İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/165 E. 2026/574 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/165
Karar No
2026/574
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/165 Esas KARAR NO : 2026/574

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/02/2026 KARAR TARİHİ : 09/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Otoyolu(“Otoyol”)'nun işletmesinin davacı Şirket olduğunu, davalı-borçluya ait ... plakalı araçlar ile 28.03.2024 - 01.05.2025 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçiş gerçekleştirmiş olduğunu, geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun'un 30. maddesinin 7. Fıkrası gereğince, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı verilmekte ise de işbu davaya konu ihlalli geçiş ücretlerinin anılan süre içerisinde ödenmediği tespit edildiğini, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine davacı şirketçe; davalı-borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5 “Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. ” hükmü uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin 4 katı tutarındaki gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı-borçluya ödeme emri tebliğ edildiğini, ancak davalı-borçlu-şirket tarafından “Yetkiye, borca ve tüm fer'ilerine” itiraz etmiş; İlgili İcra Müdürlüğünce de söz konusu itirazın süresinde olması nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı-borçlu şirketin itirazları zaman kazanma amacı ile haksız ve kötü niyetle yapılmış olduğundan, tarafımızca süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığını, davalı-borçlunun borcun tamamına yönelik itirazları asılsız olduğunu, davalı-borçlu şirketin kendi ihmal ve kusurunun sonuçlarından davacı-alacaklı şirketi sorumlu tutmaya çalışmasının kabul edilemeyeceğini, davalı-borçluya ait ... plakalı araçlarla 28.03.2024- 01.05.2025 tarihleri arasında birden fazla kez ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığı, davalı- borçluya ait araçların otoyolu kullandığı anlarda HGS hesapları müsait olmadığını, HGS hesabını müsait tutmak ve geçiş ücretini ödemeye yetecek bakiye bulundurmak davalı-borçlu şirketin sorumluluğunda olduğu, ücretli otoyolları kullanan davalı-borçlu şirketin HGS hesabını müsait tutmayarak davacı-alacaklı müvekkili şirketin sağladığı hizmetin karşılığında ücret ödeme yükümlülüğünü kendi kusuruyla ihlal ettiğini, davalı-borçlu şirketin kendi ihmal ve kusurunun neticesini davacı-alacaklı şirkete yüklemeye çalışması kabul edilemez nitelikte olduğunu, ayrıca davacı-alacaklı şirketçe, davalı-borçluya ait plakalara ilişkin provizyon sorgusunun “Ürün Kara Listede / İptal Ürün / Ürün Kara Listede/Ürün Sisteme Tanımlı Değil / Ürün Kara Listede / Ürün Kara Listede Ürün Bakiyesi Yetersiz” vb sonuçlarla dönmüş olduğunu, ücret ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine ilişkin tesis edilen işlemler, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanuna uygun şekilde yürütüldüğünü, bu kapsamda başvuranın yaptığı ihlalli geçişlerle ilgili ceza uygulanması hukuka uygun olduğunu, İhlalli geçiş yapan araç sahibi birçok kanaldan ihlalli geçiş sorgulaması yaparak yasal takip aşamasına gelmeden borcunu ödeyebildiğini, davacı-alacaklı şirketin gerek 6001 sayılı Kanun uyarınca gerekse de başkaca ilgili mevzuat kapsamında ihlalli geçiş yapan araç sahiplerine, ihlalli geçiş yapıldığına ilişkin herhangi bir bildirim yapma yükümlülüğü bulunmadığını, bu bağlamda, davalı şirketin uyguladığı tüm işlemlerin mevzuata ve hakkaniyete uygun olduğunun açıkça görüldüğünü, davalı-borçlunun icra takibine konu faize ve borcun tüm ferilerine yönelik itirazları da mesnetsiz olduğunu, davalı-borçlu hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde; 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2. Maddesi uyarınca işlediğini ve işleyecek dönem için takip tarihinde yürürlükte olan %44,25 ticari faiz oranı- değişen oranlarda ve faiz oranlarındaki artıştan doğan her türlü hakkı saklı tutularak talepte bulunulduğunu, İİK Madde 67/2 uyarınca icra inkâr tazminatı şartları oluşmuş olduğunu, davalı- borçlu aleyhine alacak ile en az %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalarının kabulü ile; davalı-borçlunun .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı dosyası kapsamında yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı-borçlu şirketin İİK.m.67/2.maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere İcra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin Davalı-Borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, ancak davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER: ... A.Şne müzekkere yazılarak, Davalı ... İHRACAT TURİZM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ait ... plakalı araçların HGS kartının 28.03.2024-01.05.2025 tarihleri ve devamındaki 15 günlük tarih aralığında hesap bakiye hareketlerini gösterir evraklar ile HGS geçiş ücreti tahsilatlarına ilişkin herhangi bir bankaya verilmiş otomatik ödeme talimatı verilip verilmediği verildi ise ilgili banka bilgilerinin Mahkememizin ... esas sayılı dosyasına gönderilmesi, istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Karayolları Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, ... Otoyolunda 28/03/2024 - 01/05/2025 tarihlerinde ve devamındaki 15 günlük tarih aralığında tüm gün boyu herhangi bir sistem arızasının bulunup bulunmadığı hususunun araştırılarak Mahkememizin ... esas sayılı dosyasına bildirilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. .... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2025/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden, Mahkememizin 2026/165 esas sayılı dosyasına gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce 22.06.2026 tarihinde aktüer bilirkişi vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına konulmuştur. GEREKÇE: Dava, ihlalli geçişten doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Somut olayda takip sebebi ihlalli geçişe dayanmaktadır. Ücretli otoyollardan geçiş sözleşme sorumluluğu doğurmaktadır. Davalı borçlu, ücretli otoyoldan geçerek geçiş ücretini ödeme borcunu yüklenmiş olur. 6001 sayılı Kanun’un 30/5. maddesi “4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir.” şeklindedir. Aynı maddenin 7. fıkrasına göre geçiş tarihinden itibaren 15 gün içinde geçiş ücretini ödeyen kişiler hakkında ceza uygulanmaz. İhlalli geçişlere ilişkin açılan davalar hizmet sözleşmesine dayalı bir para alacağına ilişkin olması sebebiyle TBK md. 89 ve HMK md. 10 hükümleri uyarınca yetkili mahkeme belirlenir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca ücretli otoyollardan geçiş yapan kişiler, geçiş ücretini ödemekle yükümlü olup, ödemenin yapılıp yapılmadığını takip etmek zorundadır. İstanbul BAM 17. HD 2019/105 Esas ve 2022/389 Karar sayılı ilamında “Geçiş esnasında ödeme olmadığında veya HGS veya OGS sisteminden provizyon alınamadığı takdirde gişe çıkışlarındaki bariyerler açılmadığından, davalı ücret ödemeden geçiş yaptığını bilmektedir. OGS ve HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalı geçiş ücretini ödemek zorundadır.” şeklinde karar vererek geçiş yapanların ödeme yapmadığını bildiğini kabul etmiştir. İcra inkâr tazminatına ilişkin olarak ise Yargıtay 3. HD 2022/3213 Esas ve 2022/5927 Karar sayılı ilamında “…bu nedenle davacı şirketin 6001 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca geçiş ücreti ile kesinleşmiş olan dört katı tutarındaki cezadan ibaret olan alacağını takibe konu ettiği, alacak miktarının belirlenebilir (likit) nitelikte olduğu gözetilerek, alacak miktarının tamamı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken…” şeklinde karar vererek, geçiş ücreti ile cezai bedelin likit olduğunu içtihat etmiştir. Dava konusu takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Takip alacağı, davalının adına kayıtlı araçlar ile davacının işlettiği otoyoldan ücret ödemeden geçiş yapılmasına dayanmaktadır. Davalı usule uygun olarak yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. Geçiş kayıtları ve HGS kayıtlarının incelenmesi ile hazırlanan bilirkişi raporu uyarınca, davalının dört adet araç ile 28/03/2024-01/05/2025 tarihleri arasında 62 kez ihlalli geçiş yaptığı tespit edilmiştir. Bu geçişler sebebiyle davacının davalıdan 53.877,50 TL geçiş ve ceza bedeli, 15.074,48 TL işlemiş faiz ve 3.014,90 TL KDV alacağı talep edebileceği hesaplanmıştır. Davalının rapora karşı beyan ve itirazda bulunmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu dört aracın, geçiş tarihlerinde davalı adına kayıtlı olduğu görüldüğünden bu bedellerden davalının sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, taleple bağlılık ilkesi gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş ve alacak likit olduğundan %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmiştir. Eldeki dava basit yargılama usulüne tabi olup, HMK md. 320 hükmü “Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir.” şeklindedir. Yargıtay 3. HD’nin 2022/7984 Esas ve 2023/1968 Karar sayılı ilamında “Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Mahkemece, tensip zaptı düzenlenerek, taraflara delillerini bildirmeleri yönünde ara kararı alındığı ve davanın taraflarına anılan bu tutanağın tebliğ edildiği, dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra, tarafların dilekçelerine eklediği deliller ile ilgili yerlerden getirtilmesini istedikleri delillerin toplandığı ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda taraflar duruşmaya davet edilmeden nihai kararın verildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, taraflarca bildirilen delillerin toplandığı, bu deliller ile dava ve cevap dilekçeleri birlikte değerlendirilerek 6100 sayılı Kanun'un 320 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosya üzerinden karar verilmesinin mümkün olduğu, diğer bir anlatımla duruşma açılmadan karar verilmiş olmakla hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceğinden, Adalet Bakanlığının bu yöne ilişen temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.” şeklinde karar vererek, tarafların delillerinin tam olarak toplandığı ve tarafların beyanları ile birlikte bunların değerlendirildiği yargılamalarda, sırf dosya üzerinden yargılama yapılmasının hukukî dinlenilme hakkını ihlal etmediğini vurgulamıştır. HMK md. 320’nin gerekçesinde de belirtildiği üzere basit yargılama usulü, daha hızlı sonuçlandırılması gereken ve daha kısa ve kolay inceleme yapılabilecek dava ve işler için öngörülen, yazılı yargılama usulüne göre daha kısa, daha basit ve daha hızlı bir yargılama usulüdür. Mahkememizce yargıda hedef süre ile makul süre sebebiyle adil yargılanma hakkı gözetilerek dosya üzerinden karar verilmesi yoluna gidilmiştir. Dava ve cevap dilekçesinde öne sürülen deliller toplanmış, aşamalarda taraflara beyan dilekçesi sunmaları için süre verilmiş ve gerekli ihtarlar yapılmış, iddia ve savunmalar bu çerçevede değerlendirilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, açıklanan şekilde dosya üzerinden ve basit usulde yapılan yargılama sonucu aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline, takibin 53.877,50 TL asıl alacak, 13.976,62 TL işlemiş faiz ve 2.795,33 TL KDV alacağı olmak üzere toplam 70.649,45 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticarî avans faizi işletilmek suretiyle devamına, 2-14.129,89 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 4.826,06 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 853,27 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.972,79 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 732,00 TL başvuru harcı, 853,27 TL peşin/nisbi harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 1.298,70 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 12.883,97 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09.09.2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/165, K. 2026/574, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-165-e-2026-574-k-1f92c1bc8a30