İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1442 E. 2026/739 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1442
Karar No
2026/739
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1442 Esas KARAR NO : 2026/739

DAVA : Sözleşmenin İptali DAVA TARİHİ : 08/03/2026 KARAR TARİHİ : 10/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas Sayılı Dosyasına Sunduğu Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili ile davalılar arasında 04/09/2023 tarihinde sözleşme akdedildiğini, sözleşme kapsamında ... marka kule vinç satın alınacağı ve gelirinin eşit olarak paylaşılacağı hususunda anlaşıldığını, 23/08/2023 tarihinde ... ... Taş. San. Tic. Ltd'den vincin satın alındığını ve vincin ... Nak. Trz. Ve Tic. Ltd. Şti. Asında faturalandırıldığını, sözleşme gereği vincin tarafların ortak malı olduğunu, ... ... Nak. Turizm ve Tic. Ltd. Şti.'nin tek yetkilisi olduğunu, müvekkilinin sözleşme gereği ödemelerini davalı ...'a yaptığını ancak payına düşen kira gelirini alamadığını, bu nedenle ihtarname de gönderildiğini, son olarak müvekkilinin alacağının tehlikeye düşme ihtimalinden dolayı ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini iddia ederek; davanın ve tedbir taleplerinin kabulünü, 68.660,00-Euro'nun şimdilik 50,00-Euro'sunun tahsilini, 04/09/2023 tarihinden itibaren iş makinesinin kiraya verilmesi yoluyla kullandırılması nedeniyle elde edilen kira gelirlerinden müvekkilinin payına düşen kısmına ilişkin alacaktan şimdilik 1.000,00 TL'nin tahsilini, denkleştirici adalet ilkesi gereği oluşan munzam zararın hesaplanarak davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalılar Vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas Sayılı Dosyasına Sunduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının davalı ... yönünden husumet ve müteselsil sorumluluğu somutlaştırmadığını, esasa ilişkin olarak; davacının alınmasına aracılık ettiği kule vincin taahhüt edilen nitelikleri tam karşılamadığını, eksik ve ayıplı olduğunu, kullanım ve kiralama bakımından ilave teknik tamamlama ve giderler gerektirdiğini müvekkillerine bildirmediğini, ayrıca satış sonrasındaki eksiklerin giderilmesi için de masrafa katılmadığını, davacı 68.660,00-Euro ödeme yaptığını iddia etmiş ise de buradan iade alacağı sonucunun doğmayacağını, son olarak davacının kira gelirinden mahrum kaldığı iddiasını da kalem kalem açıklamadığını ve bu suretle somutlaştırmadığını, yalnızca varsayımdan ibaret olduğunu, bu nedenle haklı fesih koşullarının oluşmadığını iddia ederek; davanın ve tüm taleplerin reddini, davalı ... yönünden husumet ve sorumluluğun değerlendirilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 30/06/2026 Tarih ve 1420 Sayılı Kararı ile bildirilen; Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 18.02.2026 tarihli ve 282 sayılı kararı gereğince, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin İstanbul ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesi nedeniyle; Bakırköy, İstanbul Anadolu ve Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemelerinin 10.07.2026 tarihi itibarıyla esas, değişik iş ve diğer talepler yönünden tevziye kapatılmalarına, 10.07.2026 tarihinden itibaren asliye ticaret mahkemelerine açılacak dava, değişik iş ve diğer taleplerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmesine, (...) .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.07.2026 tarihi itibarıyla faaliyetinin durdurulmasına, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrine," ilişkin karar ve İstanbul Adalet Komisyonu Başkanlığı'nın 03/07/2026 tarih 2026/... Karar 2026/... Muhabere sayılı kararı ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2026 tarihi itibarıyla faaliyetinin durdurulmasına, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrine karar verilmiş olması nedeni ile; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas sayılı dosyasının 10/07/2026 tarihinde mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin 2026/1442 Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, adi ortaklığın tasfiyesi istemine ilişkindir. 6100 sayılı yasanın 114/1-c. maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Tarafların anlatımına göre, henüz ortada; bağımsız, devamlı, gelir getirmesi hedefleyen bir işletme bulunmadığı, salt makine bedelinin görece yüksek olmasının tarafları tacir yapmadığı, adi ortaklığın tasfiyesine dair uyuşmazlık kapsamında taraflar tacir olmayıp ortada bir ticari işletme bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce ticari dava olmadığı anlaşılan uyuşmazlıkta İstanbul yargı çevresinde bulunan diğer ilçelerdeki ilgili hukuk mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilebileceği, dosyanın bu suretle farklı ilçedeki yetkili Mahkemeye gönderilmesinin aynı zamanda yetkisizlik kararı olarak yorumlanamayacağı, aynı yargı çevresinde yer alan diğer ilçe mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesinin usul ekonomisine de uygun olduğu, nitekim Yargıtay 11. HD'nin, 01/07/2024 tarih, 2024/2008E., 2024/5413K sayılı BAM kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair kararının bu şekilde olduğu, Bakırköy Mahkemelerinde açılan davaya yetki itirazının bulunmadığı anlaşılmakla, usul ekonomisi gözetilerek, görevsizlik kararı üzerine dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c. maddesi ve 115/2. maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına, 3-6100 sayılı Yasanın 331/2. maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 10/09/2026

Katip ... Hakim .... e-imza e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1442, K. 2026/739, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1442-e-2026-739-k-64a5e4b71e98