Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5016 E. 2026/2858 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5016
Karar No
2026/2858
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1114 E., 2025/1272 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 39. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/79 E., 2025/85 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı yüklenici ...Gayrimenkul Geliştirme İnşaat Yatırım A.Ş ile düzenledikleri satış vaadi sözleşmesine istinaden 106 61... No.lu parsel 83 No.lu bağımsız bölümün satışının yapılarak bedelinin ödendiğini, ancak yüklenicinin devre yanaşmadığını, bu sırada ise taşınmazın tapu kaydında davalı Burgan Bank lehine 07.08.2015 tarihli ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin müliyeti edindikten sonra ise bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını, esasen ipotek borcunun müvekkiline ait olmaması nedeniyle müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile ipoteğin hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; icra dosyasında müvekkillerin de borçlu bulunduğunu, davacının talebinin ise müvekkillerine yönelik olmadığını, müvekkillerinin de aynı istemle ipoteğin fekki için dava açtığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkilinden bir talebinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalılara karşı menfi tespit ve ipoteğin fekkine yönelik bir talebinin bulunmaması nedeniyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı yüklenici ile taşınmaz satış sözleşmesi yaptıktan sonra mülkiyeti edindiği, taşınmazda davalı banka lehine ipotek bulunduğu, davacı vekilinin mahkeme beyanında davalılardan taleplerinin olmadığını belirttiği, bu tür davalarda davalının sözleşmenin tarafı yüklenici şirket ile ipotek lehtarı olması gerektiği, davacı ile aynı durumda olan icra takip borçlusu davalıların davada taraf ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin mülkiyetinde bulunan taşınmazda ...Bank tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, aynı icra takibinde davalı gösterdikleri kişilerin de borçlu olduklarından dava arkadaşlığı nedeniyle davalı olarak gösterdiklerini, amaçlarının kimin ne kadar borcunun bulunduğunun tespitinin yapılması olduğunu, Mahkemece yasaya aykırı olarak davalı gösterilen ..., ... ve ... hakkında açtıkları davanın tefrikine karar verildiğini, dosyada isticvaplerinin de bulunduğunu, Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, menfi tespit ve ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinden kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/5016, K. 2026/2858, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-5016-e-2026-2858-k-e24652a80cf4