İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/673 E. 2025/892 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/673
- Karar No
- 2025/892
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2024/673 Esas KARAR NO : 2025/892
.... DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 02/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde dava dışı arsa sahipleri.... arasında .... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, davalı kooperatifin yüklenici olduğunu, müvekkilinin kooperatif üyesi olarak yükleniciden bağımsız bölüm satın alan kişi konumunda olduğunu, sözleşme gereği davalı kooperatifin yapacağı inşaat karşılığında yapacağı binalarda çıkacak bağımsız bölümlerin %30'u arsa hissesine karşılık arsa sahibine verileceği, geriye kalan %70'inin davalı kooperatife ait olacak şekilde kararlaştırıldığını, davalı kooperatifin ....yevmiye numaralı düzenleme şeklinde yapılan kura tespit tutanağında davalı kooeratifin sahibi olduğu .... kişilik listede gösterilen kooperatif ortakları arasında sahiplerinin belirleneceğini, 48 konut, 46 ortak olması sebebiyle 48 adet konutun tüm kuranın torbasına konulacağını, 46 ortağın konutları belirlendikten sonra torbada kalacak iki adet konutun ise kooperatife kalacağının kararlaştırıldığını, kura sonucunda müvekkiline .... numaralı dairenin konut olarak pay edildiğini, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, üyelik süresi boyunca hiçbir aidatını geciktirmediğini, davalı kooperatife bir borcu bulunmadığını, dava dışı arsa sahipleri ile davalı kooperatif arasında imzalanan sözleşmenin 6. Maddesinde tarafların ölümü durumunda sözleşmedeki taahhütlerin kanuni mirasçılar tarafından yerine getirileceğinin kararlaştırıldığını, dava dışı arsa sahibi...'ın vefat etmesi üzerine mirasçılarının intikal işlemlerini yapıp arsa sahibi sıfatını devam ettirdiklerinden sözleşmeden kaynaklanan borçtan sorumlu olduklarını, 31/12/2008 tarihinde kat irtifakının... adına kurulduğunu, kooperatifin tapuyu kendi üzerine devralıp müvekkiline devretmediğini,.... yaşarken de bu devri gerçekleştirmediğini, davalı kooperatifin eseri tamam edip bitirdiğinden dava konusu taşınmaza hak sahibi olduğunu, taşınmazın ferdileşme işlemi ile müvekkiline /1 hissesi olacak şekilde devir işlemlerinin tamamlanması gerektiğini, davalı arsa sahibi .... 1/9 hisseyi devretmeyerek sözleşmeye aykırı davrandığını, inşaatta eksiklik bulunmadığını, davalı kooperatifin edimlerini tamamladığını, .... Esas sayılı dosyasında verilen kararla davalı ... tarafından inşaatla ilgili olarak eksiklikler nedeniyle dava ikame edildiğini, davalılar arasında eksik imalatlar yönünden yapılan incelemede bulunulduğunu, nakit paranın hüküm altına alındığını, arsa sahibinin inşaatla ilgili taleplerinin 25/04/2016 tarihinde ileri sürüldüğünü, ayıplı bir eser meydana getirilmiş olsa dahi taşınmazlarda teslim tarihinden başlayarak 5 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğradığını, eser bu haliyle kullanıma devam edildiğinden davalı ...'nin hisseyi devir etmemesi için gerekçe kalmadığını, müvekkilinin kooperatif üyesi olarak ödemelerini eksiksiz yaptığını, kura çekiminde yer aldığını, taşınmazı kullanmaya uzun yıllardır devam ettiğini, dava dışı arsa sahibi mirasçılarının 8/9 hisseyi devir ederek zımni olarak müvekkilinin hak sahibi olduğunu kabul ettiklerini, müvekkilinin kooperatife tüm borcu ödeyerek 26.07.2023 tarihinde davalı kooperatife tüm bedeli ödediğinden, arsa sahiplerinden taşınmazın 8/9 hissesini devir almışken davalı ...'ın 1/9 hisseyi halen devretmediğini, davalı ... haricindeki diğer sekiz mirasçının... vefat ettikten sonra tapunun tescil edilmesi borcunu kabul ederek hisselerini davacıya devrettiklerini, müvekkilinin dava konusu dairenin mülkiyetini almaya hak kazanmış olduğu halde ...'ın hissesini devretmemesi nedeni ile tapunun tamamını alamadığını ileri sürerek, davanın kabulü ile; .... numaralı taşınmazın 1/9 hissesinin tapuda davalı ... adına olan kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline, tescil işlemine hüküm kurulurken davalılardan kaynaklı tüm haciz, rehin, ipotek, tedbir, şerh, beyan gibi mülkiyeti kısıtlayıcı tüm hallerden arındırılmış şekliyle tesciline, dava sonuna kadar tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davaya konu taşınmazın güncel gerçek değeri üzerinden harcın ikmalinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise; Dava konusu taşınmaza ilişkin ... ve...'ın davalı Kooperatif ile 17.07.2002 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdettiklerini, ...'ın 2018 yılında vefat ettiğini, şahsın 9 çocuğunun dava konusu taşınmazın mirasçıları olduğunu, müvekkili ...'ın da bu mirasçılardan birisi olduğunu, uyuşmazlığa konu olan bu taşınmazın 8/9 hissesinin müvekkilinin kardeşleri tarafından davacıya devredildiğini, müvekkiline ait 1/9 hissenin devrinin ise müvekkili tarafından yapılmadığını, müvekkilinin bu 8/9'luk hissenin hangi şartlar altında, hangi edimler yerine getirilmek suretiyle ve nasıl devredildiğini bilmediğini, ancak somut olayda yüklenici kooperatifin üzerine düşen yükümlülükleri tam olarak yerine getirmediğinden bu taşınmazın devrinin de normal şartlar altında gerçekleştirilemeyeceğinin açık olduğunu, arsa sahipleri ile yüklenici konumundaki kooperatif arasındaki sözleşme, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi olup bu tür sözleşmelerde karşılıklı iki edimin söz konusu olduğunu, bunlardan birinin arsa sahibinin belirli arsa payını müteahhite devretmesi, diğeri de müteahhidin taahhüt edilen bağımsız bölümleri arsa sahibine devretmesi olduğunu, ancak burada müteahhit veya yüklenicinin, sadece sözleşme kapsamında arsa sahibine devredilmesi gereken bağımsız bölümleri devretmekle borcundan kurtulmuş olmayacağını, yüklenicinin borcundan tümüyle kurtulabilmesi için arsa üzerinde inşa edilen yapıya ait tüm bağımsız bölümleri mimari projeye uygun olarak bitirip arsa sahibine teslim etmesi gerektiğini, taraflar kendi aralarında yapmış oldukları sözleşme ile teslimin şartlarını özel olarak belirleyebileceğini, bunun yanı sıra iskan alınmasının da karine olarak teslimin yapıldığını göstereceğini, çünkü bir yapıya iskan verilmesi demek, yapının asgari düzeyde ve yaşamsal ihtiyaçlar için sahip olması gereken özellikleri taşıdığını gösterdiğini, dava konusu olayda, .... yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesinde inşaatın başlangıcından iskan ruhsatı alınıncaya kadar ki vergiler, cezalar, ücretler, harçlar ve diğer giderlerin yükleniciye ait olacağı ve arsa sahiplerinin kendilerine düşen daireleri teslim aldıkları tarihte kooperatife ait olan bağımsız bölümlerin ferağını vereceğinin kararlaştırıldığını, ilgili maddelerden açıkça anlaşılacağı üzere yüklenicinin kendi payına düşen edimi yerine getirebilmesi için daireleri arsa sahibine mimari projeye uygun bir şekilde teslim etmesi gerektiğini, dava konusu olayda da yüklenici konumundaki kooperatif iskan ruhsatı almadığından arsa sahibine karşı üstlenmiş olduğu edimleri tam olarak yerine getirmediğini, bu durumda davacı tarafın yükleniciyle akdetmiş olduğu sözleşmeye dayanarak müvekkilinden talepte bulunmasının haksız olduğunu, ayrıca işbu taşınmaza ilişkin bütün harç ve vergiler yıllardır müvekkili tarafından ödendiğini, oysa ki kat karşılığı inşaat sözleşmesinde "başlangıçtan iskan ruhsatı alınıncaya kadar ki her türlü harç, vergi ve diğer masrafalar" ın yüklenici tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak bu masrafların müvekkili tarafından karşılanmış olup yüklenici kooperatif bu hususlara ilişkin bir bedel ödemediğini, bunun yanısıra uyuşmazlık konusu daireler arsa sahibinin izni olmaksızın yıllarca kullanıldığını ve kullanımların karşılığında herhangi bir bedelin müvekkiline ödenmediği gibi taşınmazlara ilişkin mantolama, çatı onarımları, kamera gibi yapılan masrafların ödemelerinin de müvekkili tarafından karşılandığını savunarak, davacıya, dava değerine ilişkin harcı ikmal etmesi için kesin süre verilmesine, eksik teminat yatırılması sebebiyle öncelikle teminatın taşınmazın gerçek bedeli üzerinden ikmal ettirilmesi için davacıya kesin süre verilmesine, süresi içerisinde teminat tamamlanmadığı takdirde ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kooperatif davaya cevap vermemiş, Kooperatif Başkanı İbrahim KÜMÜK 20.05.2025 tarihli celsede verdiği beyanında özetle; Taşınmaz için şu an iskan ruhsatı alınmadığını, ama almak için uğraştıklarını, asansör projesinde çıkan problem nedeniyle iskanın geciktiğini, yakın zamanda alacaklarını, kendilerinin üyesi olan davacı ...'ın tapusunu almasını istediklerini, meskenin ... tarafından tasarruf edildiğini ve yine ... tarafından kiraya verildiğini belirtmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, dava konusu ....parsel numaralı, .... hissesinin tapuda davalı ... adına olan kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tescili istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Davanın .... açıldığı, davanın açıldığı .... görevli olduğuna ilişkin olarak görevsizlik kararı verildiği, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması sonucu istinaf incelemesini yapan .... tarafından verilen 10.07.2024 tarihli Kararda özetle; "Dava, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptali tescil istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 99. maddesinde "Bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır. Bu davalarda basit muhakeme usûlu uygulanır." hükmü yer almaktadır.Bu durumda, davacı ile davalı Kooperatif arasında üyelik ilişkisi bulunduğundan ve uyuşmazlık kooperatif hukukundan kaynaklanan tapu tescili davası niteliğinde olduğundan, uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.... Karar).Somut uyuşmazlık, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptal tescil istemine ilişkin olduğundan görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir.İlk Derece Mahkemesince, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu yönündeki değerlendirmesi isabetli değildir. Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK 353/1.b.2. maddesi gereğince, ....Karar sayılı dava dosyasında verdiği 28/12/2023 tarihli kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine, buna göre; Davanın Göreve İlişkin Dava Şartı Yokluğu Sebebi İle HMK'nun 114/1-c ve 115/2. Maddeleri gereğince Usulden Reddine, HMK 20. Maddesi uyarınca, kararın süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde talep halinde dosyanın .... gönderilmesine" şeklinde verilen karar üzerine ve davacı vekili tarafından sunulan gönderme talepli dilekçe uyarınca dosyanın Mahkememize tevzi edilmesi sonucu yargılamaya Mahkememizce devam olunmuştur. Mahkememizce yapılan 28.01.2025 tarihli ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın tespiti yapılarak delillerin toplanmasına karar verildiği ve dava konusu taşınmaz üzerinde Gayrimenkul Değerleme Uzmanı bilirkişi tarafından inceleme yapılarak dava konusu taşınmaz payının değerinin tespiti konusunda rapor alınmasına dair karar verildiği, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişi .... tarafından düzenlenen 14.04.2025 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değerinin dava konusunu oluşturan 1/9 payının değeri olarak belirlenen 222.222,22 TL üzerinden yatırılması gereken harçtan eksik kalan harcın yatırılması için verilen ara karar gereğinin davacı tarafça yerine getirilerek, eksik harcın tamamlandığı, eksik harç tamamlandıktan sonra bu kez uyuşmazlığın esasına ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişiler SMMM ... ve Nitelikli Hesap Bilirkişisi ....tarafından düzenlenen 20.10.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından beyan ve itirazlarda bulunulduğu, ancak sunulan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olup, hükme esas almaya medar bulunduğu görülmekle ve dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir. Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, alınan bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın tapu kaydında “mesken” nitelikli olduğu ve kullanım bakımından da gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi tarafından yerinde yapılan incelemede, mesken olarak kiracı tarafından kullanıldığının tespit edildiği, tapu kaydına göre 31.12.2008 tarihinde kat irtifakının tesis edildiği, mülkiyetinin 05.06.2018 tarihinde intikal yoluyla elbirliği şeklinde mirasçılara geçtiği, 19.01.2023 tarihinde elbirliği ile mülkiyetin sona ererek, mülkiyetin 1/9 oranında mirasçılar adına kaydedildiği, 26.07.2023 tarihinde ise davalı ... dışındaki hissedarların 1/9 oranındaki hisselerini davacı ...'a satış yoluyla geçtiği, son durumda dava konusu .... no.lu bağımsız bölümün 1/9 mülkiyetinin intikal yoluyla davalı ...'da, 8/9 hissesinin ise satış yoluyla 26.07.2023 tarihinde davacı ...'a geçmiş olduğu, taşınmazın 28.12.2023 dava tarihindeki değerinin 2.000.000 TL, 1/9 hissesinin ise 222.222.22 TL olduğu hususlarının tespit edildiği, .... gönderilen 29.01.2025 tarihli.... numaralı bağımsız bölüme ilişkin yazılan müzekkere cevabında ".... parsele ait yapı kullanma izni belgesinin düzenlenmediği.." hususunun bildirilmiş olduğu, .... Esas sayılı gerekçeli kararında, davalı ... tarafından diğer davalı .... aleyhine açılmış, "imzalanan satış protokolü çerçevesinde taşınmazın ayıplı olduğu iddiası ile ödenen bedel ve cezai şart bedeli ve zararların tazmini" istemine ilişkin davanın kabulüne karar verilmiş olduğu ve kararın kesinleşmiş olduğu, işbu davanın, kooperatif üyesi olan davacının kooperatifin yüklenici sıfatıyla ve arsa sahipleri ile yapmış olduğu inşaat sözleşmesine istinaden konutun tapusunun tescili istemine ilişkin bulunduğu, dosyaya sunulmuş olan ... yevmiye nolu "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi"nin arsa sahipleri... ve ... ile yüklenici sıfatıyla ....arasında imzalanmış olduğu, sözleşmede satış bedelinin 9.000.000.000 TL'nin arsa sahiplerine verilmeyeceği, buna karşılık yapılacak binalarda çıkacak bağımsız bölümlerin %30'unun arsa hissesine karşılık arsa sahiplerine verileceği, geriye kalan %70'inin müteahhide ait olacağının kararlaştırıldığı, işbu davaya konu sorunun, bu sözleşmeyi imzalayan arsa sahibinin vefatı sonucu mirasçılardan birinin sözleşme gereği yüklenici kooperatifin edimini yerine getirmemiş olduğu iddiası ile tapuyu devir etmemesine ilişkin olduğu, dosyaya sunulmuş olan .... yevmiye nolu kura tespit tutanağında, tutanağın 22. Sırasında .... nolu bağımsız bölümün davacı adına isabet ettiğinin anlaşıldığı, dosyaya celp edilmiş olan .... yevmiye nolu resmi senedi ve tapu kayıtlarında, ... nolu bağımsız bölümün arsa sahibi... mirasçılarının davalılardan ... hariç paylarını davacı yana devir etmiş olduklarının görüldüğü, yani murisin 9/9 pay olan miras konusu taşınmazın 8/9 payının davacı tarafa devredildiği, 1/9 pay sahibi olan davalının ise payını devretmediği, arsa sahibinin mirasçısı olan davalının, yüklenici olan kooperatifin edimlerini yerine getirmediğini, üçüncü şahsın yüklenicinin halefi olarak talepte bulunabilmesi için yüklenicinin talepte bulunabilme noktasında bulunmasının gerektiğini ileri sürdüğü, ancak davalının dosyaya somut hiçbir veri sunmadığı, dolayısıyla davalının miras yoluyla sahip olduğu arsa üzerine yapılan konutlardan davacı yana ait konutun tapusunu, tüm diğer paydaşlar devretmiş iken bir tek kendisinin devir etmemesini gerektirecek, somutlaştırdığı bir iddiada bulunmadığı, yüklenicinin işini ayıplı yapmış olduğunun delili olarak ileri sürülen .... Mahkemesinde açılmış ve kesinleşmiş olan kararın incelenmesinde; davanın 2016 yılında açılmış olduğu, davada, bu davanın davalısı ... ile kooperatif arasında akdedilmiş bila tarihli "harici gayrimenkul satış protokolü" çerçevesinde yapılan satışa konu taşınmazın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak uğranılan zararın tazmin edilmesinin istendiği, dava konusu taşınmazın .... parselde A blok bodrum kat sağ taraftaki dükkan vasfındaki bağımsız bölüm olduğu, mahkemece satılan bu taşınmazın ayıplı olması nedeni ile satış bedeli ve cezai şart bedelinin ödenmesine karar verilmiş olduğu, kararın kesinleştiği, bu davaya konu taşınmazın 2002 yılında imzalanmış inşaat sözleşmesine ilişkin olmadığı, işbu davanın dayanağının ise .... yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi olduğu, dosyaya celp edilmiş mahkeme kararına konu olayın bu sözleşmeyle bir ilgisinin bulunmadığı, bu itibarla bu mahkeme kararına istinaden yüklenicinin edimini yerine getirmemiş olduğundan söz etmenin mümkün bulunmadığı, davalı yanın yüklenicinin edimini yerine getirmediğine ilişkin ileri sürdüğü tek somut hususun, kooperatif yetkilisinin mahkeme huzurunda beyan etmiş olduğu "iskan" alınmamış olduğu, ancak sözleşme koşulları arasında, arsa sahibi tarafından yükleniciye tapu devir edilmesi koşulunun sayılmamış olduğu, sadece iskan alınmamış olunmasının devir işlemini engelleyici bir yanı olmadığı, bu koşullarda ve dosyadaki delil durumunun bu haliyle, yüklenicinin edimini yerine getirmemiş olduğuna ilişkin somut bir verinin tespit edilemediği, bu nedenlerle davalı arsa sahibinin kendi hissesini devir etmesinin gerektiği, davalı kooperatifin üyesi olan davacının yüklenici kooperatife halefiyeti nedeni ile talepte bulunduğu, bu durumda davacı üyenin kooperatiften adına tahsis edilen konutun tapusunu talep hakkının olup, davacının kooperatife olan ödemelerini yerine getirdiğini iddia ettiği, bunun aksinin davalı kooperatif tarafından ileri sürülmediği, imzalanmış inşaat sözleşmesinde, iskanın alınmamış olunmasının devir koşuluna bağlanmadığı, bu koşullarda davalı payının davacı adına tapuda devir edilmesini engelleyen somut bir durumun tespit edilemediği hususlarının yapılan yargılama, dosya kapsamındaki deliller, bilirkişilerce yapın tespitler ve davalı kooperatif başkanının duruşma sırasında verdiği beyanlardan anlaşılmış olmasına ve taraflar arasında bu konuda Arabuluculuk görüşmeleri yapılmasına rağmen bir anlaşma sağlanamamış olduğu da görülmekle, açılan işbu davada; dava konusu taşınmaz payının davacı adına tescilini sağlamakla yükümlü bulunan üyesi olduğu davalı kooperatif ve taşınmaz payı adına tescilli bulunan arsa sahibinin mirasçı olan davalı ...'a karşı açılan işbu davada davacının tapu iptal ve tescile ilişkin davasının kabulü ile, tapuda ...payının davalı ... adına olan kaydının iptali ile söz konusu taşınmaz payının davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının söz konusu pay üzerindeki varsa mevcut kısıtlamaların (haciz, ipotek, tedbir, şerh, beyan vs. ) kaldırılmasına ilişkin isteminin ise işbu davanın taşınmaz payına ilişkin tapu kaydının iptali davası olup, kısıtlamalar yönünden hak sahibi olanlara karşı kısıtlamaların kaldırılmasına ilişkin olarak açılmış bir dava olmadığından, kısıtlamaların kaldırılmasına ilişkin fer'i nitelikteki bu istemin yerinde görülmemesi nedeniyle reddine, her iki davalının da davacıya karşı sorumlu olması nedeniyle harç, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden davacıya karşı birlikte sorumlu tutulmalarına karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının tapu iptal ve tescile ilişkin davasının KABULÜ ile; tapuda .... numaralı bağımsız bölümün 1/9 payının davalı ... adına olan kaydının İPTALİ ile söz konusu taşınmaz payının davacı ... adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE, davacının söz konusu pay üzerindeki varsa mevcut kısıtlamaların (haciz, ipotek, tedbir, şerh, beyan vs. ) kaldırılmasına ilişkin isteminin ise yerinde görülmemesi nedeniyle reddine, 2-Mahkememiz Yazı İşleri Müdürü tarafından derhal İİK'nun 28. Maddesi uyarınca tapuya gerekli yazının yazılmasına, 3-Hüküm altına alınan 222.222,22-TL üzerinden hesaplanan 15.179,99-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 269,85-TL harç ile yargılama sırasında yatırılan 3.777,92-TL tamamlama harcının mahsubu sonucu kalan 11.132,22-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvuru harcı, 269,85-TL peşin harç, 3.777,92-TL tamamlama harcı ve 38,40-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.356,02-TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafça tüm yargılama sürecinde yargılama gideri olarak yapılan bilirkişi ücreti karşılığı 17.000,00-TL, tebligat posta giderleri karşılığı 1.542,50-TL ve istinaf kanun yoluna başvurma harcı karşılığı 1.169,40-TL olmak üzere toplam 19.711,90-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, AAÜT hükümleri uyarınca dava değeri göz önüne alınarak belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 2.200,00-TL arabuluculuk giderinin davalılardan müştekeken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı ... vekili yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ....'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/12/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır.
Hakim ... ¸e-imzalıdır.