Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4120 E. 2026/1758 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4120
- Karar No
- 2026/1758
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4487 E., 2025/1623 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/758 E., 2024/526 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin mirasbırakanı ... adına kayıtlı 289 05... parsel sayılı taşınmaz hakkında arsa sahibi ... ve yüklenici ... ile .... Noterliğinin 18.03.2013 tarih ve 4608 yevmiye numaralı düzenlenen Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını ve taşınmazın yükleniciye devredildiğini, sözleşme gereğince yüklenicinin müvekkile 19 adet dairenin tapusunu devretmesi gerektiği hâlde 12 adet dairenin tapusunu devrettiğini, 7 adet dairenin devredilmemesi nedeniyle mirasbırakan ...'in, yüklenici ... aleyhine Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/896 Esas sayılı dosyasında dava açtığını, bahsi geçen davanın kabul edilerek 289 05... parsel A Blok 27, 39, 40, 49... numaralı dairelerin ... adına tesciline karar verildiğini, yüklenicinin devretmesi gereken 7 adet daireyi devretmediği gibi, kötüniyetli olarak kendisine isabet eden tüm bağımsız bölümleri sattığını ve binayı %75' ler seviyesinde yarım bırakıp, bitirmediğini, iskan ruhsatını almadığını, tüm bu eksiklikler müvekkili ve yükleniciden daire satın alanlar tarafından tamamlandığını, yüklenici ...'ın ... Mah. 289 05... parselde kayıtlı bina inşaatı sebebiyle davalı Kurum tarafından tahakkuk ettirilen her türlü prim borçlarının da müvekkili tarafından ödendiği ve binaya oturma izni alındığını, davalı Kurumun yüklenicideki alacağı için icra takibi yaptığı ve sözleşme kapsamında müvekkiline verilmesi gereken daireler üzerine haciz şerhi verdiğini, müvekkillerince haciz şerhlerinin kaldırılması istense de davalı tarafından kaldırılmadığını ileri sürerek; müvekkillerinin murisi ... adına kayıtlı bulunan 289 05... parsel, A Blok 27, 39, 40, 49... bağımsız bölümler üzerindeki davalı İdarenin 3. kişi ...'daki alacakları için koyduğu haciz şerhlerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; her ne kadar sözleşmenin feshine karar verilmiş ise de, müvekkili Kurum tarafından konulan haczin mahkeme kararından önce 16.03.2015 tarihinde işlendiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu haciz şerhlerinin bulunduğu taşınmazlar hakkında davacı ve dava dışı ... arasında Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescile zorlama davasının dava tarihinin 26.06.2019 olduğu, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine dava konusu taşınmazların davacı adına tescil edildiği, davalı Kurum tarafından işlenen hacizlerin dava dışı ...'ın borçları sebebiyle işlendiği, taşınmaz üzerindeki hacizlerin davacının borcundan kaynaklanmadığı, dolayısıyla davacının başkasının borcu sebebiyle kendi malvarlığı ile sorumlu olmasının beklenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine, 2. Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden ise; dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki takyidatların davacının borcundan kaynaklanmadığından davanın açılmasına sebebiyet veren davalıların yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaları gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının yönünden kaldırılarak yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu haciz şerhlerinin 16.03.2015 tarihli olduğunu, dava tarihi itibariyle müvekkil Kurumun hukuka aykırı bir işleminin bulunmadığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023 maddesi gereğince haczin korunması gerektiğini ileri sürerek; Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; yüklenicinin temerrüdü sonucu arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmenin kesinleşmiş mahkeme kararı ile feshedilmesi nedeniyle sözleşme uyarınca dava dışı yükleniciye devredilen bağımsız bölümler üzerindeki yüklenicinin borcu sebebiyle konulan haciz şerhlerinin terkini istemine ilişkindir. 1. 4721 sayılı Kanun'un 1009. maddesi uyarınca; "...şerhedilebileceği kanunlarda açıkça öngörülen diğer haklar tapu kütüğüne şerhedilebilir. Bunlar şerh verilmekle o taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir." 2. 16.05.2025 tarihli ve 2024/1 Esas, 2025/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; "...Özel Dairenin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde, arsa sahibinin sözleşme düzenlendikten sonra yükleniciye yaptığı taşınmaz devrinin avans niteliğinde olduğu ve sözleşmenin geriye etkili feshi hâlinde istenebileceği, yüklenicinin aldığı bu payları üçüncü kişilere devretmiş olması durumunda üçüncü kişilerin TMK’nın 1023. maddesinden yararlanamayacakları ve iyiniyet savunmasında bulunamayacaklarına dair yerleşik içtihadından dönülmek suretiyle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmazın tapuda yükleniciye devredilmesinden sonra yüklenicinin arsa payı veya bağımsız bölümleri üçüncü kişilere satması veya ipotek tesis etmesi üzerine, sözleşmenin geçersizliğinin tespiti veya geriye etkili olarak feshedilmesi hâlinde; üçüncü kişilerin tapuya güvenerek ve iyiniyetli olarak aynî hak edindikleri iddialarının dinlenmesi mümkün olup, yapılan delil değerlendirmesi sonucu üçüncü kişinin kötüniyetli olduğunun ispatlanmamış olması hâlinde iyiniyetin varlığı kabul edilerek iktisap edilen mülkiyet veya ipotek hakkının korunması gerektiğine, ancak somut olaya göre üçüncü kişilerin iktisap anında iyiniyetli olmadıklarının anlaşılması hâlinde taşınmazların arsa sahibine dönebileceğine...." karar verilmiştir. 3. Dosya kapsamında; davacıların mirasbırakanı ... ile dava dışı yüklenici ... arasında dava konusu 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşaat yapımına ilişkin .... Noterliği 18.03.2013 tarih ve 4608 yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesi" düzenlendiği, sözleşmeye istinaden dava konusu 5 parsel sayılı taşınmazın 19.03.2013 tarihinde yüklenici ... adına satış suretiyle devredildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu hacizlerin ise 16.03.20 15... .07.2015 tarihlerinde işlendiği, davacıların mirasbırakanı ...'in ise kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden dava konusu 5 parsel sayılı taşınmazdaki kendisine devredilmesi gereken 27, 39, 40, 49... numaralı bağımsız bölümlerin devredilmediği gerekçesiyle 26.06.2019 tarihinde yüklenici ... aleyhine açtığı tapu iptal ve tescil davasında ise, yüklenici ...'in dava konusu taşınmazlar üzerine hacizlerin işlenmesi nedeniyle devredemediğini, davayı kabul ettiği, beyanı üzerine Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.07.2020 tarih ve 2019/896 Esas, 2020/319 Karar sayılı kararıyla 289 05... parsel sayılı taşınmazdaki 27, 39, 40, 49... numaralı bağımsız bölümlerin ... adına olan kaydının iptali ile ... adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince ise bağımsız bölümlerin yüklenici adına olan kaydının Mahkeme kararı ile davacı tarafa tescil edildiği, davacının başkasının borcu sebebiyle kendi malvarlığı ile sorumlu olmasının beklenemeyeceği gerekçesiyle davalı lehine konulan haciz şerhlerinin terkinine karar verilmiş olup, kararın istinaf edilmesi üzerine ise dava konusu taşınmaz hakkında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshedildiği gerekçesiyle haciz şerhlerinin kaldırılmasında yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 4. Davacılar mirasbırakanları ... adına kayıtlı taşınmaz üzerinde kat karşılığı inşat sözleşmesi gereği devredilen taşınmazdaki inşaatın yüklenici tarafından yarım bırakıldığı, bağımsız bölümlerin kaydının yüklenici adına olduğu tarihlerde üzerine konulan haciz şerhlerinin terkini talep etmişler ise de, dosya kapsamında sözleşmenin geriye etkili feshedildiğine dair mahkeme kararı sunulmadığı gibi, taraflar arasında görülen Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.07.2020 tarih ve 2019/896 Esas, 2020/319 Karar sayılı dosyasının davacısı ...'in sözleşme gereği kendisine devredilmesi gereken 19 adet bağımsız bölümden 12 adedinin devredildiği iddiasıyla 27, 39, 40, 49... numaralı bağımsız bölümlerin adına tescili için tescile zorlama davası açtığı ve bu dosyada yüklenici ...'in ise hacizler nedeniyle bağımsız bölümleri devredemediğini ileri sürerek davayı kabul etmesi üzerine, Mahkemece 27, 39, 40, 49... numaralı bağımsız bölümlerin ... adına tesciline karar verilmiştir. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinde Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/896 Esas, 2020/319 Karar sayılı ilâmında kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine karar verildiği belirtilse de, mahkeme kararının içeriğinde sözleşmenin feshine dair herhangi bir karar verilmediği gibi, kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre inşaatın tamamlandığı, davalının ise davayı kabul ettiği belirtilmektedir. Öte yandan, dava konusu edilen 5 parsel sayılı taşınmaz "Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" gereği dava dışı yükleniciye devredilmiş ise de taşınmaza kat karşılığı inşaat sözleşmesine ilişkin şerhin işlenmemesi nedeniyle de yüklenici malik iken taşınmaz üzerinde herhangi bir kısıtlayıcı şerh ve beyan bulunmadığı tarihte hacizlerin işlendiği anlaşılmaktadır. Bu suretle haciz şerhi konulduktan sonra haciz borçlusu yüklenici ...'in adına olan kaydın iptali ile davacıların mirasbırakanı adına tesciline karar verilen bağımsız bölümler üzerindeki hacizlerin terkinine karar verilebilmesi için haciz şerhlerinin işlendiği sırada haciz alacaklısının taraflar arasındaki ilişkiyi bildiği ve kötüniyetli olduğunun ispatı gerekeceğinden, Mahkemece haciz alacaklısı davalının el ve işbirliği içinde hareket ettiği değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.