Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4682 E. 2026/2856 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4682
- Karar No
- 2026/2856
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/42 E., 2025/1206 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/159 E., 2023/214 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; mülkiyetinde bulunan ... ilçesi, .... Mahallesi, 32 04... parsel sayılı taşınmazdaki 11 numaralı bağımsız bölüm icra yoluyla yapılan ihale sonucunda dava dışı ... İnşaat Gıda Tekstil Turizm ve Tem. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.’ye satıldığını, bilahare dava dışı şirketin taşınmazı davalı ...’a 550.000,00 TL bedelle sattığını, satışa kendisinin aracılık ettiğini satış bedelinin 100.000,00 TL’sinin de kendi oğlu ...’ın hesabından kendisinin ödediğini, davalı ... ile taşınmazın bedeli 550.000,00 TL karşılığında kendisine geri verileceğine dair taraflar arasında protokol yapıldığını, buna istinaden davalı ...’ın hesabına 175.000,00 TL gönderdiğini, kendisinin ve ailesinin hâlen dava dava konusu taşınmazda ikamet ettiğini, davalının ise kötüniyetli hareket ederek kendisine tahliye davası açtığını, taşınmazın daha sonra muvazaalı olarak davalı ...'a devrettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile kendi adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazı dava tarihinden sonra 10.06.2022 tarihinde ... Grup İnşaat Ltd. Şti.'ye devrettiğini, müvekkilinin taşınmazda hâlihazırda malik bulunmadığından davanın müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili ile davalı ... arasında taşınmazın satışı dışında hiçbir ilişkinin bulunmadığını, davacının muvazaa iddiasına ilişkin delil göstermediğini, müvekkilinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi gereğince iyiniyetli olarak iktisap ettiği taşınmazdaki hakkın korunması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Grup İnşaat Gayrimenkul Otomotiv Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile eski malik Anıl arasında herhangi bir muvazaa ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin tapu siciline güvenerek bedeli karşılığında taşınmazı satın aldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamada davacının inançlı işleme dair protokol bulunduğu iddiasında bulunduğu ancak yasal sürede delil olarak sunmadığını, inançlı temlik iddiasının yazılı delilli ispatının gerektiğini, davacının talebinin tapu iptali ve tescile yönelik olduğu da gözetilerek bu kapsamda yazılı delil sunulmadığı, davalılar arasında muvazaaya yönelik iddianın da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın niteliği gereği İçtihadı Birleştirme Kararı kapsamında yazılı delille ispatlanması gerektiğini davacı tarafından sunulan sözleşmenin bu kapsamda yazılı delil olarak değerlendirilemeyeceğini davacının tanıklarını Yasada öngörülen usulde bildirmediğini yine davacının açıkça yemin deliline dayanmadığı davalı ... ile arasında inanç ilişkisi olduğunu usulüne uygun şekilde ispatlamadığını diğer davalılar ile davalı ... arasında da muvazaa ilişkisi olduğunu da ispat edemediği davadaki talebin sadece tapu iptali ve tescil olması nedeniyle de İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı davacının istinaf başvurusunun yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde özetle; adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, davalı ... ile kendisinin arasında protokol yapıldığını, temin edemediği için sunamadığını, mahkemenin davalı ...’ın hesabına gönderdiği bedelleri araştırmadığını, eğer araştırılsaydı gönderilen para yönünden dekontun yazılı delil başlangıcı olduğunu, davalıların muvazaalı devirler ile davacıya evin tapusunu vermemek gayesiyle hareket ettiklerini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.