Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4556 E. 2026/2435 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4556
Karar No
2026/2435
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/534 E., 2025/1372 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/411 E., 2022/414 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 2 numaralı bağımsız bölümün müvekkillerinden ...'e devri konusunda taşınmaz maliki olan ...'ın oğlu ... ile müvekkili arasında 12.09.2017 tarihinde adi yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, bedelin 340.000,00 TL olarak belirlendiğini, kalan kısmın devir sırasında ödenmek üzere davalılara 10.000,00 TL peşinat ödendiğini, aboneliklerin yapılabilmesi için müvekkili ile davalı ... arasında kira sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeden sonra müvekkilinin kaba inşaat halindeki bağımsız bölüme 237.900,00 TL masraf yaparak kullanabilir hale getirdiğini, 26.09.2019 tarihinde davalının eşi ...'ın da imzasının bulunduğu ikinci bir harici satış sözleşmesi düzenlendiğini, ancak davalı ...’ın bu sözleşme tarihinden önce İhsan vasisi olarak dava konusu taşınmazın satışı için mahkemeye başvurmuş olduğunu, taşınmazı açık artırma ile ...’ın satın aldığını, davalıların birlikte hareket ederek müvekkilini dolandırdıklarını, müvekkilinin iradesinin fesada uğratıldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkillerinden ... adına tapuya tesciline, terditli olarak daireye yaptığı masraf için tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece terditli talebin tefrikine karar verilerek ayrı esasa kaydedilmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların dayandıkları sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacıların kira sözleşmesine dayalı olarak taşınmazda oturduklarını, taşınmazın kooperatif tarafından inşaatı bitmiş ve anahtar teslim olarak teslim edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın dayanak gösterdiği sözleşmelerde vaad borçlularının dava tarihi itibariyle olmadığı, ayrıca davacının sözleşmede kendisine düşen edimi yerine getirmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapuya kayıtlı bir taşınmazın devrinin geçerli olması için sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmesinin gerektiği, dayanak taşınmaz satış sözleşmesinin resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olduğu, harici satışa dayalı tapu iptal tescil talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalıların kayınpeder ve karı-koca olduklarını, sözleşmeden vazgeçmek amacıyla kendi aralarında devir işlemi yaptıklarını, mahkemenin adi yazılı sözleşmeye dayalı olarak iptal tescil istenemeyeceğine ilişkin gerekçesinin yerinde olmadığını, müvekkillerinin bedeli tamamlamaya hazır olduklarını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; harici satışa dayalı dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4556, K. 2026/2435, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4556-e-2026-2435-k-d64d017a7be7