İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1522 E. 2026/569 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1522
- Karar No
- 2026/569
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1522 Esas KARAR NO : 2026/569
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/07/2026 KARAR TARİHİ : 30/07/2026
Mahkememize tevzi olunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ün 24/11/2007 tarihinde davalı ...'na kendisine ait olan 2004 model ... marka aracını sattığını ve aracı İstanbul/Esenler'e teslim ettiğini, davalının bu araç alımı satımı karşılığında ... Bankası .../... şubesine ait 15.250,00-TL bedelli bir çek vermiş olduğunu ve çeki ilk ciranta sıfatıyla imzalayarak müvekkiline ciro ettiğini, ancak müvekkilinin bu çekin daha önce kullanılmış bir çekin kopyası olduğunu tamamen sahte oluşturulduğunu ve üzerindeki imzaların keşideciye ait olmadığı ortaya çıktığını fark etmesi üzerine suç duyurusunda bulunarak ... ... Ceza Mahkemesinin ... sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda davalının müvekkili dolandırma kastıyla hareket ettiği ve sahte çeki bilerek kullandığı sübuta erdiğini beyan ederek davalının nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f) suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 25.400,00-TL adli para cezasına, Resmi Belgede Sahtecilik( TCK M. 204/1) suçundan ise 1 yıl 8 ay hapis cezasına (HAGB) mahkum edildiğini ifade ettiğini, ayrıca müvekkilinin sahte çek verilmek suretiyle dolandırılması nedeniyle tahsil imkanını yitirdiğini ve müvekkilinin mal varlığında meydana gelen gerçek maddi zarara karşılık bilirkişi incelemesi neticesinde hesaplanacak miktarın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tanzimi talep ederek, davalı müvekkilinin emeği ve birikimi ilan aracını hileli yollarla elinden almış olduğunu ve yıllarca süren ceza soruşturmaları ve kovuşturmaları ile uğraşmak zorunda kaldığını ve dolandırıldığını anladığı andan itibaren büyük bir elem, keder ve psikolojik çöküntü yaşadığını; adalete ve ticari hayata olan güveni derinden sarıldığını yaşanan bu haksız fiilin tahribatının hafifletilebilmesi amacıyla 100.000,00-TL manevi tazminatında davalıdan tahsili talep ve dava etmiştir. Dava: Haksız Fiilden Kaynaklanan Manevi Tazminat İstemine İlişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun, 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir. Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Somut uyuşmazlık; manevi tazminat istemine ilişkin olup, mutlak ticari dava olmadığı gibi nispi ticari dava statüsüne de girmemektedir. Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur *... Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmediği için (gönderme kararı verilmiş olup ) ilk görevsizlik kararı mahkememizce verilmiş olduğundan görev uyuşmazlığı çıkmış addedilemeyecektir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın HMK 114/1-c ve 115/2 Maddeleri uyarınca dava şartı nedeniyle usulen reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar serileceğinin ihtaratına, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere ... Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtaratına, 5-Harç ve masrafların yetkili mahkemede nazara alınmasına, 6-Sair hususların gerekçeli kararda belirtilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.30/07/2026
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır