Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/4651 E. 2026/3920 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4651
Karar No
2026/3920
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/383 E., 2024/974 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : .... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/29 E., 2023/420 K.

Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı, 1456 parsel sayılı taşınmazın 17 dönüm olduğunu, taşınmazın 90... lik kısmında ev, 2 00... lik kısmında da müştemilat, zeytin ve meyve ağaçları olduğunu, taşınmazın dava dışı ... adına tescil edildiğini, taşınmazın ½ payı için dava açtığını, taşınmazda bulunan yapıların ve ağaçların kendisine ait olduğunu, ev için ruhsat olduğunu ancak bunun tapuya tescil edilmediğini, davalı Bankanın yapıların ve ağaçların kendisine ait olduğunu bildiğini ve kötü niyetli olduğunu, taşınmaza ipotek tesis edilirken imza atanların taşınmazdaki yapıları ve ağaçları bildirdiğini, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/321 Esas sayılı davası ile dava konusu taşınmazın ½ payının adına tesciline karar verildiğini, kararın 12.06.2019 tarihinde kesinleştiğini, ... kredi çekerken taşınmaza davalı Banka lehine ipotek tesis edildiğini, davalı Bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi için .... İcra Müdürlüğünün 2017/913 Esas sayılı takibini başlattığını ve alacağına mahsuben taşınmazı satın aldığını, ihalenin 22.05.2018 tarihinde kesinleştiğini, taşınmazda ipotek olduğundan haberi olmadığı için açtığı davada tedbir talep etmediğini, satışın gerçekleşmesinden sonra ancak kesinleşmesinden önce tapu iptal ve tescil davasının derdest olduğunun icra dosyasına bildirilmesine rağmen satışın kesinleştirildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile ½ payın adına tesciline, olmazsa taşınmazdaki yapıların ve ağaçların değerlerinin tespit ile taşınmazın değerinden fazla ise taşınmazın adına tesciline, bedellerin az olması halinde ise bedellerin tarafına ödenmesine karar verilmesini istemiş, aşamada ölümü üzerine mirasçıları davayı devam ettirmiş, dava devam ederken taşınmazın devredilmesi üzerine yeni maliki davaya dahil etmişlerdir.

Davalı Banka vekili, dava konusu taşınmazda lehlerine ipotek tesis edildiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi için takip yapıldığını ve usulüne uygun olarak taşınmazın alacaklarına mahsuben kendilerine ihale edildiğini, dava konusu taşınmazın hem ipotek tarihinde hem de ihale tarihinde ... adına kayıtlı olduğunu, cebri icra ile satışa engel olacak tedbir kararı dahi olmadığını, ihale ile taşınmazın mülkiyetinin kazanıldığını, TMK’nın 1023. maddesi uyarınca davacının iddialarının reddi gerektiğini, müvekkilinin taraf olmadığı tapu iptali ve tescil davasının kendilerini bağlamayacağını, diğer davada ipoteğin fekki için alınmış bir karar da olmadığını, davacının terditli taleplerini cebri icra ile taşınmazı edinen müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, yapıların ve ağaçların davacıya ait olduğuna dair müvekkilinin bilgisi olmadığını, davacının tüm talepleri yönünden zamanaşımının geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Dahili davalı Şirket vekili; eldeki davanın müvekkili ile ilgisi olmadığını, müvekkilinin taşınmazı tapuya güvenerek edindiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dışı ...’e karşı davanın açıldığı 16.08.2017 tarihinde taşınmaz üzerinde davalı kurumun ipotek kaydının bulunduğu, davacının duruşmadaki beyanlarında da bu hususu bildiğini beyan ettiği, o davada bu haliyle davanın kabulüne karar verildiği, başkaca herhangi bir ihtirazi kayıt koymadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaza davalı ... lehine olan ipoteğin 18.08.2015 tarihinde tesis edildiği, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine başlandığına ilişkin olarak İİK'nun 150/c maddesi şerhinin de tapu kayıtlarına 22.02.2017 tarihinde yazıldığı, davacı ... tarafından davalı ... hakkında inançlı işlem hukuki sebebine dayalı tapu iptali - tescil davasının ise 16.08.2017 tarihinde açıldığı, ipoteğin konulması ve paraya çevrilmesi işlemlerine ilişkin şerhlerin, davacı tarafça açılan davadan daha önceki tarihlere ilişkin olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.05.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacılar ... ve ... ile temyiz edilen davalı ... vekili Avukat... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı Şirket vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacılardan alınmasına, Fazla yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/4651, K. 2026/3920, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-4651-e-2026-3920-k-d9656e3b62e2