İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/654 E. 2026/562 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/654
- Karar No
- 2026/562
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/654 Esas KARAR NO : 2026/562
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/06/2023 KARAR TARİHİ : 04/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Noterliği'nin 30/10/2020 tarih ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi gereği davacıya teslimi gereken, tapu kayıtlarına göre İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 0 ada 8069 parsel sayılı parselde kain ... sayılı bağımsız bölüme ilişkin davalı ... Mamulleri Ticaret AŞ adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tüm takdiyatlarından arındırılmış şekilde tescili, bu mümkün değil ise dava konusu bağımsız bölümün karar tarihine en yakın değeri üzerinden belirlenen bedelin ticari avans faiziyle birlikte ödenmesi, bu da mümkün olmaz ise davacıya ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi de gözetilerek ticari avans faizi ile birlikte iadesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Bankası AŞ vekili cevap dilekçesinde; satış vaadi sözleşmesinin tapu siciline şerh edilmediği, hal böyle iken müvekkili Banka'nın herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, davacı tapuya şerh işlemini yapmayarak kendi ihmali ile sebebiyet vermiş olduğu durum karşısında hak iddia edemeyeceği, bu nedenle davacının taleplerinin hukuk ve hakkaniyet ile bağdaşmadığı açık olup davanın müvekkili Banka yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...AŞ vekili cevap dilekçesinde; Dava açılmasına müvekkili bankanın sebebiyet vermediği, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiği, haksız ve kanuni dayanaktan yoksun davanın müvekkili Banka yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ...-... Adi Ortaklığı (izâfeten), ... İnşaat Taahhüt San. Ve Tic. A.ş. ve ... Lojistik İnşaat San. Ve Tic. A.ş. vekili cevap dilekçesinde; 8069 Parsel'e ilâve (ve E-5'e tam cepheli), takrîben 10.000.-m2'lik (eski 735 no'lu) bir parsel daha; üstelik tam ve bağımsız mülkiyetlerine, kazandırılmasına ve 2018 senesinden îtibâren, tümü sözleşmeler çerçevesinde yapılmış olan, yüzmilyonlarca liralık satışlardan elde ettiği % 58 oranındaki hâsılat payıyla; hem gelirler elde etmiş olmasına ve hem de, Bankalara olan kredi borçlarını kapatmasına rağmen; Yükselen inşaatın seviyesiyle birlikte; tapuda da şerhli olan, "hâsılat paylaşımı esaslı" sözleşmelerine, (diğer davalı ... Bankası'nın liderliğindeki alacaklı finans kuruluşlarıyla akdettiği bir "Finansal Yeniden Yapılandırma Anlaşması" sonrasında) uymayarak; satışlara ve 8065 Parsel'de inşaat yapılmasına, mâni olan; Tapu kozunu, haksız kazanç maksatlı şantaj vâsıtası kılan ve ödemelerini tamamlamış olan alıcılara, tapu devirlerini sağlamayan; davalı "arsa sâhibi" şirket aleyhine davanın; tümden kabûlüne karar verilmesi gerektiği, buna karşın; Davalı Şirket'le akdettiği, Tapu'ya da şerhli Sözleşmesi'ne uymuş; Sözleşmesel aslî edimi olan, "müteahhitlik" işini, görmüş; Dava konusu 8069 Parsel sayılı taşınmazdaki imâlâtı, tümüyle tamamlamış ve (Sözleşmelerdeki hükümler uyarınca, "teslim ve kabûl" mânâlarını da haiz olan Yapı Kullanma İzin Belgeleri'ne (iskân ruhsatlarına), bağlamış; Böylelikle; "sözleşmesel" yükümlülüklerini, yerine getirdiği gibi; dava konusu bağımsız bölümleri de, teslim etmiş olan; İşbu davada; kânunen ve hukûken, "mecbûri dava arkadaşı" konumunda ve aynı şekilde mağdur durumdaki kusursuz müvekkillerinin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden yükümlü tutulmaması gerektiği, Davacı gibi bir alıcının, aynı şekilde yaşadığı sorunlar nedeniyle ikâme ettiği davada; müvekkillerince (... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyasından) ikâme edilmiş olan davanın sonucunun, "bekletici sorun" yapılmasına karar verilmişse de; işbu yargılamada, HMK.'nun 165/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının takdîrinin mahkemeye ait olduğunu beyan etmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacı ile diğer davalı adi ortaklık arasında noterlikçe gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi akdedildiğinin iddia edildiğini, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin şahsi hak doğurduğunu ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için TMK'nın 1009. maddesi gereğince tapu siciline şerh edilmesi gerektiğini, tapuya şerh verilmeyen bu sözleşmeden müvekkili bankanın haberdar olmasının beklenemeyeceğini ve herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca davacı ile müvekkili banka arasında dava konusu taşınmaza ilişkin akdi bir ilişki bulunmadığı gibi taşınmaz üzerinde müvekkili banka lehine herhangi bir ipoteğin de tesis edilmediğini, bu kapsamda müvekkilinin davada taraf sıfatının yer almadığını, dava şartı niteliğindeki taraf ehliyeti yokluğu sebebiyle davanın öncelikle husumet yönünden usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının müvekkili bankaya yönelttiği tüm taleplerin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı ...Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Fazlaya dair tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile; Davacının tedbir, İhtiyati haciz ve şerh talebinin reddine, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... E. Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, Davanın husumetten ve dava şartı yokluğundan reddine, terditli olarak yine düşük bedelle satış (m2 farkı, birim fiyatının düşüklüğü, vade farkı .vs.) nedeni ile takas mahsup talebimizin kabulüne eksik bedellerin güncel değer üzerinden ayrıca mahkeme veznesine depo ettirilmesine, Devamla, davanın esastan tümden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Türkiye İş Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Banka lehine tesis edilen ipoteğin kapsamında bulunan borç ve riskler halen mer'i olduğundan, müvekkili Banka'ya olan bu borç ve riskler ödenmeden ipoteğin fekkinin talep edilebilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafça hukuki koşulların oluşmadığı bilinmesine karşın iyiniyetten uzak şekilde işbu davanın açıldığı, davacının dava dilekçesinde müvekkili Banka aleyhine yer verdiği tüm iddia, beyan, yorum ve taleplerin yanıltıcı, maddi ve hukuki dayanaklardan yoksun ve haksız olduğu sabit olup, haksız ve dayanaksız olarak açılmış olan davanın müvekkili Banka bakımından tüm talepler yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; dosyamızın davalısı ...'nin arasında karma bir sözleşme imzalandığı, bu sözleşme ile arsa sahibi ... şirketinin arazisi üzerine müteahhit konumu ile adi ortaklık oluşturan diğer iki şirket arasında yapılan anlaşma gereğince yüklenici adi ortaklık tarafından inşa edilecek bağımsız bölümlerin yine yüklenici tarafından satılması karşılığında satış bedelinin paylaştırılmasına yönelik tarafların anlaştıkları, bu hususun ihtilafsız olduğu; davacımızın da yüklenici firmadan noter satış vaadi ile dava ettiği bağımsız bölümü aldığı, bu hususunda ihtilafsız olduğu, ancak taraflar arasındaki ihtilafın yüklenicinin halefi durumunda bulunan davacının yüklenici tarafından edimlerin kabul edilebilir aşamaya getirilip getirilmediği; getirilmiş ise tapu iptal tescil talep edebileceği; tescil talebi kabul edilmezi ise davacı tarafın rayiç bedel o da olmaz ise denkleştirici adalet gereğince ödenen bedelin ulaştığı değeri istediği, bu çerçevede inşaatın kabul edilebilir seviyeye gelmiş ise ancak eksiklikler var ise o taktirde bunların miktarı ve değeri hususunda toplandığı belirlendi. Bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için mutlak ya da nispi ticari dava olması gerekir. Dava konusu uyuşmazlık satış sözleşmesinden doğduğundan mutlak ticari davalardan değildir. Davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için ise çekişmenin her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir. Eldeki davada, davacının tacir olduğunda şüphe yok ise de davalının tacir olduğuna dair bir iddia veya kanıt bulunmadığı, bu haliyle uyuşmazlığı çözme görevinin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla, görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ olduğunun TESPİTİNE, 3-HMK 20. maddesi uyarınca; verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddine dair kararın tebliğ edildiği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurulması durumunda dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi halde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-Vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hususların görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dosya üzerinden yapılan incelene sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 04/09/2026
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır