Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5048 E. 2026/3877 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5048
- Karar No
- 2026/3877
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1477 E., 2025/1780 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/136 E., 2025/50 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacılar vekili; muris ... ...'a ait olan Eskişehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 5 94... parsel sayılı taşınmazın muris tarafından davalı ...'a muvazaalı şekilde devredildiğini, taşınmaz üzerinde yapılan kat karşılığı inşaat sonucunda oluşan 3 ve 4 nolu bağımsız bölümlerin davalılar ... ve ... adına tescil edildiğini, önceki yargılamalarda muris ile ... arasındaki temlikin muvazaalı olduğunun tespit edildiğini, davalıların taşınmazları iyi niyetli olarak edinmediklerini ve yapılan devirlerin mirasçıların haklarını bertaraf etmeye yönelik olduğunu ileri sürerek Eskişehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 5 94... parsel üzerinde bulunan 3 ve 4 nolu bağımsız bölümlere ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...; dava konusu taşınmazdaki 3 nolu bağımsız bölümü yüklenici şirketten bedeli karşılığında satın aldığını, bedelin tamamını ödediğini, uzun yıllar sonra tapunun adına devredildiğini, davacılarla veya diğer davalılarla herhangi bir bağlantısının bulunmadığını ve iyi niyetli üçüncü kişi olarak korunması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili; dava konusu 4 nolu bağımsız bölümü yüklenici şirketten bedelini ödeyerek satın aldığını, taşınmazı uzun süredir edinme iradesinin bulunduğunu, önceki dava süreçlerinin tarafı olmadığını, tapu siciline güvenerek hareket ettiğini ve iyi niyetli üçüncü kişi konumunda bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazı muristen satın aldığını, taşınmaz hakkında daha önce açılan davalar sonucunda gerekli tapu işlemlerinin gerçekleştirildiğini, kendisine yöneltilen muvazaa ve hile iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek reddini savunmuştur. Davalı ... . Şti. vekili; kendilerine usulüne uygun husumet yöneltilmediğini, dava konusu bağımsız bölümlerin kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında oluştuğunu, yüklenici olarak edimlerini yerine getirdiklerini, bağımsız bölümlerin hak sahiplerine bedelli olarak devredildiğini ve tüm işlemlerin iyi niyetle gerçekleştirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu bağımsız bölümlerin davalılar arasında muvazaalı şekilde devredildiğinin ve davalıların kötü niyetli olduklarının ispatlanamadığı, TMK'nın 1023. maddesinde düzenlenen tapu siciline güven ilkesinin somut olayda uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muris tarafından yapılan ilk temlikin muvazaalı olduğunun önceki yargı kararlarıyla tespit edilmiş olmasının, sonradan taşınmazı edinen davalıların kötü niyetli olduklarını göstermeye yeterli olmadığı, davalı ... ve ...'nin kötü niyetli olduklarının somut delillerle kanıtlanamadığı, tapuya güven ilkesinin korunması gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, her ne kadar 2006 tarihli muris muvazaası davası ile muvazaa iddiası sabit görülüp eldeki dava yönünden güçlü delil oluşturuyor ise de son kayıt malikleri yönünden kötü niyet olgularının ispatlanamadığına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.