müdürlüğünden gönderilen 17/03/2026 tarihli müzekkere yanıtından; davalı şirket tarafından işletilmekte olan "pansiyon" nitelikli işyerine 11.12.2023 tarih ve 169 sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatı verildiği, ancak konu ile ilgili yönetmelik kapsamında belirtilen yasal süre içerisinde mesul müdür belgesi almadığı tespit edildiğinden, "pansiyon" işyerine verilen 11.12.2023 tarih ve 169 sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının 05.02.2026 tarih ve E.1562279 sayılı Başkanlık Olur'u ile iptal edildiğini, bu nedenle aynı işyerinin kapatılmasına 05.02.2026 tarih ve 608.27 sayılı Encümen Kararı ile karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, işbu davanın açıldığı 26/02/2026 tarihinden önce şirketin işlettiği pansiyonun ruhsatının iptal edildiği ve işyerinin kapatıldığı sabittir. Davalı şirketin dosyamıza ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden gönderilen ticaret sicil dosyasının incelenmesinde; davalı şirketin beheri 1000,00-TL değerinde 100 paya ayrılmış toplam 100000,00-TL sermaye ile kurulduğu, payların tamamının nama yazılı olup davacı ortak ile davalı ortağın ayrı ayrı beherinin 1000,00-TL değerinde 50 adet paya sahip olduğu, şirketin ticaret sicil kaydının aktif olduğu, davacı ortak ile davalı ortağın diğer davalı şirketi 16/03/2023 tarihinden itibaren 3 yıl süre ile müştereken temsile yetkilendirildikleri görülmüştür. Bilindiği üzere; TMK’nın 427. maddesinde ise; bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa; kayyım atanacağına ilişkin düzenleme yer almaktadır. Bu bağlamda, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davalı şirketin işletmekte olduğu pansiyonun mesul müdürün görevden ayrılmasından sonra davacı ve davalı ortağın yönetim kurulunda karar alarak yeni mesul müdürü atayamadıklarından bahisle yönetim kayyımı ve mesul müdür tayini talep edilmiş ise de; davacının iddiasının aksine halihazırda davalı şirkette yönetim organ boşluğu mevcut olmadığı, somut olaydaki gibi davalı şirketin ortağı olan davacı ve davalı ortak arasında husumet bulunması nedeni ile yönetim organında karar alamamalarının yönetim organ boşluğu olarak kabul edilemeyeceği, öte yandan davalı şirketin işletmekte olduğu pansiyonun ruhsatının işbu dava tarihinden önce iptali ile kapatıldığı, idari nitelikteki ruhsat iptali ve buna bağlı olarak davalı şirketin işletmekte olduğu işyerinin kapatılmasına ilişkin karar nedeniyle ortada yönetim kayyımı tayinini gerektiren bir husus bulunmadığı, bu nedenle de açıklanan gerekçelerle esasen davacının dava tarihi itibariyle dava açmakta hukuki yararının mevcut olmadığı kanaatine varılmakla; davanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gereken HMK 114/1-h maddesi gereğince hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın 6100 sayılı HMK’nın 114/1-h.m. delaleti ile 115/2.m. gereğince hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 732,00-TL olup davacı tarafından peşin yatırılmakla başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı Ali Koç kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 5-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının davacıya İADESİNE, Dair; davacı vekili ile davalı Ali Koç vekilinin yüzüne karşı, davalı şirketin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/04/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye .... ¸e-imzalıdır Üye .... ¸e-imzalıdır Katip .... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/171, K. 2026/291, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-171-e-2026-291-k-8155bb558d1d