Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4674 E. 2026/2857 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4674
Karar No
2026/2857
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2382 E., 2025/520 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/434 E., 2023/46 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 92 01... parsel 16 numaralı bağımsız bölümü davalı ...'dan satın aldığını, ancak davalının binayı kaçak ve projeye aykırı olarak inşa etmesi nedeniyle binanın kaçak olduğu ve kat mülkiyetinin mümkün olmadığını, tarafların kat mülkiyetine geçilmesi için aralarında anlaşarak inanç ilişkisi ile 16 numaralı bağımsız bölümün davalı ... adına gösterdiklerini ve müvekkilinin davalı ...’ya ait haczin taşınmaz işlenmesini muvafakat gösterdiğini, kat mülkiyetine geçildikten sonra dairenin müvekkiline iadesinin kararlaştırıldığını, ancak davalı ...'nın kat mülkiyetine geçildikten sonra devirden imtina ederek taşınmazı diğer davalı ve teyzesi olan davalı ...'ya 06.04.2022 tarihinde devrettiğini, davalı ...'nın ise taşınmazı devraldıktan bir ay sonra 09.05.2022 tarihinde üçüncü kişi ...'ye devrettiğini, her ne kadar müvekkili ile davalı ... arasında yazılı belge olmasa da whatsapp kayıtları, telefon görüşmeleri, karar defteri, banka dekontları ve diğer belgelerin delil başlangıcı niteliğinde olduğunu, taşınmaza ait vergi ödemleri, deprem sigortası, doğalgaz bağlantılarının müvekkili tarafından yapıldığını, davalılarının kötüniyetli hareket ederek müvekkiline zarara uğramasına neden olduklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 10.000,00 TL tazminatın ve yine şimdilik 100,00 TL ecrimisilin 28.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın haksız hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların gerçeği aykırı olduğunu, kendisinin davacının bedelini eksik ödemesine rağmen başkaca dairesini davacıya satıp teslim ettiğini, ancak dava konusu taşınmazın satışı ile ilgili hiçbir sözleşme olmadığını, herhangi bir satışın söz konusu olmadığını, davacının hile ile taşınmazı almaya çalıştığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının ileri sürdüğü sebeplerle müvekkilinin hiçbir ilgisi bulunmadığını, davanın husumetten reddinin gerektiğini, davacının davaya ilişkin delil sunmadığını, davacının iddialarının kötüniyetli ve gerçeği aykırı olduğunu, davanın taşınmazların hileli yollardan alınma amacı taşıdığını, tarafların arasında inanç ilişkisinin bulunduğuna dair herhangi bir delil sunulmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın inanç sözleşmesine dayandığı, davacı tarafın davalı ... ile arasında inanç sözleşmesi olduğunu iddia ettiğini ancak yazılı delilin mahkemeye sunulmadığı, bu nedenle tanık da dinlenmediğinden inanç ilişkisinin ispatlanamaması ve davacının mülkiyet hakkının bulunmayışına göre tazminat şartlarının ve ecrimisil şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda yazılı delil başlangıcı olmadığı, davacının gösterdiği delillerin yazılı delil başlangıcı mahiyetinde olmadığı, bu nedenle tanık dinletilemeyeceği, davacıya yemin delilinde hatırlatıldığı ve davacı tarafın yemine dayanmayacaklarını belirtmesi nedeniyle İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın ispata elverişli somut delillerle ispatlandığını, eksik incelemeyle karar verildigini, müvekkilinin davacılar tarafından zarara uğratıldığını, taşınmazın giderlerinin müvekkili tarafından karşılandığını, bunun inanç ilişkisinin var olduğuna delil olduğunu, whatsapp kayıtları ve imar ödemeleri belgelerinin delil niteliğinde olduğunu, davalı ...’nın taşınmazı diğer davalı olan teyzesi ...’ya devrederek davalıların müvekkilini zarara uğratma amacında olduklarını, Yargıtay kararlarında banka dekontu ve yazışmalarının yazılı delil sayılacağına hükmedildiğini, tanıklarının dinlenmediğini, eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tazminat ve ecrimisil istemine ilişkindir. 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4674, K. 2026/2857, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4674-e-2026-2857-k-ddf279bad194